Bölge İdare Mahkemesi Teşkilatı ve Temel Görevleri

by Avukat Erdal Ersoy
Bölge İdare Mahkemesi Teşkilatı ve Temel Görevleri

Bölge İdare Mahkemesinin Hukuki Niteliği ve Kuruluşu

2576 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleriyle birlikte kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş genel görevli bağımsız mahkemelerdir. Bu mahkemeler, ilk derece idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlara karşı gerçekleştirilen istinaf başvurularını inceleyerek uyuşmazlıkları kesin ya da temyiz yolu açık olmak üzere karara bağlayan ikinci derece üst mahkeme niteliğindedir.

2576 sayılı BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN m. 1Kaynağı aç
Madde 1 – Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş genel görevli bağımsız mahkemelerdir. Kuruluş:

2576 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında bölge idare mahkemeleri, bölgelerin coğrafi durumları ve iş hacmi dikkate alınarak kurulur ve yargı çevreleri tayin edilir. Kuruluş safhasında İçişleri ve Maliye bakanlıklarının yanında Ticaret Bakanlığı veya Gümrük ve Tekel Bakanlığının görüşü alınır; kuruluş işlemleri Adalet Bakanlığınca yerine getirilir. Bu mahkemelerin kaldırılmasına veya yargı çevrelerinin değiştirilmesine ise bahsi geçen bakanlıkların görüşleri alınarak Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu veya kanun metninde anılan adıyla Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilir ve bu kararlar Resmî Gazete'de yayımlanır.

2576 sayılı BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – 1. Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri, bölgelerin coğrafi durumları ve iş hacmi gözönünde tutularak Adalet Bakanlığınca kurulur ve yargı çevreleri tespit olunur. 2. Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin kuruluş ve yargı çevrelerinin tespitinde, İçişleri, Maliye Bakanlıkları ile Gümrük ve Tekel Bakanlığının görüşleri alınır. 3. Bu mahkemelerin kaldırılmasına veya yargı çevrelerinin değiştirilmesine, İçişleri, Maliye Bakanlıkları ile Gümrük ve Tekel Bakanlığının görüşleri alınarak, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilir. 4. (Değişik: 30/4/2013-6460/4 md.) Aynı yargı çevresinde birden fazla idare veya vergi mahkemesinin faaliyet gösterdiği hâllerde, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, mahkemeler arasındaki iş bölümü Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Mahkemeler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. 5. Bu mahkemelerin kurulmaları, kaldırılmaları ve yargı çevrelerinin değiştirilmeleri hakkındaki kararlar Resmi Gazetede yayımlanır. Bölge İdare Mahkemelerinin oluşumu:[1]

Mahkemenin Teşkilat Yapısı ve Dairelerin İşleyişi

2576 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince bölge idare mahkemesi teşkilatı; başkanlık makamı, başkanlar kurulu, yargılama daireleri, bölge idare mahkemesi adalet komisyonu ve müdürlüklerden meydana gelir. Her bölge idare mahkemesinde biri idare diğeri vergi olmak üzere asgari iki daire bulunur. Daire sayısı ihtiyaç halinde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu ya da yasal metindeki adlandırmayla Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından artırılıp azaltılabilir. Dairelerde bir daire başkanı ile kafi miktarda üye görev yapar.

2576 sayılı BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN m. 3 (1/3)Kaynağı aç
Madde 3 – (Değişik: 18/6/2014-6545/3 md.) 1. Bölge idare mahkemeleri, başkanlık, başkanlar kurulu, daireler, bölge idare mahkemesi adalet komisyonu ve müdürlüklerden oluşur. 2. Bölge idare mahkemelerinde biri idare diğeri vergi olmak üzere en az iki daire bulunur. Gerekli hâllerde dairelerin sayısı, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca artırılıp azaltılabilir. 3. Dairelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. 4. Bölge idare mahkemesi başkan ve üyeliklerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atama yapılır. Bölge idare mahkemelerinin görevleri:

Bölge idare mahkemesi başkanı ve daire başkanları görevlerine, birinci sınıf statüsünü kazanmış ve bu sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri kaybetmemiş yargı mensupları atanır. Daire üyeleri ise en az birinci sınıfa ayrılmış olup söz konusu vasıfları taşımayı sürdüren idari yargı hâkim ve savcıları arasından Hâkimler ve Savcılar Kurulunca tayin edilir. Danıştay daire başkanları ve üyeleri de kendi talepleri bulunması kaydıyla Hâkimler ve Savcılar Kurulunca dört yıl süreyle bölge idare mahkemesi başkanlığına veya daire başkanlıklarına atanabilir.

Daireler, bir başkan ve iki üyenin katılımıyla toplanır. Başkan ve üyeler hâkim statüsündedir; görüşmeler gizli yürütülür ve kararlar çoğunlukla verilir. İki dairenin görevine giren davalar ise dosyayı esas sayısına kayden inceleyen dairenin istemi üzerine diğer görevli daire ile birlikte yapılacak toplantıda karara bağlanır. Kıdemli daire başkanının başkanlık ettiği bu birleşik toplantılarda toplanma ve görüşme yeter sayısı beştir ve kararlar oy çokluğuyla verilir.

Bölge İdare Mahkemesinin Görev ve Yetkileri

2576 sayılı Kanun'un 3/A maddesi uyarınca bölge idare mahkemelerinin görevleri; ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamak, yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin karara bağlamak ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmektir.

2576 sayılı BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN m. 3/AKaynağı aç
Madde 3/A- (Ek: 18/6/2014-6545/4 md.) Bölge idare mahkemelerinin görevleri şunlardır: a) İstinaf başvurularını inceleyip karara bağlamak. b) Yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin karara bağlamak. c) Diğer kanunlarla verilen görevleri yapmak. Bölge idare mahkemesi başkanı, daire başkanları ve üyelerinin görevleri:[2][3]

Yetkili ilk derece mahkemesinin bir davaya bakmasına fiili veya hukuki engel çıkması, iki mahkemenin yargı çevresi sınırlarında tereddüt bulunması ya da iki mahkemenin de aynı davaya bakmaya yetkili olduklarına karar vermeleri hallerinde, davanın yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline veya yetkili mahkemenin tayinine bölge idare mahkemesince karar verilir. Mahkeme başkanı ise dairelerin benzer olaylarda verdikleri kesin kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla başkanlar kuruluna başvurma yetkisine sahiptir.

Yargılama Usulü ve Resen İnceleme İlkesi

Bölge idare mahkemelerinde yargılama, kural olarak yazılı yargılama usulüne göre yürütülür; duruşma istisnai nitelikte olup incelemeler evrak üzerinden yapılır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca mahkeme, bakmakta olduğu davalara ilişkin her türlü incelemeyi kendiliğinden yürütür. Bu kapsamda belirlenen süre içinde lüzum gördüğü evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20 – 1. (Değişik birinci cümle: 18/6/2014-6545/17 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. 2. Taraflardan biri ara kararının icaplarını yerine getirmediği takdirde, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilir ve arakararında bu husus ayrıca belirtilir. 3. Ancak, istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine veya Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de ilişkin ise, Cumhurbaşkanı ya da ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan, gerekçesini bildirmek suretiyle, söz konusu bilgi ve belgeleri vermeyebilir. (Ek Cümle: 10/6/1994-4001/10 md.) Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.[15] 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/10 md.) 5. (Değişik: 5/4/1990-3622/8 md.) Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya ivedilik durumları ile Danıştay için Başkanlar Kurulunca; diğer mahkemeler için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli işler gözönünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.[16] 6. (Ek: 2/7/2012-6352/56 md.) Bölge idare mahkemelerindeki istinaf kanun yolu incelemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinde heyet halinde görülen davalarda, birinci fıkrada belirtilen bilgi ve belgelerin istenmesine ve ek süre verilmesine ilişkin ara kararları daire başkanı, mahkeme başkanı veya dosyanın havale edildiği üye tarafından da verilebilir.[17] İvedi yargılama usulü:

İstinaf Başvurusu ve Bölge İdare Mahkemesi Kararları

İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka mevzuatta farklı bir kanun yolu düzenlenmiş olsa dahi, kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı tesis eden mahkeme vasıtasıyla yetkili bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Bununla birlikte kanunda belirlenen parasal sınırın altında kalan iptal, tam yargı ve vergi davaları hakkında ilk derece mahkemelerince verilen kararlar kesin nitelikte olup bunlara ve ayrıca ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Uyuşmazlığa konu ilk derece mahkemesi kararını veren ya da karara katılan hâkim de aynı dosyanın istinaf incelemesinde yer alamaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi doğrultusunda istinaf denetimi yapan bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulduğunda başvurunun reddine hükmeder. İlk derece kararında düzeltilmesi kabil maddi yanlışlıkların varlığı halinde ise gerekli tashihler yapılarak aynı karar verilir veya istinaf başvurusu reddedilir. İlk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmadığı hallerde ise başvuru kabul edilerek ilk derece kararı kaldırılır ve uyuşmazlığın esası hakkında doğrudan bölge idare mahkemesince yeniden karar verilir.

İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı bulunması veya davaya görevsiz yahut yetkisiz mahkemece ya da reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, karar kaldırılarak dosya ilgili mahkemeye gönderilir ve bölge idare mahkemesinin bu kararı kesindir. 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyize açık olmayan istinaf kararları da kesin olup kararı veren ilk derece mahkemesince yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.

Yürütmenin Durdurulması ve Kararın Bozulması

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca istinaf yoluna başvurulmuş olması mahkeme kararının yürütülmesini durdurmaz. Buna karşılık kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz kanun yoluna başvurulabilir. İdare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararlarına karşı bölge idare mahkemesine; bölge idare mahkemesi kararlarına karşı ise en yakın bölge idare mahkemesine itiraz edilir. Bu itirazlar sonucunda verilen kararlar ile bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi safhasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında tesis ettiği kararlar kesindir.

İstinaf başvurusunda bulunulması ilk derece mahkemesi kararının yürütülmesini durdurur mu?

İstinaf yoluna başvurulmuş olması mahkeme kararlarının yürütülmesini durdurmaz.

İvedi yargılama usulüne tabi davalarda bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir mi?

İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.

İlk derece mahkemesinde karara katılan hâkim istinaf incelemesinde yer alabilir mi?

İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da bu karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf incelemesinde görev alamaz.

Yürütmenin durdurulması itirazı üzerine bölge idare mahkemesince verilen karar kesin midir?

İdare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine bölge idare mahkemesince verilen kararlar kesindir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu