Anonim Şirketlerde Kayyum Atanmasının Hukuki Dayanakları
Anonim şirketlerde pay sahipleri arasındaki anlaşmazlıkların organların işleyişini bütünüyle durdurması veya şirketin kanunen zorunlu organlarından yoksun kalması hallerinde mahkemeden kayyum atanması talep edilebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 530 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca şirketin zorunlu organlarından birinin uzun süreden beri mevcut olmaması yahut genel kurulun toplanamaması durumunda pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Ticaret Bakanlığı şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme bu süreçte yönetim kurulunu dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmesi için bir süre belirler. Anılan maddenin ikinci fıkrası kapsamında mahkeme, yargılama esnasında taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir ve şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmek amacıyla kayyım görevlendirebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 530Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/148, K. 2023/3387Kaynağı aç
Anonim şirketlerin organ yokluğu nedeniyle iş göremez duruma gelmesi halinde Türk Ticaret Kanunu'nun 1 inci maddesi yollamasıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun tüzel kişilere ilişkin hükümleri tatbik edilir. Türk Medeni Kanunu'nun 427 nci maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendi uyarınca, bir tüzel kişinin kanunen gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda vesayet makamı tarafından yönetim kayyımı atanır. Organ yoksunluğu sebebine dayalı olarak talep edilen yönetim kayyımlığı istemi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde geçici hukuki koruma önlemi niteliğindedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 427Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4103, K. 2024/5891Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2841, K. 2023/6788Kaynağı aç
Organ Yoksunluğu ve Yönetim Kilitlenmesi Koşulları
Organlardan yoksunluk hali; genel kurulun toplantıya çağrılamaması, genel kurulun toplanmasına rağmen yönetim kurulunu seçememesi, yönetim kurulunda açılan üyeliklere atama yapılamaması sebebiyle karar veya toplantı nisabının oluşamaması ya da nisap yokluğu sebebiyle organın devamlı bir şekilde çalışamaması durumlarında gündeme gelir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/4548 Esas, 2015/2472 Karar sayılı ilamında aktarılan ilk derece mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği üzere, organ eksikliğine dayalı taleplerde şirket organlarından birisinin eksikliği veya genel kurulun uzun yıllardır toplanamaması olgusunun mevcudiyeti aranmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/4548, K. 2015/2472Kaynağı aç
Yönetim kurulunun düzenli şekilde toplanmasının ardından toplantıda karar nisabının sağlanamaması veya bazı üyelerin kararlara muhalif kalması organsızlık hali sayılmaz. Yönetim organının hiç toplanamaması yahut toplanmasına rağmen karar alamaması halindeki kurumsal kilitlenmenin organsızlık seviyesine ulaşabilmesi için bu durumun uzunca bir süre devam etmesi ve şirketin fiilen çalışamaz vaziyete gelmesi şarttır. Hangi sürenin uzunca kabul edileceği ise somut olayın özellikleri göz önünde bulundurularak mahkemece belirlenir.
Yönetim kurulu üyelerinin yasal görev süresinin dolması, başka koşullar gerçekleşmedikçe Türk Medeni Kanunu m. 403 kapsamında kayyum atanmasını gerektirmez. Organın süresi dolmuş olsa dahi görevi, yeni üyelerin seçilmesini sağlamak amacıyla ve var olan işlerle sınırlı kalmak kaydıyla kural olarak devam eder. Ancak organ yoksunluğunun süreklilik kazandığı hallerde, şirketin genel kurulunu toplantıya çağırmak ve organ seçimini gerçekleştirmek üzere yetkilendirilmek maksadıyla Türk Medeni Kanunu'nun 427 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kayyım atanması yoluna gidilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/15547, K. 2017/2554Kaynağı aç
Kötü Yönetim İddiaları ve Genel Kurulun Yetkileri
Ortaklar arasındaki fikir ayrılıkları, kişisel uyuşmazlıklar yahut yönetim kurulunun şirketi basiretle idare edemediği, zarara uğrattığı veya beklenen kârlılığa ulaştıramadığı iddiaları kayyum atanması için haklı sebep oluşturmaz. Yöneticilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmemesi ve özen yükümlülüğünü ihlal etmeleri, yöneticilerin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat davasına konu teşkil edebilir; ancak bu neviden kötü yönetim savları tek başına şirkete kayyım atanmasının gerekçesi yapılamaz.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 364 üncü maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerini görevden alma ve yeni üyeleri seçme yetkisi genel kurulun devredilemez mutlak yetkilerindendir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/148 Esas, 2023/3387 Karar sayılı ilamına konu yargılamada vurgulandığı üzere, sermaye şirketlerinde asıl olan şirketin ortaklar tarafından seçilen yöneticiler eliyle idare edilmesidir. Bu doğrultuda organ boşluğu bulunmayan bir şirkette yöneticilerin temsil yetkisinin kaldırılarak kayyum atanması istemi genel kurulun yetki alanına müdahale niteliği taşıdığından dinlenmez. Ticari faaliyeti bulunmayan ancak tasfiye sürecine de girmemiş bir şirkette de organlar iş başında olduğu müddetçe kayyum talep edilemez.
Belirli İşlerin Görülmesi ve İvedi İdari Yükümlülükler
Türk Medeni Kanunu'nun 403 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kayyım, belirli işleri görmek veya bir malvarlığını yönetmek amacıyla atanır. Aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince vasi hakkındaki kanuni kurallar kural olarak kayyım hakkında da uygulanır. Vesayet makamı kanunda belirtilen hallerde ilgilisinin istemi üzerine veya re'sen temsil kayyımı görevlendirebilir; nitekim Türk Medeni Kanunu m. 426/3 yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bulunması durumunu düzenlemektedir. Buna karşın anonim şirketin organları yasal temsilci statüsünde olmayıp tüzel kişinin iradesini açıkladığından Türk Medeni Kanunu m. 426/3 hükmü anonim şirket organlarını kapsamaz. Şirket organları iş başında olduğu müddetçe kural olarak belirli işlerin görülmesine dair TMK m. 403 hükmü uygulanamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3263, K. 2023/7228Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 403Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 426Kaynağı aç
Şirket ortaklarının şirketin faaliyet izninin iptaline yol açabilecek ivedi işlemleri yerine getirmekten kaçındığı durumlarda, münhasıran bu yükümlülüklerin ifasıyla sınırlı kayyım talep edilebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/3263 Esas, 2023/7228 Karar sayılı ilamında; sadece bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla yapılan başvurularda, şirkette organ yoksunluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Genel Kurul Çağrı Kayyımı ve Yetki Sınırları
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 412 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, pay sahiplerinin genel kurulu toplantıya çağırma veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulunca reddedildiği veya yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, pay sahipleri şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme toplantıyı gerekli gördüğü takdirde gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere şirkete bir kayyım atar. Mahkeme kararında çağrı kayyımının görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini açıkça gösterir. Söz konusu başvurularda mahkeme zorunluluk olmadıkça dosya üzerinden inceleme yaparak karar verir ve bu karar kesindir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 412Kaynağı aç
Kayyımın görevi geçici nitelikte olup mahkemece görev süresi, yetkileri ve ücreti açıkça tayin edilir; kayyım şirketi sürekli olarak organın yerine geçip idare edecek biçimde atanamaz. Organ yokluğu sebebiyle atanan kayyımın temel görevi organın yerini almak değil, o organın seçimini sağlamaktır; örneğin genel kurul toplanamadığı için yönetim kurulu seçilemiyorsa kayyım genel kurulu toplayıp seçimi gerçekleştirmekle görevlendirilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2024/60 Esas, 2025/588 Karar sayılı ilamına konu ilk derece mahkemesi değerlendirmesinde işaret edildiği üzere, kayyımın yetkisinin borçlandırma muameleleri dışında acil ve mali konularla sınırlandırıldığı hallerde kayyım atanmış olması diğer organların kanuni yetkilerini ortadan kaldırmaz. Ayrıca görevlendirilen çağrı kayyımı şirketin gayrifaal durumu ve mali tablosu hakkında rapor tanzim ederek mahkemeye sunabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/60, K. 2025/588Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/4245, K. 2017/6420Kaynağı aç
Yargılama Usulü, Görevli Mahkeme ve Kanun Yolları
Anonim şirkete kayyum atanması istemi anonim şirketi ilgilendirdiğinden mutlak ticari dava mahiyetindedir. Görevli ve yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi; asliye ticaret mahkemesinin kurulmadığı yargı çevrelerinde ise bu sıfatla davaya bakan asliye hukuk mahkemesidir. Davada husumetin ihtilaflı diğer pay sahiplerinin yanında tüzel kişiliği doğrudan etkilenecek olan anonim şirkete de mutlaka yöneltilmesi zorunludur. Dava sürecinde nihai hükümle aynı sonucu doğuracak kapsamda ihtiyati tedbir yoluyla şirketin idaresi bütünüyle kayyıma devredilemez; tedbir ancak aciliyeti ve zorunluluğu kanıtlanan sınırlı görevler için verilebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasına dayalı yönetim kayyımı atanması talepleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382/2-b-19 uyarınca vesayet işleri kapsamında çekişmesiz yargı işi ve aynı Kanun'un onuncu kısmında yer alan geçici hukuki koruma önlemi niteliğindedir. Bu sebeple HMK m. 362/1-(ç) ve (f) bentleri gereğince Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu taleplere ilişkin verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/1263 Esas, 2020/3992 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, kayyım atanması davası derdest iken şirketin tasfiyesine ve yönetim kurulunun tasfiye memuru olarak atanmasına dair genel kurul kararının iptali davasının bulunması halinde, anılan davanın sonucu eldeki davayı etkileyeceğinden kesinleşme durumu araştırılarak bekletici mesele yapılması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1263, K. 2020/3992Kaynağı aç
Anonim şirkete kayyum atanması davası hangi mahkemede açılır?
Kayyum atanması davası mutlak ticari dava niteliğinde olup anonim şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde, ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ise bu sıfatla asliye hukuk mahkemesinde açılır.
Yönetim kurulunun yetersizliği veya kötü yönetimi sebebiyle kayyum atanabilir mi?
Yönetim kurulunun şirketi kötü yönettiği veya zarara uğrattığı iddiaları yöneticilerin sorumluluğu davasına konu olabilir ancak tek başına şirkete kayyım atanmasının gerekçesi yapılamaz. TTK m. 364 uyarınca yöneticileri görevden alma yetkisi genel kurula aittir.
Genel kurul toplantıya çağrılamadığında kayyum nasıl talep edilir?
Pay sahiplerinin çağrı talepleri yönetim kurulunca reddedildiğinde veya yedi iş günü içinde cevaplanmadığında asliye ticaret mahkemesine başvurulabilir. Mahkeme TTK m. 412 uyarınca genel kurulu toplantıya çağırmak ve gündemi düzenlemek üzere çağrı kayyımı atayabilir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yönetim kayyımı kararlarına karşı temyize gidilebilir mi?
Türk Medeni Kanunu m. 427/4 dayanaklı yönetim kayyımı istemleri çekişmesiz yargı işi ve geçici hukuki koruma önlemi niteliğinde olduğundan HMK m. 362/1 hükümleri uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararları temyiz edilemez.
Yargılama sürerken tedbiren tüm şirket yönetimi kayyuma devredilebilir mi?
Yargılama aşamasında nihai hükümle aynı hukuki neticeyi doğuracak biçimde şirketin tüm yönetimini devralan tedbir kararı verilemez; tedbir yoluyla kayyuma ancak yapılması zorunlu ve acil olan sınırlı işler için yetki tanınabilir.
Yönetim kurulunun görev süresinin dolması halinde kendiliğinden kayyum atanır mı?
Sırf görev süresinin dolması başka şartlar bulunmadıkça kayyum atanmasını gerektirmez. Görev süresi biten organın yetkileri yeni üyelerin seçilmesini temin etmek ve var olan işlerle sınırlı kalmak kaydıyla devam eder.
Kayyum atanması davasında husumet kime yöneltilmelidir?
Kayyum atanması davasında husumetin davaya taraf olan diğer ortakların yanında tüzel kişiliği doğrudan etkilenecek olan anonim şirkete de mutlaka yöneltilmesi zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

