Aracını Başkasına Kullandırana Ceza ve Hukuki Sorumluluk

by Avukat Erdal Ersoy
Aracını Başkasına Kullandırana Ceza ve Hukuki Sorumluluk

Hususi Araçların Başkasına Kullandırılması ve Hukuki Çerçeve

Hususi araçlarda genel kural, aracın yalnızca tescil belgesinde adı geçen ruhsat sahibi tarafından kullanılması gerektiği yönünde değildir. Araç üzerinde özel bir yasal kısıtlama bulunmadığı ve geçerli bir sürücü belgesine sahip olunduğu müddetçe hususi bir aracın başkası tarafından sürülmesi tek başına idari para cezası gerektirmez. Araç sahibinin rızası bulunduğu ve hukuka aykırı başka bir fiil meydana gelmediği sürece başkasının aracını kullanmak suç teşkil etmez.

Hususi araçların başkasına kullandırılması halinde idari para cezası ve yasal yaptırımlar; sürücünün ehliyetsiz olması, alkollü araç kullanımı, zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunmaması, muayene eksikliği veya taşıma faaliyetinin ticari nitelik kazanması hallerinde gündeme gelir.

Ruhsat sahibinin yalnızca eşi, çocuğu veya çalışanı tarafından aracın kullanılabileceğine yönelik sınırlamalar, tüm araçları kapsayan genel bir trafik kuralı niteliğinde değildir. Bu tür kayıtlar; taraflar arasındaki sözleşme ilişkilerinden, tahsisli kullanım rejimlerinden, filo politikalarından, kiralama sözleşmelerinden veya özel taşıma izinlerinden doğan istisnai kısıtlamalardır.

Ticari Araçlarda Kayıt Dışı İstihdam ve İdari Para Cezaları

Ticari araçlarda denetim yapılırken şekli beyanlardan ziyade fiili çalışma durumu esas alınır. Sürücünün düzenli ve gelir getirici bir faaliyet yürütmesi, hukuki ilişkinin hizmet akdi olarak değerlendirilmesine yol açabilir. Bu kapsamda bağımlı bir çalışma ilişkisinin varlığı tespit edildiğinde, araç sahibinin yalnızca aracı tahsis ettiğine yönelik savunması cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Hizmet akdine dayalı bu ilişkinin bir gün gibi oldukça kısa bir süre devam etmesi dahi işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde kuruma verilmesi zorunluluğunu etkilemez.

Ticari nitelikteki araçta fiilen çalıştığı belirlenen sürücünün SGK tescil kaydının bulunmadığının tespiti halinde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca işveren konumundaki araç sahibi veya ilgili şirkete idari para cezası uygulanır. Trafik denetimlerinde düzenlenen trafik idari para cezası karar tutanaklarında yer alan plaka, sürücü kimlik bilgisi, uygulamanın yapıldığı yer, tarih ve işlem birimi verileri elektronik sistem üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu ile paylaşılmaktadır.

Ticari aracın bir akrabaya kullandırılması durumunda, yürütülen faaliyet ticari kapsamda kalıyor ve sürücü bu faaliyetten gelir elde ediyorsa, akrabalık bağı idari yaptırım uygulanmasını tek başına engellemez. Benzer şekilde, taraflar arasında yazılı ve imzalı bir kira sözleşmesinin varlığı da cezai sorumluluğu peşinen bertaraf etmeyebilir; sözleşmenin fiilen uygulanması ve sürücünün yasal sigorta bildiriminin kiralayan tarafından yapılmış olması şartı aranır.

Trafik Kazası Halinde İşletenin Hukuki Sorumluluğu ve Rücu

Aracın başkasına kullandırıldığı esnada bir trafik kazası gerçekleşmesi durumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde araç sahibi veya ilgili şirket işleten sıfatıyla hukuki sorumluluk altına girer. Zorunlu mali sorumluluk sigortası kural olarak işletenin sorumluluğunu güvence altına alsa da; geçersiz sürücü belgesi, ağır kusur, poliçe şartlarına aykırılık veya yetkisiz kullanım hallerinde sigorta şirketinin ödediği tazminatı araç sahibine rücu etme ihtimali bulunmaktadır.

Ticari faaliyette bulunan sigortasız şoförün karıştığı kazada ölüm veya yaralanma meydana gelmesi halinde, somut olayın koşullarına göre durum iş kazası olarak nitelendirilebilir. Bu kapsamda SGK tarafından yapılan tedavi ve diğer giderlerin işverene rücu edilmesi gündeme gelebileceği gibi, zarar gören sürücünün veya yakınlarının araç sahibine karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakları bulunmaktadır.

İdari Para Cezalarına Karşı Başvuru ve İspat Şartları

Uygulanan idari para cezalarına karşı süresi içinde yargı yoluna başvurularak dava açılması mümkündür. Ancak cezanın iptali talebiyle yapılan başvurularda yalnızca şekli itirazlar yeterli görülmez; taraflar arasında fiili bir çalışma ilişkisinin bulunmadığını ya da hukuki ve fiili sorumluluğun bir başkasına ait olduğunu ortaya koyan somut delillerin ibraz edilmesi zorunludur.

Başkasının aracını sürmek tek başına para cezası gerektirir mi?

Hayır, geçerli sürücü belgesi bulunan kişinin araç sahibinin rızasıyla hususi bir aracı kullanması tek başına idari para cezası veya suç oluşturmaz.

Ticari aracı akrabanın kullanması SGK cezasına engel olur mu?

Hayır, ticari faaliyet kapsamında gelir elde edilen bir çalışma mevcutsa aradaki akrabalık ilişkisi 5510 sayılı Kanun kapsamında idari para cezası kesilmesini engellemez.

Kira sözleşmesi araç sahibine SGK cezası kesilmesini tek başına önler mi?

Hayır, yalnızca yazılı kira sözleşmesinin sunulması yeterli olmayıp, sözleşmenin fiilen uygulandığının ve sürücünün sigorta bildiriminin kiralayan tarafından yapıldığının ispatlanması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu