Ceza davası, olağan kanun yollarıyla birlikte soruşturma, kovuşturma, istinaf ve temyiz aşamalarında ele alınır. Kovuşturma, iddianamenin kabulü veya dava açan belgenin yetkili mahkemeye verilmesiyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar sürer. Soruşturmada şüpheli, kovuşturmada sanık, infazda ise hükümlü sıfatı kullanılır; bu sıfatları taşıyan kişiler adil yargılanma güvencesi altındadır.
Kamu davasının açılması
Suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturacak delil varsa ve kanunda aksine hüküm bulunmuyorsa iddianame düzenlenir. İddianamenin mahkemeye sunulup kabul edilmesiyle kamu davası açılır.
Kovuşturma ve duruşma
Kovuşturmada anılan mahkemeler ağır ceza, asliye ceza, çocuk, çocuk ağır ceza, fikri ve sınai haklar ceza ve icra ceza mahkemeleridir. Ağır ceza mahkemesiyle birlikte vergi suçları, bilişim suçları ve finansal suçlar mahkemeleri de aynı sayımda geçer.
Tanık veya bilirkişinin davet edilmesi ya da başka bir delilin ortaya konulmasının duruşmada istenmesi, son kararın açıklanmasına başlanıncaya kadar mümkündür. Ortaya konulması kabul edilmiş bir delilden, savcı ile sanık ve müdafiinin ortak rızası olmadan vazgeçilemez.
İddianamede belirtilen suçun hukuki niteliği değiştiğinde değişiklik sanığa ve varsa müdafiine bildirilir. Sanığa ek savunma yapma imkânı tanınır.
Hüküm sayılan kararlar
Duruşmanın bittiği açıklandıktan sonra mahkeme hüküm kurar. Bu hüküm beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi veya düşmesi kararı olabilir. Adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı da kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine
hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.
(2) Beraat kararı;
a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka
uygunluk nedeninin bulunması,
e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması,
Hallerinde verilir.
(3) Sanık hakkında;
a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya
sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,
b) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/30
md.) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi
suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,
d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi,
Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;
a) Etkin pişmanlık,
b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
c) Karşılıklı hakaret,
d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı,
Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında
mahkûmiyet kararı verilir.
(6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya
mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.
(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya
açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.
(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da
soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması
hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya
kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz
gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı
verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
(9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza
verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
(10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı
kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı
Beraat kararı
Beraat, 223. maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerden birinde verilir. Bunlar; yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, failin kast veya taksirinin bulunmaması, fiil işlenmiş olsa da hukuka uygunluk nedeninin bulunması ve suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmamasıdır.
Beraat kararının gerekçesinde, 223. maddenin ikinci fıkrasında beraati gerektiren hâllerden hangisine dayanıldığı gösterilir.
Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Bu sınır, 223. maddenin dokuzuncu fıkrasında düzenlenmiştir.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, 223. maddenin üçüncü fıkrasında kusurun bulunmadığı sayılan hâllerde verilir. Bu hâller; yüklenen suçla bağlantılı yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik ya da geçici nedenler, suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hâli ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi, meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması ve kusurluluğu ortadan kaldıran hatadır.
İşlenen fiil suç olma özelliğini korusa bile faile ceza verilmeyen hâllerde de aynı karar verilir. Dördüncü fıkra bu sonucu etkin pişmanlık, şahsî cezasızlık sebebi, karşılıklı hakaret ve fiilin haksızlık içeriğinin azlığı bakımından düzenler.
Mahkûmiyet ve güvenlik tedbiri
Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olursa mahkûmiyet kararı verilir. Aynı sabitlik hâlinde belli bir cezaya mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.
Mahkûmiyet gerekçesinde, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller, ulaşılan kanaat, suç oluşturduğu sabit görülen fiil ve bu fiilin değerlendirilmesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61 ve 62. maddelerine göre cezanın belirlenmesi gösterilir.
Davanın reddi, düşmesi ve durması
Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa 223. maddenin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilir.
Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebepleri varsa ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşılırsa davanın düşmesine karar verilir. Şart henüz gerçekleşmemişse gerçekleşmesi beklenmek üzere durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
Cezanın belirlenmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine göre hâkim; suçun işleniş biçimini, kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yeri, konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, kast veya taksire dayalı kusurun ağırlığını, failin amacını ve saikini gözeterek temel cezayı kanuni alt ve üst sınır arasında belirler. Bu hususlar suçun unsurunu oluşturuyorsa temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 61Kaynağı aç
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın
alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle
indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu
hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel
cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla
teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı
ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile
takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün,
yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının
artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren
bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan
fazla olamaz.
(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)
Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve
bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır.
Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı
ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.
(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza
olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç
tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının
üst sınırından fazla olamaz.
(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne
eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.[18][19]
Takdiri indirim nedenleri
Suçun olası kastla veya bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim ya da artırım, birinci fıkraya göre belirlenen ceza üzerinden yapılır. Bir suçun temel şekline göre daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hâl gerçekleşmişse temel cezada önce artırma, sonra indirme yapılır.
Önceki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebepler ve takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir. Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar artırılamaz, eksiltilemez ve değiştirilemez.
Hapis cezası gün, ay ve yıl olarak belirlenir. Hesapta bir gün yirmi dört saate, bir ay otuz güne karşılık gelir; yıl resmî takvime göre bulunur. Hapis cezasında bir günden, adlî para cezasında bir Türk lirasından az kalan kısım hesaba katılmaz ve infaz edilmez. Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçta bu maddeye göre ulaşılan sonuç ceza otuz yılı aşamaz.
Adlî para cezasında artırma ve indirimler gün sayısı üzerinden yapılır. Sonuç, bulunan gün sayısı ile kişinin bir güne karşılık ödeyebileceği tutarın çarpımıyla hesaplanır. Ceza seçimlik adlî para cezası olarak öngörülmüşse gün biriminin alt sınırı ilgili suçtaki hapis cezasının alt sınırının altında, üst sınırı da hapis cezasının üst sınırının üzerinde olamaz.
İstinaf yolunun kapsamı
İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 272. maddesi uyarınca istinaf yoluna başvurulabilir. On beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir. İstinaf başvurusu, ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmesini önler.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 272Kaynağı aç
istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına
ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir.
(2) Hükümden önce verilip hükme esas
teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı
da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.
(3) Ancak;
a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî
para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk Lirası
dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,[115]
b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren
suçlardan beraat hükümlerine,
c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,
Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.)
Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
İstinaf
istemi ve süresi
Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.
Bazı hükümler istinafa kapalıdır. Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç, sonuç olarak belirlenen on beş bin Türk lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri; üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler bu kapsamdadır.
Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Bu sonuç, aynı fıkrada istinafa kapalı sayılan hükümlerle sınırlıdır.
Sık sorulan sorular
Duruşma bittikten sonra hangi kararlar hükümdür?
Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra verilen beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararları hükümdür. Adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı da kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Sanık hangi hâllerde beraat eder?
Fiil kanunda suç olarak tanımlanmamışsa, sanığın suçu işlemediği sabit olmuşsa, kast veya taksir yoksa, hukuka uygunluk nedeni varsa ya da suçun sanıkça işlendiği sabit değilse beraat kararı verilir.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı ne zaman verilir?
Kusurun bulunmadığı yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik, geçici neden, hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi, zorunluluk, cebir veya tehdit, meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaşla aşılması ya da kusurluluğu kaldıran hata hâllerinde bu karar verilir. Fiil suç olmaya devam etse de etkin pişmanlık, şahsî cezasızlık, karşılıklı hakaret veya haksızlık içeriğinin azlığı nedeniyle ceza verilmiyorsa sonuç yine aynıdır.
Aynı fiil için yeniden dava açılabilir mi?
Aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında önceden hüküm verilmiş veya dava açılmışsa davanın reddine karar verilir.
Hangi ceza hükümlerine istinaf kapalıdır?
Hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak on beş bin Türk lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet, üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat ve kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümler istinafa kapalıdır. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

