Bulut Yazılımlarda Yetkisiz Kullanım ve Hukuki Sorumluluk

by Avukat Erdal Ersoy
Bulut Yazılımlarda Yetkisiz Kullanım ve Hukuki Sorumluluk

Yetkisiz kullanım tek bir sonuca bağlanmaz. Her biçim altında ifade edilen bilgisayar programı eser korumasına girebilir. Mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarruflar yazılı olmalı ve haklar ayrı ayrı gösterilmelidir. Yazılı izin olmadan gerçekleştirilen belirli işlemlerde bedel talebi, tecavüzün ref'i, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinde kusur karinesi ve kişisel verilerin güvenliği için gerekli tedbirler ayrı hükümlerde yer alır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/11/1983 – 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar. II – Musiki eserleri:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
Madde 52 – Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. V – Tekeffül: 1. Hakkın mevcut olmaması:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. (2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur. (3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır. (4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. (5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Başvuru, Şikâyet ve Veri Sorumluları Sicili Veri sorumlusuna başvuru

Bilgisayar programının eser sayılması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2. maddesi, herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserlerle birlikte her biçim altında ifade edilen bilgisayar programlarını ilim ve edebiyat eserleri arasında sayar. Bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bu programların hazırlık tasarımları da aynı sayımın içindedir.

Aynı madde, arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler dahil olmak üzere bir bilgisayar programının herhangi bir unsuruna temel oluşturan düşünce ve ilkelerin eser sayılmayacağını düzenler. Bu sınır, programın ifade edilmiş biçimi ile programa temel olan düşünce ve ilkeleri birbirinden ayırır; hangi kullanımın hak ihlali oluşturacağını ayrıca belirlemez.

Mali hakların devri ve ruhsat

Eser sahibi veya mirasçıları, kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve içerik bakımından sınırlı ya da sınırsız, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilir. Mali hakların yalnızca kullanma yetkisi de başka bir kişiye bırakılabilir. Kanun bu işlemi ruhsat olarak adlandırır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 48Kaynağı aç
Madde 48 – Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler. Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir. (Ruhsat). Yukardaki fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere taallük etmekte ise batıldır. II – Devren iktisap:

Maddenin önceki fıkralarında sayılan tasarruf işlemleri, henüz meydana getirilmemiş veya tamamlanacak bir esere ilişkinse batıldır. Butlan, bu tasarruf işlemleriyle ve eserin henüz oluşturulmamış ya da tamamlanacak olmasıyla sınırlıdır.

Yazılı şekil ve hakların ayrı gösterilmesi

5846 sayılı Kanun'un 52. maddesine göre mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konusu olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Yazılı şekil ile hakların ayrı gösterilmesi birlikte aranır. Hüküm, ruhsat türlerini veya bir kullanıcı hesabının devrini ayrıca düzenlemez.

İzinsiz işlemde bedel ve nüshalar

Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden Kanuna uygun yazılı izin almadan işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses ya da görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri bedel isteyebilir. Sözleşme yapılmışsa istenebilecek bedel, aksi halde Kanun hükümlerine göre tespit edilecek rayiç bedel esas alınır. İstenebilecek miktar bu bedelin en çok üç kat fazlasıdır; hüküm belirli bir katın her olayda uygulanmasını zorunlu tutmaz.

İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi, çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını isteyebilir. Üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında bunların kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını da talep edebilir. Bu seçeneklerden yararlanılması, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında satışa çıkarılmamış kopyalara ilişkin seçeneklerden birini kullanabilir. Seçenekler, tecavüz edenin elindeki nüshalarla sınırlıdır.

Kanun'un 68. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, eser sahibi dışındaki hak sahiplerince ancak eser sahibinin 52. maddeye uygun yazılı çoğaltma izninin bulunması halinde uygulanabilir. Şart, bu fıkraların eser sahibi dışındaki hak sahiplerince uygulanmasına ilişkindir.

Tecavüzün kaldırılması, önlenmesi ve tedbirler

Manevi veya mali hakları tecavüze uğrayan kişi, tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerin ifası sırasında bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya bu fıkrada sayılan kişilerin kusuru şart değildir.

Mahkeme; eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun bulunup bulunmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün kaldırılması halinde tecavüz edenin uğraması muhtemel zararları değerlendirir. Durumun gereğine göre tecavüzün kaldırılması için gerekli gördüğü tedbirlerin uygulanmasına karar verir. Hüküm mahkemeye takdir yetkisi tanır ve belirli bir tedbiri zorunlu kılmaz.

Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi, muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Gerçekleşmiş tecavüzün devamı veya tekrarı muhtemel görülürse aynı hüküm uygulanır. Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 69Kaynağı aç
Madde 69 – Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vakı olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir. 66 ncı maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının hükümleri burada da uygulanır. III – Tazminat davası:

Görevli mahkeme ve haksız kullanım karinesi

5846 sayılı Kanun'un düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görev, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinin birinci fıkrasının gösterdiği mahkemelere aittir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.) (Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]

Davacı iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yetecek miktarda delil sunarsa mahkeme belge veya liste sunulmasını isteyebilir. İstem; korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların Kanunda öngörülen izin ve yetki belgelerine ya da yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerine yöneliktir. Bu belge veya listelerin sunulamaması, bunların tümünün haksız kullanılmakta olduğuna karine oluşturur. Karine, mahkemenin istemesinden ve sunulamamadan sonra doğar.

Teknolojik önlemlere yönelik fiiller

Erişim kontrolü, şifreleme veya çoğaltım kontrolüyle sağlanan etkili teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik ürün ve araçları imal veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren ya da ticari amaçla elinde bulunduranlar altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Aynı ceza, bu ürün ve araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar için de öngörülmüştür. Hüküm, sayılan fiillere ilişkindir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:21/12/2021-7346/1 md.) Bu Kanunda yer alan hakların korunması amacıyla eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımının kontrolünü sağlamak üzere erişim kontrolü veya şifreleme gibi koruma yöntemi ya da çoğaltım kontrol mekanizması uygulamalarıyla sağlanan etkili teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik; a) Ürün ve araçları imal veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren veya ticari amaçla elinde bulunduranlar, b) Ürün ve araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 3. Diğer suçlar:

Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde alacaklının doğan zararını borçlunun gidermesini öngörür. Borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat ederse bu yükümlülükten kurtulabilir. Hüküm genel borç sorumluluğunu düzenler ve bir yazılım aboneliğine özgü ayrıca sonuç belirlemez.

Yapma ve yapmama borçları

Yapma borcu yerine getirilmediğinde alacaklı, gideri borçluya ait olacak şekilde edimin bizzat veya bir başkası tarafından yerine getirilmesine izin verilmesini talep edebilir. Giderim isteme hakkı da saklı tutulmuştur. Bu imkân, yapmama borcuna bağlanan sonuçtan ayrıdır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 113Kaynağı aç
MADDE 113- Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim isteme hakkı saklıdır. Yapmama borcuna aykırı davranan borçlu, bu aykırı davranışının doğurduğu zararı gidermekle yükümlüdür. Alacaklı, ayrıca borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını veya bu konuda masrafı borçluya ait olmak üzere kendisinin yetkili kılınmasını isteyebilir. II. Sorumluluğun ve giderim borcunun kapsamı 1. Genel olarak

Yapmama borcuna aykırı davranış, bundan doğan zararın borçlu tarafından karşılanmasını gerektirir. Alacaklı, aykırı durumun giderilmesini isteyebileceği gibi, masraf borçluya ait olmak üzere bu iş için kendisine yetki verilmesini de isteyebilir. Düzenleme bir isteme hakkı tanır; yazılımın yetkisiz kullanımına kendiliğinden uygulanacak bir sonuç içermez.

Yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk

Borçlu, borcun ifasını veya borç ilişkisinden doğan bir hakkın kullanılmasını birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile sorumludur. Yardımcıların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlık gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat ancak kanun ya da yetkili makamların verdiği izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Hangi faaliyetin bu istisnaya gireceği hükümde ayrıca sayılmaz.

Kişisel verilerin güvenliği, denetimi ve bildirimi

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 12. maddesi, veri sorumlusuna kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve erişilmesini önlemek ile muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin edecek gerekli teknik ve idari tedbirleri alma yükümlülüğü yükler. Hangi somut tedbirin yeterli olduğu maddede tek tek sayılmaz.

Kişisel veriler veri sorumlusu adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenirse, birinci fıkradaki tedbirlerin alınması bakımından veri sorumlusu bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur. Müşterek sorumluluk, verilerin veri sorumlusu adına işlenmesi haline bağlıdır ve bir hizmet sağlayıcısına kendiliğinden belirli bir sıfat vermez.

Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamaz. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder.

Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır. Denetimin yöntemi maddede belirlenmez.

İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi halinde veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Hüküm bu süreyi belirli bir gün sayısıyla tanımlamaz. Kurul, gerekmesi halinde durumu kendi internet sitesinde veya uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir.

Bilgisayar programı eser midir?

Her biçim altında ifade edilen bilgisayar programı ile koşullu hazırlık tasarımı ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılır. Programa temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmaz.

Kullanma yetkisi bırakmak hak devri midir?

Hayır. Mali hakkın devri ile yalnızca kullanma yetkisinin bırakılması ayrıdır; ikincisine ruhsat denir. Sayılan tasarruf işlemleri henüz oluşturulmamış veya tamamlanacak esere ilişkinse batıldır.

Mali hak sözleşmesi hangi şekle bağlıdır?

Mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konusu hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.

İzinsiz kullanımda üç kat bedel her zaman istenir mi?

Hayır. Üst sınır, sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin veya Kanun hükümlerine göre belirlenecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasıdır. Satışa çıkarılmamış kopyalarda çoğaltılmış nüshalar ile çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhası, üretim maliyetini geçmeyen uygun bedelle verilmesi ya da sözleşme varsa istenebilecek miktarın üç kat fazlası seçenekleri ayrıca vardır.

Satışa çıkarılmış kopyalarda hangi nüshalar kapsanır?

Hak sahibi, satışa çıkarılmamış kopyalara ilişkin seçeneklerden birini yalnızca tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında kullanabilir.

Tecavüzün kaldırılması davasında kusur gerekir mi?

Hayır. Tecavüz edenin veya hizmet sırasında fiili gerçekleştiren temsilci ya da müstahdemlerin kusuru şart değildir. İşletme sahibi hakkında da dava açılabilir.

Belge sunulmaması hangi anda karine doğurur?

Karine, davacının kuvvetli kanaat oluşturacak delil sunmasından sonra mahkemenin izin, yetki belgesi veya yararlanma listesi istemesine ve bunların sunulamamasına bağlıdır.

Borçlu kusuru olmadığını nasıl ileri sürebilir?

Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını giderir.

Kişisel veri ihlali kime bildirilir?

Veriler kanuni olmayan yollarla başkalarınca elde edilirse veri sorumlusu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi halinde bunu ilan edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu