Araştırma Görevlisinde Görevin ve Sözleşmenin Sona Ermesi

by Avukat Erdal Ersoy
Araştırma Görevlisinde Görevin ve Sözleşmenin Sona Ermesi

Araştırma görevlisinin görevi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 33. maddesinin (a) bendine göre atanma süresi sonunda kendiliğinden sona erer. Kadroya atama en çok üç yıl için yapılır; aynı usulle yeniden atama yapılabilir, fakat bu bir yükümlülük değildir. Vakıf üniversitesinde süresi dolan belirli süreli iş sözleşmesinin yenilenmemesini Danıştay 8. Dairenin E. 2018/3966, K. 2022/757 sayılı kararının çoğunluk gerekçesi yetki unsuru yönünden hukuka aykırı görmüştür. Çoğunluk, yetkili makamın yenileme veya yenilememe yönünde karar almasını gerekli görmüş, yenilemeyi zorunlu saymamıştır. Dairenin hükmü temyizin kabulü, bölge idare mahkemesi kararının bozulması ve dosyanın yeniden karar için gönderilmesidir. İdari işlemin iptali için açılacak davada özel kanunda ayrı süre yoksa 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi, Danıştay ve idare mahkemesinde altmış günlük süre öngörür.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – (Değişik: 17/8/1983 – 2880/16 md.) a) (Değişik: 12/8/1986 – KHK 260/3 md.) Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim elemanıdır. (Ek cümle: 15/4/2020-7243/4 md.) Araştırma görevlisi kadrosuna başvurabilmek için sınavın yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak gerekir. Bunlar ilgili anabilim veya anasanat dalı başkanlarının önerisi, Bölüm Başkanı, Dekan, enstitü, yüksekokul veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süre ile atanırlar; atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer.(Ek cümle: 21/4/2005 – 5335/10 md.) Bunlar aynı usulle yeniden atanabilirler. Lisans üstü eğitim – öğretim için yurt dışına gönderilecek araştırma görevlileri ile ilk defa bu amaçla bu göreve atanacaklarda aranacak nitelikler ve diğer hususlar Yükseköğretim Kurulunca tespit edilir. (Değişik: 9/4/1990 – KHK – 418/23 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 5/2/1992 tarihli ve E. 1990/22, K. 1992/6 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/5/1994-KHK-527/16 md.) Lisansüstü eğitim – öğretim için yurtdışına gönderilecek araştırma görevlileri hakkında yukarıdaki atama süresi ile ilgili hüküm uygulanmaz. Bu gibilerin öğrenim ücretleri ve yollukları dahil her çeşit sosyal ve diğer giderleri bağlı bulundukları üniversitelerin personel giderleri içerisinde açılacak özel tertipden ödenir. Lisansüstü eğitim – öğretim için yurt dışına gönderilen araştırma görevlileri kadrolarında bırakılırlar ve (Burslu gidenlerin biryılı aşan süreleri ile şahsen özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kurumlarınca kendilerine aylıksız izin verilmesi uygun görülenler hariç) aylık ve diğer her türlü ödemelerin kanuni kesintilerin sonra kalan net tutarının % 60'ını kurumlarından alırlar. Bunlardan kurumlarınca gönderilenlere, 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun hükümlerine göre aynı ülkede bulunan öğrencilere verilen tahsisat tutarında ayrıca ödeme yapılır. Burslu gidenlerin aldıkları burs miktarları bu miktarın altında ise aradaki fark kurumlarınca kendilerine ayrıca ödenir. Bunların okul ücretleri ile eğitim ve öğretime başlayabilmeleri için zorunlu olan kurs ücretleri karşılanır. Kitap ve kırtasiye bedelleri ile diğer eğitim ve öğretim giderlerini karşılamak için her yıl Mart ve Eylül aylarında iki eşit taksitte ödenmek üzere birer aylıkları tutarında ek ödenek verilir. b) (Mülga: 22/2/2018-7100/7 md.) c) (Mülga: 22/2/2018-7100/7 md.) d) (Mülga: 22/2/2018-7100/7 md.) e) (Mülga: 22/2/2018-7100/7 md.) Yabancı uyruklu öğretim elemanları:
Danıştay 8. Daire, E. 2018/3966, K. 2022/757Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/3966 E.  ,  2022/757 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2018/3966 Karar No : 2022/757 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: …Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı'nda belirli süreli iş sözleşmesi ile araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, 30.06.2016 günü sona eren iş sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin …gün ve …sayılı işlemin iptali ile çalışmadığı sürelere ilişkin ödenmeyen maaşlarının faiziyle birlikte ve sigorta primlerinin geçmişe etkili olarak iadesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararında; davacıya ait sözleşmenin başlangıçta vakıf mütevelli heyet başkanınca imzalanmakla birlikte uzatılmayacağına dair işlemin rektör tarafından tesis edildiği ve dosyada rektörün bu konuda yetkilendirildiğine dair bir karar bulunmadığı gibi, rektör tarafından alınan bu kararın mütevelli heyetince onandığına dair herhangi bir belge ve bilgiye de rastlanmadığından dava konusu işlemin öncelikle bu yönüyle mevzuata uygun bulunmadığı; bununla birlikte davacının, Rektörlük Bölümünde görevlendirildiği, bu görevini hizmete uygun olarak yerine getirmediği ve uyarılmasına rağmen bu tutumunu sürdürdüğünden bahisle sözleşmesinin uzatılmamasına karar verildiği belirtilmiş ise de, bu fiillerin sübuta erip ermediğinin (gerekirse bir inceleme ve/veya soruşturma yapılarak), sözü edilen fiillerin sübut bulup bulmadığı, keza görevine devam etmesinin haklı ve meşru bir mazarete dayanıp dayanmadığını belirlenerek bir işlem tesis edilmesi gerekirken, ortada somut ve kabul edilebilir başka neden bulunmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, her ne kadar davacının düzenli olarak göreve gelmediğinden bahisle iki kez sözlü olarak uyarıldığı belirtilmekte ise de usulünce bir inceleme veya soruşturma yapılmış olmadıkça, davacının sadece savunması alınmak sureti ile uyarılmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu işlem nedeniyle uğranılan özlük hak kayıplarının da giderilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının uğradığı parasal hak kayıplarının hesaplanarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; dava konusu işlem her ne kadar ilk derece mahkemesince yetki unsuru yönünden hukuka uygun bulunmamış ise de, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesine uygun olarak mütevelli heyetince yetki devri yapılan mütevelli heyet başkanınca tesis edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık görülmediği; bununla birlikte, dava konusu işlemin esas yönünden iptaline ilişkin gerekçe usul ve hukuka uygun bulunduğundan sadece bu gerekçe yönüyle usul ve hukuka uygun bulunan Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bakılan uyuşmazlıkta, iş mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davanın görev yönünden reddi gerektiği, sözleşmenin yenilenmesi konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, davacının çalışmalarının değerlendirilerek, iş sözleşmesinin yenilenmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu kısmının gerekçeli olarak onanması, çalışmadığı sürelere ilişkin ödenmeyen maaşlarının faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının, bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : …Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı'nda belirli süreli iş sözleşmesi ile araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, 30.06.2016 günü sona eren iş sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin …gün ve …sayılı işlemin iptali ile çalışmadığı sürelere ilişkin ödenmeyen maaşlarının faiziyle birlikte ve sigorta primlerinin geçmişe etkili olarak iadesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2547 sayılı Kanun ek 5. maddesinin 2. fıkrasında; ''Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı yer almıştır. 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ''Mütevelli heyet'' başlığını taşıyan 20. maddesinin 1. fıkrasında, ''Vakıf yükseköğretim kurumunun en yüksek karar organı olan mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder.'' kuralı; aynı maddenin 4. fıkrasında, ''Mütevelli heyet, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul eder ve uygulamaları izler. Öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü alınmak suretiyle vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı; ''Akademik organlar'' başlığını taşıyan 21. maddesinde; ''Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Bu konuda mütevelli heyetin yetkileri saklıdır. Vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisi müdürdür. Rektör ve senatonun dört yıl için seçeceği bir profesör, Üniversitelerarası Kurulun üyeleridir.'' kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları", idari dava türleri arasında sayılmış, böylece, mahkemelerce idari işlemin yargısal denetimi yapılırken, işlemin mevzuatla belirlenen makam veya merci tarafından tesis edilip edilmediğinin araştırılacağı kurala bağlanmıştır. Bir kamu görevlisi, kurul ya da organın idare adına karar verebilme ve işlem tesis edebilme gücü olarak tanımlanan yetki, idari işlemin kurucu unsuru olup, yargısal denetim yapılırken ilk önce işlemin yetki unsurunun hukuka uygun olup olmadığı incelenmektedir. Bir kişi, kurul ya da organın herhangi bir idari işlem bakımından yetkili kabul edilebilmesi için hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş yani yetkilendirilmiş olması gereklidir. İdare hukukundaki kanunilik ilkesi gereğince, bir hukuk kuralı ile verilmeyen yetki kullanılarak tesis edilen işlem, hukuka aykırı olacaktır. Yargı mercilerince yetki unsurunda sakatlık tespit edildiği takdirde işlemin diğer unsurlar bakımından incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Bununla birlikte yetki unsuru, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, idari yargı mercileri, kanun yolu incelemeleri dahil, davanın hangi safhası olursa olsun yetki unsurunda sakatlık tespit ettikleri takdirde işlemin iptaline karar vermek zorundadırlar. Yüksek yargı içtihatlarında; yetki kurallarının dar ve kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, idarenin yetki kurallarına sıkı bir şekilde uymak zorunda olduğu, yetki kullanımının tercihe, keyfe ve takdire bağlı olmadığı, yetki kullanımındaki usulsüzlüklerin, fonksiyon gaspı, yetki gaspı veya yetki tecavüzü hallerini meydana getireceği, kural olarak yetkinin bizzat kullanılacağı, kanun tarafından oluşturulan yetki düzeninin, yine kanun tarafından izin verilmediği sürece, idare veya o yetkiyi kullanmak ile yükümlendirilmiş makamlarca değiştirilemeyeceği, yetki devrinin Kanunun açıkça izin verdiği durumlarda yapılabileceği, bir makamın yetkisinin başka bir kişiye devredilebilmesi için yetki devri konusunda da mevzuatla yetkili kılınması gerektiği, zira yasa koyucu tarafından belli bir yetkiyi kullanma gücü ile donatılmış bir makamın, yasa koyucunun iradesi hilafına, kanunda açık bir düzenleme bulunmaksızın, bu yetkisini başka bir makama devretmesinin, yetki devredilen makamı yetkili kılmadığı gibi, hem yetki devrine ilişkin işlemin hem de bu yöntemle yapılan yetki devrine dayanılarak tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı hale geleceği, yetkisiz kişi, kurul ya da organın yaptığı işlemin, sonradan yetkili makam tarafından kabul edilmesi veya icazet verilmesi yoluyla o işlemin hukuka uygun hale dönüştürülemeyeceği, istikrarlı şekilde vurgulanmaktadır. 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesi gereği, vakıf yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerinin yapılması, atamaları ve görevden alınmalarının onaylanması mütevelli heyetince yapılacak olup; mütevelli heyet, vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilecektir. Yükseköğretim mevzuatında; mütevelli heyetin yetkilerini mütevelli heyet başkanına devredebileceğine ilişkin açık bir düzenleme yer almamaktadır. Bununla birlikte, mütevelli heyetin, yetkilerini mütevelli heyet başkanına devri, heyetin fiilen işlememesi sonucunu doğuracağından, bu yönde bir yetki devrinin kabulüne imkan bulunmamaktadır. İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyetinin …gün ve …sayılı kararı ile İstanbul Aydın Üniversitesi ve mütevelli heyeti adına imza yetkisi mütevelli heyet başkanına devredilmiştir. Dava konusu işlem ise mütevelli heyet başkanının olur'u ile rektör tarafından tesis edilmiştir. Bakılan davada; davacının iş sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin mütevelli heyetin onayı ile tesis edilmediği gibi mütevelli heyetçe kullanılabilecek bu yetkinin rektöre devredildiğine ilişkin mütevelli heyet kararı da dosyada bulunmamaktadır. Bu bağlamda; 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesi uyarınca, davacının iş sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin, mütevelli heyet onayı ile veya mütevelli heyetin yetkisini devrettiği vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticisi tarafından tesis edilmesi gerekirken, mütevelli heyet başkanının olur'u ile rektör tarafından tesis edildiği anlaşıldığından, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan; idari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir. Buna karşın, belirli süreli iş sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde bir karar alınması gerekmektedir. Bu aşamada, iptal kararının hukuksal sonucu olarak yetki yönünden hukuka aykırı bulunan sözleşmenin yenilenmemesi işlemi ortadan kalmış olmakla birlikte, idare ile ilgili arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi de bulunmamaktadır. İdari yargı merci tarafından, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından ve belirli süreli iş sözleşmesinin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, bu aşamada, ilgili bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında; sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda; 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesine aykırı olarak, mütevelli heyet başkanının oluru ile tesis edilen işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi ve parasal haklar bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/02/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X) Dava; İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı'nda belirli süreli iş sözleşmesi ile araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, 30.06.2016 günü sona eren iş sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin …gün ve …sayılı işlemin iptali ile çalışmadığı sürelere ilişkin ödenmeyen maaşlarının faiziyle birlikte ve sigorta primlerinin geçmişe etkili olarak iadesi istemiyle açılmıştır. İdare yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir. Dairemiz kararının, dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi gerektiğine ilişkin kısmına katılmaktayım. Bununla birlikte, dava konusu işlemin iptal edilmiş olması nedeniyle, iptal kararının geriye yürüyerek, işlem nedeniyle davacının çalışamadığı sürelere ilişkin ödenmeyen maaşlarının faiziyle birlikte ödenmesi idare yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatlarının gereği olduğundan, İstinaf Mahkemesi kararının bu kısmının onanması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum. KARŞI OY: (XX) İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı'nda belirli süreli iş sözleşmesi ile araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, 30.06.2016 günü sona eren iş sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin …gün ve …sayılı bildirim işleminin iptali ile çalışmadığı sürelere ilişkin ödenmeyen maaşlarının faiziyle birlikte ve sigorta primlerinin geçmişe etkili olarak iadesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır. Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez ise de; sözleşmenin istikrarlı şekilde yenilendiği durumlarda davalı idarenin sözleşme süresinin bitiminden önce karşı tarafa sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirmesi haklı beklenti ilkesinin tabii sonucu olarak görülebilir. İşlemin yetki unsuru yönünden değerlendirilmesine gelince; yenilenmemiş olduğundan ortada bir sözleşme yoktur ve bu nedenle usulde paralellik ilkesi gereği, sözleşme yapılırken izlenmesi gereken usulün takibi de gerekmemektedir. Bu nedenle, genel yazışma yetkisine sahip olan Rektör tarafından bildirim yazısının imzalanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi bitmiş olan sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum. Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle parasal hak kayıplarının bulunmadığı da açıktır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Araştırma görevlisinin tanımı ve başvuru yaşı

2547 sayılı Kanun'un 33. maddesinin (a) bendi araştırma görevlisini öğretim elemanı sayar. Görevi, yükseköğretim kurumunda yürütülen araştırma, inceleme ve deneylere yardım etmektir. Yetkili organların bu işle ilgili verdiği diğer görevler de aynı bentte araştırma görevlisine bırakılmıştır. Kadroya başvuruda ayrıca bir yaş şartı aranır. Ölçü, sınavın yapıldığı yılın ocak ayının birinci günüdür; bu tarihte otuz beş yaşın doldurulmamış olması gerekir. Yaş sınırı bentte başvuru şartı olarak yer alır.

Kadroya atamanın usulü

Atamanın aşamaları aynı bentte sıralanır. Süreç, ilgili anabilim veya anasanat dalı başkanının önerisiyle açılır. Bölüm başkanının, dekanın, enstitü müdürünün, yüksekokul müdürünün veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü aranır. Atama, rektörün onayıyla tamamlanır.

Atama süresi ve görevin kendiliğinden bitmesi

33. maddenin (a) bendi, araştırma görevlisinin kadroya en çok üç yıl süreyle atanacağını düzenler. En çok üç yıl bir üst sınırdır; her atamanın üç yıl süreceği bu bentte yazmaz. Atanma süresi dolunca görev kendiliğinden biter. Sürenin dolması, bentte ayrı bir fesih iradesine bağlanmadan sona erme sonucu doğurur. Süre sonunda aynı usulle yeniden atama yapılabilir. Kanundaki atanabilir ifadesi, idareye yeniden atama yükümlülüğü yüklemez.

Bu süre hükmünün istisnası, lisansüstü eğitim ve öğretim için yurt dışına gönderilecek araştırma görevlileridir. Bunlar hakkında 33. maddedeki atama süresi kuralı uygulanmaz.

Yürürlükten kaldırılan bentler

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 33. maddesinin (b), (c), (d) ve (e) bentleri mülgadır. Mülga ibaresi 22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanun'un 7. maddesini anar.

Lisansüstü öğrencinin bir yıllık araştırma görevliliği

Lisansüstü öğretim yapan öğrenci, 2547 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (d) bendinde ayrıca düzenlenir. Bu öğrenci, kendisine tahsis edilebilecek burslardan yararlanabilir. Ayrıca her defasında bir yıl için araştırma görevlisi kadrosuna atanabilir. Bir yıllık atamanın sonraki yıl yenilenmesi bentte zorunlu bir sonuç olarak yazılmamıştır. Bu imkân, 33. maddenin (a) bendindeki en çok üç yıllık kadro atamasından ayrı bir hükümdür; iki bent tek süre kuralında birleştirilemez.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50 – Usul ve şartları; a. Lisans düzeyinde öğrenim gördükten sonra, yükseköğretim kurumlarında yüksek lisans, veteriner hekimlikte uzmanlık, doktora ya da tıpta uzmanlık öğrenimi yapmak isteyenler, yükseköğretim kurumlarınca usulüne göre açılacak sınavla ve Üniversitelerarası Kurulca tespit edilecek esaslara göre seçilirler.[45] b. Yükseköğretim kurumları, lisans üstü öğretim konusundaki istekleri karşılamak üzere gerekli planlamayı yapar ve önlemleri alır. c. (Mülga: 1/8/1996-4160/5 md.) d) Lisans üstü öğretim yapan öğrenciler, kendilerine tahsis edilebilecek burslardan yararlanabilecekleri gibi, her defasında bir yıl için olmak üzere araştırma görevlisi kadrosuna da atanabilirler.[46] e. Tıpta uzmanlık öğrenimi yapanlara verilecek aylık veya ödeneklerin tespitinde, aynı durumda bulunan Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığındaki personelin aylık ve ödenekleri gözönünde tutulur. SEKİZİNCİ BÖLÜM Memurlar ve Diğer Görevliler Yönetim örgütleri:

50. maddenin (a) bendi, görevin sona ermesini değil lisansüstü öğrenci seçimini düzenler. Lisans öğreniminden sonra yüksek lisans, veteriner hekimlikte uzmanlık, doktora veya tıpta uzmanlık öğrenimi yapmak isteyenler seçime girer. Seçim, yükseköğretim kurumunun usulüne uygun açacağı sınavla ve Üniversitelerarası Kurulun tespit edeceği esaslara göre yapılır.

Vakıf yükseköğretim kurumunda sözleşmenin yenilenmemesi

Danıştay 8. Dairenin E. 2018/3966, K. 2022/757 sayılı kararına konu uyuşmazlık, bir vakıf üniversitesinde belirli süreli iş sözleşmesiyle araştırma görevlisi olarak çalışan kişinin sözleşmesinin yenilenmemesidir. Sözleşme 30.06.2016 günü sona ermiştir. İstem, yenilenmeme işleminin iptali ile çalışılmayan sürelere ilişkin ödenmeyen maaşların faiziyle birlikte ödenmesi ve sigorta primlerinin geçmişe etkili olarak iadesidir. İnceleme, süresi dolmuş sözleşmenin yenilenmemesiyle sınırlıdır; 33. maddenin (a) bendindeki atanma süresinin kendiliğinden sona ermesi hükmünün genel bir uygulaması olarak ele alınamaz.

2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesinin 2. fıkrasına göre mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine yetkilerini uygun gördüğü ölçüde devredebilir. Aynı fıkra; görevlendirilecek yöneticilerin, öğretim elemanlarının ve diğer personelin sözleşmelerinin yapılmasını, atanmasını ve görevden alınmasının onaylanmasını mütevelli heyete bırakır. Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 4. fıkrası, mütevelli heyetin bu kişilerin sözleşmelerini yapmasını; atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylamasını, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul etmesini ve uygulamaları izlemesini düzenler. Yönetmeliğin 21. maddesine göre vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Mütevelli heyetin yetkileri saklıdır.

İdari işlemin yargısal denetiminde, işlemin mevzuatla belirlenen makam veya merci tarafından tesis edilip edilmediği araştırılır. Çoğunluk gerekçesine göre yetki unsurunda sakatlık tespit edilirse işlemin diğer unsurları bakımından incelenmesine olanak bulunmaz. Çoğunluk yetki unsurunu kamu düzeniyle ilgili görür. Kanun yolu incelemeleri dâhil davanın hangi aşamasında olursa olsun bu sakatlık saptanırsa, çoğunluğa göre işlemin iptaline karar verilmesi gerekir.

İstanbul Aydın Üniversitesi mütevelli heyeti, üniversite ve heyet adına imza yetkisini mütevelli heyet başkanına bırakmıştır. Yenilenmeme işlemi, mütevelli heyet başkanının oluru üzerine rektör tarafından kurulmuştur. Çoğunluk, yükseköğretim mevzuatında mütevelli heyetin yetkilerini başkana devredebileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı ve böyle bir devrin heyetin fiilen işlememesi sonucunu doğuracağı gerekçesiyle bu devri kabul etmemiş; karşı oy ise yenilenmeyen sözleşmeye ilişkin bildirimdeki rektör imzasını hukuka uygun görmüştür. Çoğunluk, işlemin mütevelli heyet onayıyla veya heyetin yetkisini devrettiği vakıf yükseköğretim kurumu yöneticisi tarafından kurulması gerekirken bu şekilde kurulduğunu saptamış ve işlemi yetki yönünden hukuka aykırı bulmuştur. Sonuç, süresi dolan sözleşmenin yenilenmemesine ilişkindir. Çoğunluk, işlemin esasını ayrıca hukuka uygun veya aykırı diye karara bağlamamıştır.

Yetki sakatlığının yenileme kararına ve parasal isteme etkisi

Çoğunluğa göre belirli süreli sözleşmenin yenilenmemesi yalnızca yetki yönünden hukuka aykırı bulunup iptal edilirse yetkili idari makam veya organ, yenileme ya da yenilememe yönünde bir karar alır. Bu sonuç idareyi sözleşmeyi yenilemeye zorlamaz.

Çoğunluk, yenilenmeme işleminin esasının incelenmediğini, belirli süreli sözleşmenin süresinin dolduğunu ve bu nedenle ortada sözleşme ilişkisi kalmadığını dikkate almıştır. Parasal ve özlük kayıpları da kesin ve net biçimde belirli değildir. Çoğunluk, bu kayıplar hakkında sözleşmenin yenilendiği varsayımıyla doğrudan kabul kararı verilemeyeceğini ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtirken, karşı oy iptal nedeniyle çalışılamayan sürelerin parasal haklarının ödenmesi gerektiği görüşündedir. Karşı oy, çoğunluğun sonucu değildir.

Temyiz istemi, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunarak kabul edilmiştir. Bölge idare mahkemesi kararı bozulmuş ve dosya, yeniden bir karar verilmek üzere ilgili bölge idare mahkemesine gönderilmiştir. Karar 11/02/2022 tarihinde oyçokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir. Parasal istem hakkında ayrı bir kabul veya ret hükmü kurulmamıştır.

İdari davada süre

2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi, dava açma süresini özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemeleri için altmış gün, vergi mahkemeleri için otuz gün olarak belirler. Özel kanunun ayrı süre göstermesi hali saklıdır.

İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar.

Adresi belli olmayan kişiye özel kanundaki hükme göre ilan yoluyla bildirim yapılmışsa başlangıç değişir. Özel kanunda aksine hüküm yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün geçtikten sonra işlemeye başlar. Bu başlangıç, adresi belli olmayanlara yapılan ilan haline özgüdür.

Yürütmenin durdurulması

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesine göre Danıştayda veya idare mahkemesinde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Yürütmenin durması için ayrıca karar gerekir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması kararı iki şart birlikte gerçekleşirse verilebilir. İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğmalıdır. İşlem de açıkça hukuka aykırı olmalıdır. Karar, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra ve gerekçe gösterilerek verilebilir. Maddenin verebilir ifadesi, şartlar oluşunca mahkemeyi karar vermeye mecbur bırakmaz.

Uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerde yürütme, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, savunma beklenmeden de durdurulabilir. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirme işlemleri, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz.

Yürütmenin durdurulması kararında, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı görüldüğü ve uygulanırsa doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır. İlgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olması, yalnızca bu gerekçeyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesine yetmez.

Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa istem, davalı idarenin savunması alınmadan reddedilebilir. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir. Durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kişilerden teminat alınmaz. Teminata ilişkin uyuşmazlığı, yürütmenin durdurulması kararını veren daire, mahkeme veya hâkim çözer.

Yürütmenin durdurulmasına itirazı inceleyen merci, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. Bu öncelik, belirli bir gün veya ay olarak gösterilmiş bir yargılama süresi değildir. Yürütmenin durdurulmasına ilişkin karar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. On beş gün, kararın yazılması ve imzalanması süresidir. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

Kararın yerine getirilmesi, tazminat ve faiz

2577 sayılı Kanun'un 28. maddesine göre idare; Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin esas ve yürütmenin durdurulması kararlarının gereğini gecikmeksizin yerine getirir. İdare, işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorundadır. Süre, kararın idareye tebliğinden başlar ve hiçbir şekilde otuz günü geçemez. Otuz gün hem esas kararını hem yürütmenin durdurulması kararını kapsar. Maddede disiplin hükümlerinin saklı olduğu belirtilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Açıklama:

Mahkeme kararına göre işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmazsa idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Açılabilir ifadesi, her iptalde belirli bir tazminatın kendiliğinden doğduğunu göstermez. Kararın süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.

Tazminat ve vergi davalarında idare, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için faiz öder. Faiz, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanır. Kararın davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçen süre için faiz işlemez.

Sık sorulan sorular

Araştırma görevlisi kimdir?

Araştırma görevlisi bir öğretim elemanıdır. Yükseköğretim kurumundaki araştırma, inceleme ve deneylere yardım eder; yetkili organların bu işle ilgili verdiği diğer görevleri de yapar.

Araştırma görevlisi kadrosuna başvuruda yaş sınırı var mıdır?

Evet. Sınavın yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşın doldurulmamış olması gerekir. Bu şart kadroya başvuru için yazılmıştır.

Atanma süresi bitince görev kendiliğinden sona erer mi?

Evet. Atanma süresi sonunda görev kendiliğinden sona erer. Lisansüstü eğitim ve öğretim için yurt dışına gönderilecek araştırma görevlilerinde bu süre hükmü uygulanmaz.

Süre sonunda yeniden atama zorunlu mudur?

Hayır. Araştırma görevlisi aynı usulle yeniden atanabilir. Bu anlatım, yeniden atamayı zorunlu kılmaz.

Lisansüstü öğrenci araştırma görevliliğine ne kadar süreyle atanabilir?

Her defasında bir yıl için atanabilir. Kendisine tahsis edilebilecek burstan da yararlanabilir.

İptal davası açma süresi ne kadardır?

Özel kanunda ayrı süre yoksa Danıştay ve idare mahkemesinde altmış gündür. İdari uyuşmazlıkta süre, yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden başlar.

Dava açmak idari işlemin yürütülmesini durdurur mu?

Hayır. Dava açılmış olması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi bu sonucu Danıştay ve idare mahkemesindeki davalar için düzenler.

Yürütmenin durdurulması için hangi şartlar aranır?

İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması birlikte aranır. Karar, savunma alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçeyle verilebilir.

Yürütmenin durdurulmasında teminat alınır mı?

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir. Durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalananlardan teminat alınmaz.

Aynı nedenle ikinci kez yürütmenin durdurulması istenebilir mi?

Hayır. Yürütmenin durdurulması, aynı sebepler gösterilerek ikinci defa istenemez.

Mahkeme kararı kaç gün içinde yerine getirilir?

İdare, esas ve yürütmenin durdurulması kararının gereğini gecikmeksizin yerine getirir. Süre, kararın idareye tebliğinden başlar ve otuz günü geçemez.

Karar uygulanmazsa tazminat davası kime karşı açılır?

Tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılır. Dava, maddi ve manevi tazminat istemini kapsayabilir.

Tazminat davasında hangi faiz düzenlenmiştir?

Tazminat ve vergi davalarında faiz, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için ödenir. Faiz, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesine göre belirlenen tecil faizi oranındadır. Kararın davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında faiz işlemez.

Yetki yönünden hukuka aykırılık sözleşmenin yenilenmesini zorunlu kılar mı?

Hayır. Danıştay 8. Dairenin E. 2018/3966, K. 2022/757 sayılı kararının çoğunluk gerekçesine göre yetkili makam veya organ yenileme ya da yenilememe yönünde karar alır. Bu sonuç, sözleşmenin yenilenmesini zorunlu kılmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu