Çekin İbrazı ve İleri Düzenleme Tarihli Çek Esasları
Çek, niteliği gereği görüldüğünde ödenen ve üzerinde vade taşımayan bir kambiyo senedidir. Keşide günü olarak gösterilen tarihten önce muhatap bankaya sunulan çekin ibraz günü itibarıyla ödenmesi ilkesi Türk Ticaret Kanunu'nun temel kuralıdır. Bununla birlikte ekonomik güçlükler nedeniyle çeklerin vaktinde karşılanamaması ve ticari hayatta doğan mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla yasal istisnalara yer verilmiştir. 18.02.2009 tarih ve 5838 sayılı Kanun ile 3167 sayılı Çek Kanunu'ne eklenen geçici düzenlemeyle çekin keşide tarihinden önce muhatap bankaya ibrazı 31.12.2009 tarihine kadar geçersiz sayılmıştır. Bu geçici uygulama sonrasında 5941 sayılı Çek Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 31/12/2028 tarihine kadar çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek üzere muhatap bankaya ibrazı geçersiz kılınmıştır. Çek alacaklısı, çeki ancak üzerinde gösterilen tarihten itibaren işleyen yasal ibraz süreleri dahilinde muhatap bankaya sunmalıdır; bu süre çekin keşide edildiği yerde ödenecek olması halinde on gün, başka bir yerde ödenecek olması durumunda ise bir aydır.
5941 sayılı ÇEK KANUNU m. geçici 3Kaynağı aç
5941 sayılı Çek Kanunu m. 3/8 uyarınca üzerinde yazılı düzenleme gününden önce ibraz edilen çekin karşılığının kısmen veya tamamen ödenmemesi halinde bu senet üzerinden hukuki takip yapılamaz. İleri düzenleme tarihli bir çek hakkında hukuki takip yoluna başvurulabilmesi için, senet üzerindeki düzenleme tarihi esas alınarak kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve usulünce karşılıksızdır işlemine tabi tutulması yasal bir zorunluluktur.
5941 sayılı ÇEK KANUNU m. 3Kaynağı aç
Bankanın Sorumluluğu ve Ödemeye İlişkin Kurallar
5941 sayılı Çek Kanunu muhatap bankalar yönünden birtakım yasal yükümlülükler ve yaptırımlar getirmiştir. Kanunun 3. maddesinin 9. fıkrası gereğince, çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutara dair yasal sorumluluğu son bulur.
Muhatap banka, çek karşılığının hesapta bulunmasına rağmen hamiline ödenmesini geciktirirse veya kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutarın hamile ödenmesinde gecikmeye düşerse, çek hamiline her geçen gün için binde üç oranında gecikme cezası ödemekle yükümlüdür. Bu durumlarda genel faiz ve temerrüt faizi hükümleri uygulanmaz.
Muhatap bankanın kanuni sorumluluk tutarı dahil kısmi ödeme yapması halinde çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz biçimde çek hamiline verilir. Çek hamili elindeki bu onaylı fotokopiyle müracaat borçlularına başvurabilir, kambiyo senetlerine özgü takip yollarını işletebilir veya icra mahkemesine şikayette bulunurken bu belgeyi dilekçesine ekleyerek icra daireleri ile mahkemelerde geçerli bir ispat vasıtası şeklinde kullanabilir.
Çekte Ödemeden Men Yetkisinin Yürürlükten Kaldırılması
Çek uygulamasında köklü dönüşüm yaratan adımlardan biri, keşidecinin muhatap bankayı ödemeden menedebilme yetkisinin kaldırılmasıdır. Cenevre Yeknesak Çek Kanunu'nda yer almayan ve İsviçre Borçlar Kanunu'ndan tercüme yoluyla Türk hukukuna giren bu düzenleme, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 711. maddesinin son fıkrasında yer almaktaydı. Düzenleme, keşidecinin çekin kendi elinden veya üçüncü bir kişinin elinden rızası hilafına çıktığı iddiasıyla muhatap bankayı ödemeden menedebilmesine imkan tanımaktaydı. Bildirim yapılan banka bu beyana uymakla yükümlü sayılmakta, bildirime karşın ödeme yaptığı takdirde kusurlu görülerek ödediği tutarı keşidecinin hesabına yansıtamamaktaydı.
Ödemeden men yetkisinin kötüye kullanılması, yanlış anlamalara yol açması ve çekin güvenilir ödeme aracı niteliğiyle bağdaşmaması gerekçeleriyle 18.02.2009 tarih ve 5838 sayılı Kanun'un 31. maddesinin 19. fıkrasıyla anılan hüküm yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece keşidecinin tek yanlı bildirimiyle bankayı ödemeden menedebilme imkânına son verilmiştir.
Karekodlu Çek Sistemi ve Çekin Zorunlu Unsurları
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780. maddesine eklenen bentlerle banka tarafından verilen seri numarası ile karekod, çekin zorunlu unsurları arasına dahil edilmiştir. Çek alacaklıları, ellerinde bulunan karekodlu çek aracılığıyla ilgililerin rızası aranmaksızın keşidecinin geçmiş mali kayıtlarına ulaşabilmektedir. Karekod sistemi üzerinden; çek hesabı sahibinin adı, soyadı veya ticaret unvanı, tacir tüzel kişiyse tescilli yetkilileri, toplam çalıştığı banka sayısı ve bankalara henüz ibraz edilmemiş çek adedi ile çek tutarı öğrenilebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 780Kaynağı aç
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/33988, K. 2019/14958Kaynağı aç
Bununla birlikte karekod sorgusuyla çek hesabı sahibinin son beş yıl içinde ibrazında ödenen çek adet ve tutarlarına, ilk ve son ibraz tarihlerine, karşılıksız işlemi gören ve halen ödenmeyen ya da sonradan ödenen çeklerin adet, tutar ve ibraz tarihlerine ulaşılabilmektedir. Sistem üzerinden ayrıca çek hesabı açma yasağının bulunup bulunmadığı, her bir çek yaprağında tedbir kaydı olup olmadığı ve hesap sahibi tacirse verilmiş bir iflas kararının bulunup bulunmadığı denetlenebilmektedir.
Karekod okutma ve bilgi paylaşım sistemi 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi tarafından oluşturulur ve yetkili kılınan şirket nezdinde kurulabilir. Çekte bulunacak MERSİS numarası ile karekodun tanımı, içeriği ve uygulamaya ilişkin usulleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı müştereken çıkarılan tebliğle belirler. 5941 sayılı Kanun m. 2/8 gereğince tüzel kişi adına çek düzenleyen kişinin adı ve soyadının senet üzerine açıkça yazılması şarttır. Bankalar da hesap açılışında çek yasağını kontrol etmek ve tüzel kişi işlem yetkililerini Risk Merkezi sistemine kaydetmekle ödevlidir. 5941 sayılı Kanun m. 3/10 hükmü uyarınca lehine karekodlu çek düzenlenen lehtar, aldığı çeki sisteme kaydetmek zorundadır; sisteme kayıttan sonra şirket temsilcilerinde gerçekleşen değişiklikler çek hesabı sahibi tüzel kişinin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Karşılıksız Çekte Yargılama Usulü ve Cezai Yaptırımlar
5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasında karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu düzenlenmiştir. Suçun maddi unsurlarını; senedin 6102 sayılı Kanun'da sayılan zorunlu yasal unsurları taşıması, yetkili hamilce yasal ibraz süresinde muhatap bankaya ibraz edilmesi ve bankaca karşılıksızdır işleminin gerçekleştirilmesi oluşturur. Suçun manevi unsuru, karşılığın bankada bulunmadığını bilmek ve karşılığı bankada bulundurmamak yönündeki kasttır; suç karşılıksızdır işleminin yapıldığı anda tamamlanır. Kambiyo hukuku bakımından karşılıksız çeki düzenleme fiili ile karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme fiili birbirinden farklı eylemlerdir.
Karşılıksız çek nedeniyle yargılama icra mahkemesinde yürütülür. Mahkemece mahkûmiyet hükmüyle birlikte çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir; bu yasak varsa devamına hükmedilir. Yargılama aşamasında da mahkemece resen koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanır. Hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda, ceza kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına dönüştürülür. Ayrıca bu suç yönünden ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseseleri uygulanamaz.
5941 sayılı ÇEK KANUNU m. 5Kaynağı aç
Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilen kimseler elindeki tüm çek yapraklarını bankalarına iade etmekle yükümlüdür ve adlarına yeni bir çek hesabı açılamaz. Yasak kararı verilen kişi, tebliğden itibaren on gün içinde henüz karşılığı tahsil edilmemiş çeklerini düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve lehtarlarını gösterecek biçimde liste halinde bankaya sunmak mecburiyetindedir. Yasaklı kişiler yasaklılıkları devam ettiği sürece sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev üstlenemez; ancak mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin bitimine kadar devam eder.
Karşılıksız Çek Suçunda Sorumluluk ve Şirket Yöneticilerinin Durumu
Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde bu çekten kaynaklanan hukuki ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir. Tacir tüzel kişi veya faaliyetleriyle ilişkilendirilmek kaydıyla; ortaklar, temsilciler veya yönetim organında görev alanlar adına açılan çek hesapları tacir tüzel kişiye ait sayılır ve bu ilişkinin varlığına yönelik emareler bulunması hâlinde banka şubesi durumu Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.
Karşılık bulundurma yükümlülüğü çek hesabı sahibine aittir. Hesap sahibi tüzel kişi ise, şirketin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesi cezai yönden sorumlu faildir; şayet yönetim organında bu yönde bir görev paylaşımı yapılmamışsa yönetim organını oluşturan tüm gerçek kişiler sorumlu kabul edilir. Buna karşılık, yönetim kurulu üyesi olmayan murahhas müdürler, ticari mümessiller veya ticari vekiller çek keşide etme ya da hesapta karşılık bulundurma yetkisine sahip bulunsalar bile karşılıksız çek suçunun faili olamazlar.
Anonim şirketlerde kuruluş sözleşmesinden sonra seçilen yönetim kurulu üyelerinin tescil ve ilanı bildirici mahiyettedir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/33988 Esas ve 2019/14958 Karar sayılı ilamı çerçevesinde, yöneticilik görevi istifa veya sürenin dolması gibi sebeplerle usulünce sona eren yönetim kurulu üyesinin ayrılığı ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmemiş olsa bile, ayrılma tarihinden sonra karşılıksız çıkan şirket çeki nedeniyle kural olarak cezai sorumluluğuna gidilemez. Bunun istisnası fiili yöneticiliktir: Ayrılığı ilan edilmeyen eski yönetici şirket yararına piyasada çek keşide etmeyi sürdürür, çekleri alacaklılara teslim eder veya şirket adına yönetici gibi mal ve hizmet alımlarına devam eder ve şirket de bu işlemlere icazet gösterirse, fiili bağ kesilmediğinden cezai sorumluluğu diğer yöneticilerle birlikte devam eder.
Sıkça Sorulan Sorular
İleri tarihli çek üzerinde yazılı düzenleme gününden önce bankaya ibraz edilebilir mi?
Çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce bankaya ödenmek üzere ibrazı 5941 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 31/12/2028 tarihine kadar geçersizdir. Düzenleme tarihinden önce ibraz edilip ödenmeyen çekler için hukuki takip yapılamaz; hamil alacağını ancak düzenleme tarihinden itibaren yasal ibraz süresi içinde bankaya başvurup karşılıksız işlemi yaptırarak takip konusu edebilir.
Karekod sorgulaması ile keşidecinin hangi geçmiş verilerine ulaşılır?
Karekod okutulduğunda hesap sahibinin kimlik veya unvan bilgileri, yetkilileri, çalıştığı banka sayısı ve henüz ibraz edilmemiş çek tutarı görülebilir. Ayrıca son beş yılda ödenen ve karşılıksız kalan çek adet ve tutarları, çek hesabı açma yasağı, çek yaprakları üzerindeki tedbirler ve iflas kaydı ilgilinin rızası aranmaksızın incelenebilir.
Karşılıksız çek suçunda uzlaşma, ön ödeme ve erteleme uygulanır mı?
Karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu nedeniyle yargılama icra mahkemesinde yapılır; bu suç bakımından ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmaz. Hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde ceza kamuya yararlı işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapse çevrilir.
Tüzel kişi çeklerinin karşılıksız kalmasında cezai sorumluluk kimdedir?
Tüzel kişilerde karşılıksız çek suçunun faili mali işleri yürütmekle görevlendirilen gerçek kişi yönetim organı üyesidir; görevlendirme yapılmamışsa organı oluşturan tüm gerçek kişiler sorumludur. Şirket organı üyesi olmayan ticari vekil veya mümessiller çek düzenleme yetkisine sahip olsalar dahi bu suçun faili sayılamaz.
Şirketten ayrılan fakat tescili yapılmayan eski yöneticinin cezai sorumluluğu sürer mi?
Yöneticilik görevi usulünce biten üyenin ayrılığı ticaret sicilinde ilan edilmemiş olsa bile, ayrılıktan sonra karşılıksız çıkan şirket çeki nedeniyle kural olarak cezai sorumluluğu doğmaz. Ancak eski yönetici şirket namına piyasada çek düzenlemeye veya yönetici gibi mal alımına devam eder ve şirket de menfaat sağlayarak buna icazet verirse fiili yöneticilik sebebiyle cezai sorumluluk devam eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

