Ceza Hukukunda Kişi ve Mesleklere Özgü Özel Yargılama Usulleri

by Avukat Erdal Ersoy
Ceza Hukukunda Kişi ve Mesleklere Özgü Özel Yargılama Usulleri

Ceza Muhakemesinde Özel Soruşturma Usulleri ve Güvenceler

Ceza muhakemesi hukuku, kamu davası açılması bakımından izin şartı öngörülmesi, soruşturmanın belirlenen yetkili adli mercilerce yürütülmesi ve yasama dokunulmazlığı gibi kanuni muhakeme kuralları ile usul güvenceleri içermektedir.

Cumhurbaşkanına Hakaret Fiilinde İzin Şartı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 299 uyarınca Cumhurbaşkanına hakaret eden kimse hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup suçun aleni şekilde işlenmesi durumunda ceza altıda biri oranında artırılmaktadır. Bu suç tipinde kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlı kılınmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 299Kaynağı aç
Madde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. (3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama

5237 sayılı Kanun m. 299 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 174/1-d ve m. 223/8 uyarınca Adalet Bakanının izni kovuşturma evresi ve kamu davasının açılması bakımından zorunlu bir muhakeme şartıdır. Cumhuriyet savcılıkları soruşturma işlemlerini izin şartı aranmaksızın genel yetkileriyle yürütür; ancak Bakanlık izni temin edilmeden iddianame tanzim edilemez ve kamu davası açılamaz.

Milletvekillerine İlişkin Dokunulmazlık ve Yargılama Yetkisi

Anayasa m. 83 uyarınca, seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı bulunmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Bu kuralın kanuni istisnalarını ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli ile seçimden önce soruşturmasına başlanmış bulunmak kaydıyla Anayasa m. 14 kapsamındaki durumlar teşkil eder.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 161/9 gereğince, seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesine aittir. Soruşturmayı Cumhuriyet Başsavcısı veya görevlendireceği vekili bizzat yapar; başsavcı veya vekili suçun işlendiği yer savcısından soruşturmanın kısmen veya tamamen yapılmasını isteyebilir, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise suçun işlendiği yer savcısı zorunlu delilleri toplayarak sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 161Kaynağı aç
Madde 161 – (1) Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adlî kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabilir; yukarıdaki maddede yazılı sonuçlara varmak için bütün kamu görevlilerinden her türlü bilgiyi isteyebilir. Cumhuriyet savcısı, adlî görevi gereğince nezdinde görev yaptığı mahkemenin yargı çevresi dışında bir işlem yapmak ihtiyacı ortaya çıkınca, bu hususta o yer Cumhuriyet savcısından söz konusu işlemi yapmasını ister. (2) Adlî kolluk görevlileri, elkoydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmek ve bu Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür. (3) Cumhuriyet savcısı, adlî kolluk görevlilerine emirleri yazılı; acele hâllerde, sözlü olarak verir. (Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/24 md.) Sözlü emir, en kısa sürede yazılı olarak da bildirilir. (4) Diğer kamu görevlileri de, yürütülmekte olan soruşturma kapsamında ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeleri, talep eden Cumhuriyet savcısına vakit geçirmeksizin temin etmekle yükümlüdür. (5) Kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliye ile ilgili görev veya işlerde kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kamu görevlileri ile Cumhuriyet savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk âmir ve memurları hakkında Cumhuriyet savcılarınca doğrudan doğruya soruşturma yapılır. Vali ve kaymakamlar hakkında 2.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri, en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise, hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.[61] (6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/9 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/8 md.) Vali ve kaymakamların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde soruşturma genel hükümlere göre yapılır. (7) (Ek: 31/3/2011-6217/21 md.) Yetkisizlik kararı ile gelen bir soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kendisinin de yetkisiz olduğu kanaatine varırsa yetkisizlik kararı verir ve yetkili savcılığın belirlenmesi için soruşturma dosyasını, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir. Mahkemece bu konuda verilen karar kesindir. (8) (Ek:21/2/2014–6526/15 md.) Türk Ceza Kanununun 302, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 316 ncı maddelerinde düzenlenen suçlar hakkında, görev sırasında veya görevinden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır. 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 26 ncı maddesi hükmü saklıdır. (9) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/146 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/141 md.) Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesine aittir. Soruşturmayı Cumhuriyet Başsavcısı veya görevlendireceği vekili bizzat yapar. Başsavcı veya vekili, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısından soruşturmanın kısmen veya tamamen yapılmasını isteyebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı zorunlu olan delilleri toplar ve gerekmesi hâlinde alınacak kararlar bakımından bulunduğu yer sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunur. Soruşturmada Cumhuriyet savcısının hâkim kararı istemi

Yüksek Yargı Organı Mensuplarının Soruşturulması

6216 sayılı Kanun m. 16 çerçevesinde, Anayasa Mahkemesi başkan ve üyelerinin görevlerinden doğan, görevleri sırasında gerçekleşen veya kişisel fiilleri ile disiplin eylemlerine yönelik soruşturma başlatılması Genel Kurul kararına bağlanmıştır. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü durumlarında ise soruşturma genel hükümlere göre sürdürülür.

6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
MADDE 16- (1) Başkan ve üyelerin görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işledikleri iddia edilen suçları, kişisel suçları ve disiplin eylemleri için soruşturma açılması Genel Kurulun kararına bağlıdır. Ancak, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde, soruşturma genel hükümlere göre yürütülür. (2) Başkan, müstear adla yapılan veya yapıldığı anlaşılan imzasız, adressiz yahut belli bir olayı ve nedeni içermeyen, delilleri ve dayanakları gösterilmeyen ihbar ve şikâyetleri işleme koymaz. Ancak, bu ihbar ve şikâyetlerin somut delillere dayanması durumunda konu hakkında gerekli inceleme ve araştırma yapılır. (3) Başkan gereken hâllerde, işi Genel Kurula götürmeden önce üyelerden birine ön inceleme yaptırabilir. Soruşturma açılmasına yer olup olmadığının belirlenmesi için gerekli incelemeyi yapmak üzere görevlendirilen üye, incelemesini tamamladıktan sonra, durumu bir raporla Başkana bildirir. (4) Konu, Başkan tarafından gündeme alınarak Genel Kurulda görüşülür. Hakkında işlem yapılan üye görüşmeye katılamaz. Genel Kurulca, soruşturma açılmasına yer olmadığına karar verildiği takdirde, karar ilgili üye ile ihbar ve şikâyette bulunanlara tebliğ edilir. (5) Soruşturma açılmasına karar verildiği takdirde, Genel Kurul, üyeler arasından üç kişiyi Soruşturma Kurulunu oluşturmak üzere seçer. Kıdemli üye Soruşturma Kuruluna başkanlık eder. Soruşturma Kurulu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Cumhuriyet savcısına tanıdığı bütün yetkilere sahiptir. Kurulun soruşturma ile ilgili yapılmasını istediği işlemler, mahallinde yetkili adli makamlar tarafından derhâl yerine getirilir. (6) Ön inceleme yaptırılmasına, Soruşturma Kurulu üyelerinin seçilmesine, soruşturmanın yapılmasına ve gereken diğer kararların verilmesine dair esaslar İçtüzükle düzenlenir. (7) Başkanın yukarıda yazılı hâl ve hareketlerinin görülmesi veya öğrenilmesi hâlinde, Başkan tarafından yapılması gereken işlemler kıdemli başkanvekilince yürütülür. Adli soruşturma ve kovuşturma[10]

2797 sayılı Kanun m. 46 uyarınca Yargıtay birinci başkanı, birinci başkanvekilleri, daire başkanları, üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet başsavcısı ve vekilinin gerek görevleriyle ilgili gerek kişisel suçlarında soruşturma açılması Birinci Başkanlık Kurulunun kararına tabidir. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâllerinde hazırlık ve ilk soruşturma işlemleri genel hükümler uyarınca icra edilir.

2797 sayılı YARGITAY KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri, daire başkanları, üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilinin görevleriyle ilgili veya kişisel suçlarından dolayı haklarında soruşturma yapılabilmesi Birinci Başkanlık Kurulunun kararına bağlıdır. Ancak, ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinin hazırlık ve ilk soruşturması genel hükümlere tabidir. Birinci Başkanlık Kurulu kendisine intikal eden veya ettirilen ihbar ve şikayetleri inceleyerek soruşturma açılmasını gerektirir nitelikte gördüğü takdirde, ilk soruşturma yapılması için ceza dairesi başkanlarından birini görevlendirir. Aksi takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verir. Bu karar kesindir. Soruşturma ile görevlendirilen başkan, soruşturmayı ikmal ettikten sonra evrakı Birinci Başkanlık Kuruluna gönderir. Soruşturmayı yapan ceza dairesi başkanı sorgu hakiminin yetkisini haiz olup Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilk soruşturmaya ait hükümlerini uygular. Vereceği tutuklama ve tutuklamanın kaldırılması veya kefaletle salıvermeye ait kararları Birinci Başkanlık Kurulunun onaması ile tekemmül eder. Birinci Başkanlık Kurulu, incelediği evrakı eksik bulursa soruşturmayı yapan başkana tamamlattırır. Son soruşturmanın açılmasına gerek görmediği takdirde evrakın işlemden kaldırılmasına, aksi halde son soruşturmanın açılmasına karar verir ve görevle ilgili suçlarda Anayasa Mahkemesine, kişisel suçlarda Yargıtay ilgili ceza dairesine tevdi olunmak üzere dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Evrakın işlemden kaldırılmasına dair verilen kararlar kesindir.[15] (Mülga altıncı fıkra: 2/1/2017-KHK-680/5 md.; Yeniden düzenleme: 17/4/2017-KHK-690/2 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/4 md.) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren kişisel suçlarla ilgili suçüstü halinde genel hükümlere göre yürütülen soruşturma sonucunda dosya, düzenlenen fezlekeyle birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Hâkim kararı gerektiren işlemlere dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talepleri ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara yapılan itirazlar hakkında, soruşturma konusu suçların en ağırına bakmakla görevli Yargıtay ceza dairesini numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı tarafından karar verilir. Suçun son numaralı ceza dairesinin görevine girmesi halinde talebi inceleme yetkisi Birinci Ceza Dairesi Başkanına aittir. Hâkim kararı gerektiren işlemlerde başkanın verdiği kararlara karşı yapılan itirazı numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı inceler. Son numaralı daire başkanının kararı, Birinci Ceza Dairesi Başkanı tarafından incelenir. İddianame hazırlanması hâlinde kovuşturma Yargıtay ilgili ceza dairesince yapılır. Haklarında inceleme ve soruşturma yapılacakların, inceleme ve soruşturma mercilerinin tayininde son görev ve sıfatları esas alınır. Sıkıyönetim Kanununda sözü edilen yetkili izin mercii, Yargıtay Büyük Genel Kuruludur. Disiplin işlemlerinin uygulanması:

2575 sayılı Kanun m. 76 uyarınca Danıştay daire başkanları, üyeleri, başkanvekilleri ve başsavcının görevden doğan veya görev sırasındaki suçlarında ilk soruşturma, Danıştay başkanınca belirlenecek bir daire başkanı ile iki üyeden teşekkül eden kurul tarafından yürütülür. Aynı maddenin getirdiği ayrık usul uyarınca, Danıştay başkanı hakkındaki soruşturma ise kendisinin iştirak etmeyeceği Başkanlık Kurulunca seçilecek bir daire başkanı ve iki üyeden oluşan kurul tarafından gerçekleştirilir.

2575 sayılı DANIŞTAY KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – 1.- Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyelerin görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işlemiş bulundukları suçlardan dolayı, Danıştay Başkanının seçeceği bir daire başkanı ile iki üyeden oluşan bir kurul tarafından ilk soruşturma yapılır. 2. Danıştay Başkanı hakkında soruşturma, kendisinin katılmayacağı Başkanlık Kurulunca seçilecek bir daire başkanı ile iki üyeden oluşan bir kurul tarafından yürütülür. 3. Kurul, soruşturma sonunda düzenleyeceği fezlekeyi ve buna ilişkin evrakı Danıştay Başkanına, soruşturma Danıştay Başkanı hakkında ise fezlekeyi ve evrakı başkanvekiline verir. Bu husustaki dosya Danıştay Başkanı veya vekili tarafından gerekli karar verilmek üzere İdari İşler Kurulu Başkanlığına tevdi edilir. Bu Kurulun vereceği kararlar sanığa ve varsa şikayetçiye tebliğ olunur. 4. Yargılamanın men'i kararı kendiliğinden ve son soruşturmanın açılmasına dair kararlar itiraz üzerine İdari İşler Kurulu Başkan ve üyelerinin katılmayacağı Danıştay Genel Kurulunda incelenir. 5. Danıştay Genel Kurulunun bu toplantılarında yeter sayı en az otuzbirdir. Toplantıda hazır bulunanlar çift sayıda ise en kıdemsiz üye toplantıya katılmaz. İtiraz süresi:

2247 sayılı Kanun metninde Uyuşmazlık Mahkemesi başkan ve üyelerinin cezai fiillerine özgü müstakil bir soruşturma usulü düzenlenmemiştir. İlgililerin Anayasa Mahkemesi, Yargıtay veya Danıştay bünyesinden seçilmeleri ve yüksek mahkeme üyelik sıfatlarının devam etmesi sebebiyle, haklarındaki adli işlemlerde mensubu bulundukları yüksek mahkemenin tâbi olduğu kanuni esaslar doğrultusunda hareket edilebilmektedir.

Hâkim, Savcı ve Avukatlara Tanınan Teminatlar

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m. 88 hükmüne göre, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâlleri dışında suç işlediği ileri sürülen hâkim ve savcılar yakalanamaz, üzerleri ve konutları aranamaz, sorguya çekilemez; durum derhal Adalet Bakanlığına bildirilir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 58 uyarınca, avukatların avukatlık veya baro organlarındaki görevlerinden doğan ya da görev sırasında işledikleri iddia edilen suçlarda soruşturma yürütülmesi Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır ve bu işlemler suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü hâli saklı tutulmak üzere avukatın üzeri aranamaz; avukat yazıhane ve konutları ise ancak mahkeme kararına istinaden, kararda gösterilen olayla sınırlı olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisi eşliğinde aranabilir.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 58Kaynağı aç
Madde 58 – (Değişik: 23/1/2008-5728/331 md.) Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.[17] Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın inzibatına ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamayacağı gibi, haklarında disiplin hapsi veya para cezası da verilemez. Kovuşturma izni, son soruşturmanın açılması kararı ve duruşmanın yapılacağı mahkeme:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 58 uyarınca duruşma inzibatına ilişkin usul hükümlerine dayanılarak avukatlar hakkında tutuklama kararı verilemeyeceği gibi disiplin hapsi veya para cezası yaptırımı da uygulanamaz.

Mülki İdare Amirleri ve Komuta Kademesinin Yargılama Usulü

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 161/5 uyarınca, adliye ile ilgili görev ve işlerde kötüye kullanma veya ihmalleri görülen vali ve kaymakamlar hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri tatbik olunur; en üst dereceli kolluk amirleri bakımından ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü geçerlidir.

5271 sayılı Kanun m. 161/6 uyarınca vali ve kaymakamların kişisel suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığı ile aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir; ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde ise soruşturma genel hükümlere göre yürütülür.

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu hükümleri gereğince Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları hakkında askerî suçlardan dolayı soruşturma yapılması Cumhurbaşkanının iznine bağlıdır ve bu soruşturma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından yürütülür; ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü hâllerinde ise soruşturma genel hükümlere tabidir.

Basın Suçlarında Muhakeme Şartı Olarak Dava Süreleri

5187 sayılı Basın Kanunu m. 26 kapsamında yer alan ceza davalarının açılması muhakeme şartı niteliğindedir. Bu çerçevede, Kanunda gösterilen basılmış eserler veya internet haber siteleriyle ilgili davaların günlük süreli yayınlar ile internet haber siteleri bakımından dört ay, basılmış diğer eserler bakımından ise altı ay içinde ikame edilmesi gerekir.

5187 sayılı BASIN KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26- Basılmış eserler veya internet haber siteleri yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar ve internet haber siteleri yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur. Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten, internet haber siteleri için ise habere ilişkin suç ihbarının yapıldığı tarihten başlar. Basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmemesi halinde yukarıdaki sürelerin başlama tarihi, suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihtir. Ancak bu süreler, Türk Ceza Kanununun dava zamanaşımına ilişkin maddesinde öngörülen süreleri aşamaz. Sorumlu müdürün ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin karşı çıkmasına rağmen yayımlatıldığı iddia edilen eserden dolayı yayımlatan aleyhine açılacak dava yönünden süre, sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili hakkında verilecek beraat kararının kesinleşmesinden itibaren başlar. Sorumlu müdürün yayımlanan eserin sahibini bildirmesi durumunda, eser sahibi aleyhine açılacak davada süre, bildirim tarihinden itibaren başlar. Kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda dava açma süreleri, suç için kanunun öngördüğü dava zamanaşımı süresini aşmamak şartıyla, suçun işlendiğinin öğrenildiği tarihten başlar. Kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı olan suçlarda, izin veya karar için gerekli başvurunun yapılmasıyla dava açma süresi durur. Durma süresi dört ayı geçemez. Görevli mahkemeler ve yargılama usulü [13]

5187 sayılı Kanun m. 26 uyarınca kamu davasının açılmasının izin veya karar alınmasına bağlı olduğu durumlarda, başvuru yapılmasıyla birlikte dava açma süresi durur; bu durma süresi en çok dört ay olabilir. Ayrıca bu süreler Türk Ceza Kanunundaki dava zamanaşımı sürelerini aşamaz.

Görevin ve Yargı Yetkisinin Cezai Sorumluluğa Etkisi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 125/3-a uyarınca hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz; 5237 sayılı Kanun m. 131/1 uyarınca bu nitelikli hâl mağdurun şikâyetine tabi tutulmamıştır. Kanunun 265/2 maddesi gereğince görevi yaptırmamak için direnme suçu yargı görevi yapan kişilere karşı işlendiğinde ise faile iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 265Kaynağı aç
Madde 265- (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. (4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 131Kaynağı aç
Madde 131- (1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır. (2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir. DOKUZUNCU BÖLÜM Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar Haberleşmenin gizliliğini ihlal[57]

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 103/3-e düzenlemesi gereğince çocukların cinsel istismarı suçunun kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi durumunda, tayin olunacak temel ceza yarı oranında artırılarak uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 103Kaynağı aç
Madde 103- (Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.) (1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden; [48] a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar, anlaşılır. (2) (Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/13 md.) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz. (3) Suçun; a) Birden fazla kişi tarafından birlikte, b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından, d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından, e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Reşit olmayanla cinsel ilişki
Cumhurbaşkanına hakaret suçunda Adalet Bakanının izni hangi evrede aranır?

Adalet Bakanının izni soruşturma yürütülürken değil, soruşturma tamamlandıktan sonra iddianamenin düzenlenmesi ve kovuşturma evresine geçilerek kamu davasının açılması bakımından zorunlu bir muhakeme şartıdır.

Milletvekilleri hakkındaki adli soruşturmaları hangi başsavcılık yürütür?

Milletvekillerinin seçim öncesinde veya sonrasında işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin adli soruşturma ve kovuşturma yetkisi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara Ağır Ceza Mahkemesine aittir; soruşturma bizzat Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği vekili tarafından icra edilir.

Avukatların üstü ve bürosu hangi şartlarda aranabilir?

Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü hâlleri haricinde avukatın üzeri aranamaz; yazıhaneleri ve konutları ise mahkeme kararıyla, yalnızca kararda belirtilen olayla ilgili olarak, Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımıyla aranabilir.

Basın yoluyla işlenen suçlarda dava açma süresi ne kadardır?

Basın Kanunu kapsamındaki ceza davalarının açılması bir muhakeme şartı olup günlük süreli yayınlar ve internet haber siteleri yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde kamu davası açılması zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu