Beyanname Vermeme Cezası ve Doğurduğu Yaptırımlar

by Avukat Erdal Ersoy
Beyanname Vermeme Cezası ve Doğurduğu Yaptırımlar

Beyanname vermeme cezası, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu kapsamındaki beyanname ve bildirim yükümlülüklerini zamanında veya usulüne uygun şekilde yerine getirmemeleri durumunda uygulanan idari yaptırımları ifade eder. Vergi Usul Kanunu uyarınca beyannamenin hiç verilmemesi, eksik ya da yanlış sunulması veya elektronik ortamda verilmesi zorunlu kılındığı halde kâğıt ortamında verilmesi usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları kapsamına girmektedir.

Beyannamenin Verilmemesi ve Usulsüzlük Dereceleri

Vergi Usul Kanunu'nun 352. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi gereğince vergi ve harç beyannamelerinin kanuni süresinde verilmemiş olması birinci derece usulsüzlük fiilini oluşturur. Söz konusu usulsüzlük fiilinin aynı zamanda re'sen takdiri gerektirmesi halinde kanuna bağlı cetvelde yer alan cezalar iki kat olarak tatbik edilir. Beyanname, bildirim ve eklerin kanunen belirlenen şekil, içerik ve usul kurallarına uygun düzenlenmemesi ise Vergi Usul Kanunu'nun 352. maddesinin ikinci fıkrasının yedinci bendi çerçevesinde ikinci derece usulsüzlük kapsamında değerlendirilir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 352Kaynağı aç
Madde 352 – (Değişik: 30/12/1980-2365/76 md.)[119] Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı 1 sayılı cetvele göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re'sen takdiri gerektirirse, bağlı 1 sayılı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir. I inci derece usulsüzlükler: 1. (Değişik: 4/12/1985-3239/25 md.) Vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması; 2. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması; 3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması; 4. (Mülga: 22/7/1998-4369/82 md.) 5. Çiftçiler tarafından 245 inci madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar heyetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi; 6. Bu Kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (Madde 215 – 219 ile mükerrer madde 242) uyulmamış olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tespit edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır);[120] 7. İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi; 8. Tasdiki mecburi olan defterlerden hernangi birinin tasdik muamelesinin yaptırılmamış olması (Kanuni sürenin sonundan başlıyarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilenler, tasdik ettirilmemiş sayılır.); 9. Diğer ücretler üzerinden alınan Gelir Vergisinde, tarh zamanı geçtiği halde verginin tarh ettirilmemiş olması;[121] 10. (Mülga: 18/4/1984-2995/4 md.) 11. (Ek: 4/12/1985-3239/25 md.) Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin 342 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde verilmiş olması. II nci derece usulsüzlükler: 1. (Değişik: 4/12/1985-3239/25 md.) Veraset ve intikal Vergisi Beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 342 nci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen süre içinde verilmiş olması; (Mülga: 3/4/2002-4751/7 md.) 2. Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması; 3. (Mülga: 18/4/1984-2995/4 md.) 4. (Değişik: 3/12/1988-3505/4 md.) Vergi kanunlarında yazılı bildirmelerin zamanında yapılmamış olması (işe başlamayı bildirmek hariç); 5. Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde alınmamış olması; 6. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin, süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılmış olması; 7. (Değişik: 4/12/1985-3239/25 md.) Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmamış olması; 8. Hesap veya muamelelerin doğruluk veya açıklığını bozmamak şartıyla bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi. Özel usulsüzlükler ve cezaları: a) Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması

Re'sen Tarhiyat, Vergi Ziyaı Cezası ve Mali Yükümlülükler

Beyannamenin süresinde hiç verilmemesi yalnızca usulsüzlük yaptırımıyla sınırlı kalmaz. İdare tarafından beyan edilmeyen vergi re'sen tarh edilebilir, matrah kaybına bağlı olarak vergi ziyaı cezası uygulanabilir ve ödeme sürecine göre gecikme faizi ya da gecikme zammı işletilebilir. Farklı vergi türlerinde uygulanan ortak ilke; şekil şartlarına uyulmaması veya sürenin kaçırılmasında usulsüzlük ya da özel usulsüzlük cezası, verginin eksik tahakkukuna yol açılması halinde vergi ziyaı cezası, ödemenin gecikmesinde ise faiz veya zam uygulanmasıdır. Ayrıca beyanname verilmemesi durumunda mevzuat gereğince damga vergisi yükümlülüğü de doğmaktadır.

Eksik beyanname verilmesinde aykırılık yalnızca şekli mahiyette kaldığında usulsüzlük cezası tatbik edilir; buna karşılık matrahın, verginin veya tevkifata tabi tutarın eksik gösterilmesi sonucunda vergi kaybı meydana gelmişse sonradan yapılacak tarhiyatla birlikte vergi ziyaı cezası ve gecikme unsurları uygulanır. Şeklen verilmiş kabul edilen boş beyannamelerde de vergiye esas unsurların gösterilmemesi nedeniyle matrah veya vergi kaybına sebebiyet verildiği takdirde vergi ziyaı yaptırımı gündeme gelir.

Ceza İndirimi ve Uzlaşma Usulü

Vergi Usul Kanunu'nun 376. maddesi uyarınca usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında ceza indirimi talep edilebilir. Mevzuatta tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşmaya konu olabilecek cezalar ile indirimli uygulamaya tabi tutulacak cezalar için parasal sınırlar belirlenmiş olup bu sınırın altındaki ve üzerindeki cezalar farklı usul rejimlerine tabidir. Ceza indiriminden yararlanabilmek için kanunda öngörülen başvuru ve ödeme koşullarının birlikte eksiksiz yerine getirilmesi şarttır; tek başına ilk on günlük başvuru süresi bütün cezalar için geçerli genel bir kural teşkil etmez.

Pişmanlık ve Islah Hükümlerinin Şartları

Kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamelerinde, vergi idaresinin herhangi bir tespitinden önce usulüne uygun şekilde pişmanlık talebinde bulunulması ceza rejimini hafifletir. Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi kapsamında, beyana dayanan vergilerde mükelleflerin kanuna aykırı fiillerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile bildirmesi halinde şartların sağlanmasıyla vergi ziyaı cezası kesilmez. Pişmanlıktan yararlanabilmek için haber verme tarihinden önce resmi makamlara dilekçeyle veya tutanakla intikal etmiş resmi bir ihbarın bulunmaması ve dilekçenin mükellef nezdinde o vergi türüne ilişkin vergi incelemesine başlanmadan ya da olay takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verilmiş olması gerekir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 371Kaynağı aç
Madde 371 – (Değişik: 23/1/2008-5728/281 md.) Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez. 1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.). 2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde haber verilen olayın ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın ve ilgili olduğu vergi türünün takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.[147] 3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması. 4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi. 5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi. Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz. (Ek fıkra:14/10/2021-7338/42 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Ölüm:

Pişmanlık talebinin geçerlilik kazanması için hiç verilmemiş beyannamelerin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde idareye sunulması mecburidir. Bununla birlikte haber verilen ve ödeme vadesi geçmiş bulunan vergilerin, gecikme zammı oranındaki zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak on beş gün içinde ödenmesi kanuni zorunluluktur. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Hazine ve Maliye Bakanlığına aittir.

Emlak ile Veraset ve İntikal Vergilerinde Bildirim Düzeni

Emlak vergisi bildirimi genel vergi beyannamelerinden ayrı olarak belediyelere karşı yerine getirilen müstakil bir yükümlülüktür. Taşınmazın edinilmesi veya bildirimi gerektiren durumun ortaya çıkması sonrasında süresinde bildirim verilmemesi durumunda Vergi Usul Kanunu uyarınca ikinci derece usulsüzlük cezası ve koşulları mevcutsa vergi ziyaı cezası gündeme gelir. Mükellefiyetin başlangıç yılı için ikinci derece usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezası karşılaştırılarak ağır olan ceza uygulanır, sonraki ziya uğrayan yıllar için ise esasen vergi ziyaı cezası tatbik edilir. Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi açık hükmü gereğince pişmanlık ve ıslah hükümleri emlak vergisi bakımından uygulanmaz.

Veraset ve intikal vergisinde beyanname süresinin geçirilmesi halinde farklı bir usul uygulanır. Vergi Usul Kanunu'nun 352. maddesinin birinci fıkrasının on birinci bendi uyarınca beyannamenin kanunun 342. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde verilmiş olması birinci derece usulsüzlük sayılır. İdarenin tebligat yaparak verdiği ikinci on beş günlük süreden sonra beyanname verilmesi veya hiç verilmemesi halinde fiil re'sen takdiri gerektirdiğinden birinci derece usulsüzlük cezası iki kat uygulanır ve bu ceza vergi ziyaı cezası ile kıyaslanarak ağır olan esas alınır.

Boş beyanname verilmesi usulsüzlük ve vergi ziyaı cezasını engeller mi?

Boş beyanname şeklen sunulmuş olsa dahi vergiye esas unsurların eksik bırakılması nedeniyle matrah veya vergi kaybına yol açıyorsa vergi ziyaı cezasını engellemez; usulsüzlük yaptırımıyla birlikte vergi ziyaı cezası riski doğar.

Beyannamenin süresi geçtikten sonra pişmanlıkla verilmesinin şartları nelerdir?

Pişmanlıktan yararlanabilmek için önceden resmi bir ihbarın yapılmamış olması, vergi incelemesine başlanmamış veya takdir komisyonuna sevk edilmemiş olması, beyannamenin dilekçeden itibaren 15 gün içinde verilmesi ve vergi ile gecikme zammı oranındaki zammın aynı 15 gün içinde ödenmesi şarttır.

Emlak vergisi bildiriminin süresinde verilmemesinde pişmanlık hükümleri geçerli midir?

Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca pişmanlık ve ıslah hükümleri emlak vergisi bildirimleri bakımından uygulanmaz; mükellefiyet başlangıç yılı için usulsüzlük ve vergi ziyaı cezalarından ağır olanı tatbik edilir.

Beyanname süresinde verilmediğinde damga vergisi ödenir mi?

Vergi Usul Kanunu kapsamındaki beyannamenin süresinde verilmemesi halinde, usulsüzlük veya vergi ziyaı yaptırımlarının yanı sıra ayrıca damga vergisi yükümlülüğü de doğmaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu