6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca fikri mülkiyet hakları ile sanal ortamlar dahil malvarlığı unsurları, anonim ve limited şirketlere ayni sermaye olarak taahhüt edilebilir. Bu hakların sermaye niteliği kazanabilmesi için üzerlerinde intifa veya rehin gibi sınırlı ayni bir hak, haciz veya tedbir bulunmaması, nakden değerlendirilebilir ve hukuken devredilebilir nitelikte olmaları şarttır. Şirket sözleşmesini imzalayan her ortak, taahhüt ettiği sermaye borcundan ötürü şirkete karşı sorumludur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 342Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 581Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 128Kaynağı aç
Ticaret şirketlerine sermaye getirilmesine dair genel çerçeveyi çizen Türk Ticaret Kanunu'nun 127. maddesinin ikinci fıkrasında, anonim şirketlere ilişkin 342. maddenin birinci fıkrası, limited şirketlere ilişkin 581. maddenin birinci fıkrası ve komandit şirketlerde komanditerlere ilişkin 307. maddenin ikinci fıkrası saklı tutulmuştur. Bu düzenleme gereğince sermaye şirketlerinde malvarlığının ve alacaklıların korunmasını güvenceye alan ayni sermaye şartları öncelikle tatbik edilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 127Kaynağı aç
Ayni Sermaye Olamayacak Unsurlar ve İstisnalar
Sermaye şirketlerinde şirketin malvarlığı temel güvence kabul edildiğinden, bazı değer ve edimlerin ayni sermaye olarak getirilmesi kanunla engellenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesinin birinci fıkrası ile 581. maddesinin birinci fıkrası uyarınca anonim ve limited şirketlere hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar hiçbir şekilde sermaye olarak konulamaz.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148. maddesi uyarınca kural olarak sınai mülkiyet hakları devredilebilir, rehin verilebilir, haczedilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Ancak aynı hüküm gereğince coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı hakları; lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu edilemez ve teminat olarak gösterilemez. Dolayısıyla bu nitelikteki hakların devredilebilirlik şartını sağlamamaları sebebiyle ayni sermaye olarak taahhüt edilmesi mümkün değildir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 148Kaynağı aç
Sermaye Konulabilecek Hakların Niteliği ve Sanal Ortamlar
Türk Ticaret Kanunu'nun kabulüyle birlikte mülga mevzuatta yer alan sınırlı kavram terk edilmiş; uluslararası fikri mülkiyet terminolojisi gözetilerek fikir ve sanat eserleri ile bağlantılı haklar, markalar, tasarımlar, patentler, faydalı modeller ve ıslahçı hakları dahil olmak üzere geniş kapsamlı 'fikrî mülkiyet' terimi benimsenmiştir. Bu kapsamda sanal ortamlar ve elektronik varlıklar da mülkiyet hakkı çerçevesinde değerlendirilmekte olup, elektronik varlıklara ilişkin kullanım haklarının ayni sermaye olarak getirilmesini engelleyen bir kanuni hüküm bulunmamaktadır.
Her fikri hak ayni sermaye olarak konulmaya elverişli olmayabilir. Fonogram yapımcısı hakları gibi bazı bağlantılı hakların ayni sermaye olarak konulmaya elverişli bulunmayabileceği veya bunların nakden değerlendirilmesinde sorun çıkabileceği kabul edilmektedir. Bu sebeple mahkemece görevlendirilen bilirkişiler, malvarlığı unsurunun yalnızca değerini belirlemekle kalmaz, aynı zamanda ayni sermaye olarak konulmaya uygun olup olmadığını da değerlendirir.
Tescil Şartı ve Tescilsiz Hakların Hukuki Durumu
Türk Ticaret Kanunu'nun 128. maddesinin ikinci fıkrasında, şirket sözleşmesinde bilirkişi tarafından belirlenen değerleriyle yer alan fikri mülkiyet hakları ile diğer değerlerin, 'varsa özel sicillerine' kaydedildikleri takdirde ayni sermaye kabul olunacağı hükme bağlanmıştır. Özel sicile yapılan bu kayıt iyiniyeti kaldırır.
Kanuni düzenlemenin lafzı doğrultusunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/1756 Esas, 2017/5174 Karar sayılı kararında, Türk Ticaret Kanunu'nun 128. ve 342. maddeleri uyarınca tescil zorunluluğu aranmaksızın da fikri ve sınai mülkiyet haklarının ayni sermaye olarak taahhüt edilebileceği kabul edilmiştir. Yargıtay ilamına göre, ayni sermaye olarak tespiti istenen hakka ilişkin bir başvuru mevcutsa tescil belgesinin düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı; tescilin gerçekleşmemesi durumunda ise söz konusu tasarımın tescilsiz olarak ayni sermaye değerinin bulunup bulunmadığı bilirkişi marifetiyle incelenerek sonuca göre karar verilmelidir. Buna karşılık fikri mülkiyet haklarının ayni sermaye olarak değerlendirilebilmesi için tescil edilmiş olmalarının zorunlu olduğunu, tescilsiz hakların haksız rekabet hükümleri uyarınca korunsalar dahi sermaye yapılamayacağını ileri süren yaklaşım da mevcuttur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/1756, K. 2017/5174Kaynağı aç
Bilirkişi Değerlemesi ve Asliye Ticaret Mahkemesi Usulü
Fikri mülkiyet haklarının sermaye olarak getirilmesinde sermayenin korunması ilkesi gereği resmi değerleme zorunludur. Türk Ticaret Kanunu'nun 343. maddesi uyarınca konulan ayni sermayeye, şirket merkezinin bulunacağı veya bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Belirlenen parasal değerin şirket esas sözleşmesinde veya şirket sözleşmesinde gösterilmesi zorunludur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 343Kaynağı aç
Bilirkişi tarafından düzenlenecek değerleme raporunda somut olayın özelliklerine göre seçilen değerleme yönteminin herkes için en adil ve uygun tercih olduğu, sermaye yapılacak hakların Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesine uygunluğu ve tam değerleri açıklanır. Raporda ayrıca ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı hesap verme ilkesi uyarınca gerekçelendirilir. Söz konusu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir; itirazlar üzerine mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.
Sınai Mülkiyet Hukukunda Devir Şartları ve Özel Şekil
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148. maddesi uyarınca sınai mülkiyet haklarına ilişkin devir, lisans ve rehin gibi işlemler işletmeden bağımsız olarak gerçekleştirilebilir. Sınai mülkiyet haklarına ilişkin hukuki işlemler yazılı şekle tabidir; devir sözleşmelerinin geçerliliği ise noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır. Markalar tescil edildikleri mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için devredilebilir. Garanti markasının veya ortak markanın devri ya da ortak marka için lisans verilmesi ise ancak sicile kayıt hâlinde geçerlilik kazanır. Bu kurallar henüz tescil edilmemiş sınai mülkiyet hakkı başvurularına da tatbik olunur.
Sınai mülkiyet hakkının birden fazla sahibi olması durumunda, paydaşlardan birinin payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşların kanuni önalım hakkı vardır. Satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilmesi zorunlu olup önalım hakkı bildirimin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer; cebri artırmayla satışlarda ise bu hak kullanılamaz. Tarafların anlaşamaması hâlinde önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır ve pay devrine karar verilmeden önce hak sahibi satış bedelini nakden mahkemenin belirleyeceği yere yatırır. Hukuki işlemler taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikle belirlenen şartların yerine getirilmesi hâlinde sicile kaydedilip Bültende yayımlanır; sicile kaydedilmeyen işlemlerden doğan haklar kural olarak iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Siciller Arası İşbirliği ve Mülkiyetin İntikali
Ayni sermaye olarak konulacak fikri mülkiyet haklarının, bilirkişi tarafından belirlenen değerleriyle ilgili özel sicile şerh edilmesi yasal zorunluluktur. Şirketlerde Yapı Değişikliği ve Ayni Sermaye Konulmasında Siciller Arası İşbirliğine İlişkin Tebliğ'in 4. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, ilgili sicile şerh verilmesine rağmen ticaret sicilinde tescil tamamlanıncaya kadar fikri mülkiyet hakkının devredilmesi veya üzerinde ayni bir sınırlama kurulması halinde özel sicil idaresi durumu derhal ticaret siciline bildirir ve ticaret sicili tescil başvurusunu reddeder.
Şirketin veya sermaye artırımının ticaret siciline tescilinden sonra ticaret sicili müdürlüğü, fikri mülkiyet hakkının şirket adına tescilinin sağlanması için ilgili özel sicili resen ve derhal bilgilendirir. Türk Ticaret Kanunu'nun 128. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca şirketin tek taraflı tescil isteminde bulunma hakkı da saklıdır. Fikri mülkiyet hakkı, ancak ilgili özel sicil müdürlüğünce şirket adına yapılacak kurucu nitelikteki tescil ile resmiyet kazanarak intikal eder.
Kurucular Beyanı, Koruma Tedbirleri ve Takip Yolları
Ayni sermaye taahhüdü içeren kuruluşlarda kurucular beyanı düzenlenmesi zorunludur. Kurucular bu beyanda, ayni sermaye karşılığında tahsis edilecek payların uygunluğuna, taahhüt edilen fikri hakkın şirketin faaliyet alanı bakımından gerekliliğine ve şirkete sağlayacağı yararlara dair gerekçeli ve belgeli açıklamalarda bulunur.
Taahhüt edilen hakların muhafazası amacıyla Türk Ticaret Kanunu'nun 128. maddesi özel koruma tedbirleri getirmiştir; anonim şirketlerde bu hüküm saklı tutulmuştur. Sermaye olarak konulması taahhüt edilen hakların korunması amacıyla kurucular ortaklar aleyhine ihtiyati tedbir talep edebilir. Tedbir üzerine açılacak davalar için usul kanunundaki süreler şirketin tescil ve ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlar. Şirket tüzel kişilik kazandığı andan itibaren sermaye borçlanılan haklar üzerinde malik sıfatıyla doğrudan tasarruf edebilir. Taahhüdün ifa edilmemesi halinde şirket borcun ifasını dava edebileceği gibi gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini de ihtar şartıyla isteyebilir; şahıs şirketlerinde bu dava ortaklarca da açılabilir.
Sermaye koyma taahhüdü usulünce yerine getirilip fikri mülkiyet hakkı şirketin malvarlığına dahil olduktan sonra, şirket borçlarından ötürü takip başlatılabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/14296 Esas, 2015/27348 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, sermaye borcu yerine getirilip sermaye şirket malı haline geldikten sonra, şirket borçlarından dolayı sermayenin türüne göre İcra ve İflas Kanunu'nun taşınmaz, taşınır veya alacak haczine dair hükümleri uygulanır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/14296, K. 2015/27348Kaynağı aç
Hangi fikri mülkiyet hakları ayni sermaye olarak konulabilir?
Üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunmayan, devredilebilen ve nakden değer biçilebilen marka, patent, tasarım, telif ve ıslahçı hakları sermaye olarak taahhüt edilebilir; devri yasak olan coğrafi işaretler ile geleneksel ürün adları ise konulamaz.
Fikri mülkiyet haklarının parasal değerini kim belirler?
Ayni sermaye yapılacak fikri mülkiyet haklarına şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince görevlendirilen bilirkişiler değer biçer ve mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.
Tescilsiz fikri mülkiyet hakları ayni sermaye yapılabilir mi?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararları ve kanundaki 'varsa özel sicillerine' ifadesi uyarınca tescil şartı aranmaksızın da taahhüt kabul edilip tescilsiz değer incelenebilmekte; buna karşın fikri hakların ayni sermaye sayılabilmesi için mutlaka tescilli olması gerektiğini savunan görüş de bulunmaktadır.
Hizmet veya ticari itibar sermaye olarak getirilebilir mi?
Anonim ve limited şirketlere hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacakların ayni sermaye olarak konulması kanunen yasaktır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

