Belediye İşçisinin İşten Çıkarılmasında Haklar

by Avukat Erdal Ersoy
Belediye İşçisinin İşten Çıkarılmasında Haklar

İş Kanunu kapsamındaki belediye işçisi, feshin geçersizliğine karar verildiğinde bir ay içinde işe başlatılır. İşveren bu süre içinde başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında tazminat öder. İş Kanunu'nun 25. maddesinde sayılan sebeplere uymayan fesih, işçinin 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesindeki yargı yolunu kendiliğinden kapatmaz.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Madde 21 – İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler. İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir. İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde; a) İşe başlatma tarihini, b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını, c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını, belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir. Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

İşe başlatma ve tazminat

Geçersizlik kararında işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Mahkeme veya özel hakem, işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Bu tutar en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücret kadardır.

Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre için en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer haklar ödenir. İşe başlatmama tazminatı ile bu ücret ve haklar, dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak belirlenir.

İşçi işe başlatılırsa, peşin ödenen bildirim süresi ücreti ile kıdem tazminatı yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bu ücret peşin ödenmemişse, ilgili ücret ayrıca ödenir.

İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Başvurmazsa fesih geçerli sayılır ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur. Arabuluculukta kararlaştırılan tarihte işe başlanmaması da feshi geçerli hâle getirir. Maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları sözleşme ile değiştirilemez.

Arabuluculuk ve dava açma süresi

İşe iade davasından önce arabulucuya başvuru zorunludur; başvuru olmadan açılan dava usulden reddedilir. Başvuru süresi hem işten çıkarılmadan itibaren 30 gün hem bir aylık süre olarak ifade edilmekte ve hak düşürücü kabul edilmektedir. Bu iki ölçü aynı metinde birlikte bulunduğundan biri tek kesin süre olarak seçilemez. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

Haklı nedenle fesih ve yargı yolu

İşveren, süresi belirli olsun veya olmasın, 25. maddede yazılı sağlık, ahlak ve iyi niyet, zorlayıcı sebep ya da gözaltı ve tutukluluk hâllerinde sözleşmeyi sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir. İşçi, feshin bu bentlerdeki sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

Sağlık sebebi, işçinin kendi kastı, derli toplu olmayan yaşayışı veya içkiye düşkünlüğünden doğan hastalık ya da engellilik nedeniyle devamsızlığın ardı ardına üç iş gününü veya bir ayda beş iş gününü aşmasıyla doğar. Tedavi edilemeyecek hastalık ve işyerinde çalışmanın sakıncalı olduğunun Sağlık Kurulunca saptanması da ayrı bir sebeptir. İşçinin kusurundan kaynaklanmayan hastalık ve kaza hâllerinde bildirimsiz fesih hakkı, çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerinin altı hafta aşılmasından sonra doğarken doğum ve gebelik hâllerinde bu süre 74. maddedeki sürenin bitiminde başlar. İş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işe gidilemeyen süreler için ücret işlemez.

Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık; sözleşmenin esaslı noktalarında gerçeğe aykırı beyanla işverenin yanıltılmasını, şeref ve namusa dokunan söz veya davranışı, asılsız ihbar ve isnadı, başka işçiye cinsel tacizi, sataşmayı, işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış gelmeyi ya da bunları işyerinde kullanmayı kapsar. Güveni kötüye kullanma, hırsızlık ve meslek sırlarını ortaya atma gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar da bu kapsamdadır.

İşyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen suç, izinsiz veya haklı sebepsiz belirtilen devamsızlıklar ve hatırlatmaya rağmen görevi yapmamakta ısrar da derhal fesih sebebidir. İşçinin kendi isteği veya savsamasıyla iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da otuz günlük ücretiyle ödeyemeyeceği hasar ve kayba yol açması ayrı bentte düzenlenir. İşçiyi bir haftadan fazla çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı sebep ile gözaltı veya tutuklulukta devamsızlığın 17. maddedeki bildirim süresini aşması da fesih sebebidir.

Kadroya geçiş ve devam eden dava

375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi, il özel idareleri ve belediyeler ile bağlı kuruluşlarında, bunların üye olduğu birliklerde ve sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait şirketlerde, 4 Aralık 2017 itibarıyla personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımı kapsamında yüklenicilerce çalıştırılanları kapsar. Geçici 23. maddenin ikinci, üçüncü, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu, on ikinci ve on altıncı fıkraları bu kişiler hakkında kıyasen uygulanır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/18508, K. 2023/611Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2022/18508 E.  ,  2023/611 K. "İçtihat Metni" I. BAŞVURU Başvurucu vekili dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kadroya alınmasından önce davacının İdareye karşı açtığı davalardan feragat etmediği gerekçesiyle işe iade davasının reddine karar verildiğini, aynı gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf talebinin reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesinin davacının davalarından feragat etmediği yönündeki gerekçesinin dosya kapsamında uygun olmadığını, davacının kadroya alınma şartlarından olan feragat şartını sulh sözleşmesinde yazılı olan feragat beyanı ile yerine getirdiğini, davalı İdarenin davacı tarafından imzalanan işbu sulh/feragat beyanını ilgili her dosyaya sunarak dosyanın kapatılmasını talep etme imkânı bulunduğunu, aynı gerekçe ile işten çıkarılan başka bir işçinin açtığı davada "… akdinin feshedilmesinin eşitlik ve ölçülülük ilkelerine de aykırı olduğu" ifade edilerek işçinin işe iadesine karar verildiğini, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek işe iade kararının kesinleştiğini, olaylar aynı olmasına rağmen farklı Daireler tarafından aksi yönde kararlar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek … Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/1097 Esas 2022/1380 Karar sayılı kararı ile … Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 03.03.2022 tarihli ve 2022/316 Esas 2022/315 Karar sayılı kararı ile arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir. II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI … Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 02.12.2022 tarihli ve 2022/73 Esas, 2022/73 Karar sayılı kararı ile her iki davada da fesihlerin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) 23 üncü maddesinin "..şartları taşımadığı halde bu madde hükümlerinden yararlandıkları tespit edilenlerin herhangi bir tazminat ödenmeksizin istihdamına son verilir.." hükmü uyarınca açtıkları davadan feragat etmediklerinin tespit edildiği gerekçe gösterilerek yapıldığı, Dairelerin 375 sayılı KHK'nın 23 üncü maddesi hükmü gereği yapılan fesihlere ilişkin değerlendirmelerinin ve ulaştıkları sonuçların farklı olduğu, dava konuları ve davaların niteliği birlikte değerlendirildiğinde belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu gerekçesiyle söz konusu uyuşmazlığın … Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir. III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR A. … Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesinin 28.09.2022 Tarihli ve 2022/1097 Esas, 2022/1380 Karar Sayılı Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre davacıya gönderilen fesih ihtarnamesinde "…/02/2020 tarih ve 4419 sayılı inceleme emri gereğince başlatılan inceleme neticesinde kadroya geçiş süresinde 'şartları taşımadığı tespit edilenlerin herhangi bir tazminat ödenmeksizin istihdamına son verilir.' hükmüne istinaden tazminat ödenmeden … akdinize son verilmesi kanaati bildirilmiş olup, söz konusu kanaate istinaden 14/10/2020 tarihi itibarı ile … akdinizin sona erdiği hususunda bilgilerinize rica ederim'' denildiği, kadroya geçişine ilişkin tebliğ tebellüğ belgesinde el yazısı ile ataması sonrasında mevzuatta belirlenen şartları taşımaması hâlinde tazminatsız … sözleşmesinin sona ermesini kabul ve taahhüt edeceğini belirttiği, davacının 02.04.2018 tarihinde kadrolu işçi statüsüne geçirildiği, … 24. … Mahkemesinin 2017/647 Esas ve 2019/268 Karar sayılı ilâmının incelenmesinde; davacının davalısı Sağlık Bakanlığı olan işçilik alacakları talepli bir dava olduğu, 12.07.2019 tarihinde karar verildiği, dosyanın kesinleşme tarihinin ise 18…..2019 tarihi olduğu, yine … 12. … Mahkemesinin 2013/610 Esas ve 2015/403 Karar sayılı ilâmının incelenmesinde; davacının davalısı Sağlık Bakanlığı olan işçilik alacakları talepli bir dava olduğu, dosyanın Yargıtay incelemesinden geçerek 21.01.2019 tarihinde kesinleştiği, bu dosyaya istinaden karar tarihinden sonra … 32. İcra Müdürlüğünün 2019/14991 Esas (eski numarası 2015/29377 Esas) sayılı dosyasında davalı Bakanlık aleyhine ilâmlı icra takibi başlatıldığı, borçlu adına henüz kesinleşme olmadığı, … 24. … Mahkemesinin 2017/647 Esas ve 2019/268 Karar sayılı dosyasında davacının kadroya geçiş tarihinde İlk Derece Mahkemesi nezdinde yargılamaya devam edilmekte olduğu, sulh sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmede davacının kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak … sözleşmelerinden dolayı hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklardan feragat ettiğini kabul ve beyan ettiği, İdarenin de 375 sayılı KHK'nın geçici 23 ve 24 üncü maddelerinde aranan şartları taşıması kaydı ile işçiyi sürekli işçi kadrosuna geçirmeyi kabul ve beyan ettiği, sulh sözleşmesinin hak ve alacak talebinde bulunmama yönünden düzenlendiği, devam eden davalardan feragat etmenin ayrıca istendiğinin açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. B. … Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 03.03.2022 Tarihli ve 2022/316 Esas, 2022/315 Karar Sayılı Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile … sözleşmesinin davalı işveren tarafından kadroya geçiş aşamasında İdare aleyhine açmış olduğu davadan feragat etmemiş olduğu gerekçesiyle feshedilmiş ise de kadroya geçiş sırasında davacı tarafından davalı İdare aleyhine açılmış herhangi bir davanın mevcut olmadığı, dava dışı … Üniversitesi aleyhine açmış olduğu ve … 33. … Mahkemesinin 2017/297 Esas sayılı dosyası üzerinden görünen alacak davasının bulunduğu, davacı asılın bu durumla ilgili olarak davalı işverene sunduğu yazılı savunmasında ilgili davanın çalışmış olduğu Hastane ile herhangi bir bağlantısının olmadığının avukatı tarafından kendisine bildirildiğini, tarafına yazılı olarak bildirilmesi hâlinde davadan vazgeçeceğini ancak feragat nedeniyle ek ödemeler yapmak zorunda kalacağı için tarafına ek süre verilmesini talep ettiğinin görüldüğü, davalı işveren tarafından feshe konu edilen inceleme raporu incelendiğinde; kadroya geçiş işlemi gerçekleştikten sonra fakat ilgili mahkemelerce karar verilmeden önce mahkemeye feragat başvurusu yapan personeller hakkında ihtar cezası verildiği, daha sonra feragat başvurusu yapan personellerin ise … sözleşmelerinin feshedildiği, davacı asılın davalı işverene sunmuş olduğu yazılı savunmasında talep ettiği hususlarla ilgili olarak davacı işçiye herhangi bir bilgilendirme yapıldığının iddia ve ispat olunamadığı, davacının fesih tarihi itibarıyla derdest olan davasının davalı İdare aleyhine olmadığı, kaldı ki ilgili tarih itibarıyla davacı tarafından dava dışı … Üniversitesinden derdest davası ile ilgili olarak herhangi bir tahsilat yapılmadığı, davalı işveren tarafından kadroya geçişleri sonrasında mahkemelerce karar verilmeden önce feragat beyanı veren işçilere ihtar cezası verilmişken, davacı işçinin mahkeme kararı sonrasında ancak dosya henüz istinaf incelemesindeyken feragat beyanı vermesi nedeniyle … sözleşmesinin feshedilmesinin eşitlik ve ölçülülük ilkelerine de aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 375 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin, daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak ilgili kamu kurum ve kuruluşuna yönelik davalarının bulunmadığı ya da mevcut davalarından feragat edeceklerine ilişkin beyanlarına rağmen kadroya geçtikten sonra devam eden ya da kesinleşen davalarının bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle … sözleşmelerinin feshedilmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır. B. İlgili Hukuk 1. Bölge adliye mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde yer alan düzenlemedir. 2. 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan düzenlemeye göre; “Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek” bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. 3. 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ise şöyledir: “(3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.” 4. 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü maddenin ilgili kısımları şu şekildedir: " 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, … hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar; a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak, b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak, c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak, ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı … sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek, kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicinin hakedişlerinin ödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekli işçi kadrolarına idarelerince topluca geçirilir. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler ise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz. … Şartları taşımadığı halde bu madde hükümlerinden yararlandırıldıkları tespit edilenlerin herhangi bir tazminat ödenmeksizin istihdamına son verilir. Yanıltıcı bilgi ve belge sunmak suretiyle bu madde hükümlerinden yararlandığı tespit edilenlere istihdam süresince yapılan ödemeler genel hükümlere göre tahsil edilir. Şartları taşımayanları, bu madde hükümlerinden yararlandıranların sorumlulukları saklıdır. …" 5. 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24 üncü maddenin ilgili kısımları ise şöyledir: "İl özel idareleri ve belediyeler ile bağlı kuruluşlarında ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinde, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketlerde 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar; a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak, b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak, c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak, ç) En son çalıştığı idare veya şirket ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı … sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek, kaydıyla bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde hizmet alım sözleşmesini yapan idareye veya şirkete, ek 20 nci madde kapsamındaki şirketlerinde işçi statüsünde çalıştırılmak üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların işçi statüsüne geçirilmesine ilişkin süreç bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve aynı fıkrada öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, ek 20 nci madde kapsamındaki şirketlerinde işçi statüsünde topluca işe başlatılır. Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler ise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz. Geçici 23 üncü maddenin ikinci, üçüncü, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu, onikinci ve onaltıncı fıkraları hükümleri bu madde kapsamında yer alanlar hakkında da kıyasen uygulanır. …" C. Değerlendirme 1. 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 23 ve 24 üncü maddelerde özetle; KHK'da belirtilen kurum, kuruluş ve şirketlerde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 04.12.2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlardan diğer koşullara ek olarak, bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunanların ve en son çalıştığı idare veya şirket ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı … sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan edenlerin, sürekli işçi kadrosuna geçirilecekleri hükme bağlanmıştır. 2. Bu kapsamda davacılar, sürekli işçi kadrosuna geçerken davalı Kurum ile imzalanan sulh sözleşmesi ile daha önce çalıştıkları dönemlere ilişkin olarak herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacaklarını ve bu haklarından feragat ettiklerini kabul ve beyan etmişlerdir. 3. Yine sürekli işçi kadrosuna geçmek için işçilerin; en son çalıştığı idare veya şirket ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat ettiklerine dair yazılı beyanda bulunmaları ve sınavda başarılı olduktan sonra buna göre öngörülen davalardan feragat ettiklerini içeren belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiklerine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmeleri gerekmektedir. 4. Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu davalarda, davalı İdarece yapılan soruşturma sonucunda davacıların sürekli işçi kadrosuna geçmeden önce açıklanan şekilde davalarının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine … sözleşmeleri, İlgili Hukuk kısmının (4) numaralı paragrafında yer verilen düzenlemenin "Şartları taşımadığı halde bu madde hükümlerinden yararlandırıldıkları tespit edilenlerin herhangi bir tazminat ödenmeksizin istihdamına son verilir." hükmüne göre feshedilmiştir. 5. Davacıların, sürekli işçi kadrosuna geçmeleri için gerekli olan şartlara ilişkin ilgili düzenlemelere göre, en son çalıştıkları idare veya şirket ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalarının olmaması ya da olması durumunda feragat etmeleri gerektiği açıktır. Davacıların sürekli işçi kadrosuna geçmeden önce açtıkları ve kadroya geçtikten sonra da devam eden davaları bulunduğundan sürekli işçi kadrosuna geçmek için baştan itibaren şartları taşımadıkları anlaşılmaktadır. Şu hâlde … sözleşmelerinin davalı İdare tarafından feshedilmesi haklı nedene dayalıdır. 6. Açıklanan sebeplerle uyuşmazlığın … Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/1097 Esas, 2022/1380 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. V. KARAR 1. Uyuşmazlığın sürekli işçi kadrosuna geçiş sırasında şartları taşımayan işçinin … sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı yönündeki … Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/1097 Esas, 2022/1380 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine, 2. Dosyanın talepte bulunan … Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2022/18508, K. 2023/611 sayılı kararında, sürekli işçi kadrosuna geçmeden önce açılan ve kadroya geçtikten sonra da devam eden davaları bulunan işçilerin baştan itibaren geçiş şartlarını taşımadığı kabul edilmiş ve idarece yapılan feshin haklı nedene dayandığına hükmedilmiştir. Uyuşmazlığa konu kararlardan birinde ise sulh sözleşmesinin hak ve alacak talebinde bulunmama yönünden düzenlenmiş olmasının, devam eden davalardan ayrıca usulünce feragat edilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmadığı değerlendirilmiştir.

İşçilik alacakları ve manevi tazminat

İşçi işe iade sonucunda işe başlatılmazsa, kararın kesinleşmesinden itibaren işçilik alacaklarına ilişkin dava açabilir. Kıdem ve ihbar tazminatı hakkı oluşmuşsa bu haklar için de dava açılabilir.

Belediyenin işten çıkarma sürecinde mobbing uygulaması hâlinde, mobbinge maruz kalan işçinin manevi tazminat talep etme hakkı vardır.

İşe başlatılmazsa ne ödenir?

İşçinin kesinleşen karar sonrası usulüne uygun başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmazsa, en az dört ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat öder. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.

Kesinleşen karardan sonra işçi ne yapmalıdır?

İşçi, kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. Başvurmazsa yapılan fesih geçerli bir fesih sayılır.

Haklı nedenle fesih işe iade yolunu kapatır mı?

Hayır. İşçi, feshin 25. maddedeki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu