Askeri Ceza Kanunu 81. Maddesindeki Suç Tanımı
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 81. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, askerlik çağına girenlerin askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak maksadıyla isim değiştirmesi, kendi yerine başkasını tabip muayenesine yahut askere göndermesi, başkasına ait hüviyet cüzdanını veya askeri vesikayı kullanması, askerlik işlerinde sahte evrak ya da şehadetname ibraz etmesi veya her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapması suç sayılmıştır. Aynı fıkrada, kıtaya veya bir müesseseye intisap ettikten sonra yerine getirmekle yükümlü olunan hizmetten büsbütün ya da kısmen kurtulmak maksadıyla hile yapılması da cezai yaptırıma bağlanmış olup bu fiilleri işleyenler hakkında on yıla kadar ağır hapis cezası öngörülmüştür.
Suçun Faili ve Hizmetten Kurtulma Kastı
Askerlikten kurtulmak için hile yapma suçunun faili iki farklı yükümlü grubundan oluşur. İlk fail grubu, henüz fiilen askerlik görevine başlamamış bulunan ancak kanunen askerlik çağına girmiş sivil kişileri kapsar. Bu gruptaki kişiler yoklama, tescil veya tabip muayenesi gibi sevk öncesi idari aşamalarda hileli fiillere başvurabilir. İkinci fail grubu ise kıtaya veya askeri bir kuruma fiilen katılmış bulunan, er ve erbaş gibi askerlik hizmetini bizzat yerine getirmekle mükellef asker kişilerdir. Her iki fail çevresinde de suçun oluşumu için yükümlü olunan askerlik hizmetinden büsbütün ya da kısmen kurtulma kastı aranır.
Askerlik İşlemlerini Erteleme ile Kurtulma Kastı Ayrımı
Askeri Ceza Kanunu'nun 81. maddesi, askerlik işlemlerinin salt geciktirilmesine veya askere sevkin ertelenmesine yönelik hareketleri değil; askerlik hizmetinden büsbütün veya tamamen kurtulmayı yaptırım altına almaktadır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2013/955 Esas ve 2014/21921 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, askere sevk işlemlerinin geciktirilmesi ve ertelenmesi maksadıyla sahte öğrenci belgesi ibraz edilmesi eyleminde büsbütün kurtulma amacı bulunmadığından anılan maddedeki suçun yasal unsurları oluşmaz.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/955, K. 2014/21921Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 11 – 2011/3475
MAHKEMESİ : Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/02/2010
NUMARASI : 2007/10 (E) ve 2010/85 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Askerlikten kurtulmak için hile yapma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık müdafıinin, sanık hakkında askerlikten kurtulmak için hile yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, askerlik işlemlerini geciktirmek amacıyla sahte öğrenci belgesi düzenleyerek, bu belgeyi askerlik şubesine ibraz edip sevkinin ertelemesini sağlamak suretiyle 1632 sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu işlediği iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda, sanık hakkında 1632 sayılı Yasa'nın 81/1.maddesi uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Sanığın eylemine uygulanan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 81/1.maddesinde "Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kastıyla ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabib muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askeri vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlarla kıt'aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra kendisinin yapmaya mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar." hükmü öngörülmüş bulunmaktadır. Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nun 18.03.1999 gün ve 1999/27-56 sayılı kararında belirtildiği gibi anılan kanun maddesinde 81.madde ile yaptırım altına alınan eylem açıkça, askerlik işlemlerinin geciktirilmesine yönelik eylemleri değil "büsbütün veya tamamen" kurtulmayı kapsamaktadır.
Şu hale göre, sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
II- Sanık müdafıinin, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
1-Sanığın, askerlik işlemlerini geciktirmek amacıyla sahte öğrenci belgesi düzenleyerek, bu belgeyi askerlik şubesine ibraz edip sevkinin ertelemesini sağlamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda, sanık hakkında TCK'nun 204/1.maddesi uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Bu tür suçlara konu eylemler değerlendirilirken, bu eylem ve hareketlerin bu konuda işlem yapmakta görevli olan kimseleri aldatabilecek nitelik ve kabiliyette olması ve aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı belirlenirken de, yapılan hilenin ortalama dikkat, bellek ye muhakeme yeteneğine sahip bir kişiyi aldatmaya elverişli olması gerekmektedir. Eylem ve hareketlerin aldatma yeteneğine sahip olmamasına rağmen ilgili kuramların bu belgeler üzerinde veya sergilenen hareketler karşısında yapması icap eden inceleme, mukayese ve kontrol işlemlerini özensiz veya dikkatsiz bir şekilde yapması veya hiç yapmaması sonucu, amaçlanan netice meydana gelmesi halinde ise, failin hareketleri esasen aldatma yeteneği bulunmayan sahte belgeleri veya davranışları suçun oluşumu açısından elverişli vasıta haline dönüştürmeyecektir.
Bu açıklamalar ışığında, dosya kapsamında yapılan incelemede, sanığın askere sevkini erteletmek amacıyla askerlik şubesine sunduğu öğrenim belgesinin olduğunun anlaşılması üzerine suç duyurusunda bulunulduğu ve daha sonra ilgili okulla yapılan yazışmalar sonucunda, anılan belgesinin sahte olarak düzenlendiğinin tespit edildiği yönünde bilgi ve belgeler bulunmakta ise de, dava konusu belgenin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, suç tarihi itibariyle sevk erteleme işlemlerinin nasıl gerçekleştirildiği, mutat uygulamanın öğrenim durumunu gösteren belgelerin okullar tarafından re'sen gönderilmesi şeklinde mi yoksa ilgili kişiler tarafından temin edilerek ibraz edilmek şeklinde mi olduğu, bu tür belgeler ilgili kişiler tarafından ibraz edilmekte ise, kuşku üzerine mi yoksa her durumda mı askerlik şubelerince okullarla yazışma yapılarak belgelerin sıhhatinin araştırıldığı hususları belirlenip, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri yerine, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- CMK'nun 231.maddesinde yer alan objektif ve sübjektif koşullar tartışma konusu yapılmadan, "sanığın üzerine atılı suçun niteliği ve sanığın eylemlerinin çokluğu dikkate alınarak" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Dava konusu sahte belgenin üzerinde, tanzim tarihi olarak 06.04.2005 yazılı ise de, bu belgenin ilgili askerlik şubesine ibraz tarihi araştırılıp, ibraz tarihinin 5237 sayılı TCK'nun yürürlük tarihi olan 01.06.2005'ten öncesine denk geldiğinin tespit edilmesi halinde,
Olaya, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak, elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği hususu düşünülmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanığın askerlik işlemlerini geciktirmek amacıyla sahte öğrenci belgesi düzenlemesi askerliktne kurtulma amacına değil, geciktirme amacına yönelik olup eylemine uyan bakaya kalmak suçu suç tarihinden itibaren üç yıl geçmesi nedeniyle bu konudaki davanın zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmesi ve tebliğnamenin 1.maddesinde belirtilen nedenlerle hükmün bozulması, sahtecilik suçu yönünden ise işleme konulmuş olması karşısında aldatma kabiliyeti olduğundan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun bozma nedenlerine katılmıyorum.
Hilenin Aldatma Kabiliyeti ve Görevlilerin Dikkatsizliği
Suçun maddi ve hukuki unsurlarının gerçekleşebilmesi için failin sergilediği fiil ve hareketlerin askerlik işlemlerini yürütmekle yetkili kamu görevlilerini aldatabilecek nitelik ve kabiliyette bulunması zorunludur. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/1537 Esas ve 2016/20056 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, yapılan hilenin ortalama dikkat, bellek ve muhakeme yeteneğine sahip bir kişiyi aldatmaya elverişli olması gerekir. Muhatap görevlilerin belgeler veya sergilenen fiiller karşısında yapması gereken inceleme, karşılaştırma ve kontrol işlemlerini özensiz veya dikkatsiz yapması ya da tamamen ihmal etmesi sonucu hedeflenen neticenin doğması, esasen aldatma yeteneği taşımayan hareket veya belgeleri suç açısından elverişli vasıtaya dönüştürmez.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/1537, K. 2016/20056Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunun sahte evrak veya hileye elverişli her türlü fiil ve hareketle işlenmesi mümkün olmakla birlikte suça konu fiiller değerlendirilirken hile oluşturabilecek nitelikte olup olmadıklarının tespit edilmesi veya irdelenmesi gereklidir.Bir başka anlatımla, fiil ve hareketlerin bu konuda işlem yapmakla görevli olan kimseleri aldatabilecek nitelik ve kabiliyette olması lazım olup yapılan hilenin ortalama dikkat, bellek ve muhakeme yeteneğine sahip bir kişiyi aldatmaya elverişli olması zorunludur.Eylem ve hareketlerin sergileniş, sahte evrakın düzenleniş biçimi itibariyle muhatabını aldatma yeteneğine sahip olmamasına rağmen muhatabının bu belgeler üzerinde veya sergilenen hareketler karşısında yapılması icap eden inceleme, mukayese ve kontrol işlemlerini özensiz veya dikkatsiz bir şekilde yapması veya hiç yapmaması sonucu amaçlanan netice meydana gelmiş olsa dahi muhatap olan kimsenin ihmali veya umursamaz hareketlerinin esasen aldatma yeteneği bulunmayan sahte belgeleri veya davranışları askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçu açısından elverişli vasıta haline dönüştüremeyeceği cihetle, somut olayda sanığın sevk edildiği … ilindeki birliğine katılmadığı halde katıldığına dair sevk B belgesini posta yoluyla, bağlı olduğu … Askerlik Şubesi'ne göndermek suretiyle askerden kurtulmak için hile yaptığının iddia edilmesi karşısında, bahse konu posta gönderisine ilişkin kayıtlar ile posta zarfının temin edilerek, nereden gönderildiği ve resmi posta gönderisi olarak gönderilip gönderilmediğinin araştırılıp, bahse konu posta zarfı üzerindeki başlık, yazı ve varsa mühür izlerinin askeri yazışma kurallarına uygun olup olmadığı ile bu bağlamda askerlik şubesi görevlileri bakımından aldatma yeteneğini haiz olup olmadığının belirlenmesininin ardından sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanığın askerlik hizmetini bilahare bedelli olarak yaptığı gözetilerek, cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırın makul miktarda aşılması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza takdiri suretiyle TCK'nın 61. maddesine, aykırı davranılması,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Yargılama gideri miktarının 20,00 TL'nin altında olması nedeniyle CMK'nın 324. maddesinin 4. fıkrasına 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca Hazine üzerinde bırakılması gerektiği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanun'a aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Failin başvurduğu hilenin, yetkililerin basit bir araştırması neticesinde kolaylıkla ortaya çıkarılabilir nitelikte bulunması durumunda fiilin aldatma yeteneğine sahip olmadığı kabul edilir. Elde edilen sonucun hileli fiilden değil, kamu görevlilerinin dikkatsizliğinden kaynaklandığı durumlarda aldatma kabiliyeti gerçekleşmediğinden askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunun yasal unsurları meydana gelmez.
Sahte Sağlık Raporu ve Postayla Gönderilen Sevk Belgeleri
Askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak amacıyla mevzuatta belirtilen rahatsızlık şartları gerçekleşmediği halde gerçeğe aykırı askerliğe elverişsizlik raporu aldırılması suç kapsamındaki hileli fiillerdendir. Bununla birlikte Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2012/27077 Esas ve 2013/12815 Karar sayılı kararında ifade edildiği üzere, psikolojik rahatsızlık ileri sürülerek muayene olunması durumunda muayeneyi yapan hekimlerin inceleme ve kontrolleri özensiz yapıp yapmadığı ve muayene esnasındaki davranışların hile ve desise boyutuna ulaşıp ulaşmadığı tartışılmadan mahkumiyet kararı verilemez.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/27077, K. 2013/12815Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında askerlikten kurtulmak için psikolojik hastalığı bulunduğu ve özürlü olduğu şeklinde davranışlarda bulunarak, Askeri Hastaneden rapor almak suretiyle askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
Sanığın üzerine atılı suçun yaptırımı, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 81. maddesinde "(Değişik madde: 11/12/1935 – 2862/9 md.) l – Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabib muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askeri vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlarla kıt'aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra kendisinin yapmağa mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.
2 – (Değişik fıkra: 22/03/2000 – 4551 S.K./19 md.) Yukarıdaki fıkrada yazılı cezalar suç ortaklarına da uygulanır. Az vahim hallerde altı aydan beş seneye kadar hapis cezası verilir." Şeklinde düzenlenmiştir.
Bu yasal düzenlemeye göre, askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunun sahte evrak veya hileye elverişli her türlü fiil ve hareketle işlenmesi mümkündür. Suça konu eylemler değerlendirilirken, bu eylem ve hareketlerin bu konuda işlem yapmakta görevli olan kimseleri aldatabilecek nitelik ve kabiliyette olması ve aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı belirlenirken de, yapılan hilenin ortalama dikkat, bellek ve muhakeme yeteneğine sahip bir kişiyi aldatmaya elverişli olması gerekmektedir. Eylem ve hareketlerin aldatma yeteneğine sahip olmamasına rağmen İlgili kurumların bu belgeler üzerinde veya sergilenen hareketler karşısında yapması icap eden inceleme, mukayese ve kontrol işlemlerini özensiz veya dikkatsiz bir şekilde yapması veya hiç yapmaması sonucu amaçlanan netice meydana gelmesi halinde ise, failin hareketleri esasen aldatma yeteneği bulunmayan sahte belgeleri veya davranışları suçun oluşumu açısından elverişli vasıta haline dönüştürmeyecektir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamında yapılan incelemede, sanığın askerlikten kurtulmak için psikolojik hasta ve özürlü olduğu şeklinde davranışlarda bulunarak A.. Askeri Hastanesi Baştabipliğinin 04/11/2003 gün ve 2019 sayılı "askerliğe elverişli değildir" raporunu almak suretiyle askerlikten kurtulması şeklinde kabul edilen olayda, A..Asker Hastanesi doktorlarının yapması icap eden inceleme, muayene ve kontrol işlemlerini özensiz veya dikkatsiz bir şekilde yapmaları sonucu anılan raporu düzenlemeleri nedeniyle sanığın muayene sırasındaki hangi hareket ve davranışlarının hile ve desise boyutuna ulaştığı yeterince tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Birliğe fiilen katılmadığı halde sahte sevk belgesini posta yoluyla askerlik şubesine ulaştıran sanıklar hakkında ise Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/1537 Esas ve 2016/20056 Karar sayılı ilamına göre işlem tesis edilir. Anılan ilam uyarınca, postaya ilişkin gönderi kayıtları ile zarfın temin edilerek gönderinin resmi usule uygunluğu, zarf üzerindeki başlık, yazı ve mühürlerin askeri yazışma kurallarına uygun düşüp düşmediği incelenmeli ve belgenin şube görevlilerini aldatma yeteneğini haiz olup olmadığı tespit edilmelidir.
Suç Ortaklarının Sorumluluğu ve Cezanın Belirlenmesi
1632 sayılı Kanun'un 81. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, maddede yazılı yaptırımlar suça iştirak eden suç ortakları hakkında da aynen uygulanır. Askerlikten kurtulmak için hile suçuna azmettiren veya suçun işlenmesine yardım eden kişiler bizzat suçu icra eden fail ile aynı ceza ile cezalandırılır. Kanun koyucu ayrıca suçun az vahim hallerinde temel cezada indirime gidilerek altı aydan beş seneye kadar hapis cezasına hükmolunacağını düzenlemiştir.
Cezanın bireyselleştirilmesinde sanığın suç sonrası hukuki durumu da değerlendirmeye alınır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/1537 Esas ve 2016/20056 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, failin askerlik görevini bilahare bedelli olarak yerine getirmiş olması halinde Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi çerçevesinde alt sınırdan makul miktardan fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi hukuka aykırılık oluşturur.
Askerliği erteletmek için sahte öğrenci belgesi sunulması bu suçu oluşturur mu?
Hayır, Askeri Ceza Kanunu'nun 81. maddesi askerlik yükümlülüğünden büsbütün veya tamamen kurtulma amacını aradığından, sevki yalnızca erteletmek maksadıyla sahte belge sunulması halinde anılan suçun unsurları oluşmaz.
Görevlilerin dikkatsizliği sonucu hilenin başarılı olması suçun oluşumu için yeterli midir?
Hayır, sergilenen davranışların veya kullanılan belgelerin ortalama dikkat düzeyindeki bir görevliyi aldatma yeteneği bulunmuyorsa, kamu görevlilerinin dikkatsizliği veya ihmali eyleme hile niteliği kazandırmaz.
Askerlikten kurtulmak için yapılan hileye yardım edenlere ne ceza verilir?
Askeri Ceza Kanunu'nun 81. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu suça azmettiren veya yardım eden suç ortakları suçu bizzat işleyen fail ile aynı ceza yaptırımına tabi tutulur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

