Ceza yargılaması genel olarak soruşturma, kovuşturma ve infaz aşamalarından oluşur. Soruşturmada yakalama, elkoyma, arama, telefon ve ortam dinlemesi ile tutuklama gibi koruma tedbirleri, suç şüphesi altındaki kişinin özgürlüğünü kısıtlayabilir. Kovuşturma sonunda verilebilecek hüküm türleri birbirinin yerine geçmez; her birinin kanunda ayrı şartları vardır. Kesinleşen hapis cezasının infazı kural olarak açık veya kapalı ceza infaz kurumunda yapılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
Soruşturma, şüphe ve koruma tedbirleri
Ceza muhakemesinde suç şüphesi; başlangıç veya basit şüphe, makul şüphe, yeterli şüphe ve kuvvetli şüphe olarak dört türe ayrılır. Savcılık, soruşturma sonunda şüphelinin suç işlediği kanaatine varırsa iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Şüpheli veya avukatı, özgürlüğü kısıtlayan soruşturma işlemlerine itiraz edebilir.
Mahkeme kararı veya savcılığın yazılı emri olmadan yapılan aramada elde edilen deliller hukuka aykırı delil sayılır. Üst araması, yakalama veya delil elde etme amacıyla ve makul şüphe bulunan hâllerde yapılan bir muhakeme işlemidir. Ayrıca bir kimsenin üstünü veya eşyasını hukuka aykırı biçimde arayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 120Kaynağı aç
Katalog suçlar, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun çeşitli maddelerinde tutuklama ve telefon dinlemesi gibi tedbirlerin daha kolay uygulanabilmesi için listeye alınmış suçlardır. Kontrollü teslimat ise uyuşturucu, kaçak mal veya kara paranın aklanmasına ilişkin fonların yetkili makamların bilgisi ve denetimi altında taşınmasıdır.
Duruşmada bulunma, gaip ve kaçak
Sanık, yargılamanın bütün aşamalarında avukat yardımından yararlanabilir. Sorgusu yapılmış sanık veya bu konuda yetkilendirdiği müdafi isterse mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir. Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis gerektiren suçlar dışında sanık istinabe yoluyla sorgulanabilir; sorgu günü savcı, sanık ve müdafiye bildirilir. Savcı ile müdafiin hazır bulunması zorunlu değildir ve sanığa önce ifadesini esas mahkemede vermek isteyip istemediği sorulur. İstinabe tutanağı duruşmada okunur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 196Kaynağı aç
Hâkim veya mahkeme zorunlu görürse, yurt içinde bulunan sanığın sorgusu ya da duruşmaya katılması aynı anda görüntülü ve sesli iletişimle sağlanabilir. Hastalık, disiplin önlemi veya zorunlu başka nedenle yargı çevresi dışındaki hastane ya da tutukevine nakledilen ve sorgusu yapılmış sanığın, hazır bulunması gerekmeyen oturumlara getirilmemesine mahkeme karar verebilir. Yurt dışındaki sanığın belirlenen tarihte hazır bulunması zorsa, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe yoluyla sorgusu yapılabilir.
Yeri bilinmeyen veya yurt dışında olup yetkili mahkeme önüne getirilemeyen ya da getirilmesi uygun bulunmayan sanık gaip sayılır. Gaip hakkında duruşma açılmaz; mahkeme yalnız delillerin ele geçirilmesi veya korunması için gerekli işlemleri yapar. Bu işlemler naip hâkim veya istinabe olunan mahkeme aracılığıyla da yapılabilir. Müdafi, kanuni temsilci veya eş hazır bulunabilir; gerektiğinde barodan müdafi görevlendirilmesi istenir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 244Kaynağı aç
Kaçak şüpheli veya sanık hakkında gıyabi tutuklama kararı verilebilir, duruşma yapılabilir ve delil toplanabilir; ancak hüküm verilemez. On beş yaşından büyük mağdur çocuklar şikâyet, şikâyetten vazgeçme, katılma, itiraz, istinaf ve temyiz işlemlerini bizzat yapabilir.
Görev, ikrar ve ispat
Adli ceza mahkemelerinin görevi suçun vasfı ve ceza miktarına göre belirlenir. Temel ayrım asliye ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesi arasındadır.
İkrar, şüpheli veya sanığın suçlama konusu vakıayı kabul etmesidir. Özellikle tevilli ikrar tek başına delil sayılmamalıdır. Mahkûmiyet için mevcut şüphe sanık yararına değerlendirilir. Mahkûmiyet kararı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olması hâlinde verilir.
Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması uyuşmazlığında kamera kaydı ve internet işlemindeki IP bilgisi gibi teknik veriler savcılık veya mahkemece temin edilerek değerlendirilebilir. Ses, fotoğraf ve kamera kaydı analizi bilimsel parametrelerle yapılır; sonuç muhtemel ya da kuvvetle muhtemel aynı veya farklı yönde belirlenebilir.
Kanunilik, kusur ve cezanın belirlenmesi
Kanunun açıkça suç saymadığı fiil için ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı olmayan bir ceza veya güvenlik tedbirine de hükmolunamaz. Fiil işlendiği sırada suç değilse kimse cezalandırılamaz. Sonradan suç olmaktan çıkan fiilin cezası ve sonuçları kendiliğinden kalkar. İşlendiği zamanki kanun ile sonraki kanun farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Ceza sorumluluğu şahsidir; kimse başkasının fiilinden sorumlu tutulamaz.
Doğrudan kast, bilme ve istemenin birlikte gerçekleşmesidir. Olası kast, sonucun öngörülmesine rağmen fiile devam edilmesi biçiminde açıklanabilir ve yaptırımı doğrudan kasta göre daha hafif olur. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle kanuni tanımdaki neticenin öngörülmeden gerçekleşmesidir. Taksirli fiiller ancak kanunun açıkça gösterdiği hâllerde cezalandırılır. Sonuç hiç öngörülmemişse basit taksir, öngörülmesine rağmen istenmemişse bilinçli taksir vardır. Bilinçli taksirde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Basit taksirin yaptırımı bilinçli taksire göre daha hafiftir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 22Kaynağı aç
Taksirli netice yalnız failin kişisel ve ailevi durumu bakımından cezayı gereksiz kılacak ölçüde mağduriyete yol açarsa ceza verilmez. Bilinçli taksirde bu hâl cezasızlık değil, cezanın yarıdan altıda bire kadar indirilebilmesidir.
Hâkim temel cezayı kanuni alt ve üst sınır arasında belirlerken işleniş biçimini, aracı, zamanı, yeri, konunun önem ve değerini, zarar veya tehlikenin ağırlığını, kusurun ağırlığını, amaç ve saiki dikkate alır. Hapis hesabında temel ceza üzerinden önce artırım, sonra indirim yapılır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis, müebbet hapis yerine yirmi beş yıl hapis verilir; diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 62Kaynağı aç
Hukuk kuralıyla tanınan bir hakkın kullanılması nedeniyle kişi cezalandırılamaz. Alkol veya uyuşturucu etkisi irade dışında gerçekleşmişse cezasızlık sebebi olabilir. İradi kullanım veya bağımlılıkta cezai ehliyet tam kabul edilir.
Hüküm türleri ve kanun yolları
Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Hüküm; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararlarını kapsar. Adli yargı dışındaki bir mercie yönelik görevsizlik kararı da kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Beraat; fiilin kanunda suç sayılmaması, sanığın işlemediğinin sabit olması, kast veya taksirin bulunmaması, hukuka uygunluk nedeni bulunması ya da suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâllerinde verilir. Suç sabit ise mahkûmiyet kararı verilir. Suç sabit olduğunda belli bir cezaya mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetle birlikte güvenlik tedbirine hükmolunur.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı iki ayrı durumda verilir. Birincisi, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik veya geçici nedenler; yüklenen suçun hukuka aykırı olmakla birlikte bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle, zorunluluk hâli ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi; meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaşla aşılması ya da kusurluluğu kaldıran hataya düşülmesi nedeniyle kusurun bulunmamasıdır. İkincisi, fiil suç olmaya devam etse bile etkin pişmanlık, şahsî cezasızlık, karşılıklı hakaret veya haksızlık içeriğinin azlığı nedeniyle ceza verilmemesidir.
Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden hüküm verilmiş veya dava açılmışsa davanın reddine karar verilir. Türk Ceza Kanunu’ndaki düşme sebepleri varsa ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşılırsa davanın düşmesine karar verilir. Şart henüz gerçekleşmemişse gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilir; bu karara itiraz edilebilir. Derhâl beraat verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
Sanık lehine istinaf veya temyizde üst mahkeme, kazanılmış hak nedeniyle suç vasfının değişmesi dışında cezayı sanık aleyhine ağırlaştıramaz. Temyiz nedeni gösterilmeyen dilekçe reddedilmelidir. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunun belirtilmesi ise maddi hukuka aykırılık nedenine dayanan temyiz olarak kabul edilmelidir.
Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahkeme mahkûmiyet olarak adli para cezası, hapis cezası veya güvenlik tedbirine karar verebilir. Hapis; süreli, müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis olarak düzenlenmiştir. İki yıl veya daha az hapis ertelenebilir. Fiilin işlendiği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde üst sınır üç yıldır. Erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkeme kanaatinin oluşması gerekir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
Erteleme, zararın aynen iadesi, eski hâle getirilmesi veya tazmini koşuluna bağlanabilir. Koşul gerçekleşene kadar infaza devam edilir; gerçekleşince infaz hâkimi kararıyla hükümlü derhal salıverilir. Denetim süresi bir yıldan az ve üç yıldan fazla olamaz, ayrıca mahkûm olunan süreden kısa olamaz. Mahkeme meslek veya sanat eğitimi, ücretli çalışma ya da on sekiz yaşından küçükler için gerektiğinde barınma imkânı bulunan eğitime karar verebilir. Uzman görevlendirebilir veya yükümlülüksüz denetim süresine de karar verebilir. Denetimde kasıtlı suç işlenmesi veya uyarıya rağmen yükümlülüklere uyulmaması hâlinde cezanın kısmen veya tamamen infazına infaz hâkimliği karar verir. Süre yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli geçerse ceza infaz edilmiş sayılır.
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkeme, uzlaşma hükümleri saklı kalmak üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve mağdurun veya kamunun zararının aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir. Bu karar, müsadere hükümleri dışında kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Geri bırakılan hükümdeki hapis ertelenemez ve kısa süreliyse seçenek yaptırımlara çevrilemez. Sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur; bu sürede kasıtlı suç nedeniyle yeniden geri bırakma kararı verilemez. Zarar derhal giderilemezse denetim süresince aylık taksitlerle giderilmesi koşulu da kabul edilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Denetim süresinde kasten yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa geri bırakılan hüküm kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Kasten yeni suç veya yükümlülüklere aykırılık hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar infaz edilmemesine, koşulları varsa ertelemeye veya seçenek yaptırıma karar verip yeni mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. Geri bırakma kararına, saklı hükümler dışında istinaf yoluna başvurulabilir. Karar özel sisteme kaydedilir ve kayıt ancak soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı istem üzerine, maddede belirtilen amaçla kullanılabilir. Bu hükümler, Anayasa’nın 174. maddesinde korunan inkılap kanunlarındaki suçlarda uygulanmaz.
Genel af, derdest kamu davasının düşmesi veya mahkûmiyetin bütün sonuçlarının kalkması sonucunu doğurur. Özel af, hapis cezasının infaz edilmemesi veya infaz süresinin azaltılması sonucuna yol açar.
Denetimli serbestlik ve infaz
Kesinleşen hapis kural olarak açık veya kapalı ceza infaz kurumunda infaz edilir. Hükümlü, suçun niteliğine göre belirli şartlarla koşullu salıverilme ve denetimli serbestlikten yararlanabilir. Uyarlama yargılaması, lehe hükmün belirlenmesi ve kesinleşmiş mahkûmiyette değişiklik gerekip gerekmediğinin tespitidir. İnfaz hâkimliğinin görev ve yetkisi 4675 ve 5275 sayılı kanunlarda düzenlenmiştir; kararlarına itiraz edilebilir.
Açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlü talep ederse infaz hâkimi, değerlendirme raporunu dikkate alarak cezanın kalan kısmının denetimli serbestlikle infazına karar verebilir. Ayrıca beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmiş olması gerekir. Karar verilebilmesi, şartlar bulunsa bile kendiliğinden zorunlu bir sonuç değildir.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Açık kuruma ayrılma şartları oluşmasına rağmen iradesi dışındaki nedenle ayrılamayan veya kapalı kuruma geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşıyorlarsa yararlanabilir. Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az kalan kadın hükümlüler ile ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız sürdüremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az kalan hükümlüler de diğer şartlarla yararlanabilir. Son durum, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Bakanlıkça belirlenen tam teşekküllü hastane sağlık kurulunca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan raporla belgelendirilmelidir.
Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilen hükümlüler bu usulden yararlanamaz. Denetimli serbestlik müdürlüğü; ücretsiz kamusal çalışma, konut veya bölgede denetim, belirli yerlere gitmeme ve programlara katılma yükümlülüklerinden birine veya birkaçına karar verebilir. Yükümlülükler risk ve ihtiyaçlara göre değiştirilebilir. Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesindeki kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından hükümlüler ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programına katılır.
Hükümlü beş gün içinde belirttiği müdürlüğe başvurmazsa, yükümlülük ve denetim planına uymamakta ısrar ederse veya kuruma dönmek isterse, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi koşullu salıverilme tarihine kadar açık kuruma gönderilmesine karar verir. Denetim başladıktan sonra alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis gerektiren kasıtlı suçtan kamu davası açılırsa infaz hâkimi açık kuruma gönderilmesine karar verebilir. Kovuşturma beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, ret veya düşmeyle sonuçlanırsa denetime devam edilmesine infaz hâkimi karar verir. Yükümlülüklere uygun hükümlünün koşullu salıverilmesine ilişkin gerekçeli rapor ilgili mahkemeye gönderilir. Esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir.
Kamuya yararlı işte çalıştırma, hükümlünün kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren kuruluşlarda ücretsiz çalıştırılmasıdır. Kullanmak için uyuşturucu bulundurma veya kullanma suçunda denetimli serbestlik, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinde uygulanır.
Dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma
Şikâyete bağlı bir suçta yetkili kişi, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlayan altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Hakaret suçunda bu süre, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her hâlde iki yılı geçemez. Şikâyet hakkı bulunan birden çok kişiden birinin süreyi geçirmesi diğerlerinin hakkını düşürmez. Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Nitelikli hâllerde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülür. Ancak belirli bentlerde hapis alt sınırı dört yıldan, adli para cezası da elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması aynı nitelikli bentte birlikte düzenlenmiştir. Üç veya daha fazla kişinin birlikte işlemesinde ceza yarı oranında, suç işlemek için oluşturulmuş örgütün faaliyeti çerçevesinde bir kat artırılır. Kamu görevlileriyle ilişkisi veya hatırı olduğunu ileri sürerek ve bir işi gördüreceğini vaat ederek menfaat temin eden kişi de nitelikli fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla ortaya çıkan dolandırıcılık şikâyete bağlıdır.
Kamu kurumlarının araç olarak kullanılması ile bu kurumların zararına işlenen dolandırıcılık ayrı bentlerde yer alır. Tacirin, şirket yöneticisinin veya şirket adına hareket eden kişinin ticari faaliyet sırasında işlediği fiil ile kooperatif faaliyeti kapsamındaki fiil TCK m.158/1-h kapsamında aynı bentte toplanır. Sigorta dolandırıcılığı ise TCK m.158/1-k ve TCK m.158/1-l bentlerinde düzenlenmiştir. Telefonla dolandırıcılık, failin çoğu zaman yüz yüze gelmeden basit veya nitelikli dolandırıcılık işlemesidir.
Muhafaza veya belirli kullanım için zilyetliği devredilen mal üzerinde amacı dışında tasarruf eden veya devri inkâr eden kişi, şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır. Suç meslek, sanat, ticaret, hizmet veya mal idaresi yetkisi kapsamında işlenirse ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır.
Cinsel dokunulmazlık, tehdit ve cebir
Cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine beş yıldan on yıla kadar hapisle cezalandırılır. Davranış sarkıntılık düzeyinde kalırsa ceza iki yıldan beş yıla kadardır. Vücuda organ veya sair cisim sokulması hâlinde ceza on iki yıldan az olamaz. Bu fıkradaki fiil eşe karşı işlenmişse soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 102Kaynağı aç
Suçun kendini savunamayacak kişiye; kamu görevi, vesayet veya hizmet ilişkisinden doğan nüfuz kötüye kullanılarak; üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı içindeki kişiye ya da üvey ana, üvey baba, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından; silahla veya birden fazla kişiyle; toplu yaşam ortamının kolaylığından faydalanılarak işlenmesi hâlinde cezalar yarı oranında artırılır. Kullanılan cebir ve şiddet kasten yaralamanın ağır neticelerine yol açarsa ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır. Mağdur bitkisel hayata girer veya ölürse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Cebir, tehdit ve hile olmaksızın on beş yaşını bitirmiş çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır. Mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenirse şikâyet aranmaksızın on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir. Evlat edinilecek çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesinde de şikâyet aranmaksızın aynı ceza uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 104Kaynağı aç
Cinsel amaçlı tacizde, mağdurun şikâyeti üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Fiil çocuğa karşı işlenmişse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır. Kamu görevi, hizmet veya aile ilişkisi; vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile, sağlık hizmeti veren veya bakım ve gözetim yükümlüsü; aynı işyeri; posta veya elektronik haberleşme ya da teşhir hâllerinde ceza yarı oranında artırılır. Mağdur işini, okulunu veya ailesini bırakmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 105Kaynağı aç
Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı tehdidi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Bu suç kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydan az olamaz. Malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidinde, şikâyet üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası verilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 106Kaynağı aç
Tehdidin silahla, tanınmayacak hâle girerek, imzasız mektup veya özel işaretlerle, birden fazla kişiyle ya da var olan veya var sayılan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi hâlinde iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Tehdit amacıyla öldürme, yaralama veya malvarlığına zarar verme suçu işlenirse ayrıca bu suçlardan ceza verilir.
Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla, şeref veya saygınlığa zarar verecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde de aynı cezaya hükmolunur. Bir şeyi yapması, yapmaması veya kendisinin yapmasına müsaade etmesi için cebir kullanılması hâlinde kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 108Kaynağı aç
Hürriyet, kamu görevi ve özel kanun suçları
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bir yere gitme veya bir yerde kalma hürriyetinin kaldırılmasıyla oluşur. Silah, tehdit, cebir veya cinsel amaç nitelikli hâl olarak anılır. Rüşvet, kamu görevlisinin göreviyle ilgili işi yapması veya yapmaması için menfaat karşılığında anlaşılmasıyla oluşur. Görevi nedeniyle elindeki araç ve gereçleri suç işlerken kullanan kamu görevlisinin cezası Türk Ceza Kanunu’nun 266. maddesi uyarınca artırılır.
Gümrük işlemine tabi tutmadan eşya sokan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Eşya gümrük kapıları dışından sokulursa ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. İthali yasak eşyayı sokmak, daha ağır suç oluşmuyorsa iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasını gerektirir. Bu özelliği bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi de aynı cezayı alır.
Kasten veya taksirle orman yangınına sebebiyet verme, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 110. maddesinde düzenlenmiştir. Sahte fatura düzenleme veya kullanma, Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde vergi kaçakçılığı türü olarak yer alır. Vergi kaçakçılığı; kanuna aykırı defter, belge ve kayıt düzenleme veya kullanma ile hileli muhasebe işlemleri gibi fiillerle oluşur.
Sahipli veya sahipsiz hayvanı öldürmek, işkence etmek ya da acımasız ve zalimce davranmak 5199 sayılı Kanun’un 28/A maddesi uyarınca suçtur. Gözetimdeki hayvanı tehlikeli biçimde serbest bırakmak veya kontrolünde ihmal göstermek de suç sayılır. Türk Ticaret Kanunu’nun 62. maddesinde sayılan haksız rekabet fiilleri, daha ağır bir suç oluşturmuyorsa, hukuk davası açma hakkını haiz kişilerden birinin şikâyeti üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 62Kaynağı aç
Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesindeki suç, gizli kalması gereken ve herkesçe bilinmeyen kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi, verilmesi veya yayılmasıyla işlenir. İnternet üzerinden özel hayatın gizliliğini ihlal ve ifşa 134. maddede düzenlenmiştir. Özel belgede sahtecilik; özel belgenin sahte düzenlenmesi, değiştirilmesi ve kullanılmasını cezalandırır.
Ceza davası hangi aşamalardan oluşur?
Ceza yargılaması soruşturma, kovuşturma ve infaz aşamalarından oluşur. Savcılık suçun işlendiği kanaatine varırsa iddianameyle dava açar; kesinleşen hapis kural olarak açık veya kapalı kurumda infaz edilir.
Hangi kararlar hükümdür?
Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı hükümdür. Soruşturma veya kovuşturma şartı henüz gerçekleşmemişse gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilir; bu karara itiraz edilebilir.
Denetimli serbestlik otomatik bir yıllık hak mıdır?
Hayır. Açık kurum veya çocuk eğitimevindeki iyi hâlli hükümlünün koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalması, talebi ve değerlendirme raporu aranır. Ayrıca beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmiş olması gerekir. İnfaz hâkimi bu şartlarla karar verebilir.
Şikâyet süresi ne kadardır?
Şikâyete bağlı suçlarda süre, suçun ve suçlunun öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Her suç şikâyete bağlı değildir; temel dolandırıcılık şikâyet şartına bağlanmamıştır.
Elektronik haberleşme cinsel tacizde cezayı artırır mı?
Evet. Cinsel taciz posta veya elektronik haberleşmenin sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Temel ceza mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

