Ceza Soruşturmasında Dosyanın Kısıtlanması ve Gizlilik Kararı

by Avukat Erdal Ersoy
Ceza Soruşturmasında Dosyanın Kısıtlanması ve Gizlilik Kararı

Ceza soruşturmasında kural, müdafiin dosya içeriğini inceleyebilmesi ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilmesidir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 153. maddesi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek durumlarda bu yetkinin Cumhuriyet savcısının istemi ve hâkim kararıyla kısıtlanmasına olanak tanır. Kısıtlama kararı yalnızca kanunda sınırlı sayıda (numerus clausus) belirtilen suç tiplerine ilişkin soruşturmalarda verilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 153Kaynağı aç
Madde 153 – (Değişik: 2/12/2014-6572/44 md.)
(1) Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve
istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.
(2) Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma
yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet
savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Bu karar ancak
aşağıda sayılan suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda verilebilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
2. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
3. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
4. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
5. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220),
6. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
7. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310,
311, 312, 313, 314, 315, 316),
8. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 326, 327, 328, 329,
330, 331, 333, 334, 335, 336, 337).
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160 ıncı
maddesinde tanımlanan zimmet suçu.
d) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan suçlar.
(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile
bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer
adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten
itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir;
bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.
(5) Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de
yararlanır.
Müdafi ile görüşme

Kısıtlama Kararının Koşulları

CMK m. 153/2 uyarınca kısıtlama kararı verilebilmesi için müdafiin dosyayı inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek olması ve Cumhuriyet savcısının bu yönde istemde bulunması gerekmektedir. Sulh ceza hâkimi, savcının istemi olmaksızın resen gizlilik kararı veremez; kısıtlama yetkisi ancak bu istem üzerine kullanılabilir.

Kısıtlama Kararı Verilebilecek Suç Tipleri

CMK m. 153/2, kısıtlama kararının yalnızca belirli suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebileceğini düzenlemektedir. Bu suçlar arasında kasten öldürme (TCK m. 81, 82, 83), cinsel saldırı (TCK m. 102, birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı (TCK m. 103), uyuşturucu imal ve ticareti (TCK m. 188), suç örgütü kurma (TCK m. 220), Devletin güvenliğine karşı suçlar (TCK m. 302, 303, 304, 307, 308), Anayasal düzene karşı suçlar (TCK m. 309–316), devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk (TCK m. 326–337), 6136 sayılı Kanun'daki silah kaçakçılığı, 5411 sayılı Kanun kapsamındaki zimmet ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'ndaki suçlar yer almaktadır. Bu liste sınırlı sayıda olup kapsamı dışında kalan suçlarda kısıtlama kararı verilemez.

Kısıtlamadan Etkilenmeyen Belgeler

Dosya kısıtlama kararı verilmiş olsa dahi CMK m. 153/3, belirli belge kategorilerini bu kısıtlamanın dışında tutmaktadır: yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında kısıtlama hükmü uygulanmaz.

Bu belgelere erişimin engellenmesi savunma hakkının ihlalini oluşturur. CMK m. 153/3'ün bu güvencesini fiilen işlevsiz kılacak uygulamalar yargılama boyunca ağır usul sorunlarına yol açabilir.

Soruşturma Evresinin Gizliliği İlkesi

CMK m. 157/1 uyarınca soruşturma evresindeki usul işlemleri kural olarak gizlidir; ancak bu gizlilik kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla geçerlidir. Soruşturma gizliliği mutlak değildir ve savunma haklarını zedeleyecek biçimde uygulanamaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157 – (1) Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve
savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul
işlemleri gizlidir.
İhbar ve şikâyet

Bu ilkeyle birlikte değerlendirilmesi gereken bir güvence de Cumhuriyet savcısının yükümlülükleridir. CMK m. 160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeği araştırırken şüphelinin hem lehine hem aleyhine olan delilleri toplamak ve muhafaza altına almakla; aynı zamanda şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 160Kaynağı aç
Madde 160 – (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle
bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını
açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya
başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin
araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî
kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri
toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri

Kısıtlama Kararının Sona Ermesi

CMK m. 153/4'e göre iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren müdafi, dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; tüm tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.

Hukuken Geçersiz Uygulamalar

Uygulamada zaman zaman kolluk görevlilerinin sözlü gizlilik beyanlarıyla dosyaya erişimin engellendiği görülmektedir. CMK m. 153/2 gereği kısıtlama kararı ancak savcının istemi ve hâkimin kararıyla doğar; bu koşulları taşımayan sözlü beyanların hukuki geçerliliği bulunmamaktadır. Benzer biçimde savcının hâkim kararı olmaksızın dosya erişimini engellemesi de usule aykırılık oluşturur.

Kısıtlama Kararına İtiraz

CMK m. 267/1, hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceğini genel olarak düzenlemektedir. Dosya kısıtlama kararının yargısal niteliği gözetildiğinde bu karara da itiraz yolu açıktır. CMK m. 268/1 uyarınca itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır; kararını itirazda yerinde görmeyen hâkim dosyayı en çok üç gün içinde yetkili mercie gönderir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 267Kaynağı aç
Madde 267 – (1) Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde,
mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
İtiraz usulü ve inceleme mercileri
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
Madde 268 – (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun
ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı
öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir
dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak
suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı
veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114]
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya
mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç
gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği
kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza
hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son
numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin
bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev
yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama
ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların
incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.
İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların
gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği
tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza
hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi
başkanına aittir.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak
itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve
bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların
incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması
hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için
birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın
ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup
oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına
karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki
mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza
dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara
yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire
başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi;
son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.
İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi

Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazlar, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği bulunması hâlinde numara olarak kendisini izleyen hâkimlik tarafından incelenir; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimlik yetkilidir. Ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa itiraz, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine gönderilir. Ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine gönderilir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına itirazları inceleme yetkisi ise yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir; sulh ceza hâkimliği işlerini asliye ceza hâkimi yürütüyorsa bu itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir.

Suçtan Zarar Görenin Vekili

CMK m. 153/5, bu maddede düzenlenen dosya inceleme ve örnek alma haklarından yalnızca müdafiin değil, suçtan zarar görenin vekilinin de yararlanacağını açıkça hükme bağlamaktadır.

Soruşturma Gizliliğini İhlal Suçu

Soruşturma gizliliğinin korunması yalnızca usul hukuku boyutunda kalmayıp Türk Ceza Kanunu'nun 285. maddesiyle ceza yaptırımlarıyla da desteklenmektedir. Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin alenen açıklanması, iki koşulun birlikte gerçekleşmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ya da adli para cezasını gerektirmektedir: açıklamanın suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkını, haberleşmenin gizliliğini ya da özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi ve aynı zamanda açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması. Bu iki koşul TCK m. 285/1 metninde birlikte aranmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 285Kaynağı aç
Madde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)
(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi
için;
a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle,
suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin
gizliliğinin ya da özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi,
b) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğine ilişkin olarak yapılan
açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması,
gerekir.
(2) Soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere
karşı gizli tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan
işlemlerin gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya
adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına karar
verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin gizliliğini alenen ihlal eden kişi,
birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Ancak, bu suçun oluşması için,
tanığın korunmasına ilişkin olarak alınan gizlilik kararına aykırılık açısından
aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların kamu görevlisi tarafından
görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde, ceza yarısına
kadar artırılır.
(5) Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak
algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(6) Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları
aşılmaksızın haber konusu yapılması suç oluşturmaz.
Ses veya görüntülerin kayda alınması

TCK m. 285/2, soruşturmada alınan ve taraflara karşı gizli tutulması gereken kararların ile bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğini ihlal etmeyi ayrıca suç saymaktadır; öngörülen ceza birinci fıkradaki aynı çerçevedir. TCK m. 285/3 ise kanuna göre kapalı yapılması gereken ya da kapalı yapılmasına karar verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin alenen ifşa edilmesini düzenlemekte; tanığın korunmasına ilişkin gizlilik kararına aykırılık söz konusu olduğunda aleniyetin gerçekleşmesi aranmamaktadır.

Bu suçların kamu görevlisi tarafından görevin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde TCK m. 285/4 uyarınca ceza yarısına kadar artırılır.

TCK m. 285/5, soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak biçimde görüntülerinin yayınlanmasını özel olarak yasaklamakta ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. TCK m. 285/6 ise soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılmasının suç oluşturmayacağını açıkça belirtmektedir.

Yargı Sürecini Etkileme Suçu

TCK m. 288, görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada hukuka aykırı karar vermesi, işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunmayı suç saymakta ve en az elli gün adli para cezasıyla karşılık vermektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 288Kaynağı aç
Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)
(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada,
hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı
beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka
aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi,
elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.
Muhafaza görevini kötüye kullanma

Kovuşturma Evresinde Gizlilik: Kapalı Duruşma

CMK m. 182/3 uyarınca duruşmanın kapalı yapılmasına ilişkin gerekçeli karar ile hükmün kendisi açık duruşmada açıklanmak zorundadır. Bu hüküm, kapalı yargılama kararının şeffaflık boyutunu güvence altına almaktadır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Madde 182 – (1) Duruşma herkese açıktır.
(2) Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde,
duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar
verilebilir.
(3) Duruşmanın kapalı yapılması
konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır.
Ses ve görüntü alıcı aletlerin kullanılması yasağı

Sık Sorulan Sorular

Her suç için dosya kısıtlama kararı verilebilir mi?

Hayır. CMK m. 153/2, kısıtlama kararının yalnızca kanunda açıkça sayılan suç tiplerine ilişkin soruşturmalarda verilebileceğini hükme bağlamaktadır. Bu liste sınırlı sayıda olup kapsamı dışında kalan suçlarda kısıtlama kararı verilmesi hukuken mümkün değildir.

Dosya kısıtlanmışken müdafi hangi belgelere ulaşabilir?

CMK m. 153/3, kısıtlamayı üç belge kategorisi bakımından geçersiz kılmaktadır: yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar. Bu belgeler kısıtlama kararından bağımsız olarak incelemeye açık kalmak zorundadır.

Hâkim savcı istemeksizin dosya kısıtlama kararı verebilir mi?

Veremez. CMK m. 153/2 gereği kısıtlama yetkisi, savcının istemi olmaksızın kullanılamaz; hâkimin resen gizlilik kararı vermesi bu madde kapsamında mümkün değildir.

Dosya kısıtlaması iddianamenin kabulünden sonra ne olur?

CMK m. 153/4 uyarınca iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren müdafi dosya içeriğini ve muhafaza altındaki delilleri inceleyebilir; tüm tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.

Kısıtlama kararına nasıl itiraz edilir?

CMK m. 267/1, hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceğini düzenlemektedir. CMK m. 268/1 uyarınca itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Kararını yerinde görmeyen hâkim dosyayı en çok üç gün içinde yetkili mercie gönderir. Sulh ceza hâkimliği kararlarında itirazı inceleme yetkisi CMK m. 268/3'te düzenlenen mercie aittir.

Soruşturma bilgilerini kamuoyuyla paylaşmak suç mudur?

TCK m. 285/1, soruşturma gizliliğini alenen ihlal etmeyi iki koşulun birlikte gerçekleşmesi hâlinde suç saymaktadır: açıklamanın suçlu sayılmama karinesini, haberleşmenin gizliliğini ya da özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi ve açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması. Buna karşın TCK m. 285/6, soruşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılmasını suç kapsamı dışında tutmaktadır.

Suçtan zarar görenin avukatı da dosyayı inceleyebilir mi?

Evet. CMK m. 153/5 gereği bu maddedeki dosya inceleme ve örnek alma haklarından suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.

Kolluk görevlisinin sözlü olarak dosyanın gizli olduğunu söylemesi yeterli midir?

Hayır. CMK m. 153/2 uyarınca dosya kısıtlaması ancak savcının istemi ve hâkim kararıyla doğar. Bu koşulları taşımayan sözlü beyanların hukuki dayanağı bulunmamaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu