Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu ve Cezası TCK 181

by Avukat Erdal Ersoy
Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu ve Cezası TCK 181

Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçunun Hukuki Niteliği ve Unsurları

Çevrenin kasten kirletilmesi suçu, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya kasten verilmesiyle vücut bulur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 181. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu fiili gerçekleştiren kişi hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Suçun maddi unsurunun tamamlanması için failin atık veya artıkları alıcı ortama kasten aktarması aranır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 181Kaynağı aç
Madde 181- (1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı
olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya
havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik
göstermesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza iki katı kadar artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar
açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine,
hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde,
beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
(5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Çevrenin taksirle kirletilmesi

Bu suç tehlike suçu niteliğindedir. Tipikliğin oluşumu için çevrenin somut olarak fiilen bozulması veya doğrudan bir zararın gerçekleşmesi zorunlu olmayıp, çevreye zarar verme ihtimalinin bulunması ve fiilin alıcı ortam üzerinde tehlike yaratmaya elverişli olması cezai yaptırımın tatbiki açısından yeterli kabul edilir.

Çevreyi kirleten her fiil Türk Ceza Kanunu'nun 181. maddesi kapsamında suç oluşturmaz; bir kısmı Kabahatler Kanunu ve belediye mevzuatı uyarınca idari para cezasına bağlanır. Özellikle sokak, kaldırım, park ve ortak alanların kirletilmesi halinde ceza hukuku yerine çoğu kez idari yaptırım uygulanır.

TCK 181 Kapsamında Suçun Nitelikli Halleri ve Cezaları

Türk Ceza Kanunu'nun 181. maddesinin ikinci fıkrasında atık veya artıkların ülkeye izinsiz sokulması bağımsız bir fiil olarak tanımlanmıştır. İlgili düzenleme gereğince atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi kanunda özel bir ağırlatıcı neden olarak düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 181. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kalıcı özellik gösterme halinde, hem birinci fıkradaki kasten atık verme fiili hem de ikinci fıkradaki ülkeye izinsiz atık sokma fiili dolayısıyla verilecek ceza iki katı kadar artırılır.

Fiilin insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine ya da hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek nitelikteki atık veya artıklarla işlenmesi halinde yaptırım daha da ağırlaşır. TCK m. 181/4 hükmü uyarınca bu nitelikli halde faile beş yıldan az olmamak üzere hapis cezası ve bin güne kadar adli para cezası verilir.

Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri

Türk Ceza Kanunu'nun 181. maddesinin beşinci fıkrası gereğince, maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen fiillerden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Buna karşılık maddenin birinci fıkrasında yer alan temel kirletme eylemi tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinin kapsamı dışında bırakılmıştır.

Kasten Kirletme ile Taksirle Kirletme Arasındaki Sınır

Çevreyi kirletme eyleminin kast olmaksızın, özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak taksirle gerçekleştirilmesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 182. maddesi kapsamında cezalandırılır. Çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle neden olan kişi adli para cezası ile cezalandırılır. Bahse konu atıkların toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması halinde ise iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 182Kaynağı aç
Madde 182- (1) Çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkların
toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle neden olan kişi, adlî para
cezası ile cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada
kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) İnsan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya
çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal
özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya
artıkların toprağa, suya veya havaya taksirle verilmesine neden olan kişi, bir
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Gürültüye neden olma

İnsan veya hayvanlar bakımından tedavisi zor hastalıkların belirmesine, üreme yeteneğinin körelmesine veya doğal özelliklerin değişmesine yol açabilecek atıkların alıcı ortama taksirle verilmesi durumunda TCK m. 182/2 uyarınca fail hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası tayin edilir.

Delillerin Tespiti, Yargılama Usulü ve Zamanaşımı

Çevrenin kasten kirletilmesi isnadında illiyet bağının ve kirlenme elverişliliğinin sübut bulması bakımından genel gözlem ve sübjektif kanaat tek başına cezalandırmaya dayanak yapılamaz. İhlalin mevcudiyetinin belirlenmesi için teknik ölçüm, numune alma, kimyasal analiz ve uzman bilirkişi raporları aranır.

Bu suç şikâyete bağlı suçlar arasında yer almadığından kovuşturulması uzlaşmaya tabi değildir. Soruşturma cumhuriyet savcılığı tarafından ihbar üzerine veya kendiliğinden yürütülür; mağdurun veya ilgililerin şikâyetten vazgeçmesi kamu davasının düşmesine yol açmaz.

TCK m. 181 kapsamında çevrenin kasten kirletilmesi suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu suçtan dolayı açılan kamu davalarında yargılama yapma görevi asliye ceza mahkemelerine aittir.

Tutuklama Yasağı ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin dördüncü fıkrasına göre; vücut dokunulmazlığı aleyhine kasten işlenen eylemler müstesna olmak üzere, hapis cezasının yukarı sınırı iki yılı aşmayan suçlar ile yalnızca adli para cezasını gerektiren fiillerde tutuklama tedbirine başvurulamaz. Türk Ceza Kanunu'nun 181. maddesinin birinci fıkrasındaki temel çevre kirletme suçunun hapis cezası üst sınırı iki yıl olduğundan sanık hakkında tutuklama kararı verilemez. Cezanın yukarı sınırının iki yılı aştığı nitelikli kirletme hallerinde ise söz konusu tutuklama yasağı uygulanmaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı

Sanığa yüklenen suçtan ötürü yapılan yargılama neticesinde hükmolunan hapis cezası iki yıl veya daha az süreli ise ya da adli para cezası niteliği taşıyorsa Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Bu karar, müsadereye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık bakımından hiçbir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli dahi olsa seçenek yaptırımlara çevrilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Sanığın kamuya veya kişilere verilen zararı derhal giderme şartını o anda yerine getirememesi halinde, zararın denetim süresince aylık taksitlerle ödenmesi suretiyle tamamen giderilmesi kaydıyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanabilir. Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve belirlenen yükümlülüklere uygun davranılması durumunda açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak kamu davasının düşürülmesine hükmolunur.

Çevrenin kasten kirletilmesi suçunda şikayet süresi var mıdır?

Çevrenin kasten kirletilmesi suçu şikayete tabi olmayıp re'sen soruşturulduğu için herhangi bir şikayet süresi bulunmamakta; dava 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olmaktadır.

TCK 181/1 kapsamında temel kirletme fiilinden ötürü tutuklama kararı verilebilir mi?

Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar hariç olmak üzere üst sınırı iki yılı geçmeyen hapis cezalarında tutuklama yasağı bulunduğundan, TCK 181/1 uyarınca üst sınırı iki yıl olan temel suçtan tutuklama kararı verilemez.

Çevrenin kasten kirletilmesi suçunda HAGB uygulanabilir mi?

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli olması ve zararın tamamen giderilmesi şartıyla HAGB kararı verilebilir; bu koşulun derhal yerine getirilememesi halinde ise zararın denetim süresince aylık taksitlerle ödenmesi suretiyle tamamen giderilmesi kaydıyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür.

Tüzel kişiler hakkında çevrenin kirletilmesinden dolayı güvenlik tedbiri uygulanabilir mi?

Türk Ceza Kanunu'nun 181. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, maddenin iki, üç ve dördüncü fıkralarındaki kirletme fiillerinden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur; maddenin birinci fıkrasındaki temel kirletme eylemi ise bu tedbirlerin kapsamı dışındadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu