Anonim Şirkette Yönetim Kurulu Kararının Geçersizliği

by Avukat Erdal Ersoy
Anonim Şirkette Yönetim Kurulu Kararının Geçersizliği

Yönetim kurulu kararı, kurulun şirket adına açıkladığı iradedir. Geçersizlik, toplantının ve oylamanın nasıl yapıldığına, gündeme uyulup uyulmadığına ve aykırılığın iptal, butlan ya da yokluk olarak ele alınıp alınmadığına göre ayrılır. Bu ayrımlar tek bir sonuca bağlanamaz. Yürürlükten kaldırılan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 330. maddesi, esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça toplantı yeter sayısını ve kararların mevcut üyelerin çoğunluğuyla verileceğini ayrıca düzenler.

6762 sayılı TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN HÜKÜMLERİ m. 330Kaynağı aç
Madde 330 – Esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça idare meclisinin bir karar verebilmesi için, azaların en az yarısından bir fazlasının hazır olması şarttır. Kararlar, mevcut azaların ekseriyetiyle verilir. Azaların yekdiğerine niyabetle rey vermeleri caiz değildir. Reyler müsavi olduğu takdirde keyfiyet gelecek toplantıya bırakılır. Onda dahi müsavilik olursa bahis mevzuu teklif reddedilmiş sayılır. İdare meclisinin müzakereleri azalar arasından veya dışardan seçilen bir katip marifetiyle muntazaman zaptolunur. Zabıtların hazır bulunan azalar tarafından imzalanması ve karara muhalif kalanlar varsa muhalefet sebeplerinin zapta yazılması ve rey sahibi tarafından imzalanması lazımdır. Azalardan biri müzakere talebinde bulunmadıkça idare meclisi kararları, içlerinden birinin muayyen bir hususa dair yaptığı teklife diğerlerinin yazılı muvafakatleri alınmak suretiyle de verilebilir. Kararların muteberliği yazılıp imza edilmiş olmasına bağlıdır. 2813 2. Azaların hakları:

Kurulun organ niteliği ve kararın oluşması

Yönetim kurulu, genel kurul gibi şirketin zorunlu ve vazgeçilmez organıdır. Borçlar hukukundaki temsil ilişkisinden farklı olarak kurul, şirketin kanuni temsilcisi sıfatını taşır ve iradesini şirket adına açıklar.

Üye gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi veya tüzel kişinin temsilcisi de seçilebilir. Kurul kolektif çalışır. Kararlar kural olarak kurul halinde toplanarak, müzakere edilerek ve usulüne uygun oylama yapılarak alınır.

Gündemde açıkça yer almayan bir husus, toplantıda hazır bulunan üyelerin tamamının itiraz etmemesi hali dışında kural olarak görüşülüp karara bağlanamaz.

Mülga kanunda toplantı ve karar nisabı

Yürürlükten kaldırılan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 330. maddesine göre, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça idare meclisinin karar verebilmesi için üyelerin en az yarısından bir fazlasının hazır bulunması şarttır. Esas mukavelede aksine hüküm varsa bu toplantı şartı uygulanmaz. Kararlar, hazır bulunan üyelerin çoğunluğuyla verilir.

Aynı madde, üyelerin birbirleri adına vekâleten oy kullanmasını yasaklar. Hüküm yürürlükten kaldırılmıştır; güncel mevzuata ait olduğu sonucu çıkmaz.

Oylar eşitse konu sonraki toplantıya bırakılır. O toplantıda da eşitlik olursa teklif reddedilmiş sayılır. Reddedilmiş sayılma sonucu yalnız ikinci toplantıdaki eşitlik hali içindir.

Tutanak, yazılı olur ve imza

İdare meclisi müzakereleri, üyeler arasından veya dışarıdan seçilen bir kâtip tarafından düzenli olarak zapta bağlanır. Madde, kâtibin seçilme biçimi dışında bu usule ayrıca bir geçersizlik sonucu bağlamaz.

Tutanakların hazır bulunan üyelerce imzalanması gerekir. Karara muhalif kalan varsa muhalefet sebeplerinin tutanağa yazılması ve oy sahibi tarafından imzalanması gerekir. Muhalefet sebebinin yazılması ve imzalanması, muhalif kalan üye bulunması şartına bağlıdır.

Üyelerden biri müzakere talep etmedikçe, idare meclisi kararları üyelerden birinin belirli bir konudaki teklifine diğerlerinin yazılı olurları alınarak da verilebilir. Yazılı olur yöntemi bu şarta bağlıdır ve yalnızca belirli bir husustaki teklif için öngörülmüştür.

330. madde, kararların geçerli olmasını yazılıp imza edilmiş bulunmalarına bağlar. Madde butlan, iptal, dava süresi veya görevli mahkemeyi düzenlemez. Hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.

Beş üyeli kurulda nisabın somut uygulanması

Dava konusu yönetim kurulu kararının alındığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 330. maddesinin birinci fıkrası, esas sözleşmede aksine hüküm yoksa karar için üyelerin en az yarısından bir fazlasının hazır bulunmasını ve kararların hazır bulunan üyelerin çoğunluğuyla verilmesini öngörür.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11499, K. 2014/1384Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2013/11499 E.  ,  2014/1384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İZMİR 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2013 NUMARASI : 2013/19-2013/126 Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2013 tarih ve 2013/19-2013/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin 11/11/2010 tarih 2010/014 sayılı yönetim kurulu toplantısında dava dışı D. Gıda Ltd.Şti. ile olan ticari ilişkiye yönelik bir takım kararlar verildiğini, kararın "oy birliğiyle" alındığının belirtildiğini, bu tespitin doğru olmadığını, TTK'nın 390/5 maddesinde kararların yazılıp imza edilmesine bağlı olduğunu, imza alınmayan kararların yok hükmünde olduğunu, yönetim kurulunun yok hükmünde olan kararların hükümsüzlüğünün tespitinin her zaman istenebileceğini ve bu konuda genel kurula başvurulmadan doğrudan dava açılabileceğini iddia ederek kararın şekil açısından yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iptali istenen yönetim kurulu kararının dördüncü maddesinin E. D.'la ilgisi nedeniyle bu gündem maddesindeki görüşmelere bu kişinin katılmadığını, davacı da dahil olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerinin toplantıya katıldığını, şekli bir aykırılığın bulunmadığını, bu kararın dayanağı protokollerde şirket adına davacının da imzasının olduğunu, kararın tüm yönetim kurulu üyelerince olumlu oy verilmesiyle "oy birliği” ifadesine yer verildiğini, ancak daha sonra davacının kararı imzalamadığını, davacının bu karara muhalif kalmadığını, sadece tutanağı imzalamadığını, muhalif kaldığı kabul edilse dahi bir butlan halinin söz konusu olmadığını, 6762 sayılı TTK'nın 330/1 maddesindeki karar nisabı, toplantı yeter sayısının yarıdan bir fazlası olmasına karşın sadece ekseriyet olarak düzenlendiğini, dolayısıyla azalan ekseriyetle karar verileceğini, mevcut azalan ekseriyetin üç kişi olduğunu, nisaba bir aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda davacı ve yönetim kurulu başkanının katılmadığı 4. madde görüşmelerine ilişkin toplantının en az dört üye ile yapılması gerekirken üç kişilik üyenin katılması ile alındığı, böylece söz konusu yönetim kurulu toplantısında toplantı yeter sayısının olmadığı halde bu maddenin karara bağlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı E. Alkollü İçecekler A.Ş'nin 11/11/2010 tarih 2010/014 sayılı yönetim kurulu kararının 4. maddesine ilişkin olarak yasada belirtilen toplantı nisabına uyulmaksızın yapılan davaya konu yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, anonim şirket yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu yönetim kurulu kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 330. maddesinin 1. fıkrası “Esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça idare meclisinin bir karar verebilmesi için, azaların en az yarısından bir fazlasının hazır olması şarttır. Kararlar, mevcut azaların ekseriyetiyle verilir.” hükmünü amirdir. Anılan hüküm toplantı yeter sayısı bakımından emredici nitelikte olup davalı şirketin ana sözleşmesinde de aksine herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dava konusu olayda, davalı şirketin yönetim kurulu; davacı dahil 5 kişiden oluşmaktadır. TTK'nın 330/1 maddesi uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun toplantı nisabı 4 kişidir. Dava konusu yapılan kararın alınmasında da toplantı nisabı sağlanmıştır. Zira; dava konusu 2010/014 sayılı yönetim kurulu kararının 4. maddesine ilişkin görüşmelere dava dışı E. D. dışında davacı dahil diğer yönetim kurulu üyeleri katılmıştır. Dosya içerisinde bulunan 11.11.2010 tarihli Yönetim Kurulu Hazirun Cetvelinde davacının adı ve imzası bulunmaktadır. Davacının dava konusu yapılan kararda oy kullanmaması veya kararı imza etmemesi toplantıda hazır olmadığı anlamına gelmez. Bu sebeple; dava konusu yapılan kararın alınmasında toplantı nisabının ve karar nisabının sağlandığı gözetilmeksizin toplantı nisabına uyulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11499, K. 2014/1384 sayılı kararında bu toplantı yeter sayısı kuralını emredici nitelikte kabul etmiş ve incelenen şirketin esas sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadığını belirtmiştir. Davacı dahil beş üyeden oluşan kurulda toplantı nisabı dört kişidir. Bu hesap o kurula özgüdür.

Aynı karara göre üyenin dava konusu kararda oy kullanmaması veya kararı imzalamaması, onun toplantıda hazır bulunmadığı anlamına gelmez. Bu değerlendirme, o karardaki hazır bulunanlar cetvelinde davacının adı ve imzasının bulunmasına dayanır. İmzasız kararların genel olarak yok hükmünde olduğu sonucu çıkmaz.

Yargıtay, toplantı ve karar nisabının sağlandığını kabul etmiştir. Nisaba uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına hükmetmiştir. Bu bozma, yokluk yaptırımının genel şartlarını tanımlamaz; yerel mahkemenin nisap değerlendirmesini hatalı bulur.

İptal, butlan ve yokluk bakımından aykırı karar

Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı yönetim kurulu kararları kural olarak iptal edilebilir nitelikte açıklanır. Bu nitelikteki karar, mahkeme iptal edinceye kadar sonuç doğurur. İptal kararı verilirse karar geriye etkili olarak ortadan kalkar.

İptal sebebi olarak kanun veya esas sözleşmeye aykırı toplantı ya da karar nisabı, usulüne uygun olmayan çağrı, gündemde olmayan konunun usulsüz oylanması, menfaat çatışmasında kanuni bildirim ve çekinme yükümlülüğüne uyulmaması ile esas amaca ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı kararlar sayılır.

Kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, kişilik haklarına veya genel ahlaka aykırı kararlar batıl, yani kesin hükümsüz olarak nitelendirilir. Batıl kararın baştan hiç doğmadığı ve hukuki sonuç üretmediği kabul edilir. Belirsizliğin giderilmesi için tespite dayalı butlan davası açılabileceği belirtilir.

Gerçekte hiç toplantı yapılmadığı halde karar düzenlenmesi veya toplantı yeter sayısının hayali rakamlarla sağlanmış gösterilmesi, yokluk yaptırımı içinde ele alınır. Böyle bir sözde kararın hukuken hiç var olmadığı kabul edilir.

Üye tam sayısının çoğunluğu sağlanmadan yapılan toplantılarda alınan kararlar hukuken sakat sayılır. Bu anlatım, sakatlığın iptal, butlan veya yokluk türlerinden hangisine girdiğini ayırmaz.

Hukuka aykırı karardan doğan sorumluluk

Yönetim kurulu üyeleri hukuka aykırı kararlarla şirketin mal varlığını zarara uğratırsa şirketin kendisi, pay sahipleri veya alacaklılar bu üyeler aleyhine sorumluluk davası açabilir.

Yönetim kurulu şirket adına irade açıklayabilir mi?

Evet. Kurul, şirketin zorunlu organı ve kanuni temsilcisi olarak iradesini şirket adına açıklar.

Gündemde olmayan konu karara bağlanabilir mi?

Kural olarak bağlanamaz. İstisna, toplantıda hazır bulunan üyelerin tamamının itiraz etmemesidir.

Üyeler birbirleri adına oy kullanabilir mi?

Yürürlükten kaldırılan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 330. maddesine göre üyelerin birbirleri adına vekâleten oy kullanmaları caiz değildir.

Oylar eşit kalırsa teklif ne olur?

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 330. maddesine göre konu sonraki toplantıya bırakılır. O toplantıda da eşitlik olursa teklif reddedilmiş sayılır.

Beş üyeli kurulun toplantı nisabı her zaman üç müdür?

Hayır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 330. maddesinin uygulandığı beş üyeli olayda, esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığından toplantı nisabı dört kişidir.

Oy kullanmamak toplantıya katılmamak sayılır mı?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11499, K. 2014/1384 sayılı kararına göre oy kullanmamak veya kararı imzalamamak, üyenin toplantıda hazır bulunmadığı anlamına gelmez.

İptal edilen karar ne zamana kadar sonuç doğurur?

İptal edilebilir karar, mahkeme iptal kararı verinceye kadar sonuç doğurur. İptal, kararı geriye etkili olarak ortadan kaldırır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu