Tüketici Hukukunda Ayıplı Mal ve Hizmetten Doğan Haklar

by Avukat Erdal Ersoy
Tüketici Hukukunda Ayıplı Mal ve Hizmetten Doğan Haklar

Tüketici Hukukunda Ayıplı Mal ve Kapsamı

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca ayıplı mal; teslim anında kararlaştırılan örnek veya modele uygun bulunmayan ya da objektif olarak barındırması gereken özellikleri taşımadığı için sözleşmeye aykırılık oluşturan maldır. Malın ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında veya ticari reklam ve ilanlarında yer verilen nitelikleri taşımaması da ayıp kapsamında değerlendirilir. Ayrıca satıcı tarafından beyan edilen veya tabi olduğu teknik düzenlemeye aykırı düşen, muadili ürünlerin tahsis edildiği kullanım amacını karşılamayan ve tüketicinin haklı beklentilerini azaltan ya da büsbütün ortadan kaldıran maddi, hukuki yahut ekonomik her türlü eksiklik malı hukuken ayıplı kılar.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8- (1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir. (3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur. Ayıplı maldan sorumluluk

Sözleşmeye bağlanan malın kararlaştırılan süre içerisinde teslim edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Montajın satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi de bu kapsamdadır. Montajın tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde ise montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle hatalı montaj yapılması durumunda sözleşmeye aykırı ifa hükümleri uygulanır.

Ayıplı Malda İspat Yükü ve Bildirim Esasları

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir ve bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir; ancak bu karine malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmadığı takdirde uygulanmaz. Tüketicinin ayıbı satıcıya bildirmesine ilişkin olarak kanunda kesin bir süre öngörülmemiştir; bildirim yazılı veya sözlü yapılabilir ve ayıbın öğrenilmesinden itibaren uygun bir süre içinde satıcı veya sağlayıcıya bildirilmesi gerekir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. (2) Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır. (3) Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği şekilde malın ayıbına ilişkin açıklayıcı bilgiyi içeren bir etiket konulur. Bu etiketin tüketiciye verilmesi veya ayıba ilişkin açıklayıcı bilginin tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler ise hiçbir şekilde piyasaya arz edilemez. Bu ürünlere, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır. Tüketicinin seçimlik hakları

Tüketicinin Ayıplı Mala Karşı Seçimlik Hakları ve Sorumluluk

Teslim edilen malın ayıplı olduğu anlaşıldığında tüketici 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince dört seçimlik haktan birini tercih edebilir. Bu haklar; satılanı iadeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, ürünü elinde tutarak ayıp oranında satış bedelinden indirim talep etme, aşırı bir külfet ve masraf doğurmadığı müddetçe giderleri satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme ve koşullar elverişli ise satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme haklarından oluşur. Tüketici bu seçimlik haklardan birini yönelttiğinde satıcı tercihi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici dilerse seçtiği bu hakla beraber 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kuralları uyarınca doğan zararlarının tazminini de ayrıca isteyebilir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 11Kaynağı aç
MADDE 11- (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. (2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz. (3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. (4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir. (5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir. (6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir. Zamanaşımı

Ücretsiz onarım ya da ayıpsız misli ile değişim taleplerinin satıcı açısından orantısız güçlükler meydana getireceği durumlarda, tüketici sözleşmeden dönme veya bedelden indirim seçeneklerinden birine başvurabilir. Güçlüğün orantısız sayılıp sayılmayacağı belirlenirken malın ayıpsız durumdaki piyasa değeri, ayıbın taşınan önem derecesi ve diğer seçimlik imkânların tüketicinin menfaatlerini ne ölçüde zedeleyeceği hususları birlikte tartılır.

Tüketici, ücretsiz onarım ve ayıpsız misli ile değiştirme yönündeki seçimlik taleplerini satıcının yanı sıra üretici veya ithalatçıya karşı da ileri sürme imkânına sahiptir. Kanun gereğince bu hakların icra edilmesinde satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsil sorumluluk taşır. Buna karşılık üretici veya ithalatçı, söz konusu ayıbın malın kendi kontrolünden çıkarak piyasaya sürülmesinden sonraki bir aşamada doğduğunu kanıtlarsa sorumluluktan muaf tutulur. Tüketicinin onarım ya da değişim talebini muhataplara yöneltmesinden itibaren sürecin azami 30 iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise azami 60 iş günü içerisinde tamamlanması zorunludur. Kanunun 58. maddesi kapsamındaki mallarda ise ilgili yönetmelikte tespit edilen azami tamir süresi uygulanır; belirtilen sürelerin aşılması halinde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanma yetkisi kazanır.

Ayıplı Hizmet Tanımı ve Sağlanan Haklar

6502 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre ayıplı hizmet; sözleşmede kararlaştırılan sürede başlatılmayan ya da tarafların uzlaştığı ve objektif nitelikleri gereği barındırması gereken vasıfları taşımayan hizmettir. Hizmet sağlayıcısı tarafından vaat edilen, tanıtımlarda, internet mecralarında veya ilanlarda belirtilen vasıflarla uyuşmayan, yararlanma amacına göre değerini düşüren yahut tüketicinin beklediği makul faydaları ortadan kaldıran maddi, hukuki veya iktisadi unsurlar hizmetin ayıplı sayılmasına sebep olur.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 13Kaynağı aç
MADDE 13- (1) Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir. (2) Hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen, internet portalında veya reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri taşımayan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler ayıplıdır. Ayıplı hizmetten sorumluluk

Hizmetin ayıplı şekilde ifa edilmesi durumunda tüketici; hizmetin baştan görülmesi, hizmet sonucu meydana gelen eserin ücretsiz onarımı, bedelden indirim yapılması veya sözleşmeden dönme haklarından birini seçebilir. Ancak ücretsiz onarım veya hizmetin tekrarlanması sağlayıcı bakımından orantısız güçlükleri beraberinde getirecekse tüketici bu iki haktan faydalanamaz. Hizmetteki orantısızlık halinin belirlenmesinde hizmetin ayıpsız piyasa değeri, mevcut ayıbın ağırlığı ve başka haklara başvurulmasının tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği tartılır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
MADDE 15- (1) Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır. Tüketici, bu seçimlik haklarından biri ile birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir. (2) Ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesinin sağlayıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici bu hakları kullanamaz. Orantısızlığın tayininde hizmetin ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. (3) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden indirim yapılan tutar derhâl tüketiciye iade edilir. (4) Ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesinin seçildiği hâllerde, hizmetin niteliği ve tüketicinin bu hizmetten yararlanma amacı dikkate alındığında, makul sayılabilecek bir süre içinde ve tüketici için ciddi sorunlar doğurmayacak şekilde bu talep sağlayıcı tarafından yerine getirilir. Her hâlükârda bu süre talebin sağlayıcıya yöneltilmesinden itibaren otuz iş gününü geçemez. Aksi takdirde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir. Zamanaşımı

Hizmet ilişkilerinde ücretsiz onarım yahut hizmetin yeniden görülmesi seçildiği takdirde, hizmetin niteliğine uygun makul bir süre içinde ve sağlayıcıya bildirildiği andan itibaren en geç 30 iş gününde talep yerine getirilmelidir. Belirtilen azami süreye riayet edilmemesi durumunda tüketici dönme veya indirim haklarına yönelebilir. Sözleşmeden dönme veya bedelden indirim hakkı işletildiğinde, tüketicinin yapmış olduğu ödemenin tamamı yahut indirilen kısım vakit kaybetmeksizin derhal iade edilir. Ayıplı hizmetten doğan seçimlik hakların icrasına ilişkin bütün harcama ve masraflar sağlayıcı tarafından üstlenilir; ayrıca Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat talebinde bulunulması da mümkündür.

Reklam Açıklamalarına İlişkin Sorumluluk İstisnası

Satıcı veya sağlayıcı; kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının kendisinden beklenemeyeceğini, yapılan açıklamanın içeriğinin sözleşmenin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya sözleşmenin kurulması kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatlarsa açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
MADDE 14- (1) Sağlayıcı, hizmeti sözleşmeye uygun olarak ifa etmekle yükümlüdür. (2) Sağlayıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin hizmet sözleşmesinin kurulduğu tarihte düzeltilmiş olduğunu veya hizmet sözleşmesinin kurulması kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içermediğini ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz. Tüketicinin seçimlik hakları

Zamanaşımı Süreleri ve Ağır Kusur İstisnası

Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır. 6502 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak üzere, ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz. Ayıplı hizmetten sorumluluk da kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre kararlaştırılmadıkça, ayıp sonradan ortaya çıksa dahi hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
MADDE 16- (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı hizmetten sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. (2) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. DÖRDÜNCÜ KISIM Tüketici Sözleşmeleri BİRİNCİ BÖLÜM Taksitle Satış Taksitle satış sözleşmeleri
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır. (2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz. (3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. İKİNCİ BÖLÜM Ayıplı Hizmetler Ayıplı hizmet

Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse ayıplı mala veya ayıplı hizmete ilişkin zamanaşımı hükümleri uygulanmaz; bu durumda yasal zamanaşımı süreleri dolmuş olsa dahi tüketici haklarını ileri sürebilir.

Görevli Mahkeme, Yetki ve Yargılama Esasları

Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir ve davalar basit yargılama usulüne göre yürütülür. Dava, genel yetkili mahkemenin yanı sıra tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; ancak tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar, hakem heyeti kararlarına itirazlar, 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 74 üncü maddesinde belirtilen davalar ve taşınmazın aynından doğan tüketici işlemi uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Ayrıca 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin on birinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. (2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. (3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. (4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. (5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. (7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. (8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir. Dava şartı olarak arabuluculuk
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
MADDE 73/A- (Ek:22/7/2020-7251/59 md.) (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. (3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez. (4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması

Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde tedbir kararı alınması ya da hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir; hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz sonucu verilen kararlar ise kararı veren mahkemece ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir.

Teslimden sonra ortaya çıkan ayıpta ispat kime aittir?

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir ve malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir; ancak bu karine malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmadığı takdirde uygulanmaz.

Ücretsiz onarım veya mal değişimi ne kadar sürede tamamlanmalıdır?

Ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirme talepleri satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami 30 iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise 60 iş günü içinde yerine getirilmelidir; Kanunun 58 inci maddesi kapsamındaki mallara ilişkin ücretsiz onarım talebi ise ilgili yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Bu sürelerin aşılması hâlinde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanabilir.

Hile veya ağır kusurla gizlenen ayıplarda zamanaşımı süresi işler mi?

Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse kanunda düzenlenen zamanaşımı hükümleri uygulanmaz; bu durumda zamanaşımı süreleri dolmuş olsa dahi tüketici yasal haklarını talep edebilir.

Ayıplı hizmette bedel iadesi veya indirim nasıl uygulanır?

Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği hâllerde, ödenen bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir. Hizmete ilişkin seçimlik hakların kullanılmasından kaynaklanan tüm masraflar ise sağlayıcı tarafından karşılanır.

Ayıplı hizmette onarım veya yeniden görülme süresi nedir?

Talebin sağlayıcıya yöneltilmesinden itibaren hizmetin niteliğine uygun makul bir zaman zarfında ve her hâlükârda en geç 30 iş günü içerisinde onarım veya yeniden ifanın sağlanması zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu