Askeri Ceza Kanunu’nda Firar Suçu ve Cezai Yaptırımları

by Avukat Erdal Ersoy
Askeri Ceza Kanunu’nda Firar Suçu ve Cezai Yaptırımları

Firar Suçunun Tanımı ve Yasal Unsurları

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, kıtasından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşan askeri şahıslar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun tamamlanabilmesi için kanunda öngörülen altı günlük sürenin aşılması ve en az yedi tam günün geride kalması gerekir.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – (Değişik:
14/6/1989-3574/2 md.)
1) Aşağıda yazılı askeri şahıslar bir
yıldan üç yıla kadar hapsolunur:
a) Kıt'asından veya
görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla
uzaklaşanlar,
b) Kıt'asından veya
görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak
ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde
özürsüz olarak gelmeyenler,
2) Aşağıda yazılı
hallerde hapis cezası iki yıldan aşağı olamaz.
a) Suçlu, silah,
mühimmat ve bunların teçhizat veya nakil vasıtalarından ve hayvanlardan birini
veya ordu hizmetine tahsis edilen herhangi bir şeyi beraberinde götürmüş ise;
b) Suçlu hizmet yaparken
kaçmış ise;
c) Suçlu mükerrir ise;
3) Seferberlikte bu
maddede yazılı mehiller yarıya indirilir.
Yabancı memlekete
firar edenlerin cezaları:

1632 sayılı Kanun'un 66. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, kıtasından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılan askeri personelin, dönmeye mecbur bulunduğu günden itibaren altı gün içinde özürsüz olarak gelmemesi halinde de bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Firar fiilinde yedi günlük sürenin hesabında, kişinin kıtadan firar ettiği saat ile birliğine yeniden katıldığı ya da yakalandığı saat esas alınır. Firar saatinin veya yakalanma ve katılış saatinin kesin olarak tespit edilemediği durumlarda failin lehine yorum yapılır.

Suçun Hukuki Niteliği ve Fail Kapsamı

Firar suçu kesintisiz bir suç niteliğindedir. Fiilin meydana getirdiği hukuka aykırı durum, askeri şahsın askeri hiyerarşi ve disiplin altına girmesi veya asker kişi statüsünün sona ermesi ile son bulur.

Firar suçu sırf askeri ve özgü bir suç niteliğinde olup yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilir; henüz askerlik yükümlülüğü doğmamış olanlar bu suçun faili olamaz. Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki sivil devlet memurlarının kanun kapsamı dışında tutulması ile sivil personelin kanuna tabi kılındığı yönündeki yasal nitelemeler birlikte gözetilmelidir.

İzin Türleri ve Hava Değişimi Ayrımı

Mazeret kabul etmeyen kıtadan izinsiz uzaklaşma hali; evci, çarşı, nöbet, vardiya, görev ve şehir içi izni gibi kanuni izin harici ayrılışlardan zamanında dönülmemesi durumlarını da kapsar. İlgili amir tarafından düzenlenen izin belgesi henüz askere teslim edilmeden birliğin terk edilmesi halinde de kıtadan izinsiz uzaklaşma suretiyle firar gerçekleşir.

Üç aydan az süreli hava değişimi raporu alan askerlerin kıtalarıyla irtibatları kesilmez ve süre bitiminde kıtalarına geri dönmeleri gerekir. Üç aydan fazla hava değişimi raporu alan askerlerin ise kıtaları ile irtibatı kesildiğinden, süre sonunda askerlik şubesi tarafından usulüne uygun şekilde celp olunarak tertip edilecekleri mahallere gönderilmedikleri sürece firar suçu oluşmaz.

Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Seferberlik Mehili

1632 sayılı Kanun'un 66. maddesinin ikinci fıkrasına göre; failin silah, mühimmat, bunların teçhizat veya nakil vasıtalarından veya hayvanlardan birini ya da ordu hizmetine tahsis edilen herhangi bir şeyi beraberinde götürmesi, hizmet yaparken kaçması veya mükerrir olması hallerinde verilecek hapis cezası iki yıldan aşağı olamaz.

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, seferberlik durumunda firar suçuna ilişkin maddede yazılı olan tüm mehiller yarıya indirilir.

Mehil İçinde Yakalanma ve Kendiliğinden Dönme İndirimi

1632 sayılı Kanun'un 68. maddesi gereğince, kanuni mehil süreleri içinde yakalanan askeri şahıslara iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir. Failin beraberinde silah, mühimmat, savaş araç ve gereci götürmesi veya hizmet yaparken kaçması halinde gün unsuru aranmaz ve verilecek ceza artırılır.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik :
22/3/2000-4551/15 md.) 66 ve 67 nci maddelerde yazılı olan süreler içinde yakalananlara iki aydan
altı aya kadar hapis cezası verilir.
Aşağıda yazılı hallerde,
gün unsuru aranmaz ve ceza artırılır.
A) Fail beraberinde
silah, mühimmat, savaş araç ve gerecini götürmüş ise,
B) Fail hizmet yaparken
kaçmış ise.
Düşman  tarafında,
düşman kaşısında, mahsur mevkiden kaçanların cezası:

Askeri Ceza Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca; kaçak askeri şahıs firar ettikten itibaren altı hafta, seferberlikte ise bir hafta içinde kendiliğinden geri gelirse, kanun maddelerine göre verilecek cezalar yarısına kadar indirilir.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73 – Kaçak, kaçtığından altı hafta,
seferberlikte bir hafta içinde kendiliğinden geri gelirse yukarıki maddelere
göre verilecek cezalar yarısına kadar indirilir. Ölüm cezası yerine müebbet
ağır hapis yahut beş seneden az olmamak üzere ağır hapis cezası verilir.
Firara kalkışanları
haber vermiyenlerin cezası:

Rütbenin Geri Alınması ve Sözleşme Statüsüne Etkisi

1632 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca, firar ve izin tecavüzü suçlarından mahkûm olan erbaşların rütbelerinin geri alınmasına hükmolunur.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik :
22/3/2000-4551/16 md.) Firar ve izin tecavüzü cürümlerinden hüküm giyen erbaşların rütbelerinin
geri alınmasına da hükmolunur.
Firar cezalarının
sonraya bırakılması:

Firar suçundan ceza alan personelin sözleşmesi yenilenmez ve askeriyeden ilişiği kesilir.

Adli Para Cezası, Erteleme ve HAGB Sınırları

1632 sayılı Kanun'un Ek 8. maddesi kapsamında, sırf askeri suçlarda netice cezanın dört ay veya üzerinde belirlenmesi halinde kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara dönüştürülemez. Eylemin askeri disiplini vahim boyutta sarsması, birliğin emniyetini tehlikeye sokması, muharebe hazırlık ve gücünü zayıflatması, büyük zarar doğurması yahut fiilin savaş ve seferberlik ortamında gerçekleşmesi durumlarında da seçenek yaptırım yasağı tatbik edilir. Ayrıca sırf askeri suçlar ile üst sınırı üç ayı aşan askeri suçlarda önödeme yolu kapalıdır.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. Ek 8Kaynağı aç
Ek
Madde 8 – (Ek: 31/3/2005-5329/1 md.; Değişik: 23/6/2016-6722/11 md.)
Askeri mahkemeler ve adli
yargı mahkemeleri tarafından verilen kısa süreli hapis cezaları; 16/6/1927
tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümlerine
göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler
hakkında Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen
seçenek yaptırımlara, diğer askeri şahıslar hakkında ise aynı fıkranın (a), (b)
ve (d) bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Ancak
aşağıdaki hâllerde kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara çevrilemez:
A) Sırf askeri suçlardan
dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha
fazla süreli hapis cezası olması.
B) Fiilin, disiplini ağır
şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da
birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük
bir zarar meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya
seferberlikte işlenmesi.
1076
sayılı Kanun hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile
yükümlü erbaş ve erler hakkında verilen kısa süreli hapis cezasına seçenek
yaptırımların yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır.
(Ek fıkra:
24/11/2016-6763/2 md.) Sırf askerî suçlar ile hapis cezasının üst sınırı üç ayı geçen
askerî suçlar hakkında, önödeme hükümleri uygulanmaz.

1632 sayılı Kanun'un 47. maddesi gereğince, Türk Ceza Kanunu'nun hapis cezasının ertelenmesine dair hükümleri askeri suçlar hakkında da uygulanır. Ancak sırf askeri suçlardan hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis olması, fiilin disiplini ağır şekilde ihlal etmesi, birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması, büyük bir zarar doğurması, fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi ya da failin daha önce sırf askeri bir suçtan mahkûm edilmiş bulunması hallerinde hapis cezaları ertelenmez.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 47Kaynağı aç
Madde
47 – (Değişik: 23/6/2016 – 6722/9 md.)
Türk Ceza Kanununun hapis
cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, askeri suçlar hakkında da uygulanır.
Ancak aşağıdaki hâllerde
hapis cezaları ertelenmez:
A) Sırf askeri suçlardan
dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha
fazla süreli hapis cezası olması.
B) Fiilin, disiplini ağır
şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da
birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük
bir zarar meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya
seferberlikte işlenmesi.
D)
Daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm olunması.
SEKİZİNCİ FASIL
Müşterek hükümler
Askeri suçlarda şikayet ve izin:

Firar suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için mahkemece belirlenen mahkûmiyet cezasının altı aydan az süreli olması şartı aranır.

Soruşturma Usulü, Uzlaşma ve Zamanaşımı

1632 sayılı Kanun'un 48/A maddesi uyarınca askeri suçların takibinin şikâyete bağlı olmadığı kuralı firar suçu bakımından da geçerlidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 2. fıkrası gereğince, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olmayan özel kanunlardaki suçlar yönünden uzlaştırma yoluna başvurulabilmesi için ilgili yasada açık hüküm bulunması şarttır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.)
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesintisiz suçlarda dava zamanaşımı kesintinin gerçekleştiği günden itibaren işlemeye başlar. Bu çerçevede kesintisiz nitelikteki firar suçunda da zamanaşımı süresi, failin birliğine dönmesi, yakalanarak askeri hiyerarşiye girmesi ya da asker kişi statüsünün sona ermesiyle fiilin kesintiye uğradığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Firar suçunda kanuni mehil süresi nasıl hesaplanır?

Mehil süresi askeri şahsın kıtadan izinsiz ayrıldığı veya izinden dönmesi gereken gün ve saatten itibaren işlemeye başlar; yedi tam günün geçmesiyle suç tamamlanır. Firar veya katılış saatinin tam olarak tespit edilemediği durumlarda failin lehine yorum yapılır.

Firar eden askeri şahıs kendiliğinden dönerse cezası indirilir mi?

Askeri Ceza Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca, firar suçunun oluşmasından itibaren altı hafta, seferberlikte ise bir hafta içinde kendiliğinden birliğine geri gelen failin cezası yarısına kadar indirilir.

Firar suçu şikâyete veya uzlaştırmaya tabi midir?

Askeri Ceza Kanunu'nun 48/A maddesi uyarınca askeri suçların takibi şikâyete bağlı olmadığından firar suçunun takibi de şikâyete tabi değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253/2 gereğince şikâyete bağlı olmayan özel kanun suçlarında uzlaştırma için yasada açık hüküm bulunması şarttır.

Hava değişimi raporu alan asker hangi durumda firar suçundan sorumlu tutulmaz?

Üç aydan fazla hava değişimi raporu alan askerlerin kıtalarıyla irtibatı kesildiğinden, süre sonunda bağlı oldukları askerlik şubesi tarafından usulüne uygun şekilde sevk edilmedikleri sürece firar suçu oluşmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu