Mavi Kart ve Çifte Vatandaş Üniversite Kaydı Rehberi

by Avukat Erdal Ersoy
Mavi Kart ve Çifte Vatandaş Üniversite Kaydı Rehberi

Çifte Vatandaşlık ile Mavi Kart Rejiminin Hukuki Niteliği

Çifte vatandaşlık ile Mavi Kart sahipliği farklı hukuki rejimlere tabidir. Çifte vatandaşlık statüsünde Türk vatandaşlığı sürerken yabancı bir devletin vatandaşlığı da taşınır. Mavi Kart statüsü ise 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere ve bu kişilerin altsoylarına tanınmaktadır. 5901 sayılı Kanun'un 25 ve devamı maddelerinde vatandaşlıktan çıkma, 28. maddesinde ise Mavi Kartlılar kütüğündeki kişilerin hakları düzenlenmektedir. Yükseköğretime geçişte ilgilinin tabi olduğu statü bu yasal çerçeveye göre belirlenir.

5901 sayılı TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU m. 28Kaynağı aç
MADDE 28 – (Değişik: 9/5/2012-6304/14 md.) (1) Doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, bu maddede belirtilen istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler. Millî güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklıdır. (2) Bu madde kapsamında bulunan kişilerin, seçme ve seçilme, muafen araç veya ev eşyası ithal etme hakları ile askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü yoktur. Bu kişilerin sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı olup bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabidirler. (3) Bu madde kapsamında bulunan kişiler, bir kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi olarak asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamazlar. Ancak kamu kurum ve kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilirler. (4) Cumhurbaşkanı gerekli görmesi halinde üçüncü dereceden itibaren hangi dereceye kadar olan altsoyların bu maddede tanınan haklardan faydalanabileceğini belirleyebilir.[6] (5) Bu madde hükümlerinden yararlanacak olan altsoyun, üstsoyu ile soy bağını belgelendirmesi şarttır. (6) Bu madde kapsamında bulunan kişilere, talepleri halinde bu maddede belirtilen haklardan faydalanabileceklerini gösteren Mavi Kart düzenlenir. Bu Kart, 21/2/1963 tarihli ve 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamındadır. (7) Bu maddenin sağladığı hakların kullanılmasında Mavi Kartın ibrazı yeterlidir. Kartın ibraz edilememesi durumunda Kimlik Paylaşımı Sistemi aracılığıyla Mavi Kartlılar Kütüğünden alınacak kayıt örneği ve uyruğunda bulunulan devlet makamlarınca verilmiş kimlik bilgilerini gösteren belge ile işlem yapılır. Bu kişilerin kimlik bilgilerinde değişiklik olması durumunda uyruğunda bulunduğu devlet makamından alınmış eski ve yeni kimlik bilgilerini gösteren belgenin usulüne göre tasdik edilmiş Türkçe tercümesi ile birlikte ibrazı zorunludur. (8) Bu madde kapsamında bulunan kişilere Bakanlığın tespit edeceği esaslar çerçevesinde kimlik numarası verilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası aranan yerlerde bu kimlik numarası kullanılır. (9) Mavi Kartın düzenlenmesi ve dağıtılması ile Mavi Kartlılar Kütüğünün elektronik ortamda tutulmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. (10) Kamu kurum ve kuruluşları, bu madde hükümlerinin uygulanması amacıyla her türlü tedbiri alır ve gerekli düzenlemeleri yapar. Türk vatandaşlığını kaybettirme[7]

5901 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izniyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ile bunların üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, maddede sayılan istisnalar saklı kalmak üzere Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanmayı sürdürür. Bu haktan yararlanabilmek için altsoyun, üstsoyu ile arasındaki soy bağını belgelemesi şarttır. Söz konusu hakların kullanılmasında Mavi Kartın ibrazı yeterli kabul edilir. Kartın ibraz edilemediği durumlarda ise Kimlik Paylaşımı Sistemi üzerinden kütük kayıt örneği ve yabancı kimlik belgesiyle işlem gerçekleştirilir. Ayrıca bu kişilere verilen kimlik numarası, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası talep edilen işlemlerde geçerlidir.

Yurt Dışı Kontenjanından Başvuru Şartları ve Ortaöğretim Ölçütü

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 45. maddesinin (f) bendi uyarınca yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretiminin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilir. Yurt dışı kontenjanından başvuru yapılabilmesi için lise eğitiminin tamamının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hariç olmak üzere yurt dışında bitirilmiş olması aranmaktadır. Türk vatandaşı veya çifte vatandaş olan adaylar da ortaöğretimlerinin tamamını KKTC hariç yurt dışında tamamlamışlarsa Türk vatandaşlığından çıkma şartı aranmaksızın yurt dışı kontenjanına başvurabilmektedir.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 30/3/2012 – 6287/14 md.) Yükseköğretime giriş ve yerleştirme aşağıdaki şekilde yapılır: a. Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır. b. Yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girilir. Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında adayların ortaöğretim başarıları dikkate alınır. Ortaöğretim bitirme başarı notları en küçüğü ikiyüzelli, en büyüğü beşyüz olmak üzere ortaöğretim başarı puanına dönüştürülür. Ortaöğretim başarı puanının yüzde onikisi yerleştirme puanı hesaplanırken merkezî sınavdan alınan puana eklenir. c. Ortaöğretim kurumlarını birincilik ile bitiren adaylar için mevcut kontenjanların yanı sıra Yükseköğretim Kurulu kararı ile ayrı kontenjanlar belirlenebilir. d. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/25 md.) Bir mesleğe yönelik program uygulayan liselerin mezunlarının, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek aynı alanda bir önlisans programına yerleşmelerinde, merkezi sınavlardan almış oldukları puanlara bu fıkranın (b) bendine göre hesaplanan ortaöğretim başarı puanı ve bu puanın Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak puan eklenir. e. Önlisans mezunları için, ilişkili lisans programlarında belirlenmiş kontenjanın yüzde onunu geçmeyecek şekilde Yükseköğretim Kurulu kararı ile her yıl dikey geçiş kontenjanı ayrılabilir. f. Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır. g. Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek usul ve esaslara göre, belli sanat ve spor dallarında üstün kabiliyetli olduğu tespit edilen öğrenciler ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunca tespit edilen uluslararası bilimsel yarışmalarda ödül kazanan öğrenciler, ilgili dallarda eğitim yapmak kaydıyla yükseköğretim kurumlarına yerleştirilebilir. (Ek cümle: 16/2/2016-6676/4 md.) Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunca tespit edilen ve Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen bilimsel yarışmalarda ilk üçe giren öğrencilerin ilgili dallardaki lisans programlarına yerleştirilmelerinde, merkezi sınavlardan almış oldukları puanlara, bu maddenin (b) bendine göre hesaplanan ortaöğretim başarı puanı ve bu puanın Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak puan eklenir. Cari hizmet maliyetinin hesaplanması, öğrenci katkı payları ve öğrenim ücretleri:[39]

Yurt dışı kontenjanına başvuru hakkının kazanılmasında eğitimin fiilen yurt dışında sürdürülmüş olması önem taşımaktadır. Yurt dışındaki bir Türk okulunun açık öğretim programından mezun olunsa dahi ilgili ülkede fiilen bulunulmadan uzaktan eğitim veya benzeri yollarla temin edilen lise diplomalarıyla yapılan yurt dışı kontenjanı başvuruları kabul görmemektedir. Yükseköğretime kabul şartlarının denetiminde idare, adayın ilgili ülkede fiilen eğitim alıp almadığını inceleme yetkisine sahiptir.

Türkiye ve KKTC Liselerinden Mezun Olan Adayların Durumu

Yükseköğretim Kurulu düzenlemeleri gereğince, ortaöğretimini Türkiye'deki veya KKTC'deki liselerde tamamlayan yahut bu kurumlarda öğrenim gören KKTC vatandaşları ile çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybeden Mavi Kartlı adayların yurt dışı kontenjanı başvuruları kabul edilmez. Lise eğitimini Türkiye'de veya KKTC'de bitiren Mavi Kart sahipleri, yükseköğretim programlarına yerleşebilmek için Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) esaslarına tabidir.

Türkiye'deki liselerden mezun olan Mavi Kartlılara getirilen bu kuralın istisnaları mevcuttur. Elçilik bünyesinde faaliyet gösteren okullar, MOBİS sistemine kayıtlı milletlerarası özel öğretim kurumları ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yurt dışı Türk okullarında öğrenim gören adaylar yurt dışı kontenjanı sınırlamasından muaf tutulmaktadır.

Kamu Hizmeti Sınırı ve Uzmanlık Eğitimi Tercihleri

5901 sayılı Kanun'un 28. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, Mavi Kart kapsamındaki kişiler bir kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamazlar. Buna karşılık kamu kurum ve kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak istihdam edilmeleri mümkündür.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/9872, K. 2020/4414Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/9872 E.  ,  2020/4414 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/9872 Karar No : 2020/4414 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALILAR : 1- … Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … 2- … Başkanlığı – … VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : 2019 Tıpta Uzmanlık Sınavı 2. Dönem Başvuru Kılavuzu'nun "Tercih Bildirimi ve Yerleştirme İşlemleri" başlıklı 5. Bölümünün 5.7. kısmında yer alan "Mavi kartlı adaylar; a) Yabancı uyruklu olarak başvuru yapmak istiyorlarsa yabancı uyruklu kontenjanları, b) Mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sadece vakıf üniversitelerinin genel kontenjanlarını, … tercih edebileceklerdir." düzenlemesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Mavi kartlı Hollanda vatandaşı olduğunu, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduğunu, 01/09/2019 tarihinde TUS’a girdiğini ve 63 puan aldığını, 23/10/2019 tarihinde yayınlanan 2019 TUS 2. Dönem Başvuru Kılavuzu’nda mavi kartlı adayların genel kontenjanlardan tercih yapabileceğinin düzenlendiğini, ancak tercih işleminin son günü olan 31.10.2019 tarihinde mavi kartlı adayların yabancı uyruklu kontenjanını veya vakıf üniversitelerinin genel kontenjanını tercih edebileceğinin düzenlendiğini, değişiklikten 31/10/2019 tarihinde şans eseri haberdar olduğunu, kazanılmış hakkının bulunduğunu ve haklı beklenti içinde olduğunu, bu zamana kadar mavi kartlı adayların genel kontenjanları tercih edebildiği ve yerleştikten sonra Türk Vatandaşlığına geçerek eğitimlerine başladıklarını, dava konusu kuralın iptalinin gerektiğini iddia etmektedir. DAVALI … BAKANLIĞININ SAVUNMASI : Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin 11. maddesinin birinci fıkrasında Uzmanlık öğrencisinin; kurumlarındaki kadro unvanı ne olursa olsun, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde programlarda uzmanlık eğitimi gören, araştırma ve uygulama yapan kişi olarak tanımlandığını, Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28. maddesine göre çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere bazı haklar tanındığını, bu madde kapsamında bulunan kişilerin, bir kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi olarak asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamayacaklarını, ancak kamu kurum ve kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabileceklerinin düzenlendiğini, bu hükme istinaden ÖSYM Kılavuzunda değişiklik yapıldığını, davacının 28. madde kapsamında mavi kart sahibi olduğunu, TVK’nın 28. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığına geçmediği sürece kadroya atanmasının mümkün olmadığını, mavi kartlı adayların atanma ve uzmanlık eğitimine başlamada sıkıntı yaşamamaları için, başvuru yapılırken tercihlerini nasıl yapabileceklerinin açıklığa kavuşturulduğunu, uzmanlık eğitiminin yabancı uyruklular hariç, kadroya atanarak yapılan bir eğitim olduğunu, bu nedenle yerleştirilen kurumun atanma şartlarını taşımayanların uzmanlık eğitimine başlatılmalarının mümkün olmadığını, uzmanlık eğitiminin salt bir eğitim olmayıp, sağlık hizmeti sunumuyla iç içe geçmiş bir eğitim olduğunu, davacının menfaatini ortadan kaldıran bir durum olmadığını, zira mavi kartlı olarak genel kontenjanı tercih etmiş ve yerleşmiş olsaydı dahi Türk Vatandaşlığına geçmeden uzmanlık öğrencisi olarak kadroya atanmasının mümkün olmadığından düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmaktadır. DAVALI … BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak; davada süreaşımı bulunduğunu ve hasım mevkiinden çıkarılmaları gerektiğini, esasa dair ise; 17/07/2019 tarihinde yayınlanan Başvuru Kılavuzu’nda “mavi kartlı adayların genel kontenjanlar ile yabancı uyruklu kontenjanlarını (tercih aşamasında hangi kontenjanlardan yararlanacaklarını sistemde seçerek) tercih edebileceklerinin” belirtildiğini, Sağlık Bakanlığı’nın 05/10/2019 tarihli incelemesinde Kılavuzda yer alan ilgili bölümün “mavi kartlı adaylar mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sadece vakıf üniversitelerinin genel kontenjanlarını, … tercih edilen kontenjan türüne bağlanan tüm sonuçları kabul ederek tercih edebileceklerdir.” şeklinde değiştirilmesinin istenildiğini, buna göre yeni düzenlenmiş Başvuru Kılavuzu’nun 23/10/2019 tarihinde yayınlandığını, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığını, belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava, 2019 Tıpta Uzmanlık Sınavı 2. Dönem Başvuru Kılavuzu'nun "Tercih Bildirimi ve Yerleştirme İşlemleri" başlıklı 5. Bölümünün 5.7. kısmında yer alan "Mavi kartlı adaylar; a) Yabancı uyruklu olarak başvuru yapmak istiyorlarsa yabancı uyruklu kontenjanları, b) Mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sadece vakıf üniversitelerinin genel Kontenjanlarını, … tercih edebileceklerdir." Düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 3. maddesinde “Tıpta Uzmanlık”; Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre yürütülen ve tıp doktorlarına belirli alanlarda özel yetenek ve yetki sağlamayı amaçlayan bir yükseköğretimdir, şeklinde tanımlanmıştır. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Ek 14. Maddesinin ikinci fıkrasında, tıpta ve diş tabipliğinde ana uzmanlık dalı eğitimlerine, merkezi olarak yapılacak tıpta ve diş tabipliğinde uzmanlık sınavları ile girileceği, dördüncü fıkrasında ise tıpta ve diş tabipliğinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara ilgili kurumun döner sermayesinden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçesinden, vakıf üniversitelerinde ise kendi bütçelerinden (13.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılacağı, hükme bağlanmıştır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 maddesinin 1-j maddesinde, tıpta uzmanlık eğitimi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasında sayılmıştır. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum v e Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “ Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı”nın düzenlendiği bölümde yer alan 346. maddede “Kılavuz” ; Ölçme, seçme ve yerleştirme işlemlerine ilişkin uyulması gereken kurallar, duyurular veya yol gösterici açıklamalardan oluşan ve adaylar ile diğer ilgilileri bağlayıcı olan basılı veya elektronik ortamdaki bilgi paketini” ifade eder şeklinde tanımlanmış, 347. maddenin 1. fıkrasında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı’nın, bu Bölüm ve ilgili diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğine haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, Yükseköğretim Kurulu ile ilgili, merkezi Ankara’da bulunan özel bütçeli bir kuruluş olduğu belirtilmiş , 2. fıkrasının (ç) bendinde, sınav ölçme, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerine yönelik yıllık sınav takvimini belirlemek, kamuoyuna duyurmak ve 6114 sayılı Kanunda ve bu Bölümde belirlenen ilkelere göre yerine getirmek, görevleri arasında sayılmıştır. 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’un 7. maddesinin 5. fıkrasında “ Sınavlarla ilgili her türlü açıklama, başvuru ve sınav sonuçlarının adaylara duyurulması, Başkanlığın internet sayfasında yapılır. İnternet sayfasındaki duyurular adaylara tebliğ hükmündedir.” hükmüne yer verilmiştir. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ile 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 22 nci maddesine dayanılarak çıkarılan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 11. maddesinin 2. fıkrasında, programlara yerleştirilen uzmanlık öğrencilerinin istihdam şeklinin, kurumlarının özel mevzuat hükümlerine tabi olduğu, 11. maddenin 7. fıkrasında, uzmanlık öğrencisinin, programda bulunan bütün eğiticilerin gözetim ve denetiminde araştırma ve eğitim çalışmalarında ve sağlık hizmeti sunumunda görev alacağı, 12. maddenin 5. fıkrasında, ÖSYM’nin her sınav ve yerleştirme dönemi için işlemleri ayrıntılı olarak açıklayan bir kılavuz hazırlayıp yayımlayacağı, 13. maddenin 8. fıkrasında, ÖSYM tarafından programlara yerleştirilenlerin atamasının kurumların kendi mevzuatınca program yöneticisinin bulunduğu birime göre yapılacağı, 9. fıkrasında ise yerleştirildikleri kurumun atama şartlarını taşımaksızın sınava girip bir programa yerleştirilmiş olanların uzmanlık eğitimine başlatılmayacakları, kurala bağlanmıştır. 2019 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS 2. Dönem ) Başvuru Kılavuzunun “Genel Bilgiler, Temel İlke ve Kurallar” bölümünde yer alan 1.9. maddesinde, “Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Sağlık Bakanlığı adına Üniversite Tıp Fakültelerine yerleşen ve Sözleşmeli Tabip, Sözleşmeli Aile Hekimliği statüsünde görev yapan hekimlerin atama işlemlerinin yapılabilmesi için sözleşmelerini feshederek 657 sayılı Kanuna göre kadrolu olarak göreve başlamaları gerekmektedir.” 5.7. maddesinde ise “ T.C. uyruklu adaylar ve KKTC uyruklu adaylar genel kontenjanları; Mavi Kartlı adaylar ile 2527 uyruklu adaylar genel kontenjanlar ile yabancı uyruklu kontenjanlarını ( tercih aşamasında hangi kontenjanlardan yararlanacaklarını sistemde seçerek); Yabancı uyruklu adaylar yabancı uyruklu kontenjanlarını tercih edebileceklerdir.” kuralına yer verilmiş iken; Kılavuzun 5.7. maddesi, Mavi kartlı adaylar; (a)-yabancı uyruklu olarak başvuru yapmak istiyorlarsa yabancı uyruklu kontenjanları, (b)-Mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28. Maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sadece vakıf üniversitelerinin genel kontenjanlarını, tercih edilen kontenjan türüne bağlanan tüm sonuçları kabul ederek tercih edebilecekleri, şeklinde değiştirilmiştir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun “ Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere tanınan haklar” başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrasında, bu madde kapsamında bulunan kişilerin, bir kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi olarak asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulanamayacaklarının hükme bağlanmış olması, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 11. maddesinin 7. fıkrasında uzmanlık öğrencisinin sağlık hizmeti sunumunda görev alacağının, Kılavuzun 1.9. maddesinde Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Sağlık Bakanlığı adına Üniversite Tıp Fakültelerine yerleşen hekimlerin 657 sayılı Kanuna göre kadrolu olarak göreve başlayacaklarının kurala bağlanmış olması karşısında, yapılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Dava, 2019 Tıpta Uzmanlık Sınavı 2. Dönem Başvuru Kılavuzu'nun "Tercih Bildirimi ve Yerleştirme İşlemleri" başlıklı 5. Bölümünün 5.7. kısmında yer alan "Mavi kartlı adaylar; a) Yabancı uyruklu olarak başvuru yapmak istiyorlarsa yabancı uyruklu kontenjanları, b) Mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sadece vakıf üniversitelerinin genel Kontenjanlarını, … tercih edebileceklerdir." düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; 01.07.2019 tarihinde TUS Başvuru Kılavuzu'nun yayınlandığı, ilgili Kılavuzda "Mavi kartlı adayların genel kontenjanlar ile yabancı uyruklu kontenjanlarını (tercih aşamasında hangi kontenjanlardan yararlanacaklarını sistemde seçerek) …" tercih edebileceğinin düzenlendiği, Tıp ve Uzmanlık Eğitimi Dairesi Başkanlığı'nın 07/08/2019 tarihli toplantısında, Başvuru Kılavuzu'nun "Mavi kartlı adaylar; a) TC vatandaşlığına, sınava başvuru yapmadan önce geçmişlerse genel kontenjanları, b) Yabancı uyruklu olarak başvuru yapmak istiyorlarsa yabancı uyruklu kontenjanları, c) Mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sadece genel kontenjanlardan vakıf üniversitesi kontenjanlarını, … tercih edebileceklerdir" şeklinde değiştirilmesine karar verildiği, mavi kartlı Hollanda vatandaşı olan davacının 01/09/2019 tarihinde TUS'a girdiği ve 63 puan aldığı, 05/10/2019 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından ÖSYM'ye gönderilen yazıda 2019 Tıpta Uzmanlık Sınavı 2. Dönem Başvuru Kılavuzu'nun "Tercih Bildirimi ve Yerleştirme İşlemleri" başlıklı 5. Bölümü'nün 5.7. kısmının "Mavi kartlı adaylar; a) Yabancı uyruklu olarak başvuru yapmak istiyorlarsa yabancı uyruklu kontenjanları, b) Mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sadece vakıf üniversitelerinin genel Kontenjanlarını, … tercih edebileceklerdir." şeklinde değiştirilmesinin istenildiği ve ilgili Kılavuzda gerekli değişikliklerin yapıldığı, 23-31.10.2019 tarihlerinin TUS tercih tarihleri olduğu, 08/11/2019 tarihinde davacının Ufuk Üniversitesi İç Hastalıkları Bölümü'ne yerleştirildiği anlaşılmaktadır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere tanınan haklar" başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu madde kapsamında bulunan kişiler, bir kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi olarak asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamazlar. Ancak kamu kurum ve kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilirler." hükmü düzenlenmiştir. 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 355. maddesinde, Tıpta uzmanlık eğitimi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Temel İlkeler" başlıklı 7. maddesinde, sınavların, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme işlemleri, güvenilirlik, gizlilik, tarafsızlık, bilimsellik ilkeleri çerçevesinde ve adaylara fırsat eşitliği sağlayacak biçimde yapılacağı, sınavlarla ilgili her türlü açıklama, başvuru ve sınav sonuçlarının adaylara duyurulmasının, Başkanlığın internet sayfasında yapılacağı, İnternet sayfasındaki duyuruların adaylara tebliğ hükmünde olduğu düzenleme altına alınmıştır. Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin "Uzmanlık Öğrencisi" başlıklı 11. maddesinde, "(1) Uzmanlık öğrencisi; kurumlarındaki kadro unvanı ne olursa olsun, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde programlarda uzmanlık eğitimi gören, araştırma ve uygulama yapan kişilerdir. (2) Programlara yerleştirilen uzmanlık öğrencilerinin istihdam şekli, kurumlarının özel mevzuat hükümlerine tabidir." hükmü; "Uzmanlık Eğitimine Giriş Sınavları" başlıklı 12. maddesinde "(1) TUS yılda en az iki defa, DUS ve YDUS yılda en az bir defa olmak üzere ÖSYM tarafından yarışma esasına dayanan mesleki bilgi sınavı şeklinde yapılır." hükmü; "Uzmanlık Eğitimine Giriş Sınavlarının Sonuçları, Yerleştirme ve Uzmanlık Eğitimine Başlama" başlıklı 13. maddesinde "(1) (Ek cümle:RG-09/04/2015-29321) Tıpta uzmanlık eğitimi yapabilmek için tabip ya da tıp dışı meslek mensubu olarak eczacı, kimyager veya veteriner olmak; diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi yapabilmek için diş tabibi olmak; yan dal uzmanlık eğitimi yapabilmek için yan dalın bağlı olduğu ana dalda uzman olmak şarttır. Uzmanlık öğrencisi adayı çizelgelerde belirtilen uzmanlık dallarında eğitim veren programlara ÖSYM tarafından yerleştirilir. (8) ÖSYM tarafından programlara yerleştirilenlerin ataması kurumların kendi mevzuatınca program yöneticisinin bulunduğu birime göre yapılır. (9) Yerleştirildikleri kurumun atama şartlarını taşımaksızın sınava girip bir programa yerleştirilmiş olanlar uzmanlık eğitimine başlatılmazlar. Şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile uzmanlık eğitimi sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin uzmanlık eğitimine son verilir." hükmü düzenlenmiştir. 2019 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS 2. Dönem) Başvuru Kılavuzu'nun giriş kısmında "Bu kılavuz, sınavla ilgili başvuru, sınav ve sınav sonuçlarının değerlendirilmesi ve yerleştirme esaslarını kapsamaktadır. Sınava başvuran adaylar, Kılavuzda ve ilgili mevzuatta yer alan düzenlemeleri kabul etmiş sayılırlar. 6114 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 5. fıkrası gereği sınav/yerleştirme ile ilgili açıklama ve duyurular, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığının internet sayfasında yapılır. İnternet sayfasındaki duyurular adaylara tebliğ hükmündedir. ÖSYM tarafından sınav/yerleştirmelerle ilgili olarak alınan yeni kararlar ve gerekli görülen değişikliklere ilişkin bilgiler, ÖSYM’nin internet sayfasından kamuoyuna duyurulacaktır. Bu nedenle ilgililerin ÖSYM’nin internet sayfasını sık sık kontrol etmeleri yararlarına olacaktır." kuralı; 1.9. Kısmında "Adayların yerleştirildikleri programlara kaydolmaları veya kadrolara atanmaları için ilgili kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer mevzuatta belirtilen koşulları karşılamaları gerekir. Yerleştirildikleri hâlde ilgili mevzuatta öngörülen koşulları karşılamayanların yerleştirildikleri kurumlarca atamaları veya kayıtları yapılamaz. Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Sağlık Bakanlığı adına Üniversite Tıp Fakültelerine yerleşen ve Sözleşmeli Tabip, Sözleşmeli Aile Hekimliği statüsünde görev yapan hekimlerin atama işlemlerinin yapılabilmesi için sözleşmelerini feshederek 657 sayılı Kanun'a göre kadrolu olarak göreve başlamaları gerekmektedir. " kuralı yer almaktadır. Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi: İdarelerin, normlar hiyerarşisine uygun olarak kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerekli önlemleri alma ve bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma yetkisine sahip olduğu açıktır. Bir başka anlatımla; kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunmakta olup; yapılan değişikliklerin haklı ve hukuken geçerli bir sebebe dayanması gerektiği de idare hukuku ilkelerindendir. Öğretide de türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin kanun hükümlerini uygulama ve bu kapsamda idari düzenleme yapma yetkisinin, kanunlarla getirilen hükümleri aşacak, bu kuralları değiştirecek şekilde kullanılamayacağı İdare Hukuku'nun en temel prensiplerindendir. Bu husus hukuk devleti ilkesinin görünümlerinden olan kanuna saygılı idare (kanuni idare) olgusunun gerçekleşmesinin de bir gereğidir. Dava dosyasının incelenmesinden, 01/07/2019 tarihinde Tıpta Uzmanlık Sınavı Başvuru Kılavuzu'nun yayınlandığı, bu Kılavuzda TC uyruklu adaylar ile KKTC uyruklu adayların genel kontenjanları, Mavi kart sahibi adaylar ile 2527 uyruklu adayların genel kontenjanlar ile yabancı uyruklu kontenjanları, yabancı uyruklu adayların ise yabancı uyruklu kontenjanları tercih edebileceğinin düzenlendiği, mavi kartlı Hollanda vatandaşı olan davacının 01/09/2019 tarihinde Tıpta Uzmanlık Sınavı'na girdiği, 05/10/2019 tarihli Sağlık Bakanlığı'nın düzeltme yazısı üzerine Başvuru Kılavuzu'nun ilgili kısmının "TC uyruklu adaylar ile TC uyruğunun yanında yabancı uyruğu da olan adaylar, sadece genel kontenjanları; yabancı uyruğu olan adaylar sadece yabancı uyruklu kontenjanları; mavi kartlı adaylar yabancı uyruklu olarak başvuru yapmak istiyorlarsa yabancı uyruklu kontenjanları, mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sadece vakıf üniversitelerinin genel kontenjanlarını; … tercih edebileceklerdir." şeklinde değiştirildiği, tercihlerin 23-31/10/2019 tarihleri arasında yapıldığı, yeni düzenleme uyarınca davacının Ufuk Üniversitesi İç Hastalıkları Bölümü'ne yerleştirildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuatın incelenmesinden; Sağlık Bakanlığı'na Tıpta uzmanlık eğitimi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek üzere yetki verildiği, verilen yetki çerçevesinde Sağlık Bakanlığı Tıp ve Uzmanlık Eğitimi Dairesi Başkanlığı'nın 07/08/2019 tarihli toplantısında "Mavi kartlı adaylar; a) TC vatandaşlığına, sınava başvuru yapmadan önce geçmişlerse genel kontenjanları, b) Yabancı uyruklu olarak başvuru yapmak istiyorlarsa yabancı uyruklu kontenjanları, c) Mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sadece genel kontenjanlardan vakıf üniversitesi kontenjanlarını, … tercih edebileceklerdir" düzenlemesine karar verildiği, bu düzenleme uyarınca Başvuru Kılavuzu'nda değişiklik yapıldığı anlaşılmaktadır. 2019 Sonbahar Dönemi TUS Kontenjanları incelendiğinde; 5449 kontenjandan Sağlık Bakanlığı adına 1762, Sağlık Bakanlığı adına Tıp Fakültelerine 1076, Tıp Fakültelerine 2164, yabancı uyruklu adaylara 316, Adli Tıp Kurumuna 10, Misafir Askeri Personele 58, Türk Silahlı Kuvvetleri Mensuplarına 2, KKTC adına 61 kontenjan ayrıldığı görülmektedir. Bu kontenjanlar arasında vakıf üniversitelerine ayrılan sayı 205'tir. Dava konusu düzenlemeden önce TC uyruklu adayların sadece genel kontenjanları tercih edebildiği, buna karşılık mavi kartlı adayların, TC uyruklu adayların tercih edebildiği genel kontenjanlar yanında yabancı uyruklu kontenjanları da tercih edebildiği, dolayısıyla mavi kartlı adayların bir tıpta uzmanlık programına yerleşme konusunda sadece TC uyruğu bulunan öğrencilere göre çift imkana sahip oldukları, dava konusu düzenleme ile TC uyruklu adaylar ile mavi kartlı adaylar arasındaki eşitsizliğin giderilmeye çalışıldığı açıktır. Bunun yanında, Tıpta uzmanlık eğitimi, yabancı uyruklular hariç bir kadroya bağlı olarak yapılabilmektedir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mavi kart sahipleri kamu kurum ve kuruluşlarında bir kadroya dayalı olarak çalıştırılamamakta, işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilmektedir. Vakıf üniversitelerinde uzmanlık eğitimi, 4857 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli statüde yapılmaktadır. Bu haliyle dava konusu düzenlemenin 5901 sayılı Kanun'a uygun hale getirilerek, mavi kartlı adayların tercihlerine açıklık getirmek amacıyla tesis edildiği görülmektedir. Ayrıca dava konusu düzenleme uyarınca mavi kartlı aday grubunun, yabancı uyruklu olarak başvuru yapmak istiyorlarsa yabancı uyruklu kontenjanlarına, mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa vakıf üniversitelerinin genel kontenjanlarına yerleşme hakkına sahip olmakla birlikte Türk vatandaşlığına geçmeleri halinde Türk vatandaşları gibi genel kontenjanlara yerleştirilmeleri de mümkündür. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, Anayasa'da kurala bağlanan eşitlik ilkesinin eylemli eşitlik değil, hukuksal eşitlik olduğu, aynı hukuki durumda olanların aynı, farklı hukuki durumda olanların farklı kurallara bağlı tutulmasının eşitlik ilkesini ihlal etmeyeceği açık olduğundan, mavi kart sahibi adaylar arasında farklı düzenlemeler içermeyen Kılavuz hükmünde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar ile dosyada yer alan bilgi ve belgeler ışığında; dava konusu edilen düzenlemenin Kanun ile verilen yetki çerçevesinde tesis edildiği, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.2019 Tıpta Uzmanlık Sınavı 2. Dönem Başvuru Kılavuzu'nun "Tercih Bildirimi ve Yerleştirme İşlemleri" başlıklı 5. Bölümünün 5.7. kısmında yer alan "Mavi kartlı adaylar; a) Yabancı uyruklu olarak başvuru yapmak istiyorlarsa yabancı uyruklu kontenjanları, b) Mavi kart sahibi olarak başvuru yapmak istiyorlarsa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sadece vakıf üniversitelerinin genel Kontenjanlarını, … tercih edebileceklerdir." şeklindeki düzenlemenin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 5 (beş) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 15/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu yasal ayrım lisansüstü ve tıpta uzmanlık eğitimi tercihlerine de etki etmektedir. Danıştay 8. Dairesinin 14/10/2020 tarihli ve E. 2019/9872, K. 2020/4414 sayılı kararında belirtildiği üzere, Mavi Kartlı adayların yabancı uyruklu kontenjanlarını veya vakıf üniversitelerinin genel kontenjanlarını tercih edebilmelerine dair başvuru kılavuzu kuralı hukuka uygun bulunmuştur. Vakıf üniversitelerinde yürütülen uzmanlık eğitimi 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca sözleşmeli personel statüsünde sürdürüldüğünden, Mavi Kart sahiplerinin bu kontenjanlara yerleştirilmesinde 5901 sayılı Kanun'un 28. maddesine aykırılık görülmemiştir.

Üniversite Kayıt İşlemlerinin Reddine Karşı İptal Davası

Üniversiteye kayıt başvurusunun reddedilmesi veya yapılmış olan kaydın sonradan silinmesi idari işlem niteliğindedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Bu süre, işlemin ilgilisine yazılı olarak tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tebliğin usulsüz olması veya yazılı bildirim yapılmaması gibi durumlarda sürenin başlangıcı değişkenlik gösterebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, dava konusu işlemin açık biçimde hukuka aykırılık taşıması ve uygulanması durumunda giderilmesi güç yahut imkânsız zararların meydana gelmesi koşullarının bir arada bulunması aranır; idare mahkemesi bu iki şartın varlığı durumunda gerekçeli olarak yürütmeyi durdurabilir. İdari yargıda yalnızca dava yoluna başvurulmuş olması işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında kurulan hükümlere yönelik olarak, kararın tebliğ edildiği tarihi izleyen günden başlayarak yedi gün içinde bölge idare mahkemesine bir defaya mahsus itiraz yoluna gidilebilir; bu itiraz incelemesi neticesinde verilen kararlar kesindir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Ön kayıt başvurusunun reddine ilişkin uyuşmazlıklarda Danıştay 8. Dairesinin 14/09/2022 tarihli ve E. 2022/5386, K. 2022/4807 sayılı kararında açıklandığı üzere, yabancı öğrenci kontenjanından ön kayıt başvurusunun reddine dair idari işleme karşı açılan davalarda Bölge İdare Mahkemesince verilen kararlar kanunda sayılan temyize tabi uyuşmazlıklar arasında yer almadığından kesin nitelik taşır ve Danıştay nezdinde temyiz incelemesine konu edilemez.

Danıştay 8. Daire, E. 2022/5386, K. 2022/4807Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/5386 E.  ,  2022/4807 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5386 Karar No : 2022/4807 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, SAT Subject Test sınavı sonucunda almış olduğu puana istinaden, yabancı öğrenci kontenjanından okumak istemiyle davalı idareye yapmış olduğu, 2020/2021 Akademik Yılı Yabancı Uyruklu Ön Kayıt başvurusunun, "Yurt Dışı Yabancı Konterjanı kapsamındaki şartları taşımadığından" bahisle reddine ilişkin İstanbul Teknik Üniversitesi'nin 23/09/2020 tarihli işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Taif Uluslararası Türk Anadolu İmam Hatip Lisesinden ayrılarak 20/09/2018 tarihinde yurt dışında Açık Öğretim Lisesi adına iş ve işlemleri yürüten S.Arabistan / Riyad Uluslararası Türk Anadolu Lisesinde … numaralı öğrenci olarak Açık Öğretim Lisesi Yurtdışı Programına ilk kaydını yaptıran ve Açık Öğretim Lisesi Yurtdışı Programından 08/04/2019 tarihinde ve 93,63 diploma notu ile mezun olup, … diploma nolu diplomayı almaya hak kazanan davacının SAT Subject Test sınavına girip başarılı olduktan sonra Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı tarafından belirlenen Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın "Başvuracak Adaylar" bölümü 4.maddesi uyarınca, davalı üniversitenin internet sitesi üzerinden, yabancı öğrenci kontenjanından okumak istemiyle yaptığı 2020/2021 Akademik Yılı Yabancı Uyruklu Ön Kayıt başvurusunun "Yurt Dışı Yabancı Konterjanı kapsamındaki şartları taşımadığından" bahisle reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; 22/09/2020 tarihinde 2020/2021 Akademik Yılı Yabancı Uyruklu Ön Kayıt başvurusu kapsamında davalı üniversitede okumak istemiyle başvuru yapan davacının, yurtdışında bulunmaksızın dolayısıyla yurtdışından bir ortaöğretim kurumu olan Suudi Arabistan Riyad Uluslararası Türk Okulu Açık Öğretim Lisesinden uzaktan öğretim yoluyla mezun olduğu, bu haliyle 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesinde öngörülen "ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlamış olma" şartını sağlamadığı anlaşıldığından ve yukarıya içeriği aktarılan Danıştay kararları da dikkate alındığında davacının kazanılmış hakkından ya da haklı beklentisinden de söz edilemeyeceğinden, başvurusunun reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi'nin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğu, lise öğreniminin ilk üç senesini Taif Uluslararası Türk Okulunda okuduğu, son senesini Riyad Uluslararası Türk Okulu Açık Öğretim Yurtdışı programına geçiş yaptığı ve bu programdan mezun olduğu, dava konusu işleminin gerekçesinin liseyi Türkiye'de okumasından kaynaklandığının belirtildiği ancak dava dilekçesi ekinde sunulan lise transkrip belgeleri, mezuniyet belgesi ve diplomasında Riyad Uluslararası Türk Okulundan mezun olduğunun somut olarak ortaya konulduğu, tesis edilen işlemin yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir…3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir…6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının lisenin ilk 3 senesini Taif Uluslararası Türk Okulunda okuduktan sonra, son sene Riyad Uluslararası Türk Okulu Açık öğretim Yurtdışı programına geçiş yaptığı, Türkiye’de bir üniversitede okumak amacıyla SAT Subject Test sınavına girdiği, başarılı olduğu, bu sınavdaki puanı ile davalı üniversitenin internet sitesi üzerinden, yabancı öğrenci kontenjanından okumak istemiyle 22/09/2020 tarihinde 2020/2021 Akademik Yılı Yabancı Uyruklu ön kayıt başvurusu yaptığı, başvurusunda diplomasını ve istenilen belgeleri sunduğu, diplomasının ön yüzünde okul adresi olarak Yenimahalle/ANKARA yazmakla birlikte arka yüzünde "Bu diploma sahibi Açık Öğretim Lisesi Yurtdışı Programından mezun olmuştur" ibaresinin yazılı olduğu, davacının başvurusunda üç bölüm tercihinde bulunduğu, başvurusunun "Yurt Dışı Yabancı Konterjanı kapsamındaki şartları taşımadığından" bahisle 23/09/2020 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi işlemi ile reddi üzerine de iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan davalardan hiçbirine uymadığı, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından varsa artan tutarın istemi halinde ilgili tarafa iadesine, kesin olarak 15/09/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: … c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, …" hükmü düzenleme altına alınmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin ilgili meslek, görev veya statü ile ilişkiyi süresiz olarak kesme niteliğine sahip işlemler olduğu, kanun metninden maddede sayılanlar ile birlikte bu sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşılmakta olup, davacının yabancı öğrenci kontenjanından okumak istemiyle davalı idareye yapmış olduğu, 2020/2021 Akademik Yılı Yabancı Uyruklu ön kayıt başvurusunun reddine dair tesis edilen işlemin öğrencilik statüsünden çıkarma sonucunu doğuran işlemler kapsamında olduğundan anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada temyiz yolu açık bulunduğu görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Lisenin bir kısmı Türkiye'de okunduğunda yurt dışı kontenjanından yararlanılabilir mi?

Hayır, 2547 sayılı Kanun m. 45/f ve ilgili yükseköğretim esasları uyarınca yurt dışı kontenjanından faydalanabilmek için lise öğreniminin tamamının KKTC hariç yurt dışında tamamlanmış olması şarttır.

Türkiye'deki liselerden mezun olan Mavi Kartlılar üniversiteye nasıl yerleşir?

Türkiye ve KKTC'deki liselerden mezun olan Mavi Kartlı adaylar yurt dışı kontenjanına başvuramaz; bu adayların yükseköğretime geçişte YKS sınavına girmesi zorunludur.

Mavi Kartlılar açısından yurt dışı kontenjanı yasağının istisnası var mıdır?

Evet, elçilik okulları, MOBİS sistemine kayıtlı milletlerarası özel öğretim kurumları ile MEB'e bağlı yurt dışı Türk okullarında öğrenim gören Mavi Kartlı adaylar bu sınırlamadan istisna tutulmuştur.

Kayıt reddi kararına karşı iptal davası ne kadar sürede açılmalıdır?

2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, üniversite kaydının reddi veya iptali işlemine karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu