Arabuluculuk Ücreti ve Tarife Uygulama Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Arabuluculuk Ücreti ve Tarife Uygulama Esasları

Arabuluculuk Ücretinin Paylaşımı ve Alt Sınır Kuralları

Arabuluculuk sürecinde arabulucuya ödenecek ücret, taraflar arasında aksine bir anlaşma bulunmadığı sürece taraflarca eşit olarak karşılanır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca, belirlenen ücret tutarı Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan asgari ücret tarifesinin altında kararlaştırılamaz.

Asgari ücret tarifesinde öngörülen tutarların altında arabuluculuk ücreti kararlaştırılması yasaklanmıştır. Tarafların ücrete ilişkin olarak tarifedeki asgari hadlerin altında belirleme yapan sözleşme hükümleri geçersiz sayılır ve uyuşmazlıkta tarife hükümleri uygulanır.

Ücretin takdirinde büroya başvuru tarihi değil, arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte yürürlükte olan tarife hükümleri esas alınır.

Dava Şartı Arabuluculukta Süreler, Masraflar ve Anlaşma Koşulları

Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması kanuni bir zorunluluktur. Bu usul izlenmeksizin dava açılması durumunda, mahkemece davanın usulden reddi kararı verilir.

Dava şartı arabuluculuk başvurusu, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren kural olarak üç hafta içinde sonuçlandırılır. Bu süre, zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta süreyle uzatılabilir. Arabuluculuk bürosuna yapılan başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre boyunca zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.

6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/AKaynağı aç
MADDE 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (3) Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan bu madde uyarınca arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir. (4) Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. (5) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. (6) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmî kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. (7) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. (8) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve dokuzuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, beşinci fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir. (9) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (10) Arabulucu; taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. (11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.[8] (12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. (13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. (16) Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından sonra, başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak icra takibi yapılması durumunda, başvuran tarafın bu takibe karşı son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit davası açması ve talep etmesi halinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. (17) Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür. (18) Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (19) İlgili kanunlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin kabul edilen özel hükümler saklıdır. (20) Bu bölümde hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Kanunun diğer hükümleri uygulanır. Bazı uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk

Dava şartı arabuluculuk sürecinde görev yapan arabulucu tarafından taraflardan herhangi bir masraf talep edilemez. Süreç kapsamında büro tarafından yapılması gereken zaruri giderler ise faaliyet sonunda anlaşma sağlanması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca karşılanır; anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride davada haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.

Dava şartı arabuluculuk faaliyetinin tarafların anlaşmasıyla neticelenmesi hâlinde, arabuluculuk ücreti aksi kararlaştırılmadıkça Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre taraflarca eşit şekilde ödenir. Bu kapsamda ödenecek ücret tutarı, tarifenin birinci kısmında düzenlenen iki saatlik ücret tutarının altında kalamaz.

Anlaşamama Hâli, Bütçeden Karşılama ve Yargılama Giderleri

Dava şartı arabuluculukta taraflara ulaşılamaması, oturuma katılım sağlanamaması veya iki saatten az süren görüşmelerin uzlaşmazlıkla neticelenmesi hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmı esas alınarak Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Görüşmelerin iki saati aşması ve tarafların anlaşamaması durumunda ise iki saati aşan süreye ilişkin ücret, aksine bir mutabakat sağlanmadıkça uyuşmazlığın niteliği gözetilerek tarifenin birinci kısmına göre taraflarca eşit olarak karşılanır.

Görüşmelerin iki saati aşması hâlinde aşan kısma ait ücret ile Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan veya taraflarca ödenen arabuluculuk ücreti, açılacak davada kanun uyarınca yargılama giderlerinden sayılır.

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk oturuma katılmaması sebebiyle arabuluculuk süreci sona ererse, bu durum son tutanakta açıkça belirtilir. Toplantıya katılmayan taraf açılacak davada tamamen veya kısmen haklı çıksa dahi karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi hâlinde ise açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

İhtiyari Arabuluculukta Masraf Avansı ve Sürecin Sona Ermesi

İhtiyari arabuluculuk kapsamında süreç fiilen başlamadan önce arabulucu tarafından talep edilen ücret, sürecin sonunda hak edilen arabuluculuk ücretinden mahsup edilir. Arabuluculuk sürecinin hiç başlamaması hâlinde alınan bu ücret iade edilmez; buna karşılık gider amacıyla alınan masrafın harcanmayan kısmı taraflara eksiksiz iade edilir.

İhtiyari arabuluculuk sürecinde uyuşmazlığın, faaliyet devam ederken feragat, kabul, sulh veya arabuluculuk faaliyetinin konusuz kalması gibi arabuluculuk yolu dışındaki yöntemlerle çözüme kavuşturulması hâlinde, görevi kabul eden arabulucu tarifede öngörülen ücretin tamamına hak kazanır.

Ücrete Hak Kazanma İstisnaları ve Özel Görevlendirme Esasları

Dava şartı arabuluculukta büro kaydının sehven yapılması, mükerrer kayıt bulunması veya uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmaması hâllerinde arabulucuya ücret ödenmez.

Buna karşın arabuluculuk faaliyetine başlandıktan sonra uyuşmazlığın elverişsiz olduğu anlaşılır ve arabulucunun kusuru bulunmaksızın faaliyet sona erdirilirse, arabulucu yürürlükteki tarife ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.

Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen uyuşmazlıklarda tarafların anlaşamaması durumunda, arabulucu ücretini asgari ücret tarifesinin birinci kısmında yer alan saat ücreti üzerinden talep edebilir.

Uyuşmazlık konusunun birden çok arabulucu tarafından yürütülmesi hâlinde, konusu para olmayan uyuşmazlıklarda saatlik ücret her bir arabulucuya ayrı ayrı ödenir. Tarafların anlaşması durumunda uygulanacak oransal ücret ise görev yapan arabulucular arasında eşit paylaştırılır.

Süreç esnasında arabulucu değişikliği gerçekleştiğinde, görevden ayrılan arabulucu yürüttüğü oturumların saatlik karşılığına hak kazanır ve her bir arabulucuya kendi görüşme süresi nispetinde ödeme yapılır. Arabuluculuk uygulamasında taraflardan birinin aynı olduğu ve bir ay içinde başvurulan en az on uyuşmazlık seri uyuşmazlık sayılır.

Arabuluculuk ücretini taraflardan hangisi öder?

Aksine bir anlaşma yapılmadığı takdirde arabuluculuk ücreti taraflarca eşit olarak ödenir.

Ücret hesaplanırken hangi tarihteki tarife esas alınır?

Arabuluculuk ücretinin takdirinde başvuru tarihi değil, arabuluculuk faaliyetinin resmen sona erdiği tarihteki yürürlükte olan tarife esas alınır.

Dava şartı arabuluculukta arabulucu masraf isteyebilir mi?

Dava şartı arabuluculuk sürecinde arabulucunun taraflardan herhangi bir ad altında masraf talep etmesi mümkün değildir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa ücret nasıl karşılanır?

Dava şartı arabuluculukta taraflara ulaşılamaması, toplantıya katılınmaması veya iki saatten az süren görüşmelerde anlaşamama hâlinde iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; iki saati aşan anlaşamama durumunda aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır ve ödenen ücretler yargılama giderlerinden sayılır.

Geçerli bir mazeret olmadan ilk toplantıya katılmamanın sonucu nedir?

Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılınmaması sebebiyle arabuluculuk süreci sona ererse bu durum son tutanağa geçirilir; katılmayan taraf davada tamamen veya kısmen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu