Ç-117 ve Ç-119 Tahdit Kodu: Sonuçlar ve İtiraz Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Ç-117 ve Ç-119 Tahdit Kodu: Sonuçlar ve İtiraz Yolları

Ç-117 ve Ç-119 tahdit kodları, Türkiye'de çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilen yabancılara uygulanan idari kayıt mekanizmalarıdır. Bu kodlara bağlı olarak sınır dışı etme kararı ve belli süreli giriş yasağı doğabilir. Kodun kaldırılması için Göç İdaresi Başkanlığına idari itiraz başvurusu yapılabilir ya da idare mahkemesinde iptal davası açılabilir; bunların yanı sıra hakkında tahdit kodu bulunan yabancılar meşruhatlı vize alarak Türkiye'ye giriş yapabilir.

Ç-117 Tahdit Kodu Nedir ve Hangi Sonuçları Doğurur

Ç-117 tahdit kodu, Türkiye'de çalışma izni bulunmaksızın çalıştığı tespit edilen yabancı hakkında konulan bir idari kayıttır. Bu koda bağlı olarak yabancı hakkında sınır dışı etme kararı verilebilmekte, bir yıl boyunca Türkiye'ye girişi engellenebilmekte ve idari para cezası uygulanabilmektedir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun (YUKK) 54. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi, çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilen yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınabileceğini hükme bağlamaktadır; giriş yasağı süresi ve idari para cezası bu bent kapsamında düzenlenmemiş olup bu konulardaki kanuni dayanağın ilgili mevzuattan ayrıca tespit edilmesi gerekmektedir.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54 – (1) Aşağıda sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır: a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler f) İkamet izinleri iptal edilenler g) İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler ya da bu hükümleri ihlale teşebbüs edenler[20] ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar j) İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar k) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler. (2) (Değişik: 3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir. Sınır dışı etme kararı alınmayacaklar

Ç-119 Tahdit Kodu Nedir ve Ç-117'den Farkı Nedir

Ç-119 tahdit kodu, çalışma izni olmadan çalışması nedeniyle hakkında idari para cezasına hükmedilen yabancının bu cezayı ödememesi durumunda konulan bir koddur. Ç-119'a bağlı giriş yasağı beş yıl, Ç-117'dekinin ise bir yıl olduğu belirtilmektedir. Her iki kodun farklı giriş yasağı süresi öngördüğü bilinmekle birlikte, bu sürelerin YUKK veya ilgili yönetmelik kapsamındaki kanuni dayanağı mevcut kaynaklarda doğrulanamamaktadır.

Ç-117 ile Ç-119 tahdit kodlarına karşı tek bir dava dilekçesiyle iptal davası açılabilir; yalnızca Ç-119 koduna karşı da bağımsız olarak dava yoluna gidilebilir.

Kodun Kaldırılmasında İki Yol: İdari İtiraz ve İptal Davası

Ç-117 ve Ç-119 tahdit kodlarının kaldırılması için Göç İdaresi Başkanlığına idari itiraz başvurusu yapılması ya da idare mahkemesinde iptal davası açılması yoluna gidilebilir. Bu iki yol birbirinin alternatifidir; doğrudan iptal davası açıldığında sonradan Göç İdaresi Başkanlığına itiraz yapılamamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 11. maddesi, idari makama yapılan başvurunun idari dava açma süresini durduracağını hükme bağlamaktadır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

Göç İdaresi Başkanlığına İdari İtiraz

İdari itiraz, tahdit kodunun veya buna dayalı sınır dışı etme kararının yabancıya tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Göç İdaresi Başkanlığına yapılmalıdır. Başvuruyu alan idare 30 gün içinde karar verir; İYUK m. 11/2 uyarınca bu süre içinde cevap verilmemesi başvurunun reddedilmiş sayılması sonucunu doğurur. Bu aşamada yabancı iptal davası yoluna başvurabilir.

Ç-117 tahdit koduna itiraz eden yabancının, çalışmadığını ya da geçerli bir çalışma iznine dayanarak çalıştığını, iznin süresinin dolmadığını ve izne aykırı bir işte çalışmadığını ortaya koyması gerekmektedir. İlgili belgelerin başvuruya eklenmesi bu süreçte belirleyici önem taşır.

Doğrudan İptal Davası ve Süre Hesabı

İdari itiraz yoluna başvurmaksızın doğrudan iptal davası açılması da mümkündür. Bu hâlde dava, tahdit kodu kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Önce Göç İdaresi Başkanlığına itiraz yoluna gidilmişse İYUK m. 11 uyarınca dava açma süresi durur; İYUK m. 11/3'e göre isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre hesaba katılır.

Tahdit Kodu İptal Davasında Yürütmenin Durdurulması

İptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunulabilir. İYUK m. 27/2 uyarınca bu talebin kabulü için idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Yürütmenin durdurulması kararı verilirse tahdit kodunun doğuracağı etkiler dava sonuçlanana kadar askıya alınır. Dava açılmasının yürütmeyi kendiliğinden durdurmayacağı İYUK m. 27/1'de açıkça düzenlenmiştir; bu nedenle ayrı bir yürütmeyi durdurma talebi gerekmektedir. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yetkili Mahkeme

Tahdit kodunun kaldırılmasına ilişkin iptal davalarında işlemi tesis eden makamın konumu belirleyici rol oynar. İşlemi Göç İdaresi Başkanlığının tesis ettiği hâllerde Danıştay 10. Daire, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğunu değerlendirmiştir (E. 2023/5351, K. 2023/6093; E. 2022/2824, K. 2022/2804). Buna karşın tahdit koduna dayalı sınır dışı etme kararlarının iptali, söz konusu kararı veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesinin görev alanına girmektedir.

Danıştay 10. Daire, E. 2023/5351, K. 2023/6093Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/5351 E.  ,  2023/6093 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/5351 Karar No : 2023/6093 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI İran uyruklu davacı … vekili Av. … tarafından, müvekkili hakkındaki V-68 tahdit kodu ile varsa başkaca tahdit kodlarının kaldırılması istemiyle Göç İdaresi Başkanlığına yapılan 16/03/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Göç İdaresi Başkanlığına karşı açılan davada; Ankara 1. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 29/05/2023 tarih ve E:2023/2274, K:2023/2267 sayılı kararı ile İstanbul 15. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 09/08/2023 tarih ve E:2023/3025, K:2023/4279 sayılı karar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari mercinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından hakkındaki V-68 tahdit kodu ile varsa başkaca tahdit kodlarının kaldırılması istemiyle Göç İdaresi Başkanlığına başvurulduğu, bu başvuruya cevap verilmemesi üzerine başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, başvuru üzerine İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce tesis edilen bir işlem bulunmadığı, Ankara 1. İdare Mahkemesi kararında anılan idarece tesis edildiği belirtilen işlemin ise davaya konu başvurudan çok önce tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, genel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca davanın görüm ve çözümünde iptali istenilen işlemi tesis eden Göç İdaresi Başkanlığının bulunduğu yer idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın Ankara 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın İstanbul 15. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 30/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/2824, K. 2022/2804Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/2824 E.  ,  2022/2804 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2824 Karar No : 2022/2804 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI Suriye uyruklu davacı … tarafından, hakkında konulan … tarihli … tahdit kodunun iptali istemiyle Göç İdaresi Başkanlığı'na karşı açılan davada, Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile İstanbul 15. İdare Mahkemesi'nin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrasında; göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır. Dava dosyası içerisinde yer alan "Giriş Yasağı Bilgileri" başlıklı belgede, davacı hakkındaki tahdit kodunun Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uluslararası Koruma Genel Müdürlüğü İnsan Ticareti Mağdurlarını Koruma Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı kararı uyarınca konulduğu görülmektedir. Bu haliyle, iptali istenen işlemin Göç İdaresi Başkanlığı'na (Göç İdaresi Genel Müdürlüğü) ait olduğu anlaşıldığından, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Göç İdaresi Başkanlığı'nın bulunduğu yer idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın Ankara 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın İstanbul 15. İdare Mahkemesi'ne ve taraflara bildirilmesine, 26/05/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/336, K. 2024/440Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/336 E.  ,  2024/440 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/336 Karar No : 2024/440 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI Suriye uyruklu davacı … vekili Av. … tarafından, müvekkili hakkında tesis edilen G-87 ve G-43 tahdit kodu konulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle Göç İdaresi Başkanlığına karşı açılan davada, Ankara 26. İdare Mahkemesi'nce verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Sakarya İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 08/11/2023 tarih ve E:2023/1288, K:2023/1581 sayılı karar ile Sakarya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 25/12/2023 tarih ve E:2023/1372, K:2023/1450 sayılı karar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Göç İdaresi Başkanlığınca hakkında G-87 ve G-43 tahdit kodu konulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle Ankara 26. İdare Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemenin 10/10/2023 tarihli ilk incelemeye esas ara kararı ile dava konusu kodlara (G-87 ve G-43 tahdit kodu) ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, Göç İdaresi Başkanlığınca cevaben, Başkanlıklarınca tesis edilmiş herhangi bir tahdit kodunun bulunmadığı belirtilerek davacı hakkındaki tahdit kodlarına ilişkin GöçNet tahdit raporunun gönderildiği, Ankara 26. İdare Mahkemesinin 08/11/2023 tarih ve E:2023/1288, K:2023/1581 sayılı kararıyla "Dava dosyasının incelenmesinden; Suriye uyruklu davacı tarafından, hakkında tesis edilen G-87 tahdit kodu konulmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmakta olup, söz konusu uyuşmazlığa ilişkin Mahkememiz ara kararı üzerine Göç İdaresi Başkanlığı tarafından dava dosyasına ibraz edilen … tarih ve … sayılı evrak ve eki belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında Sakarya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından … tarih, … sayılı ve … tarih, … sayılı kararı ile tesis edilen V-160 tahdit kodlarının bulunduğu görülmekte olup, davacı talebinin hakkındaki tahdit kodlarının iptaline yönelik olduğu ve davacı hakkındaki tüm tahdit kodlarının Sakarya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından tesis edildiği hususları dikkate alındığında uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya İdare Mahkemesinin yetkili bulunduğu sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verildiği ve dava dosyasının Sakarya İdare Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Olayda, her ne kadar Ankara 26. İdare Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davacı hakkında V-160 tahdit kodlarının bulunduğunun görüldüğü, davacının talebinin hakkındaki tahdit kodlarının iptaline yönelik olduğu ve davacı hakkındaki tüm tahdit kodlarının Sakarya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından tesis edildiği belirtilerek Sakarya İdare Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesi ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş ise de davacı vekili tarafından açıkça Göç İdaresi Başkanlığı tarafından tesis edilmiş olan G-87 ve G-43 tahdit kodu işleminin iptalinin istendiği, Sakarya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünden ve bu müdürlükçe tesis edilen V-160 tahdit kodundan hiç bahsedilmediği, bunun iptalinin istenmediği görülmektedir. Bu durumda, davacı vekili tarafından, münhasıran Göç İdaresi Başkanlığı tarafından tesis edildiği belirtilen G-87 ve G-43 tahdit kodunun iptalinin istendiği; ancak davacı vekilinin iddiasının aksine Göç İdaresi Başkanlığınca bu yönde bir işlem tesis edilmediği, Ankara 26. İdare Mahkemesince bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi davacı vekilinin V-160 tahdit kodunun iptalini isteyip istemediği yönünde tereddüte düşülmüş ise bu yönde de bir dilekçe ret kararı alınmaksızın dosyanın doğrudan Sakarya İdare Mahkemesine gönderildiği, Göç İdaresi Başkanlığınca tesis edildiği belirtilen G-87 ve G-43 tahdit kodu işlemleri hakkında "idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı" konusunda karar verme yetkisinin dava konusu idari işlemi tesis ettiği ileri sürülen Göç İdaresi Başkanlığının bulunduğu Ankara ilinin yargı çevresinde yer aldığı Ankara İdare Mahkemesinde olduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın Ankara 26. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Sakarya 1. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 04/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Sınır Dışı Kararı Verilmişse Ne Yapılmalı

Tahdit koduyla birlikte sınır dışı etme kararı da tesis edilmişse yabancının bu karara karşı ayrıca iptal davası açması gerekmektedir. YUKK m. 57/1 uyarınca sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır ve değerlendirme ile karar süresi kırk sekiz saati geçemez. YUKK m. 53/3 uyarınca yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir; mahkemeye başvuran kişi aynı zamanda sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirmek zorundadır. Sınır dışı işlemleri tamamlandığında idarenin bu süreyi beklemeksizin kişiyi sınır dışı edebileceği belirtilmektedir; bu nedenle kararın tebliğinin ardından ivedilikle hareket edilmesi önem taşır.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 57Kaynağı aç
MADDE 57 – (1) 54 üncü madde kapsamındaki yabancılar, kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde, haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir. Bu kişilerden, sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilenler hakkında, sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır. Değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez. (2) (Değişik:6/12/2019-7196/77 md.) Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür. (3) Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir. (4) (Değişik:6/12/2019-7196/77 md.) İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenmez. İdari gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl sonlandırılır. Bu yabancılara, 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. (5) İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. (6) İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir. (7) İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır. (8) (Ek:6/12/2019-7196/77 md.) İdari gözetim altına alınan yabancıların uyruklarının tespit edilmesi amacıyla elektronik ve iletişim cihazları incelenebilir. İnceleme sonucunda elde edilen veriler bu amaç dışında kullanılmaz. İdari gözetime alternatif yükümlülükler
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 53Kaynağı aç
MADDE 53 – (1) Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır. (2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. (3) (Değişik:21/11/2024-7533/36 md.) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurularda savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, 2577 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen süre iki ay olarak uygulanır. Duruşma yapılması mahkemenin takdirine bağlıdır. Başvurular dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Sınır dışı etme kararı alınacaklar

YUKK m. 53/3'e göre yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilemez. Sınır dışı kararının iptali davasında tahdit kodunun iptali de talep edilebilir; mahkeme, talebi hukuken yerinde bulursa her iki işlemin iptaline birlikte karar verebilir.

Geri Gönderme Merkezine Alınma ve İdari Gözetim

Sınır dışı etme kararı verilen yabancı, geri gönderme merkezine alınarak idari gözetim altına alınabilir. Sınır dışı kararına karşı iptal davası açılmış olması yabancının geri gönderme merkezinden çıkarılmasına yetmez; kişinin serbest bırakılması için idari gözetim kararına karşı da ayrıca itiraz başvurusunda bulunulması gerekmektedir.

YUKK m. 57/3 uyarınca geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesiyle ilgili doğru bilgi veya belgeleri vermemesi nedeniyle sınır dışı işlemlerinin tamamlanamaması hâlinde bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. YUKK m. 57/4 uyarınca valiliğin her ay düzenli olarak idari gözetimin devamındaki zorunluluğu değerlendirmesi ve zaruret görülmeyen hâllerde gözetimi derhal sona erdirmesi gerekir; gözetim sona erdirildiğinde yabancıya YUKK m. 57/A uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilebilir.

İdari gözetim kararına itiraz, YUKK m. 57/6 uyarınca kararı veren valiliğin bulunduğu yer ya da yabancının idari gözetim altında tutulduğu yer sulh ceza hâkimine yapılır. Bu başvuru idari gözetimi durdurmaz; hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve verilen karar kesindir. YUKK m. 57/5 uyarınca idari gözetim kararları, uzatma kararları ve aylık değerlendirme sonuçları gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir; avukatsız kişi itiraz usulleri ve süreleri konusunda ayrıca bilgilendirilir. Avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayan yabancıya talep hâlinde Avukatlık Kanunu hükümleri çerçevesinde avukatlık hizmeti sağlanabilir.

Sınır Dışı Kararı Alınamayacak Hâller

YUKK m. 54 kapsamında değerlendirilseler dahi bazı yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınamaz. YUKK m. 55/1 uyarınca bu hâller şunlardır: sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağına dair ciddi emare bulunanlar; ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler; hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar; mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları; tedavileri tamamlanıncaya kadar psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları. YUKK m. 55/2 uyarınca bu değerlendirmeler her kişi için ayrı yapılır ve bu kişilerden belirli bir adreste ikamet etmeleri ile istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları istenebilir.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55 – (1) 54 üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz: a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar ç) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları d) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları (2) Birinci fıkra kapsamındaki değerlendirmeler, herkes için ayrı yapılır. Bu kişilerden, belli bir adreste ikamet etmeleri, istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları istenebilir. Türkiye’yi terke davet

Meşruhatlı Vize ile Türkiye'ye Giriş

Hakkında tahdit kodu ve giriş yasağı bulunan yabancılar meşruhatlı vize alarak Türkiye'ye giriş yapabilir. Meşruhatlı vize; aile birleşimi, çalışma, öğrencilik, tedavi ve ticaret gibi çeşitli amaçlar için idare tarafından özel olarak verilen bir vize türüdür. Tahdit kodu ve giriş yasağı kalkmamış olsa dahi meşruhatlı vize ülkeye giriş imkânı sağlar; kodun tamamen kaldırılması için ise idari itiraz veya iptal davası yoluna başvurulması gerekmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Ç-117 ve Ç-119 tahdit kodu arasındaki fark nedir?

Ç-117, çalışma izni olmadan çalışan yabancıya konulan koddur ve bir yıllık giriş yasağı ile idari para cezası sonuçlarını doğurabilir. Ç-119 ise bu aşamada verilen idari para cezasının ödenmemesi üzerine uygulanan ek bir koddur ve beş yıllık giriş yasağı öngörür. Her iki kodun farklı yaptırım süreleri taşıdığı bilinmekte olmakla birlikte giriş yasağı sürelerinin YUKK veya ilgili yönetmelik kapsamındaki kanuni dayanağı mevcut kaynaklarda doğrulanamamaktadır.

Tahdit koduna itiraz için süre ne kadardır?

Tahdit kodunun veya buna dayalı sınır dışı etme kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Göç İdaresi Başkanlığına itiraz yapılabilir ya da idare mahkemesinde doğrudan iptal davası açılabilir.

İdari itiraz yoluna gitmeden doğrudan dava açabilir miyim?

Evet. Göç İdaresi Başkanlığına itiraz etmeksizin doğrudan iptal davası açılabilir. Ancak doğrudan dava açıldığında artık idari itiraz yolu kapanmaktadır. İdari itiraz yoluna gidilmiş ve ret kararı alınmışsa, İYUK m. 11/3 uyarınca isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre hesaba katılır.

Sınır dışı kararına itiraz etmek geri gönderme merkezinden çıkmamı sağlar mı?

Hayır. Sınır dışı kararına karşı dava açılması geri gönderme merkezinden çıkış için tek başına yeterli değildir. Serbest bırakılmak için idari gözetim kararına karşı da sulh ceza hâkimliğinde ayrıca itiraz başvurusunda bulunmak gerekmektedir. Bu başvurunun idari gözetimi durdurmayacağı YUKK m. 57/6'da açıkça belirtilmiştir.

Meşruhatlı vize almak tahdit kodunu kaldırır mı?

Hayır. Meşruhatlı vize, tahdit kodu ve giriş yasağı devam etmesine karşın Türkiye'ye giriş yapılmasına olanak tanır; ancak kodu hukuki olarak ortadan kaldırmaz. Kodun kaldırılması için idari itiraz veya idare mahkemesinde iptal davası yoluna başvurulması gerekmektedir.

Tahdit kodu iptal davasını hangi mahkemede açmalıyım?

İşlemi tesis eden makam belirleyicidir. Danıştay 10. Daire, Göç İdaresi Başkanlığına ait tahdit kodu işlemlerinin iptali davalarında 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğunu değerlendirmiştir. Buna karşın tahdit koduna dayalı sınır dışı kararlarının iptali, kararı veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesinin görev alanına girmektedir.

İdari gözetim ne kadar süre devam edebilir?

YUKK m. 57/3 uyarınca geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Yabancının iş birliği yapmaması veya doğru bilgi ya da belge vermemesi nedeniyle sınır dışı işlemlerinin tamamlanamaması hâlinde bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. İdari gözetimin devamındaki zorunluluk valilikçe her ay değerlendirilir; zorunluluk görülmezse gözetim derhal sona erdirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu