Ceza Mahkemesinde Kavga, Hakaret ve Fiziki Saldırı

by Avukat Erdal Ersoy
Ceza Mahkemesinde Kavga, Hakaret ve Fiziki Saldırı

Duruşmanın düzenini sağlama

Duruşmanın düzenini sağlama yetkisi mahkeme başkanına veya hâkime aittir. Düzeni bozan kişinin salondan çıkarılması emredilebilir; bu emir, savunma hakkının kullanılmasını engellememe koşuluna bağlıdır. Çıkarma kararı, kişinin ayrıca hangi suçu işlediğini kendiliğinden belirlemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 203Kaynağı aç
Madde 203 – (1) Duruşmanın düzeni, mahkeme başkanı veya hâkim
tarafından sağlanır.
(2) Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın düzenini bozan kişinin,
savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını
emreder.
(3) Kişi dışarı çıkarılması sırasında direnç
gösterir veya karışıklıklara neden olursa yakalanır ve hâkim veya mahkeme
tarafından, avukatlar hariç, verilecek bir kararla derhâl dört güne kadar
disiplin hapsine konulabilir. Ancak çocuklar hakkında disiplin hapsi
uygulanmaz.
Sanığın dışarı çıkarılması

Dışarı çıkarılırken direnç gösteren veya karışıklığa neden olan kişi yakalanır. Hâkim veya mahkeme, avukatlar hariç, bu kişiyi derhâl dört güne kadar disiplin hapsine koyabilir. Dört gün üst sınırdır. Çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.

Sanığın salondan çıkarılması

Sanığın davranışları, duruşmada hazır bulunmasının duruşmanın düzenli yürütülmesini tehlikeye sokacağını gösteriyorsa sanık salondan çıkarılır. Mahkeme, dosyanın durumuna göre sanığın hazır bulunmasını savunması bakımından zorunlu görmezse oturumu yokluğunda sürdürüp bitirebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 204Kaynağı aç
Madde 204 – (1) Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının
duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında
sanık, duruşma salonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır
bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse,
oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme
barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar
verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır.
Duruşma sırasında işlenen suç hakkında işlem

Çıkarılan sanığın müdafii yoksa mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Sanığın oturuma yeniden alınmasına karar verilirse yokluğunda yapılan işlemler kendisine açıklanır.

Suç işlenirken yakalama

Kişiye suçu işlerken rastlanırsa herkes geçici yakalama yapabilir. Suçüstü fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığı varsa veya kimliği hemen belirlenemiyorsa da geçici yakalama yapılabilir. Bu yetki geçicidir; CMK m. 90/1'deki koşulların her ikisi de ayrıca aranır. Şikâyete bağlı suçlarda bile çocuklara veya beden ya da akıl hastalığı, malullük veya güçsüzlük nedeniyle kendini idareden aciz kişilere karşı işlenen suçüstünde yakalama şikâyete bağlı değildir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
Madde 90 – (1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından
geçici olarak yakalama yapılabilir:
a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.
b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının
bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.
(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri
düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet
savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde,
yakalama yetkisine sahiptirler.
(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte,
çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle
kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin
yakalanması şikâyete bağlı değildir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Kolluk, yakalandığı sırada
kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri
aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.
(5) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Birinci fıkraya göre
yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce
yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek,
emri doğrultusunda işlem yapılır.
(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama
emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya
Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.
Gözaltı

Kolluk, tutuklama kararı veya yakalama emri gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcıya ya da âmirine derhâl başvurulamadığında yakalama yetkisine sahiptir. Kolluk, kaçmayı ve kendisine ya da başkalarına zarar vermeyi önleyecek tedbirleri aldıktan sonra yakalananın kanunî haklarını derhal bildirir. Kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilir; işlem savcının emrine göre yapılır. Bu bildirim, ayrıca gözaltı kararı verileceği anlamına gelmez.

Hakaret

Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir. Hakaret alenen işlenirse ceza altıda biri oranında artırılır. Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde ise cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz; bu nitelikli hal genel hakaret cezasından ayrı değerlendirilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi

Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilirse suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Bu durumda zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanır.

Tehdit ve kamu görevlisinin görevini engelleme

Bir kimseyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; bu tehdit türü şikâyete bağlı değildir. Kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından veya sair bir kötülük edileceğinden bahisle tehditte ise mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. İki tehdit türünün şartları ve sonuçları birbirinin yerine geçmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun
kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük
edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,
d) Var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında
iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme,
kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj

Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Suç yargı görevi yapan kişilere karşı işlenirse ceza iki yıldan dört yıla kadardır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 265Kaynağı aç
Madde 265- (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını
engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan
dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya
birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin
oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma

Bu suçun kişinin kendini tanınmayacak hâle koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza üçte biri oranında artırılır. Silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenirse yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Suç sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşirse ayrıca kasten yaralama hükümleri de uygulanır.

Kasten yaralama ve ağır sonuçlar

Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Yaralamayı kamu görevi nedeniyle işleme, silah kullanma veya canavarca hisle hareket etme gibi nitelikli hallerde şikâyet aranmaksızın ceza yarı oranında, canavarca his bakımından ise bir kat artırılır. Etkinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin
kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde
hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan
bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına
karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan
az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38]
b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında,
(f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39]
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]

Kasten yaralama; duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, yaşamı tehlikeye sokan bir duruma ya da gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olursa ceza bir kat artırılır. Birinci fıkraya giren hâllerde ceza dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hâllerde altı yıldan az olamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 87Kaynağı aç
Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde dört
yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde
altı yıldan az olamaz.[41]
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye
göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.41
(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta
kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre,
yarısına kadar artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin
birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla
kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan
onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[42][43]
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi[44]

İyileşme olanağı bulunmayan hastalık veya bitkisel hayat, duyu ya da organ işlevinin yitirilmesi, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişmesi ya da gebe kadının çocuğunun düşmesi hâlinde ceza iki kat artırılır. Birinci fıkraya giren hâllerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hâllerde dokuz yıldan az olamaz. Kemik kırığı veya çıkığında ise ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır; sabit bir oran zorunlu değildir.

Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelirse ceza tek aralıkta toplanmaz. Birinci fıkraya giren hâllerde on yıldan ondört yıla, üçüncü fıkraya giren hâllerde ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Eşyaya zarar verilmesi

Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen ya da tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Duruşma salonuna ait eşyanın kamu hizmetine tahsis edilmiş olması durumunda mala zarar verme nitelikli hale gelebilir; bu hâlde bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülür.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 151Kaynağı aç
Madde 151- (1) Başkasının taşınır veya
taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan,
kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört
aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.)
Mala zarar vermenin nitelikli
halleri[69]
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 152Kaynağı aç
Madde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait,
kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis
veya diğer eşya hakkında,
b) Yangına, sel ve taşkına, kazaya
ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis
hakkında,
c) Devlet ormanı statüsündeki yerler
hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,
d) Sulamaya, içme sularının sağlanmasına
veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında,
e) Grev veya lokavt hallerinde
işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya konfederasyonlarının
maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
f) Siyasi partilerin, kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya
kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
g) Sona ermiş olsa bile, görevinden
ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak,
İşlenmesi
halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Mala zarar verme suçunun;
a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı
madde kullanarak,
b) Toprak kaymasına, çığ düşmesine,
sel veya taşkına neden olmak suretiyle,
c) Radyasyona maruz bırakarak,
nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak,
işlenmesi halinde, verilecek ceza
bir katına kadar artırılır.
(3) (Ek: 18/6/2014-6545/65 md.) Mala
zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya
havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde,
yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar
artırılır.
İbadethanelere ve mezarlıklara
zarar verme

Mala zarar vermenin yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak; toprak kayması, çığ, sel veya taşkına neden olarak ya da radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak işlenmesi hâlinde ceza bir katına kadar artırılır. Haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımındaki kamu hizmeti geçici de olsa aksarsa ceza yarısından iki katına kadar artırılır. Bu artırmalar her eşya zararında uygulanmaz; sayılan yöntem veya sonuç bulunmalıdır.

Tutuklama kararı

Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması gerekir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü değilse tutuklama kararı verilemez. Kaçma, saklanma veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular ile delilleri yok etme, gizleme, değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişimine dair kuvvetli şüphe tutuklama nedeni sayılabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100/3 kapsamında, kasten yaralamanın Türk Ceza Kanunu m. 86 fıkra 3 bent b, e ve f hâlleri ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama, tutuklama nedeni var sayılabilecek suçlar arasındadır. Yalnız adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Duruşmada olay çıkaran kişi hemen hapse konur mu?

Hayır, her olay disiplin hapsiyle sonuçlanmaz. Direnç veya karışıklık üzerine yakalanan kişi, avukatlar hariç, hâkim veya mahkeme kararıyla en çok dört gün disiplin hapsine konulabilir; çocuklara uygulanmaz.

Salondan çıkarılan sanığın duruşması biter mi?

Mahkeme hazır bulunmayı savunma bakımından zorunlu görmezse oturumu yokluğunda sürdürüp bitirebilir. Müdafii yoksa barodan müdafi görevlendirilmesi istenir; sanık yeniden alınırsa yokluğundaki işlemler açıklanır.

Mahkeme heyetine hakaret nasıl değerlendirilir?

Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret, üyelerin her birine karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret nitelikli hal oluşturur ve cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

Yaralama ölümle sonuçlanırsa ceza aralığı nedir?

Temel yaralama hâlinde on yıldan ondört yıla, nitelikli yaralama hâlinde ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası öngörülür. Bu iki aralık tek ceza dilimi değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu