Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi ve Yönetim Kurulu
Anonim şirket, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 365. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklı tutulmak kaydıyla, tüzel kişiliğin hak kazanması ve borç altına girmesi yönetim kuruluna tanınan idare ve temsil yetkisi kapsamında yürütülür.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 365Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/4943, K. 2022/7931Kaynağı aç
Şirketi temsile yetkili olanlar, 6102 sayılı Kanun'un 371. maddesinin birinci fıkrası uyarınca şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işi ve hukuki işlemi şirket adına yapma ve şirket unvanını kullanma hakkına sahiptir. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler sebebiyle şirketin kusurlu temsilcilere rücu hakkı saklıdır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 371Kaynağı aç
Temsile veya yönetime yetkili kişilerin görevlerini ifa ettikleri sırada işledikleri haksız fiillerden dolayı 6102 sayılı Kanun'un 371. maddesinin beşinci fıkrası gereğince şirket sorumludur. Tüzel kişiliğin sorumluluğuna gidilen durumlarda haksız fiili gerçekleştiren yetkililere karşı şirketin rücu hakkı bulunmaktadır.
Temsilde Çift İmza Kuralı ve Temsil Yetkisinin Sona Ermesi
6102 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrasına göre, esas sözleşmede aksine düzenleme bulunmadığı veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmadığı müddetçe anonim şirketi temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. Şirket adına düzenlenen belgelerin şirketi bağlayabilmesi için temsile yetkili olanlardan en az ikisinin imzasının bulunması gerekir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 370Kaynağı aç
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/8636, K. 2012/2265Kaynağı aç
Esas sözleşmede veya yönetim kurulu kararında iki kişinin müşterek imzası ile temsil ve ilzam kuralı öngörülmüşse, yönetim kurulu başkanının tek başına imzaladığı bono şirketi borç altına sokmaz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2011/8636 Esas ve 2012/2265 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere, çift imza şartının bulunduğu durumlarda münferit imza ile şirket adına senet keşide edilmesi şirketi ilzam etmez.
Anonim şirkette yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesiyle birlikte önceki yönetim kurulu döneminden kaynaklanan temsil ve ilzam yetkileri sona erer. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/2954 Esas ve 2015/1359 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, yeni bir temsil kararı alınıp ilan edilmediğinde, şirket ana sözleşmesinde belirli grup üyelerinin müşterek imzası öngörülmüşse temsil bu grup üyelerinin birlikte imzasıyla sağlanır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/2954, K. 2015/1359Kaynağı aç
Temsil Yetkisinin Devri ve Sınırlı Yetkili Ticari Vekiller
Yönetim kurulu, 6102 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye ya da müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. Bununla birlikte, yönetim kurulunun en az bir üyesinin şirketi temsil yetkisini haiz bulunması kanuni zorunluluktur.
Yönetim kurulu, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı çalışanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir. 6102 sayılı Kanun'un 371. maddesinin yedinci fıkrası gereğince bu kişilerin görev ve yetkileri iç yönergede açıkça belirlenir ve iç yönergenin tescil ve ilanı zorunludur. İç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamaz; bu kapsamda yetkilendirilen ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları da ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Bu kişilerin verdikleri her tür zarardan yönetim kurulu müteselsilen sorumludur.
Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması ve İşletme Konusu Dışı İşlemler
Anonim şirketlerde temsil yetkisinin sınırlandırılması kural olarak iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. 6102 sayılı Kanun'un 371. maddesinin üçüncü fıkrasına göre temsil yetkisinin yalnızca merkezin veya belirli bir şubenin işlerine özgülendiğine yahut birlikte kullanılmasına ilişkin tescil ve ilan edilmiş olan sınırlamalar üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder.
Temsile yetkili kimselerin şirket esas sözleşmesine veya genel kurul kararına aykırı işlem gerçekleştirmesi, 6102 sayılı Kanun'un 371. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca iyi niyet sahibi üçüncü kişilerin o işlem sebebiyle şirkete başvurmalarına engel oluşturmaz. İç ilişkideki yetki aşımları şirket ile temsilciler arasındaki sorumluluk dairesinde değerlendirilir.
Temsile yetkili olanların üçüncü kişilerle şirket işletme konusu dışında yaptığı hukuki işlemler de 6102 sayılı Kanun'un 371. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şirketi bağlar. Bu bağlayıcılığın istisnası, üçüncü kişinin işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiğinin veya durumun gereğinden bilebilecek durumda olduğunun şirket tarafından ispat edilmesidir; şirket esas sözleşmesinin ticaret sicilinde ilan edilmiş olması bu hususun ispatı bakımından tek başına yeterli delil sayılmaz.
Çıkar Çatışması, Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılması ve Dava Yolları
Temsilci ile temsil edilen şirket arasında çıkar çatışmasının bulunduğu durumlarda temsilcinin kendisiyle veya kendi lehine yaptığı işlemler kural olarak şirketi bağlamaz. Özen, iyi niyet ve sadakat borcuna aykırı biçimde şirket çıkarı aleyhine yapılan tasarruflar temsil görevinin dışında kabul edilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/8334 Esas ve 2022/4052 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, temsil edilenin temsilciye açıkça işlem yapma izni vermesi veya yapılan işleme sonradan icazet göstermesi halinde bu tür işlemler geçerlilik kazanır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/8334, K. 2022/4052Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4421, K. 2023/454Kaynağı aç
Şirketi temsile yetkili kişinin hâkim ortağı olduğu diğer şirketin keşideci bulunduğu bonolarda temsil ettiği şirketi avalist olarak göstermesi temsil yetkisinin kötüye kullanılmasıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/4421 Esas ve 2023/454 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, bağlılık yükümlülüğüyle bağdaşmayan bu nevi aval işlemleri geçersiz kabul edilir ve şirket bonolardan ötürü borçlu sayılamaz.
Şirketi münferiden hareket ederek bağlamaya çalışan yetkisiz temsilcinin işlemlerinin iptali için eda davası açılması kural olarak mümkünken, bazı istisnai durumlarda olumsuz tespit davası açılmasında da hukuki yarar bulunabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/2954 Esas ve 2015/1359 Karar sayılı ilamına göre, yetkisiz yöneticinin şirket adına münferiden dava dilekçeleri düzenlemesi ve şirketin avukatını azletmesi gibi durumlarda, münferit temsil yetkisinin bulunmadığının tespiti amacıyla olumsuz tespit davası ikame edilmesinde hukuki yarar mevcuttur.
Tek Pay Sahipli Şirketler ve Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması
6102 sayılı Kanun'un 371. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, tek pay sahipli anonim şirketlerde, şirket tek pay sahibi tarafından temsil edilsin veya edilmesin, tek pay sahibi ile şirket arasında yapılacak sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekilde kurulmuş olmalarına bağlıdır. Bu şekil zorunluluğu piyasa şartlarına göre günlük, olağan ve önemsiz nitelikteki sözleşmeler bakımından uygulanmaz.
Tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ve anonim şirket ortaklarının şirket borçlarından ötürü şahsen sorumlu kılınamayacağı ilkesinin istisnasını tüzel kişilik perdesinin aralanması oluşturur. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı çerçevesinde değerlendirilen bu kurama, şirket tüzel kişiliğinin arkasına sığınılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı ve başka bir yasal himaye yolunun kalmadığı durumlarda dar yorumlanarak başvurulabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/149, K. 2022/894Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Şirketler arasında organik bağın tespiti için adres aynılığı, yönetim kurullarının benzerliği veya temsilcilerin aynılığı gibi ölçütler değerlendirilir; ancak ortakların akraba olması veya şirketlerin aynı faaliyet alanında çalışması tek başına perdenin aralanması için yeterli görülmez. Organik bağ tespit edilse dahi perdenin aralanabilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve zarara uğratmak kastıyla hareket edildiğinin somut verilerle ispatı şarttır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/149 Esas ve 2022/894 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortağı olan kişi şirket içi durumu bilebilecek konumda bulunduğundan ve üçüncü kişi sıfatını haiz olmadığından tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine dayanarak rücu talebinde bulunamaz.
Anonim şirkette çift imza kuralı nedir ve tek imza şirketi bağlar mı?
Esas sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmadıkça anonim şirketi temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. Temsilde çift imza şartı bulunmasına rağmen tek başına atılan münferit imzalar şirketi borç altına sokmaz.
Yönetim kurulu temsil yetkisini kimlere devredebilir?
Yönetim kurulu şirketi temsil yetkisini murahhas üyelere veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. Bununla birlikte yönetim kurulunun en az bir üyesinin şirketi temsil yetkisini muhafaza etmesi kanunen zorunludur.
Temsil yetkisine getirilen miktar sınırlamaları üçüncü kişilere karşı geçerli midir?
Temsil yetkisine konulan parasal miktar veya işlem türü sınırlamaları tescil ve ilan edilmiş olsalar dahi iyi niyetli üçüncü kişileri bağlamaz. Kanunen geçerli kabul edilen sınırlamalar yalnızca temsil yetkisinin merkeze veya bir şubeye özgülenmesi ya da yetkinin birlikte kullanılması kayıtlarından ibarettir.
Şirket işletme konusu dışındaki işlemler şirketi bağlar mı?
Temsile yetkili olanların şirket işletme konusu dışında gerçekleştirdiği hukuki işlemler üçüncü kişilerle yapıldığında şirketi bağlar. Şirket, ancak üçüncü kişinin işlemin konu dışı olduğunu bildiğini veya durumun gereğinden bilebilecek durumda bulunduğunu ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilir.
Temsilcinin çıkar çatışması halinde kendi lehine yaptığı işlem geçerli midir?
Temsilcinin çıkar çatışması varken kendisiyle veya kendi lehine yaptığı işlemler kural olarak temsil edilen şirketi bağlamaz. Ancak temsil edilen şirketin temsilciye açıkça yetki ve izin vermesi veya yapılan işleme sonradan icazet göstermesi durumunda işlem geçerli hale gelir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

