Duruşmada Bulunması Gereken Kişiler ve Müdafilik Usulü
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 188/1 uyarınca duruşmada hükme katılacak hâkimlerin, Cumhuriyet savcısının, zabıt kâtibinin ve kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması şarttır. Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebilir. Cumhuriyet savcısının ya da kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması veya duruşmalı hükümde açıklık kuralının ihlali, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 289/1-e ve f bentleri gereğince mutlak hukuka aykırılık oluşturur ve kararın kanun yolunda bozulmasını gerektirir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 188Kaynağı aç
Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul
ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması şarttır. (Ek cümle:
3/10/2016-KHK-676/5 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/5 md.) Müdafiin mazeretsiz
olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam
edilebilir.[70]
(2) (Mülga: 18/6/2014 – 6545/103 md.)
(3) Bir oturumda bitmeyecek davada, herhangi bir nedenle bulunamayacak
üyenin yerine geçmek ve oya katılmak üzere yedek üye bulundurulabilir.
Birden çok Cumhuriyet savcısı ve avukatın duruşmaya katılması
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 289Kaynağı aç
da aşağıda yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılır:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme
katılması.
c) Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu
istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna
aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması.
d) Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya
yetkili görmesi.
e) Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması
gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması.
f) Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi.
g) Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi.
h) Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının
sınırlandırılmış olması.
i) Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması.
Sanığın yararına olan kurallara aykırılık
Bir oturumda bitmeyecek davalarda, herhangi bir nedenle bulunamayacak üyenin yerine geçmek ve oya katılmak üzere mahkemede yedek üye bulundurulabilir. Ayrıca birden çok Cumhuriyet savcısı ve birden çok avukat aynı zamanda duruşmaya katılabileceği gibi aralarında işbölümü de yapabilirler.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 189Kaynağı aç
aynı zamanda duruşmaya katılabilecekleri gibi aralarında işbölümü de
yapabilirler.
Ara verme
Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eden şüpheli veya sanığa istemi halinde müdafi görevlendirilir. Şüpheli veya sanığın çocuk olması, kendisini savunamayacak derecede malul bulunması ya da sağır ve dilsiz olması hallerinde ise istemi aranmaksızın müdafi tayin edilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada da şüpheli veya sanık için istem aranmaksızın müdafi görevlendirilmesi zorunludur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine
bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda
olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak
derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan
dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik
görevinden yasaklanma[54]
Duruşmanın Başlaması, Kimlik Tespiti ve Sanığın Sorgusu
Celse; sanık ve müdafiinin salonda hazır olup olmadığı ile çağrılan tanık ve bilirkişilerin gelip gelmediklerinin yoklaması yapılarak açılır. Sanık salona bağsız şekilde alınır; mahkeme başkanı veya hâkim iddianamenin kabulü kararını okuyarak duruşmanın başladığını açıklar. Duruşmanın başlamasını takiben tanıklar salon dışına çıkarılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 191Kaynağı aç
çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanarak duruşmaya
başlanır. Sanık, duruşmaya bağsız olarak alınır. Mahkeme başkanı veya hâkim,
duruşmanın başladığını, iddianamenin kabulü kararını okuyarak açıklar.
(2) Tanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarılırlar.
(3) Duruşmada, sırasıyla;
a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında
kendisinden bilgi alınır,
b) (Değişik: 24/11/2016-6763/29 md.) İddianame
veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan
eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır,
c) Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı
olduğu ve 147 nci maddede belirtilen diğer hakları bildirilir,
d) Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre
sorgusu yapılır.
Başkan veya hâkimin görevi
Duruşmada sırasıyla sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır. İddianamede veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler, deliller ve suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır. Sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu ve diğer yasal hakları bildirilir; sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu ifade ettiğinde usulüne uygun olarak sorgusu yapılır. Sanık, yetkisizlik iddiasını ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan önce bildirmek zorundadır. Yetkisizlik kararı sorgudan önce verilir; bu aşamadan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemece re'sen yetkisizlik kararı da verilemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 18Kaynağı aç
mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin
başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce
bildirir.
(2) Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde
sanığın sorgusundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde
incelemenin hemen başlangıcında, duruşmalı işlerde inceleme raporu okunmadan
önce verilir. Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi
mahkemeler de bu hususta re'sen karar veremez.
(3) Yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Davanın nakli ve duruşmanın başka yerde yapılması[1]
Delillerin Ortaya Konulması, Tartışılması ve Reddi
Hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; vicdani kanaat bu delillerin serbestçe takdiriyle oluşur. Kanuna aykırı olarak elde edilmiş deliller, ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi bulunmayan hususlar ve sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılan delil istemleri mahkemece reddedilir. Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması veya hüküm için önemli hususlarda mahkeme kararıyla savunma hakkının sınırlandırılmış olması mutlak hukuka aykırılık halidir.
Duruşmada bir delilin ortaya konmasından sonra söz sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine verilir. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade ise hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 148Kaynağı aç
dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme,
yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi
bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.
(2) Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.
(3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil
olarak değerlendirilemez.
(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme
huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
(5) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması
ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından
yapılabilir.
ALTINCI
KISIM
Savunma
BİRİNCİ
BÖLÜM
Müdafi
Seçimi, Görevlendirilmesi, Görev ve Yetkileri
Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi
Tanıkların Dinlenmesi ve İstisnai Güvenlik Tedbirleri
Tanık dinlenirken öncelikle adı, soyadı, yaşı, işi, yerleşim yeri, işyeri veya geçici ikamet adresiyle varsa telefon numaraları sorulur; gerekirse güvenirliği ve taraflarla ilişkilerini aydınlatacak sorular yöneltilir. Olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaret ise bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir; daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçmez. Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi duruşmada çekindiğinde önceki ifadesine ilişkin tutanak duruşmada okunamaz ve eski beyanı alan kimse de tanık olarak dinlenemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 58Kaynağı aç
yeri, işyerinin veya geçici olarak oturduğu yerin adresi, varsa telefon
numaraları sorulur. Gerekirse tanıklığına ne dereceye kadar güvenilebileceği
hakkında hâkimi aydınlatacak durumlara, özellikle şüpheli, sanık veya mağdur
ile ilişkilerine dair sorular yöneltilir.
(2) Tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması
kendileri veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa;
kimliklerinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır. Kimliği saklı
tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları hangi sebep ve vesile ile öğrenmiş
olduğunu açıklamakla yükümlüdür. Kimliğinin saklı tutulması için, tanığa ait
kişisel bilgiler, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından muhafaza
edilir.
(3) Hazır bulunanların huzurunda
dinlenmesi, tanık için ağır bir tehlike teşkil edecek ve bu tehlike başka türlü
önlenemeyecekse ya da maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından tehlike
oluşturacaksa; hâkim, hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan da tanığı
dinleyebilir. Tanığın dinlenmesi sırasında ses ve görüntülü aktarma yapılır.
Soru sorma hakkı saklıdır.
(4) Tanıklık görevinin yapılmasından sonra, kişinin kimliğinin saklı
tutulması veya güvenliğinin sağlanması hususunda alınacak önlemler, ilgili
kanunda düzenlenir.
(5) İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri, ancak bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir.
Tanığa söylenecek şeyler ve sorulacak sorular
Bir suç olgusuna ilişkin bilgiler devlet sırrı gerekçesiyle mahkemeye karşı gizli tutulamaz. Alt sınırı beş yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda devlet sırrı niteliğindeki bilgileri açıklayacak tanık dinlenirken duruşma salonunda zabıt kâtibi dahi bulundurulmaz. Cumhurbaşkanının tanıklığı söz konusu olduğunda sırrın niteliğini ve mahkemeye bildirilmesini kendisi takdir eder.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 47Kaynağı aç
olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz. Açıklanması, Devletin dış ilişkilerine,
milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek; anayasal düzeni ve
dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek nitelikteki bilgiler, Devlet sırrı
sayılır.
(2) Tanıklık konusu bilgilerin Devlet sırrı niteliğini taşıması halinde;
tanık, sadece mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından zâbıt kâtibi dahi
olmaksızın dinlenir. Hâkim veya mahkeme başkanı, daha sonra, bu tanık
açıklamalarından, sadece yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan
bilgileri tutanağa kaydettirir.
(3) Bu madde hükmü, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla
olan suçlarla ilgili olarak uygulanır.
(4) Cumhurbaşkanının tanıklığı söz konusu olduğunda sırrın niteliğini ve
mahkemeye bildirilmesi hususunu kendisi takdir eder.
Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda, tanığın kimliğinin ortaya çıkması kendisi veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa kimliğinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır. Kimliği saklı tutulan tanık, olayları hangi sebep ve vesile ile öğrendiğini açıklamakla yükümlüdür ve kişisel bilgileri Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından muhafaza edilir. Hazır bulunanların huzurunda dinlenmesi tanık için ağır bir tehlike teşkil edecek ve bu tehlike başka türlü önlenemeyecekse ya da maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından tehlike oluşturacaksa; hâkim, hazır bulunma hakkına sahip olanlar bulunmaksızın da tanığı sesli ve görüntülü aktarma yaparak dinleyebilir. Bu usulün uygulanması halinde tarafların soru sorma hakkı saklıdır.
Duruşmanın Sona Ermesi ve Hüküm Usulü
Bütün deliller duruşmada tartışıldıktan sonra hüküm verilmeden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir. Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez. Yargılamada hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması ise Ceza Muhakemesi Kanunu m. 289/1-h kapsamında hukuka kesin aykırılık teşkil eder.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 216Kaynağı aç
sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine
veya kanunî temsilcisine verilir.
(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya
vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve
müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya
vekilinin açıklamalarına cevap verebilir.
(3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. (Ek cümle:
15/8/2017-KHK-694/148 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/143 md.) Bu aşamada
zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez.
Delilleri takdir yetkisi
Duruşmaya gelen sanık önceden sorguya çekildikten sonra duruşmadan savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, hazır bulunmasına mahkemece gerek görülmediği takdirde dava yokluğunda bitirilebilir. Yargılama neticesinde takdiri indirim değerlendirilirken failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz; uygulanan takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 62Kaynağı aç
varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis;
müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların
altıda birine kadarı indirilir.[20]
(2) Takdiri indirim nedeni olarak,
failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki
pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki
olası etkileri (…)[21] göz önünde bulundurulabilir. (Ek
cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye
yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate
alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.21
Mahsup
Duruşmada son söz kime aittir ve zorunlu müdafi yokluğunda karar verilebilir mi?
Delillerin tartışılmasının ardından hüküm kurulmadan önce son söz hazır bulunan sanığa aittir; bu aşamada zorunlu müdafiin salonda hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına kanunen engel oluşturmaz.
Zorunlu müdafi duruşmaya gelmezse celse ertelenir mi?
Zorunlu müdafiliğin bulunduğu hallerde müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi durumunda yargılamaya devam edilebilir.
Sanık yetkisizlik iddiasını ne zamana kadar ileri sürebilir?
Sanık, yetkisizlik iddiasını ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan önce bildirmek zorundadır; bu aşamadan sonra iddia ileri sürülemeyeceği gibi mahkemece re'sen de yetkisizlik kararı verilemez.
Olayın delili tek tanıktan ibaretse önceki tutanağın okunması yeterli midir?
Olayın delili tek bir tanığın beyanından ibaret olduğunda tanık duruşmada mutlaka dinlenmelidir; önceki tutanağın veya yazılı açıklamanın okunması dinleme yerine geçmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

