Ceza Muhakemesinde Sürelerin Hesaplanması ve Başlangıcı
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 39 uyarınca, gün ile belirlenen süreler tebligatın yapıldığı günü takip eden ertesi gün işlemeye başlar. Dolayısıyla gün esasına bağlı usul işlemlerinde, tebligatın veya bildirimin yapıldığı gün süre hesabına dahil edilmez. Süre hafta olarak tayin edilmişse, tebligatın yapıldığı günün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Örneğin salı günü tebliğ edilen bir haftalık işlem süresi, takip eden haftanın salı günü mesai saati tamamlandığında dolmuş olur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 39Kaynağı aç
ertesi günü işlemeye başlar.
(2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son
haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer.
(3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda
sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son
bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü
mesai saati bitiminde sona erer.
(4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.
Eski hâle getirme
Sürenin ay olarak belirlendiği hallerde, tebligatın yapıldığı tarihin son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde süre nihayete erer. Şayet sürenin son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılık gelen bir gün mevcut değilse, süre ilgili ayın son gününün mesai saati bitiminde tamamlanır. Kanuni sürenin son gününün resmî tatile rastlaması durumunda ise süre kendiliğinden tatilin ertesi günü mesai saati bitimine kadar uzar. Ancak işlem süresi içerisine rastlayan ara günlerin resmî tatil olması süreye herhangi bir ilave sağlamaz ve süreyi uzatmaz.
Düzenleyici Süreler ile Hak Düşürücü Sürelerin Ayrımı
Ceza muhakemesi usulünde taraflara tanınan kanun yolu, şikâyet veya itiraz gibi başvuru süreleri kamu düzenine ilişkindir. Kamu düzeninden sayılan bu hak düşürücü süreler geçirildiğinde ilgili başvuru veya talep hakkı kesin olarak düşer; sürenin geçmesinden sonra hâkimin takdiriyle sürenin canlandırılması veya işleme devam edilmesi hukuken imkânsız hale gelir.
Buna karşılık mahkemelerin, hâkimlerin veya cumhuriyet savcılıklarının işlemlerine yönelik olarak kanunda öngörülen çalışma ve işlem takvimi süreleri düzenleyici nitelik taşır. Gerekçeli kararın yazımı gibi yargısal makamların işlem takvimini düzenleyen sürelerin aşılması kararın geçerliliğini ortadan kaldırmaz ve görülmekte olan kamu davasının düşmesine sebebiyet vermez.
Kanun Yollarına Başvuru ve Şikâyet Süreleri
Ceza mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru süresi kural olarak iki haftadır. Kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı, kararın duruşmada hazır bulunan ilgilinin yüzüne karşı tefhim edilmesi halinde hükmün açıklandığı tefhim tarihidir. Hükmün hazır bulunmayan tarafın yüzüne karşı okunmadığı durumlarda ise süre, gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı kılınan suçlarda mağdurun şikâyet hakkı süresiz değildir. Hakaret, basit yaralama veya mala zarar verme gibi takibi şikâyete bağlı suç tiplerinde yetkili makamlara şikâyet başvurusunun, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde yapılması zorunludur. Hak düşürücü nitelikteki bu altı aylık sürenin dolmasıyla birlikte soruşturma ve kovuşturma yapılması imkânı ortadan kalkar.
Ceza Muhakemesinde Gözaltı Süreleri ve Yargısal Denetim
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 91/1 uyarınca, yakalanan kişinin yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için gereken zorunlu nakil süresi hariç, gözaltı süresi yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. En yakın mahkemeye sevk için öngörülen zorunlu yol süresi ise kanunen en fazla 12 saat olabilir. Üç veya daha fazla kişinin iştirak ettiği toplu suçlarda delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının fazlalığı söz konusu olduğunda, cumhuriyet savcısı her defasında bir günü geçmemek üzere gözaltı süresinin üç gün uzatılmasına yazılı emir verebilir; bu halde toplu suçlarda toplam gözaltı süresi en çok dört güne ulaşabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 91Kaynağı aç
Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına
karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı
süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu
süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.(Ek cümle:
25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine
en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten
fazla olamaz.
(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve
kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına
bağlıdır.[11]
(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya
şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her
defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak
emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl
tebliğ edilir.
(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.)[12]
Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki
bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri
tarafından yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu
düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında
ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı
verilebilir. Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması hâlinde veya işlemlerin
tamamlanması üzerine derhâl ve her hâlde en geç yukarıda belirtilen sürelerin
sonunda Cumhuriyet savcısına, yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek
talimatı doğrultusunda hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa yukarıdaki
fıkralara göre işlem yapılır. Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak
işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Bu fıkra kapsamında
kolluk tarafından gözaltına alınan kişiler hakkında da gözaltına ilişkin
hükümler uygulanır.
a) Toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar.
b) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82), taksirle öldürme (madde 85),
2. Kasten yaralama (madde 86, 87),
3. Cinsel saldırı (madde 102),
4. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
5. Hırsızlık (madde 141, 142),
6. Yağma (madde 148, 149),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195),
9. Fuhuş (madde 227),
10. Kötü muamele (madde 232),
c) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan
suçlar.
d) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri
Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlar.
e) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa dayanılarak ilan
edilen sokağa çıkma yasağını ihlal etme.
f) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3
üncü maddesinde belirtilen suçlar.
(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına
ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya
kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen
serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza
hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat
dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı
süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da
yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır
bulundurulmasına karar verilir.
(6) Gözaltı süresinin dolması veya
sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya
neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet
savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
(7) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh
ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
Gözaltı işlemlerinin denetimi
Kanunda açıkça sayılan suçüstü hallerinde mülki amirlerce görevlendirilen kolluk amirleri tarafından 24 saate kadar gözaltı kararı verilebilir; kamu düzeninin ciddi biçimde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında veya toplu işlenen suçlarda bu yetki 48 saate kadar kullanılabilir. Suçüstü hallerindeki bu uygulamalarda şüpheli en geç 48 saat, toplu suçlarda ise dört gün içinde hâkim önüne çıkarılmalıdır. Yakalama, gözaltına alma veya gözaltı süresinin uzatılması işlemlerine karşı serbest bırakılma talebiyle sulh ceza hâkimine başvurulduğunda, hâkim evrak üzerinden inceleme yaparak en geç 24 saat dolmadan başvuruyu karara bağlamak zorundadır.
Soruşturma ve Kovuşturma Evrelerinde Tutukluluk Süreleri
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 102 hükmü gereğince, ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen işlerde temel tutukluluk süresi en çok bir yıldır; bu süre zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir ve toplamda bir buçuk yılı geçemez. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde ise tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre zorunlu hallerde gerekçeli kararla uzatılabilecek olup uzatma süresi toplam üç yılı, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda ise beş yılı aşamaz. Böylece ağır ceza kapsamındaki genel suçlarda azami sınır beş yıl, belirli terör ve devlet güvenliği suçlarında ise yedi yıl olarak uygulanır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 102Kaynağı aç
ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir
yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha
uzatılabilir.
(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en
çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir;
uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap
Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan
suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına
giren suçlarda beş yılı geçemez.[19]
(3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli
veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.
(4) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Soruşturma evresinde tutukluluk
süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı,
ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez.
Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci,
Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu
kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok
bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.
(5) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Bu maddede öngörülen tutukluluk
süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından
yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç
oranında uygulanır.
Cumhuriyet savcısının tutuklama kararının geri alınmasını istemesi
Soruşturma evresindeki tutukluluk süreleri bakımından kanunda müstakil sınırlamalar öngörülmüştür. Soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde ise bir yılı aşamaz. Ancak Türk Ceza Kanunu'nun ilgili bölümlerinde tanımlanan devlete karşı suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki fiiller ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından soruşturmadaki tutukluluk süresi en çok bir yıl altı ay olup gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Ayrıca bu maddede öngörülen azami tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında yarı oranında, 18 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında ise dörtte üç oranında tatbik edilir.
Dava ve Ceza Zamanaşımı Süreleri
Türk Ceza Kanunu m. 66 hükmü uyarınca kamu davası, fiil için kanunda belirlenen ceza türü ve miktarına göre belirli sürelerin geçmesiyle düşer. Zamanaşımı süreleri; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 30 yıl, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 25 yıl, 20 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda 20 yıl, beş yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda 15 yıl, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda ise sekiz yıl olarak tespit edilmiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan soyut cezasının üst sınırı ve dosyada mevcut deliller itibarıyla daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller hesaba katılır; seçimlik cezaların öngörüldüğü suçlarda hapis cezası esas alınır. Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını doldurmamış olanlar hakkında kanuni zamanaşımı sürelerinin yarısı, 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış kişiler hakkında ise üçte ikisi uygulanır. Öte yandan, yargılama neticesinde mahkûmiyet kararı kesinleşen kişinin, cezanın türü ve miktarına göre kanunda tespit edilen ceza zamanaşımı süresi içinde yakalanamaması halinde kesinleşen cezanın infaz kabiliyeti ortadan kalkar.
Adli Tatil Döneminde Sürelerin İşleyişi
Adli tatil her yıl 20 Temmuz tarihinde başlar ve 31 Ağustos günü mesai bitiminde sona erer; yeni adli yıl 1 Eylül tarihi itibarıyla açılır. Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca, kanuni bir işlem için belirlenen sürenin son günü adli tatile rastladığında, bu süre adli tatilin bitiminden itibaren üç gün uzar ve işlem süresi 3 Eylül mesai saati bitimine kadar devam eder.
Buna karşın adli tatil boyunca yargısal faaliyetlerin tamamı durmaz. Tutuklu işler adli tatil süresince duruşmaları ve incelemeleriyle devam eder. İvedilikle görülmesi kanunen emredilen işler ile cumhuriyet savcılıklarınca yürütülen hazırlık soruşturmaları adli tatile tabi değildir; bu dosyalarda süreler adli tatil döneminde de kesintiye uğramaksızın işlemeyi sürdürür.
Kusursuz Süre Kaçırma ve Eski Hale Getirme Kurumu
Ceza muhakemesinde tarafların ellerinde olmayan sebeplerle süreyi kaçırmaları halinde eski hale getirme kurumu işletilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 40 uyarınca, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi eski hale getirme talebinde bulunabilir. Kararda veya işlem bildiriminde kanun yoluna başvuru hakkının, başvuru süresinin veya mercinin gösterilmemiş olması kanun gereği kusursuzluk hali sayılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 40Kaynağı aç
eski hale getirme isteminde bulunabilir.
(2) Kanun yoluna başvuru hakkı
kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.
Eski hâle getirme dilekçesi
Koma veya yoğun bakım gerektiren ağır hastalık halleri, deprem ve sel gibi adliyeye erişimi fiilen engelleyen doğal afet durumları ile tebligat parçası muhtara bırakılmasına karşın muhatabın kapısına bildirim kağıdı yapıştırılmaması gibi usulsüz tebligat halleri eski hale getirme talebine dayanak yapılabilir. İlgili kişi mazeretin veya engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren yedi gün içinde yetkili mahkemeye başvurarak mazeretini delilleriyle belgelemeli ve bu başvuruyla birlikte kaçırılan asıl usul işlemini de eksiksiz şekilde yerine getirmelidir.
Ceza muhakemesinde sürenin son günü resmî tatile rastlarsa ne olur?
Sürenin son gününün resmî tatile rastlaması durumunda Ceza Muhakemesi Kanunu m. 39/4 uyarınca süre, tatili takip eden ilk mesai gününün mesai bitimine kadar uzar; sürenin arasına denk gelen tatil günleri ise süreyi uzatmaz.
İstinaf ve temyiz başvuru süresi ne zamandan itibaren başlar?
Hüküm ilgilinin duruşmada hazır bulunduğu sırada tefhim edilmişse açıklanma tarihinden, yokluğunda verilmişse kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve kural olarak iki haftadır.
Gözaltı süresi yakalama anından itibaren en fazla ne kadardır?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 91 uyarınca gözaltı süresi zorunlu yol süresi hariç yakalama anından itibaren 24 saati geçemez; toplu suçlarda savcılık emriyle üç gün daha uzatılarak toplamda en fazla dört güne çıkabilir.
Soruşturma evresinde azami tutukluluk süresi ne kadardır?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 102/4 uyarınca soruşturmada tutukluluk asliye cezalık işlerde en çok altı ay, ağır cezalık işlerde bir yıldır; terör, toplu veya devlete karşı belirli suçlarda ise en çok bir yıl altı ay olup altı ay daha uzatılabilir.
Adli tatile denk gelen ceza muhakemesi süreleri uzar mı?
Sürenin son günü 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına denk gelirse süre adli tatilin bitiminden itibaren üç gün uzar; ancak tutuklu işler, ivedi işler ve savcılık soruşturmaları adli tatilde durmaz.
Eski hale getirme başvurusu için tanınan süre kaç gündür?
Eski hale getirme başvurusunun, usul süresinin kaçırılmasına yol açan haklı engelin ortadan kalkmasından itibaren yedi gün içinde mazeret belgeleriyle yapılması ve aynı anda kaçırılan işlemin yerine getirilmesi zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

