Ceza Davasında Avukat Tutmak Şart mı ve Ne Zaman Zorunludur?

by Avukat Erdal Ersoy
Ceza Davasında Avukat Tutmak Şart mı ve Ne Zaman Zorunludur?

Türk ceza muhakemesi sisteminde kural olarak her ceza davasında bir avukat tutmak zorunlu değildir. Şüpheli veya sanık kural olarak kendi seçeceği bir müdafinin hukuki yardımından yararlanmakta veya yargılamayı bizzat takip etmekte serbesttir. Kanunun zorunlu müdafilik öngörmediği hallerde kişinin duruşmaya avukatsız katılması ve ifadesini bizzat vermesi mümkündür.

Ceza Muhakemesinde Müdafi Seçimi ve Talep Üzerine Avukat Görevlendirilmesi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150/1 uyarınca, soruşturma veya kovuşturma evresinde şüpheli veya sanıktan öncelikle kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde kendisine bir müdafi görevlendirilir. Suçun niteliğinden bağımsız olarak, avukata ihtiyaç duyduğunu ve maddi durumunun bunu karşılamadığını belirten kişiye koşulların bulunması halinde baro tarafından avukat görevlendirilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
Madde 150 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/21 md.)
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine
bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda
olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak
derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan
dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik
görevinden yasaklanma[54]

Soruşturma evresinde şüpheli sıfatıyla ifade verilirken avukat çağırma ve avukat yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır. Şüpheli, avukatı olmadan ifade vermeye zorlanamaz ve ifade alma işlemi öncesinde avukat talep edebilir.

Kanunen Zorunlu Müdafilik Halleri ve Kapsamı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150 uyarınca, kanunda belirlenen hallerde şüpheli veya sanığın bir müdafi tarafından temsil edilmesi mecburidir. Bu durumlarda kişi kendisi bir avukat seçmezse baro tarafından avukat görevlendirilmesi yoluna gidilir.

5271 sayılı Kanun m. 150/3 uyarınca, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda, istem aranmaksızın şüpheli veya sanığa müdafi görevlendirilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda avukat bulundurulmasının zorunlu olduğu ve özel avukat yoksa baro tarafından müdafi atanmaksızın duruşma yapılamayacağı ifade edilmekle birlikte, yasal düzenlemedeki temel ölçüt isnat edilen suçun ceza alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesidir.

5271 sayılı Kanun m. 150/2 uyarınca müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. Çocuk şüpheli veya sanığın ifadesi alınırken ya da duruşması yapılırken, kendisi veya kanuni temsilcisi avukat istemediğini belirtse dahi zorunlu müdafi sürece katılır. Kendisini savunamayacak derecede malul olan veya sağır ve dilsiz bulunan şüpheli ya da sanığın seçtiği bir avukat yoksa, istem aranmaksızın müdafi görevlendirmesi yapılır.

Zorunlu müdafilik şartları Türk vatandaşları ile yabancı uyruklular arasında ayrım gözetilmeksizin uygulanır. Türkçe bilmeyen yabancı sanığın tercüman hakkı ve müdafi hakkı bulunmakta olup isnat edilen suç veya sanığın durumu zorunlu müdafilik kapsamında ise baro tarafından müdafi atanır. 5271 sayılı Kanun m. 150/4 uyarınca zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Tutuklama İsteminde Müdafi Yardımından Yararlanma

5271 sayılı Kanun m. 101/3 uyarınca, tutuklama istenildiğinde şüpheli veya sanık kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır. Tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüpheli, sorgu sırasında bir avukatın yardımından yararlanmak zorundadır. Yargılama makamınca tutuklama kararı verilmediği takdirde şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır. Bu kapsamda verilen tutuklama kararlarına karşı kanun yoluna başvurularak itiraz edilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 101Kaynağı aç
Madde 101 – (1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma
evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya
re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve
adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî
nedenlere yer verilir.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın
devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
d) (Ek:8/7/2021-7331/14 md.) Adli kontrol uygulamasının yetersiz
kalacağını,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir.
Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği
yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği
veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest
bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz
edilebilir.
Tutuklulukta geçecek süre

Avukat Bulundurmanın Zorunlu Olmadığı Haller ve Usuli Sonuçlar

Yaş küçüklüğü, malullük veya ceza alt sınırı gibi zorunlu müdafilik halleri bulunmadığı takdirde; hakaret, basit yaralama, basit tehdit, mala zarar verme veya konut dokunulmazlığının ihlali gibi nispeten düşük cezalı suçlarda, adli para cezası ya da kısa süreli hapis cezası öngörülen fiillerde ve asliye ceza mahkemesinde görülen davaların birçoğunda avukat bulunması kanunen zorunlu değildir.

Zorunlu müdafi atanmış olması, şüpheli veya sanığın kendi seçeceği bir avukatı tutmasına engel oluşturmaz. Kişi dilerse ayrıca kendi avukatını seçebilir; bu durumda görevlendirilen zorunlu müdafi dosyada kalmaya devam edebilir veya dosyadan çekilebilir.

Zorunlu müdafilik kapsamına giren bir suçta sanığa müdafi atanmadan duruşma yapılması veya avukat bulunmaksızın savunma kabul edilip hüküm kurulması, kanun yolu aşamasında savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde ileri sürülebilir ve istinaf veya temyiz incelemesinde bozma sebebi teşkil edebilir.

Her ceza davasında avukat tutmak kanunen zorunlu mudur?

Kural olarak her davada avukat tutmak zorunlu değildir; suçun alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi veya kişinin çocuk, sağır ve dilsiz ya da kendisini savunamayacak derecede malul olması halleri saklıdır.

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda avukat tutulmazsa ne olur?

5271 sayılı Kanun m. 150/3 uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, şüpheli veya sanığın müdafii bulunmadığı takdirde istem aranmaksızın baro tarafından görevlendirme yapılır.

Tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen şüphelinin avukat bulundurması zorunlu mudur?

5271 sayılı Kanun m. 101/3 uyarınca tutuklama istendiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.

Maddi durumu avukat tutmaya yetmeyen kişiler müdafi talep edebilir mi?

5271 sayılı Kanun m. 150/1 uyarınca, şüpheli veya sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse istemi üzerine kendisine bir müdafi görevlendirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu