İş Kanunu kapsamındaki belediye işçisi, feshin geçersizliğine karar verildiğinde bir ay içinde işe başlatılır. İşveren bu süre içinde başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında tazminat öder. İş Kanunu'nun 25. maddesinde sayılan sebeplere uymayan fesih, işçinin 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesindeki yargı yolunu kendiliğinden kapatmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 21Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İşe başlatma ve tazminat
Geçersizlik kararında işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Mahkeme veya özel hakem, işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Bu tutar en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücret kadardır.
Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre için en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer haklar ödenir. İşe başlatmama tazminatı ile bu ücret ve haklar, dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak belirlenir.
İşçi işe başlatılırsa, peşin ödenen bildirim süresi ücreti ile kıdem tazminatı yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bu ücret peşin ödenmemişse, ilgili ücret ayrıca ödenir.
İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Başvurmazsa fesih geçerli sayılır ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur. Arabuluculukta kararlaştırılan tarihte işe başlanmaması da feshi geçerli hâle getirir. Maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları sözleşme ile değiştirilemez.
Arabuluculuk ve dava açma süresi
İşe iade davasından önce arabulucuya başvuru zorunludur; başvuru olmadan açılan dava usulden reddedilir. Başvuru süresi hem işten çıkarılmadan itibaren 30 gün hem bir aylık süre olarak ifade edilmekte ve hak düşürücü kabul edilmektedir. Bu iki ölçü aynı metinde birlikte bulunduğundan biri tek kesin süre olarak seçilemez. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.
Haklı nedenle fesih ve yargı yolu
İşveren, süresi belirli olsun veya olmasın, 25. maddede yazılı sağlık, ahlak ve iyi niyet, zorlayıcı sebep ya da gözaltı ve tutukluluk hâllerinde sözleşmeyi sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir. İşçi, feshin bu bentlerdeki sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
Sağlık sebebi, işçinin kendi kastı, derli toplu olmayan yaşayışı veya içkiye düşkünlüğünden doğan hastalık ya da engellilik nedeniyle devamsızlığın ardı ardına üç iş gününü veya bir ayda beş iş gününü aşmasıyla doğar. Tedavi edilemeyecek hastalık ve işyerinde çalışmanın sakıncalı olduğunun Sağlık Kurulunca saptanması da ayrı bir sebeptir. İşçinin kusurundan kaynaklanmayan hastalık ve kaza hâllerinde bildirimsiz fesih hakkı, çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerinin altı hafta aşılmasından sonra doğarken doğum ve gebelik hâllerinde bu süre 74. maddedeki sürenin bitiminde başlar. İş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işe gidilemeyen süreler için ücret işlemez.
Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık; sözleşmenin esaslı noktalarında gerçeğe aykırı beyanla işverenin yanıltılmasını, şeref ve namusa dokunan söz veya davranışı, asılsız ihbar ve isnadı, başka işçiye cinsel tacizi, sataşmayı, işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış gelmeyi ya da bunları işyerinde kullanmayı kapsar. Güveni kötüye kullanma, hırsızlık ve meslek sırlarını ortaya atma gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar da bu kapsamdadır.
İşyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen suç, izinsiz veya haklı sebepsiz belirtilen devamsızlıklar ve hatırlatmaya rağmen görevi yapmamakta ısrar da derhal fesih sebebidir. İşçinin kendi isteği veya savsamasıyla iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da otuz günlük ücretiyle ödeyemeyeceği hasar ve kayba yol açması ayrı bentte düzenlenir. İşçiyi bir haftadan fazla çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı sebep ile gözaltı veya tutuklulukta devamsızlığın 17. maddedeki bildirim süresini aşması da fesih sebebidir.
Kadroya geçiş ve devam eden dava
375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi, il özel idareleri ve belediyeler ile bağlı kuruluşlarında, bunların üye olduğu birliklerde ve sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait şirketlerde, 4 Aralık 2017 itibarıyla personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımı kapsamında yüklenicilerce çalıştırılanları kapsar. Geçici 23. maddenin ikinci, üçüncü, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu, on ikinci ve on altıncı fıkraları bu kişiler hakkında kıyasen uygulanır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/18508, K. 2023/611Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2022/18508, K. 2023/611 sayılı kararında, sürekli işçi kadrosuna geçmeden önce açılan ve kadroya geçtikten sonra da devam eden davaları bulunan işçilerin baştan itibaren geçiş şartlarını taşımadığı kabul edilmiş ve idarece yapılan feshin haklı nedene dayandığına hükmedilmiştir. Uyuşmazlığa konu kararlardan birinde ise sulh sözleşmesinin hak ve alacak talebinde bulunmama yönünden düzenlenmiş olmasının, devam eden davalardan ayrıca usulünce feragat edilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmadığı değerlendirilmiştir.
İşçilik alacakları ve manevi tazminat
İşçi işe iade sonucunda işe başlatılmazsa, kararın kesinleşmesinden itibaren işçilik alacaklarına ilişkin dava açabilir. Kıdem ve ihbar tazminatı hakkı oluşmuşsa bu haklar için de dava açılabilir.
Belediyenin işten çıkarma sürecinde mobbing uygulaması hâlinde, mobbinge maruz kalan işçinin manevi tazminat talep etme hakkı vardır.
İşe başlatılmazsa ne ödenir?
İşçinin kesinleşen karar sonrası usulüne uygun başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmazsa, en az dört ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat öder. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.
Kesinleşen karardan sonra işçi ne yapmalıdır?
İşçi, kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. Başvurmazsa yapılan fesih geçerli bir fesih sayılır.
Haklı nedenle fesih işe iade yolunu kapatır mı?
Hayır. İşçi, feshin 25. maddedeki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

