Adli Kontrol Kararının Hukuki Niteliği ve Verilme Koşulları
Ceza muhakemesi sürecinde adli kontrol, soruşturma evresinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100 çerçevesinde tutuklama sebeplerinin bulunması durumunda şüphelinin tutuklanması yerine uygulanan bir koruma tedbiridir. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin varlığı hâlinde tutuklama kararı verilebilmektedir; ancak işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması durumunda tutuklamaya hükmedilemez. Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması ile delilleri yok etme, gizleme, değiştirme ya da tanık ve mağdur üzerinde baskı kurma girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe uyanması tutuklama nedeni sayılmaktadır. Adli kontrol tedbiri bu koşullarda devreye girer.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama
sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol
altına alınmasına karar verilebilir.
(2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin
hükümler uygulanabilir.
(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla
yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:
a) Yurt dışına çıkamamak.
b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli
olarak başvurmak.
c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde
meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol
tedbirlerine uymak.
d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve
gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol
bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene
tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir
defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği
üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan
silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.
h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme
süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere
aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.
i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince
ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence
vermek.
j) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Konutunu terk etmemek.
k) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirli bir yerleşim bölgesini terk
etmemek.
l) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirlenen yer veya bölgelere
gitmemek.
(4) (Ek: 25/5/2005 – 5353/14 md.)[22]
(Mülga: 2/7/2012-6352/98 md.) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/15 md.) Maruz
kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu
koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275
sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu
tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine
adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü
verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna
başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren
ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir.
(5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d)
bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında
araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir.
(6) Adlî kontrol altında geçen süre,
şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm,
maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde
uygulanmaz. (Ek cümle:8/7/2021-7331/15 md.) Ancak, (j) bendinde
belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın
mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.[23]
(7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/19 md.) Kanunlarda
öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî
kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.[24]
Adlî kontrol kararı ve hükmedecek merciler
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100/4 gereğince yalnızca adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere üst sınırı iki yıldan fazla olmayan hapis cezalarında tutuklama kararı verilememektedir. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen bu hâllerde de adli kontrole ilişkin hükümlerin uygulanması mümkündür. Bununla birlikte kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında da adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.
Ağır bir hastalık veya engellilik dolayısıyla ceza infaz kurumu şartlarında hayatını yalnız idame ettiremediği 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre tespit edilen şüpheliler ile gebe olan ya da doğum yaptığı andan itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheliler hakkında tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilip istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş dosyalarda ise UYAP kayıtlarını inceleyen ilk derece mahkemesi de adli kontrol kararı verebilir.
Adli Kontrol Kapsamındaki Yükümlülük Çeşitleri
Adli kontrol kararı, kanunda belirlenen bir veya birden çok yükümlülüğün şüpheliye yüklenmesi şeklinde tatbik edilir. Bu doğrultuda şüphelinin yurt dışına çıkamaması ve hâkim tarafından tayin edilen yerlere belirlenen sürelerde düzenli biçimde başvurması kararlaştırılabilir. Yurt dışına çıkış yasağı kararı verildiğinde ilgili merciler UYAP sistemi üzerinden derhâl bilgilendirilir. Yargı mercii ayrıca şüphelinin belirtilen merci veya kişilerin çağrılarına uymasını, mesleki uğraşlarına veya eğitimine devam etmesine yönelik kontrol tedbirlerini yerine getirmesini isteyebilir.
Her türlü taşıtın veya bunlardan bazılarının kullanılmaması ve gerektiğinde sürücü belgesinin makbuz karşılığında mahkeme kalemine teslim edilmesi de adli kontrol yükümlülükleri arasındadır. Ancak hâkim veya Cumhuriyet savcısı şüphelinin mesleki uğraşlarında araç kullanmasına sürekli yahut geçici izin verebilir. Uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak ve bunları kabul etmek de yükümlülük olarak öngörülebilir. Bunun yanında şüphelinin silah bulunduramaması veya taşıyamaması ile elindeki silahları adli emanete makbuz mukabili teslim etmesi hükme bağlanabilir.
Şüpheli veya sanığa konutunu terk etmemek, belirli bir yerleşim bölgesinin dışına çıkmamak ya da belirlenen yer ve bölgelere gitmemek gibi alana dayalı yükümlülükler yüklenebilir. Alana dair kısıtlamaların takibi amacıyla elektronik kelepçe takılabilmekte; kelepçenin açılması veya tayin edilen alanın dışına çıkılması hâlinde kişi tutuklanabilmektedir.
Güvence Yatırma ve Mağdur Haklarının Korunması
Şüphelinin parasal durumu gözetilerek, miktarı ile bir defada veya birden çok taksitle ödeme süreleri Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından belirlenecek bir güvencenin yatırılması adli kontrol tedbiri olarak uygulanabilir. Suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere hâkim tarafından belirlenecek paranın ayni veya kişisel güvenceye bağlanması yahut aile yükümlülükleri ve nafakaya dair güvence verilmesi de bu kapsamda kararlaştırılabilir.
Adli kontrol kapsamında gösterilecek güvence; şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunmasını sağlar. Sunulan güvence kanundaki öncelik sırasına göre katılanın yaptığı masrafların, suçun neden olduğu zararların giderilmesinin ve eski hâle getirmenin (şüpheli veya sanık nafaka borçlarını ödememeleri nedeniyle kovuşturuluyorsa nafaka borçlarının), kamusal giderlerin ve son olarak para cezalarının ödenmesini temin eder. Şüpheli veya sanığı güvence göstermeye zorunlu kılan kararda, güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 113Kaynağı aç
güvence, aşağıda yazılı hususların yerine getirilmesini sağlar:
a) Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya
altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır
bulunması.
b) Aşağıda gösterilen sıraya göre ödemelerin yapılması:
1. Katılanın yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararların giderilmesi
ve eski hâle getirme; şüpheli veya sanık nafaka borçlarını ödememeleri
nedeniyle kovuşturuluyorlarsa nafaka borçları.
2. Kamusal giderler.
3. Para cezaları.
(2) Şüpheli veya sanığı güvence göstermeye zorunlu kılan kararda,
güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir.
Önceden ödetme
Denetim Süreci, İtiraz Kanun Yolu ve Mahsup Esasları
Kovuşturma evresinde adli kontrol hükümleri yargılamanın her aşamasında görevli ve yetkili mahkemece uygulanır. Şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devam etmesinin gerekip gerekmeyeceği en geç dört aylık aralıklarla incelenir. Bu değerlendirme soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde ise mahkemece kendiliğinden yapılır. Şüpheli veya sanığın başvurusu üzerine Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme Ceza Muhakemesi Kanunu m. 110/2 uyarınca beş gün içinde karar verebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 110Kaynağı aç
hâkiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adlî kontrol altına
alınabilir.
(2) Hâkim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adlî kontrol uygulamasında
şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolun
içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir,
değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf
tutabilir.
(3) 109 uncu madde ile bu maddenin birinci ve ikinci fıkra hükümleri,
gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da,
kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır.[25]
(4) (Ek:8/7/2021-7331/16 md.) Şüpheli
veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği
hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturma evresinde Cumhuriyet
savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen
mahkeme tarafından 109 uncu madde hükümleri göz önünde bulundurularak karar
verilir.
Adli kontrol altında geçecek süre
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 111Kaynağı aç
savcısının görüşünü aldıktan sonra hâkim veya mahkeme 110 uncu maddenin ikinci
fıkrasına göre beş gün içinde karar verebilir.
(2) Adlî kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.
Tedbirlere uymama
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 111/2 uyarınca adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir. İtiraz, kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268/1 uyarınca kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek şartıyla zabıt kâtibine beyanda bulunarak yapılır. Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme itirazı haklı bulursa kararını düzeltir; haklı bulmazsa en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrole ilişkin kararlarına itiraz yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından; sulh ceza işlerine asliye ceza hâkimi bakıyorsa ağır ceza mahkemesi başkanı tarafından karara bağlanır. Asliye ceza mahkemesi hâkimi kararlarına itiraz yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine; ağır ceza mahkemesi ve başkanı kararlarına itiraz ise birden çok daire varsa kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesine yapılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı
öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir
dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak
suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı
veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114]
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya
mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç
gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği
kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza
hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son
numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin
bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev
yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama
ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların
incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.
İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların
gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği
tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza
hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi
başkanına aittir.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak
itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve
bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların
incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması
hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için
birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın
ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup
oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına
karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki
mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza
dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara
yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire
başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi;
son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.
İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi
Adli kontrol altında geçen süreler kural olarak şahsi özgürlüğü sınırlama sebebi sayılarak kesinleşen cezadan mahsup edilmez. Ancak uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla uygulanan tedavi ve muayene tedbirleri ile konutunu terk etmemek tedbiri bu yasağın dışındadır. Kanun koyucu konutunu terk etmeme tedbirine tabi kalınan her iki günü cezanın mahsubunda bir gün olarak hesaba katarken, tedavi veya muayene yükümlülüğünde geçen süreler bakımından iki güne bir gün şeklinde bir hesaplama öngörmemiştir.
Adli Kontrol Tedbirlerine Uymamanın Hukuki Sonuçları
Adli kontrol tedbirlerini isteyerek yerine getirmeyen ve yükümlülüklerine kasten uymayan şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi gözetilmeksizin yetkili yargı mercii tarafından derhâl tutuklama kararı verilebilir. Dosyada mahkûmiyet hükmü kurulup istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde de UYAP kayıtlarını inceleyen ilk derece mahkemesi ihlal nedeniyle tutuklama yoluna gidebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 112Kaynağı aç
getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi
ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. (Ek
cümle:14/4/2020-7242/16 md.) Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu
hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması
hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi
de tutuklama kararı verebilir.
(2) (Ek: 24/11/2016-6763/24 md.) Birinci fıkra hükmü, azami
tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrol tedbirinin ihlali
hâlinde de uygulanabilir. Ancak, bu durumda tutuklama süresi ağır ceza
mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz.
Güvence
Kanundaki azami tutukluluk süresinin dolması gerekçesiyle adli kontrol altına alınan kişilerin tedbiri ihlal etmesi durumunda da tutuklama tedbiri uygulanabilir. Ancak bu özel ihlal hâlinde verilecek tutuklama süresi sınırsız olmayıp ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda dokuz ayı, diğer işlerde ise iki ayı geçemez.
Adli kontrol kararına karşı hangi sürede itiraz edilir?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 111/2 adli kontrol kararlarına itiraz edilebileceğini öngörmüş olup kanunun ayrıca özel bir süre belirtmediği hâllerde m. 268/1 uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz yoluna başvurulabilir.
Konutu terk etmeme tedbirinde geçen süre cezadan indirilir mi?
Konutunu terk etmemek adli kontrol yükümlülüğü altında geçirilen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.
Adli kontrol yükümlülüklerine bilerek uyulmazsa ne yapılır?
Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, alabileceği cezanın süresine bakılmaksızın yetkili yargı mercii derhâl tutuklama kararı verebilir.
Adli kontrol tedbirinin devam edip etmeyeceği ne sıklıkla denetlenir?
Adli kontrolün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturma aşamasında savcının istemiyle sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında ise mahkemece resen karar verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

