Alt işveren sözleşmesi, asıl işverenin mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde yahut asıl işin işletme ve iş gereğiyle teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir kısmında iş alan ve görevlendirdiği işçilerini yalnızca o işyerinde çalıştıran işveren ile kurulan bağı ifade eder. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin altıncı fıkrasına göre asıl işveren, o işyeriyle sınırlı kalmak kaydıyla alt işverenin işçilerine karşı kanundan, iş sözleşmesinden ya da alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan borçlardan alt işveren ile birlikte sorumlu tutulur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/228, K. 2018/915Kaynağı aç
Asıl İşveren ve Alt İşveren İlişkisinin Kurulma Koşulları
Hukuken geçerli bir alt işverenlik ilişkisinin doğabilmesi için öncelikle asıl işverenin işyerinde mal veya hizmet üretimi işlerinde çalışan kendi işçilerinin bulunması şarttır. Alt işverene devredilen iş, mal veya hizmet üretiminin yardımcı işlerinden olmalı; asıl işin bir bölümü devrediliyorsa işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesi unsurlarını bir arada taşımalıdır. Bunun yanı sıra alt işverenin görevlendirdiği personeli yalnızca bu işyerinde üstlendiği işte çalıştırması zorunludur.
Üretim organizasyonunda asıl iş, mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan, doğrudan bu süreçte yer alan ve üretimin zorunlu unsuru niteliğindeki faaliyettir. Yardımcı iş ise üretimle ilişkili bulunmakla birlikte doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir parçası olmayan fakat asıl iş sürdükçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan iştir. 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile Alt İşverenlik Yönetmeliği uyarınca, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler haricinde asıl iş bölünerek alt işverene verilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/33836, K. 2015/19968Kaynağı aç
Bağımsız Organizasyon ve İşçi Temini Ayrımı
Alt işverenin taahhüt ettiği mal veya hizmet üretimi için belirli bir organizasyona, uzmanlığa ve hukuksal bağımsızlığa sahip olması ve bu ekonomik faaliyetin bağımsız yönetimini fiilen üstlenmesi gerekir. Bu unsurlar bulunmaksızın üretim ya da hizmet sunumunun bağımsız yönetimi sağlanmadığı takdirde, asıl işveren-alt işveren ilişkisi değil, asıl işverene işçi temini durumu söz konusu olur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/17642, K. 2014/23663Kaynağı aç
Alt işverenin çalıştırdığı personelin bir kısmının üstlenilen hizmet alanı haricinde asıl veya yardımcı başka bir işte görevlendirilmesi, taraflar arasındaki alt işverenlik sözleşmesini tamamen muvazaalı hale getirmez. Böyle bir durumda yalnızca başka işte çalıştırılan işçi bakımından asıl işveren-alt işveren ilişkisinin unsurlarının bulunmadığı kabul edilir.
Muvazaa Yasakları, İtiraz Süreci ve Yaptırımlar
Asıl işverenin çalışanlarının alt işveren tarafından işe alınarak haklarının kısıtlanması, daha önce o işyerinde çalıştırılmış bir kimse ile alt işverenlik ilişkisi kurulması veya asıl işin uzmanlık gerektirmeyen bir kısmının devredilmesi kanunen muvazaa sayılır. Bununla birlikte daha önce o işyerinde çalışmış olan bir kimsenin sonradan tüzel kişi şirkete veya adi ortaklığa paydaş olması alt işveren ilişkisi kurmasına engel oluşturmaz. İlişkinin muvazaaya dayandığının tespiti halinde, alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi gereğince sözleşmenin türü ve içeriği belirlenirken tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları ifadelere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralı uyarınca kimse kendi muvazaasından hak türetemez. İyiniyetli işçiye karşı muvazaa savunması ileri sürülemeyeceğinden, iş sözleşmesinin geçersiz nedenle feshine bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklardan asıl işveren ile alt işveren müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
İş müfettişliği tarafından muvazaalı alt işverenlik ilişkisinin tespit edildiği bir rapor düzenlendiğinde bu durum ilgililere bildirilir ve ilgililer 30 gün içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilir. Söz konusu rapora süresi içinde itiraz edilmemesi ya da mahkemece muvazaalı işlemin varlığına hükmedilip bu kararın kesinleşmesi durumunda alt işverenlik tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır.
Kamu Hizmet Alımı Sözleşmelerine İlişkin Kurallar
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşları ile ortaklıklarının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve diğer mevzuat çerçevesinde imzalayacağı hizmet alımı sözleşmelerine ve idari şartnamelere belirli sınırlamalar getirilmiştir. Bu doğrultuda işe alınacak kişilerin belirlenmesi ile işten çıkarma yetkisinin kamu idaresine bırakılmasına veya daha önce aynı işyerinde hizmet alımı sözleşmesiyle yahut geçici işçi olarak çalışmış kişilerin çalıştırılmasına devam edilmesine yönelik hükümler konulamaz.
4628 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca bir işin veya hizmetin alt işverene verilmesi, muvazaa iddialarının araştırılmasına engel teşkil etmez.
Sözleşmesel Yükümlülükler, İhbar Şartları ve Denetim Klozları
Asıl işveren ile yüklenici alt işveren arasındaki sözleşmede işyerinin düzeni ve yasal bildirimlerin denetimi amacıyla çeşitli kayıtlar öngörülebilir. Yüklenicinin, kendisine ait merkez işyeri bulunsa dahi çalıştıracağı personelin aylık bildirgeleri ile bordrolarını asıl işverenin SGK işyeri sicil numarası üzerinden bildirmesi şart koşulabilir. Ayrıca işçilere ödenen fiili ücretlerin bordroya tam yansıtılması, personele imzalatılmış bordro nüshalarının en geç takip eden ayın 30'una kadar işverene ulaştırılması ve iş sözleşmesi sonlandırılan personelin kanuni hakları ödenerek tasdikli ödeme belgeleriyle ibranamelerin teslimi kararlaştırılabilir.
Taraflar iç ilişkilerinde fazla mesai yaptırılacak personelden yazılı izin alınmasını zorunlu tutabilir; asıl işverence ödemelerin geciktirilmesi neticesinde işçilik alacakları sebebiyle açılabilecek davaların asıl işverene yükleneceğini hükme bağlayabilir. Bunun yanında iş kazası sebebiyle personelin veya üçüncü kişilerin maruz kaldığı zararlardan ve tazminatlardan tarafların müteselsilen sorumlu olacağı, personele ferdi kaza sigortası yaptırılacağı ve süre uzatımı gerekçelerinin olayın meydana gelmesinden itibaren 15 iş günü içinde yazılı şekilde iletileceği düzenlenebilir.
Yüklenicinin işe vaktinde başlamaması veya işi bırakması halinde, noter kanalıyla yapılacak 7 günlük ihtarın ardından sözleşmenin feshedilebileceği ya da işin yüklenici nam ve hesabına yaptırılabileceği sözleşmeye yazılabilir. Yüklenicinin işi izinsiz devretmesi yasaklanabileceği gibi işverenin işi devretmesi halinde yüklenici hak edişlerinin muaccel olacağı kararlaştırılabilir. Tacirler arasındaki temerrüt, fesih ve dönme ihtarlarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta (KEP) yoluyla yapılması şarttır. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Adana mahkemeleri ile icra dairelerinin yetkili olacağı ve anlaşmazlıkların mahkemeye intikal etmesinin işlerin yürütülmesini durdurmayacağı veya yavaşlatmayacağı kararlaştırılabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 18Kaynağı aç
Asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı sorumluluğu nedir?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca asıl işveren, o işyeriyle sınırlı olmak üzere alt işverenin işçilerine karşı mevzuattan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumlu tutulur.
Asıl iş bölünerek alt işverene devredilebilir mi?
Asıl iş kural olarak bölünerek alt işverene verilemez; bu işlemin yapılabilmesi için işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesi unsurlarının birlikte gerçekleşmesi kanunen zorunludur.
Alt işverenlikte muvazaa tespit edilirse ne olur?
Muvazaanın varlığı halinde alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür; ayrıca düzenlenen müfettiş raporuna 30 gün içinde itiraz edilmemesi veya mahkemece muvazaaya hükmedilip kesinleşmesi halinde alt işverenliğin tescili iptal edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

