İç Yönergenin Hukuki Niteliği ve Şirket Yönetimindeki Yeri
İç yönerge, şirketin nasıl yönetileceğini ve üçüncü kişiler nezdinde nasıl temsil edileceğini belirleyen, hem şirket içi hem de şirket dışı hukuki sonuçlar doğuran bir yönetim kurulu düzenlemesidir. Hesap verilebilirlik ilkesi gözetilerek sağlanacak görev dağılımı, karar alma süreçlerini farklılaştırarak yönetim kurulunun icracı rolden gözetim organı rolüne geçmesine katkı sağlayabilir ve şirketin kuşaklar arası daha planlı biçimde devrine zemin hazırlayabilir.
İç yönergede yönetimdeki görev paylaşımı, hangi yetkilerin yönetim kurulunda kaldığı, hangilerinin devredildiği, yönetim görevlerinin tanımları, iş akışı şemaları ve şirket içi hiyerarşik raporlama yapısı açıklanır. Bu düzenleme ile şirketin yönetim süreçleri kurallara bağlanır.
Yönetim Yetkisi ile Temsil Yetkisinin Ayrımı
Yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından başkan ve başkan vekili seçerek görev dağılımı yapması ve şirketi temsile yetkili kişileri belirlemesi yönetimin devri niteliğinde değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/5382 Esas ve 2017/3443 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere yönetim yetkisi ile temsil yetkisi birbirinden farklı hukuki kavramlardır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/5382, K. 2017/3443Kaynağı aç
Yönetim kurulunun temsil yetkisinin kısmen devrini içeren iç yönerge ile temsile yetkili kişileri belirleyen yönetim kurulu kararlarının ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi zorunludur. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 373 uyarınca yönetim kurulu, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noter onaylı suretini tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/10634 Esas ve 2016/4903 Karar sayılı kararında da bu zorunluluk teyit edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/10634, K. 2016/4903Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 373Kaynağı aç
İç Yönerge Düzenlenmesinde Esas Sözleşme ve Karar Şartları
Anonim şirketlerde yönetim kurulunun iç yönergeyle yönetimi devredebilmesi için şirket esas sözleşmesinde buna imkân tanıyan açık bir yetki hükmünün bulunması gerekir. Yönetim devri yönünden esas sözleşmede hüküm bulunması şart olmakla birlikte, temsil yetkisinin devrine ilişkin iç yönerge düzenlenmesi bakımından esas sözleşmede hüküm bulunmasının zorunlu olmadığı yönünde değerlendirmeler de mevcuttur.
Esas sözleşmede yönetim devrine imkân tanıyan bir yetki hükmü bulunmuyorsa genel kurulun toplanarak esas sözleşmeyi değiştirmesi gerekir. Genel kurulda bu doğrultuda karar alınabilmesi için en az 1/2 katılım oranı ve toplantıya katılan pay sahiplerinin çoğunluğunun oyu aranır. Bu değişiklik kararı ticaret siciline henüz tescil edilmeden dahi yönetim kurulu aynı gün veya sonraki bir tarihte iç yönerge hazırlayabilir.
Yönetim Kurulunun Devredilemez ve Vazgeçilemez Yetkileri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 375 uyarınca yönetim kurulunun bazı görev ve yetkileri devredilemez ve vazgeçilemez niteliktedir. Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi ile şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi yönetim kurulunun münhasır yetkisindedir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 375Kaynağı aç
Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde finansal planlama için gerekli düzenin kurulması kanunen yönetim kurulunca yürütülür. Şube müdürleri hariç olmak üzere müdürlerin ve aynı işleve sahip kişilerin atanmaları ve görevden alınmaları da yönetim kurulunun devredilemez yetkileri arasındadır.
Yönetimle görevli kişilerin kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi yönetim kuruluna aittir. Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenerek genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve kararlarının yürütülmesi ile borca batıklık halinde mahkemeye bildirimde bulunulması görevleri devredilemez.
Yönetim Yetkisinin Devri ve Pay Sahipleri ile Alacaklıların Bilgilendirilmesi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 367/1 hükmü doğrultusunda, anonim şirket esas sözleşmesinde açık yetki bulunması kaydıyla yönetim kurulu, hazırlayacağı bir iç yönerge vasıtasıyla idare yetkisini kısmen veya tamamen bir ya da birden çok üyeye yahut üçüncü şahsa devredebilir. Düzenlenen bu iç yönerge şirketin idari işleyişini tanzim ederek gereken görevleri belirler, organizasyondaki yerlerini gösterir ve personelin kime bağlı çalışıp kimlere rapor ve bilgi sunacağını tespit eder.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 367Kaynağı aç
Şirket yönetimi usulüne uygun şekilde devredilmediği takdirde yönetim yetkisi Türk Ticaret Kanunu m. 367/2 gereğince yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 367/1 uyarınca yönetim kurulu; istem üzerine pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan alacaklıları, yönetimin devrine ilişkin iç yönerge hakkında yazılı olarak bilgilendirir.
Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması ve Sınırlı Yetkililerin Atanması
İç yönergeyle verilecek temsil yetkileri konu veya parasal tutar doğrultusunda sınırlandırılabilir; örneğin kredi sözleşmelerinde limit belirlenebilir veya kredi türüne göre kısıtlamaya gidilebilir. Kanunda engel bulunmadığından şirketi birlikte temsil etmekle yetkilendirilen kişiler veya şube yetkilileri de iç yönergede yer alabilir.
İç yönerge metninde kişilerin isimlerine yer verilemez; yalnızca görev unvanları ve yetkiler tanımlanır. Şirkete hizmet sözleşmesiyle bağlı çalışanlar ile genel kurulca temsil yetkisi verilmemiş yönetim kurulu üyeleri iç yönerge kapsamında yetkilendirilebilir. Belirlenen görevlere ismen yetkilendirme ise anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise genel kurul yani ortaklar kurulu kararıyla ve ilgilinin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası belirtilerek yapılır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 371/7 uyarınca yönetim kurulu; maddede belirtilen temsilciler haricinde, temsil yetkisi bulunmayan yönetim kurulu üyelerini yahut şirkette hizmet sözleşmesiyle istihdam edilenleri sınırlı yetkili ticari vekil veya tacir yardımcısı olarak görevlendirebilir. Görevlendirilecek kişilerin vazife ve yetki çerçevesi, kanunun 367. maddesi uyarınca tanzim edilen iç yönergede açıkça gösterilir. Bu çerçevede iç yönergede yer alabilecek yetkililer yönünden her türlü yetki sınırlandırması öngörülebilirken, temsil yetkisini haiz yönetim kurulu üyeleri gibi iç yönergede yer alamayacak yetkililer hakkında bu nitelikte bir sınırlama getirilemez.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 371Kaynağı aç
Tescil Usulü, Değişiklikler ve Üçüncü Kişilere Karşı Koruma
İç yönergenin yönetime ilişkin kısımları ticari sır ve mahrem bilgiler barındırabileceğinden tescile tabi tutulmazken, temsile ilişkin bölümlerinin ve bunlara dayalı atama kararlarının ticaret siciline tescili zorunludur. Tescil edilen iç yönerge ve atama kararının ardından noter vasıtasıyla imza örnekleri tasdik ettirilerek şirketin imza sirküleri oluşturulur.
Tescil edilen iç yönergede sonradan yapılan değişikliklerin de tescili gerekir. Bu değişikliklerin tescilinde ticaret sicil müdürlükleri arasında uygulama farklılıkları görülmekte; bazı müdürlükler yalnızca yapılan değişikliğin tescilini ararken bazıları değişikliği içeren iç yönergenin tümünün yeniden tescilini talep edebilmektedir. Kanunda engel bulunmayan şube yetkilileri veya birlikte temsilcilerin iç yönergede gösterilmesinde de siciller arasında farklı uygulamalarla karşılaşılabilmektedir.
Tescil ve ilan edilen iç yönerge şirketi yetkisiz işlemlere karşı korur. Şirketin iç yönergede yer alan temsilcileri vasıtasıyla yaptığı sözleşmelerle bağlı olabilmesi için temsilcilerin geçerli temsil yetkisine sahip olması gerekir; yetkisiz temsilcinin yaptığı sözleşmeden dolayı karşı taraf şirketten talepte bulunamaz. 6102 sayılı Kanun m. 373/2 gereğince temsil yetkisinin tescilinden sonra atamadaki hukuki sakatlıklar üçüncü kişilere ancak bu sakatlığı bildikleri ispat edilirse ileri sürülebilir. Kamu kurum ve kuruluşları nezdinde ise Kanunun 373/3. maddesi gereğince tescil edilmiş temsil kayıtları esas alınır.
Şirket Dışı Kişilerin Vekaletname ile Yetkilendirilmesi
Şirket çalışanı olmayan bir kimsenin yönetim kurulu kararı veya şirketin yetkili temsilcileri aracılığıyla belirli bir münferit işlem için vekaletle yetkilendirilmesi mümkündür ve bu münferit yetkilendirmeler ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmez. Ancak şirket bünyesinde çalışmayan bir kişiye genel yetkili vekaletname verilmesi halinde bu kişi hukuken ticari mümessil yani ticari temsilci sayılır ve ticaret siciline tescili zorunlu hale gelir.
Yetki Devrinde Yönetim Kurulunun Sorumluluğu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 553/2 uyarınca, kanuni düzenlemelerden veya şirket esas sözleşmesinden kaynaklanan görev yahut yetkilerini mevzuat hükümlerine dayanarak devreden organ ya da şahıslar, devralanların fiil ve işlemlerinden kural olarak mesul tutulmaz. Bu sorumluluk muafiyeti, yalnızca yetki devredilen kişilerin seçilmesinde makul düzeyde özen gösterilmediğinin kanıtlandığı durumlarda geçerliliğini yitirir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 553Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun m. 553/3 gereğince hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz ve bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.
Buna karşılık 6102 sayılı Kanun m. 371/7 uyarınca iç yönergeye dayalı olarak atanan sınırlı yetkili ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarının şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı yönetim kurulu müteselsilen sorumludur.
İç Yönergede Karar Nisapları ve Nama Yazılı Pay Devirleri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/356 Esas ve 2024/4114 Karar sayılı ilamına göre, yürürlükteki iç yönergede yönetim kurulu kararının alınması için belirli bir çoğunluk nisabı öngörülmüşse söz konusu iç yönergenin değiştirilmesi de aynı nisapla alınacak bir karar ile mümkündür. Belirlenen nisap sağlanmadan alınan yönetim kurulu kararı yok hükmünde olup karara katılmayan yönetim kurulu üyeleri tescil işleminin iptalini talep etme hakkına sahip ilgililer kapsamındadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/356, K. 2024/4114Kaynağı aç
Kuşaklar arası pay intikallerinde nama yazılı payların devir kuralları önem taşır. 6102 sayılı Kanun m. 490/1 uyarınca kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe nama yazılı paylar sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilir; ancak m. 492/1 gereğince esas sözleşmeyle nama yazılı payların devri şirketin onayına bağlanabilir. Şirket, m. 493/1 uyarınca esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene paylarını başvurma anındaki gerçek değeriyle kendi veya pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek onay istemini reddedebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1865, K. 2025/478Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 490Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 493Kaynağı aç
Kanunun 493/2. maddesine göre pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri şirketin işletme konusu veya ekonomik bağımsızlığı yönünden reddi haklı gösteriyorsa önemli sebep oluşturur. 6102 sayılı Kanun m. 494/3 gereğince şirket onay istemini aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde geçerli bir şekilde reddetmemişse veya ret haksızsa onay verilmiş sayılır; nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/1865 Esas ve 2025/478 Karar sayılı kararında da bu kural vurgulanmıştır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 494Kaynağı aç
İç yönerge metninde şirket yetkililerinin isimleri yazılabilir mi?
Hayır, iç yönerge metninde kişilerin isimlerine yer verilemez; metinde yalnızca görev unvanları ve bunlara ait yetki tanımları düzenlenir. Şahısların bu görevlere atanması ise ayrı bir yönetim kurulu veya genel kurul kararıyla yapılır.
İç yönergenin ticaret siciline tescili zorunlu mudur?
İç yönergenin yalnızca temsile ilişkin bölümleri ile yetkililerin atanmasına ilişkin kararların ticaret siciline tescili zorunludur. Yönetim organizasyonuna ilişkin şirket içi kuralların tescil edilmesi gerekmez.
Yönetim kurulunun devredemeyeceği kanuni görevler nelerdir?
Üst düzey yönetim ve teşkilatın belirlenmesi, muhasebe ve finansal planlama düzeninin kurulması, şube müdürleri dışındaki müdürlerin atanması ve azli, üst gözetim, defterlerin tutulması, genel kurulun hazırlanması ve borca batıklık bildirimi devredilemez yetkilerdendir.
İç yönergeyle atanan sınırlı yetkililerin verdiği zarardan yönetim kurulu sorumlu mudur?
Evet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 371/7 uyarınca iç yönergeye dayalı olarak atanan sınırlı yetkili ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarının şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı yönetim kurulu müteselsilen sorumludur.
Nama yazılı pay devrinin onaylanması talebi ne kadar sürede karara bağlanmalıdır?
Şirket, onaylama istemini aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde geçerli bir şekilde reddetmelidir. Bu süre içinde usulünce reddedilmeyen veya haksız olarak reddedilen onay istemi kabul edilmiş sayılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

