Asliye Ticaret Mahkemesi ve Görev Alanının Sınırları

by Avukat Erdal Ersoy
Asliye Ticaret Mahkemesi ve Görev Alanının Sınırları

Asliye Ticaret Mahkemesinin Hukuki Niteliği ve Görev Kuralı

Asliye ticaret mahkemesi, dava konusunun değerine veya miktarına bakılmaksızın tüm ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli özel bir mahkemedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Malvarlığı hakları ile şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine yasal düzenleme bulunmadıkça genel görevli mahkeme 6100 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince asliye hukuk mahkemesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü ilişkisi olmayıp görev ilişkisidir ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir ve görev konusunda usuli kazanılmış hak doğmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
MADDE 1- (1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Asliye hukuk mahkemelerinin görevi
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
MADDE 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazmini davalarında görev
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.[7] (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder. 3. Dava şartı olarak arabuluculuk

Mutlak ve Nispi Ticari Davaların Yasal Sınırları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olmak üzere belirlenir. Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işleri nispi ticari dava sayılır ve bu uyuşmazlıklara bakma görevi asliye ticaret mahkemesine aittir. Buna karşılık tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan doğan davalar ile Türk Medenî Kanunu'nun rehin karşılığında ödünç verme işine ilişkin 962 ilâ 969. maddelerinde öngörülen uyuşmazlıklar ticari dava kabul edilir. Ayrıca fikrî mülkiyet hukuku mevzuatında, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri de ticari niteliktedir. Ancak herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan kaynaklanan davalar bu kuralın istisnasını oluşturur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.[3] (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır.[4][5] 2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler[6]

Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen acentelik sözleşmesine dayalı tazminat uyuşmazlıkları, kanunda açıkça yer alması sebebiyle tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin görev alanındadır. Benzer şekilde limited şirket payının devri şirketler hukuku kapsamında Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğinden, pay devri sözleşmesinin tarafları gerçek kişi ortaklar olsa dahi bu devirden kaynaklanan alacak davalarında görevli yargı yeri asliye ticaret mahkemesidir.

Bağlantılı Uyuşmazlıklar ve Sigorta Davalarında Görev

Sigorta hukuku ve zorunlu sorumluluk sigortası Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiği için, zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan tazminat davaları ticari dava niteliği taşır ve asliye ticaret mahkemesinin görevine girer. Trafik kazası sebebiyle sigorta şirketi ile araç sürücüsüne karşı birlikte açılan davalarda talepler arasında hukuki bağlantı bulunur. Birlikte açılan davalarda taleplerin veya davalıların bir kısmı özel mahkemenin, bir kısmı genel mahkemenin alanına girdiğinde, yargılamanın bağlılık esasına dayanılarak bütünüyle özel mahkemede yürütülmesi gerekir. Usul ekonomisi ve çelişkisiz, isabetli bir sonuca ulaşılması amacıyla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesince incelenip karara bağlanması kabul edilmektedir.

Farklı Hukuki İlişkilerde Görev Ayrımı

Tacirler arasında düzenlenen faturalara dayalı katma değer vergisi alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkların asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. Ticari kredi sebebiyle banka tarafından tahsil edilen masrafların iadesi talebi ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığından tüketici mahkemesinde görülemez; bu davalarda genel mahkeme görevlidir. Öte yandan, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilişkili olmayan ve bağımsız mahiyet taşıyan alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmelerinden doğan itirazın iptali davalarında asliye ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Yargılama Usulü ve Özel İhtisas Mahkemeleri

Bir yerde asliye ticaret mahkemesi kurulu bulunuyorsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ticari davalar ile özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işler asliye ticaret mahkemesinde karara bağlanır. Birden çok asliye ticaret mahkemesinin görev yaptığı yerlerde iş durumunun gerektirmesi hâlinde, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca bu mahkemelerden biri veya birkaçı münhasıran deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Ticari davalarda delillerin ibrazı ve toplanması usul hukuku kurallarına bağlı olup dava konusunun tutarı veya değeri bir milyon Türk lirasını aşmadığında basit yargılama kuralları tatbik edilir; öngörülen bu parasal sınır 6100 sayılı Kanun'un ek 1. maddesi uyarınca her yıl yeniden belirlenerek artırılır.

Müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi Bulunmayan Yerlerde Usul

Yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ticari davalara asliye hukuk mahkemesince bakılır. Ayrı bir mahkeme bulunmayan yargı çevresindeki ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez ve asliye hukuk mahkemesi davaya bakmayı sürdürür. Bu yerlerde asliye hukuk mahkemesi davayı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla yürütür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi gereğince mahkemenin çeşitli sıfatlarla görev yapması hâlinde kararın hangi sıfatla verildiğinin hükümde açıkça gösterilmesi kanuni bir zorunluluktur. Şayet yargı çevresinde müstakil bir asliye ticaret mahkemesi mevcutsa, asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava usulden reddedilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
MADDE 297- (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hükmün yazılması

Görevsizlik Kararı, Kanun Yolu ve Dosyanın Gönderilmesi

Görevsizlik kararı veren asliye ticaret mahkemesi dava dosyasını kendiliğinden görevli mahkemeye gönderemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca, taraflardan birinin kararın kesinleştiği tarihten itibaren veya kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi zorunludur. Bu iki haftalık süre içinde başvuru yapılmadığı takdirde dava açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilir. Asliye ticaret mahkemesinin verdiği görevsizlik kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabilir ve istinaf mahkemesinin göreve ilişkin verdiği karar kesindir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 20Kaynağı aç
MADDE 20- (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…)[1] süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.[2] (2) Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir. Yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler
Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki nasıldır?

Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki bir işbölümü ilişkisi olmayıp kamu düzenine ilişkin görev ilişkisidir. Asliye ticaret mahkemesi, dava konusunun miktarına veya değerine bakılmaksızın tüm ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.

Görev itirazı mahkemede hangi aşamada ileri sürülebilir?

Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir ve bu hususta taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğmaz.

Görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderilmesi için süre ne kadardır?

Görevsizlik kararının kesinleşmesinden veya kanun yolu başvurusunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkemeye başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemesi gerekir. Bu süre hak düşürücü olup süresinde talepte bulunulmazsa dava açılmamış sayılır.

Müstakil ticaret mahkemesi olmayan yargı çevresinde görev kuralına dayanılmazsa ne olur?

Yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmadığı takdirde bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder.

Ticaret mahkemesinin görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir mi?

Asliye ticaret mahkemesinin verdiği görevsizlik kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir ve bölge adliye mahkemesinin mahkemenin görevine ilişkin verdiği karar kesindir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu