Anonim Şirket Yönetim Kurulu Sorumluluk Davaları

by Avukat Erdal Ersoy
Anonim Şirket Yönetim Kurulu Sorumluluk Davaları

Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ve yönetim yetkisine sahip üçüncü kişiler, şirket işlerini yürütürken basiretli bir yöneticinin göstereceği tedbiri sergilemek ve dürüstlük kuralı çerçevesinde şirketin yararlarını korumakla yükümlüdür (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 369/1). Yönetim organının kanun hükümlerinden veya şirket esas sözleşmesinden kaynaklanan ödevlerini kusurlu biçimde ihlal etmesi durumunda; meydana gelen zararlar sebebiyle şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı tazminat sorumluluğu doğar (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 553/1).

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 369Kaynağı aç
MADDE 369- (1) Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar. (2) 203 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır. II. Temsil yetkisi 1. Genel olarak
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 553Kaynağı aç
MADDE 553- (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…)[75] hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.[76] (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz. VI – Denetçinin sorumluluğu[77]

Yöneticilerin Sorumluluktan Kurtulma Hâlleri ve Karar Alma Güvencesi

Yöneticilerin her eylemden şahsen mesul tutulması söz konusu değildir. Türk Ticaret Kanunu m. 553/2 uyarınca, kanun veya esas sözleşmeden doğan bir görev ya da yetkiyi kanuna dayalı olarak başkasına devreden organ veya kişiler, yetkiyi devralan kişilerin seçiminde makul özeni göstermediklerinin ispatlanması durumu haricinde, devredilen kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu tutulamaz. Aynı Kanunun 553 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yöneticilerin kendi kontrolleri dışında gelişen kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar ile yolsuzluklardan ötürü sorumluluğu bulunmaz; bu sorumsuzluk hâlinin gözetim ve özen borcu ileri sürülerek geçersiz kılınması da kanunen engellenmiştir.

Şirket yöneticilerinin aldıkları ticari kararlarda serbestçe takdir hakkını kullanabilmesi adına iş adamı kararı kuralı uygulanır. Yönetim kurulu üyeleri kişisel çıkar çatışması taşımaksızın, konuya ilişkin makul bilgi edinerek, dürüst ve tamamen şirketin menfaatini gözeterek karar almışlarsa, alınan bu ticari kararın sonradan ekonomik kayba yol açması hâlinde doğan zarardan sorumlu tutulamazlar.

Sermaye Kaybı, Borca Batıklık ve İflas Bildirimi

Şirketin mali dengesinin bozulması hâlinde yönetim organına kanun tarafından iyileştirici önlemleri genel kurula sunma yükümlülüğü getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 376/1 uyarınca, son yıllık bilançodan şirket sermayesi ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığının görülmesi durumunda yönetim kurulu derhâl genel kurulu toplantıya çağırarak uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunmalıdır. Sermaye kaybının derinleştiği ve son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığı durumlarda ise Türk Ticaret Kanunu m. 376/2 işletilir; bu kapsamda çağrılan genel kurul sermayenin üçte biriyle yetinilmesine veya sermayenin tamamlanmasına karar vermezse şirket kendiliğinden sona erer.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 376Kaynağı aç
MADDE 376- (1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar. (2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/16 md.) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur. b) Konkordato[51]

Şirketin borca batık durumda bulunduğuna dair emarelerin mevcudiyeti hâlinde, yönetim kurulunun işletmenin devamlılığı ile muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço düzenlemesi zorunludur. Türk Ticaret Kanunu m. 376/3 gereğince şirket aktiflerinin alacakları karşılamaya yetmediğinin tespiti durumunda, yönetim kurulu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine başvurarak şirketin iflasını talep eder. Ancak iflas kararı verilmeden önce açığı karşılayacak ve borca batıklığı giderecek tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının diğer alacaklılardan sonraki sıraya alınmasını yazılı olarak kabul eder ve bu kabul mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanırsa iflas bildirimi zorunluluğu ertelenir.

Sorumluluk Davasında Farklılaştırılmış Teselsül ve Dava Usulü

Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü tutulduğu uyuşmazlıklarda farklılaştırılmış teselsül esası uygulanır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 557/1 uyarınca sorumlulardan her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre zarar şahsen kendisine ne ölçüde yüklenebiliyorsa, diğer sorumlularla birlikte sadece o ölçüde müteselsilen sorumlu olur. Türk Ticaret Kanunu m. 557/2 çerçevesinde davacı taraf, zararın tamamı için birden çok sorumluyu aynı davada birlikte hasım gösterebilir ve hâkimden her bir davalının tazminat borcunu ayrı ayrı belirlemesini talep edebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 557Kaynağı aç
MADDE 557- (1) Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olur. (2) Davacı birden çok sorumlu kişiyi zararın tamamı için birlikte dava edebilir ve hâkimin aynı davada her bir davalının tazminat borcunu belirlemesini isteyebilir. (3) Birden çok sorumlu arasındaki başvuru, durumun bütün gerekleri dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir. IV – İbra 1. İbranın etkisi

Şirketin zarara uğradığı durumlarda tazminat isteminin usulü Türk Ticaret Kanunu m. 555/1 hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre şirketin maruz kaldığı zararın tazmini bizzat şirket tarafından dava konusu yapılabileceği gibi her bir pay sahibi tarafından da ileri sürülebilir. Ancak pay sahiplerinin açtığı bu davalarda tazminat borcunun davacı pay sahibine değil, ancak şirkete ödenmesi talep edilebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 555Kaynağı aç
MADDE 555- (1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. (2) Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır. II – İflas hâlinde

İbranın Hukuki Etkisi ve Dava Zamanaşımı

Genel kurulun ibra kararı yöneticilerin sorumluluğunu sınırlandırıcı hukuki sonuçlar meydana getirir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 558/1 uyarınca ibra kararı sonradan başka bir genel kurul kararıyla ortadan kaldırılamaz; genel kurul kararlarının iptaline dair yasal yollar saklıdır. Türk Ticaret Kanunu m. 558/2 gereğince ibra, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylarla sınırlı olmak üzere şirketin, ibraya olumlu oy veren pay sahiplerinin ve ibra kararını bilerek pay devralmış kişilerin dava açma hakkını kaldırır. İbra lehine oy vermeyen veya ibra kararını bilerek pay iktisap etmemiş pay sahiplerinin dava hakkı ise ibra tarihinden itibaren altı ayın geçmesiyle düşer. Bununla birlikte şirket sermayesinin onda birini, halka açık şirketlerde ise yirmide birini temsil eden azlık pay sahipleri ibra kararına karşı olumsuz oy verip muhalefet şerhi düşmüşlerse, alınan ibra kararı azlığın sorumluluk davası açma hakkını ortadan kaldırmaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 558Kaynağı aç
MADDE 558- (1) İbra kararı genel kurul kararıyla kaldırılamaz. 445 inci madde hükmü saklıdır. (2) Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer. 2. Kuruluş ve sermaye artırımında ibra

Yöneticilerin hukuki sorumluluğuna dayanan tazminat taleplerinde kanuni zamanaşımı süreleri belirleyicidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 560/1 gereğince sorumlulara karşı tazminat isteme hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde zarara yol açan fiilin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Tazminata dayanak fiilin cezayı gerektiren bir suç teşkil etmesi ve Türk Ceza Kanununda bu suç için daha uzun bir dava zamanaşımı öngörülmesi hâlinde, hukuk mahkemesinde görülecek tazminat davasına da bu uzamış ceza zamanaşımı uygulanır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 560Kaynağı aç
MADDE 560- (1) Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır. VI – Yetkili mahkeme
Yöneticilerin sorumluluğunda kusur şart mıdır?

Evet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 553/1 uyarınca yöneticilerin kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmiş olmaları tazminat sorumluluğunun temel kurucu unsurudur.

Zarar eden her ticari karardan yönetim kurulu sorumlu olur mu?

Hayır, yöneticiler kişisel çıkar çatışmasından uzak, makul derecede bilgi edinerek, dürüst ve şirket yararını gözeterek karar almışlarsa sonradan zarar ortaya çıksa bile sorumlu tutulamazlar.

Borca batıklıkta iflas isteme yükümlülüğünün kanuni istisnası var mıdır?

Evet, şirket açığını karşılayacak tutardaki alacaklılar sırasını ertelemeyi yazılı olarak kabul eder ve bu kabul mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanırsa iflas bildirimi ertelenir.

Pay sahipleri şirket zararının kendilerine ödenmesini isteyebilir mi?

Hayır, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 555/1 uyarınca pay sahipleri şirket zararının tazmini için dava açabilir ancak hükmedilecek tazminatın yalnızca şirkete ödenmesini talep edebilirler.

İbra kararına olumsuz oy veren pay sahipleri ne zamana kadar dava açabilir?

İbra kararına olumlu oy vermemiş olan pay sahiplerinin yöneticilere karşı dava açma hakları, ibra tarihinden itibaren altı ayın geçmesiyle hak düşümüne uğrar.

Yöneticilere karşı açılacak tazminat davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Tazminat davası açma hakkı zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve eylemin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; eylem suç teşkil edip daha uzun ceza zamanaşımına tabi ise bu süre uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu