Adliye girişlerinde uygulanan güvenlik kontrolleri, kamuya özgülenmiş binalardaki önleme araması yaklaşımı kapsamında değerlendirilmektedir. Bu çerçevede kolluk görevlilerinin belirli koşullarda avukatlar dahil giriş yapan kişilerin çantalarını ve üzerindeki eşyaları kontrol edebileceği kabul edilirken, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü hali dışında avukatın üzerinin aranamayacağını düzenlemektedir. Bu yasal güvencenin adliye girişindeki kontrollerle ilişkisi farklı hukuki yaklaşımlarla açıklanmaktadır.
1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 58Kaynağı aç
23/1/2008-5728/331 md.)
Avukatların
avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki
görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı
haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun
işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve
konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak
Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı
ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı
suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.[17]
Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın inzibatına ilişkin
hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamayacağı
gibi, haklarında disiplin hapsi veya para cezası da verilemez.
Kovuşturma izni, son
soruşturmanın açılması kararı ve duruşmanın yapılacağı mahkeme:
Adliye Girişindeki Kontrol Hangi Hukuki Çerçevede Değerlendirilir?
Adliye binaları kamuya özgülenmiş bina statüsünde kabul edilmekte ve adliye girişlerinde gerçekleştirilen kontroller hukuki niteliği itibarıyla önleme araması olarak değerlendirilmektedir. Bu nitelendirme uyarınca adliye girişindeki kontroller, suç şüphesine dayalı adli aramalardan farklı bir hukuki kapsam taşımaktadır.
Polis Hangi Koşullarda Çanta Kontrolü Yapabilir?
Önleme araması kapsamında çanta kontrolü yapılabilmesi için X-ray cihazının sinyal vermesi, çantada metal veya tehlike yaratabilecek bir eşya bulunduğuna dair makul belirti olması ya da kişinin tedirginlik, kaçınma veya gizleme içeren davranışlar sergilemesi aranmaktadır. Kolluk görevlisinin bu kontrol sırasında kendisini tanıtması, arama gerekçesini açıkça belirtmesi ve aramanın amacı dışına çıkarak aşırıya kaçmaması gerekmektedir.
Avukatlık Kanunu m. 58 Hangi Güvenceleri Tanımaktadır?
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi (değişik: 23/1/2008-5728/331 md.), avukatın üzerinin aranmasını ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında yasaklamaktadır. Madde metninde kullanılan ifade açıkça 'üzeri' ile sınırlıdır. Çanta veya taşınan diğer eşyanın bu güvence kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği madde metninde açıkça düzenlenmemiş olup bu mesele hukuken netlik kazanmamıştır.
Söz konusu güvencenin uygulama alanı da önemli bir sınır içermektedir. Maddenin ilk fıkrasındaki soruşturma iznine ve arama usulüne ilişkin korumalar, avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan ya da görev sırasında işledikleri suçlara özgüdür. Görevle ilişkisi bulunmayan kişisel nitelikteki suçlarda bu güvencenin aynı biçimde uygulanıp uygulanmayacağı madde metninden açıkça anlaşılamamaktadır.
Aynı madde uyarınca avukat yazıhaneleri ve konutları yalnızca mahkeme kararıyla, kararda belirtilen olayla ilgili olarak, Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımıyla aranabilmektedir. Bu güvence yazıhane ve konuta özgü olup adliye girişi gibi kamuya açık mekânlara uygulanıp uygulanamayacağı madde metninden anlaşılamamaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın inzibatına ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere dayanılarak dahi avukatlar tutuklanamayacağı gibi, haklarında disiplin hapsi veya para cezası da verilemez.
Suçüstü Hali ve Yakalama Yetkisi
Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesindeki üzeri arama yasağı, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali gerçekleşmesi durumunda uygulanmaz. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 90. maddesi suçüstü durumunda uygulanabilecek yakalama yetkisini düzenlemektedir. Kişiye suçu işlerken rastlanması ya da suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya kimliğinin hemen belirlenememesi halinde herkes tarafından geçici yakalama yapılabilir. Kolluk görevlileri ise tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhuriyet savcısına veya amirlerine derhal başvurma olanağı bulunmadığında yakalama yetkisine sahiptir. Yakalama gerçekleştiğinde kolluk, yakalanan kişinin kaçmasını veya zarar vermesini önleyici tedbirleri alıp kanuni haklarını derhal bildirir ve Cumhuriyet savcısına hemen bilgi vererek emri doğrultusunda işlem yapar.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
geçici olarak yakalama yapılabilir:
a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.
b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının
bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.
(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri
düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet
savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde,
yakalama yetkisine sahiptirler.
(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte,
çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle
kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin
yakalanması şikâyete bağlı değildir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Kolluk, yakalandığı sırada
kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri
aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.
(5) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Birinci fıkraya göre
yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce
yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek,
emri doğrultusunda işlem yapılır.
(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama
emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya
Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.
Gözaltı
Hukuka Aykırı Yöntemle Elde Edilen Delilin Durumu
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilen delil reddolunur. Adliye girişindeki kontrolün hukuka uygunluk koşullarını taşıyıp taşımadığına ilişkin bir uyuşmazlık doğduğunda bu hüküm belirleyici olabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
Avukatın Göreviyle İlgili Suçlarda Soruşturma Usulü
Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi gereğince avukatların avukatlık görevinden veya baro organlarındaki görevlerinden doğan ya da görev sırasında işledikleri suçlara ilişkin soruşturma, Adalet Bakanlığı'nın iznine bağlı olarak suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülür. Bu güvence yalnızca görevle bağlantılı suçlara uygulanmakta olup görevle ilişkisi bulunmayan kişisel suçlar için aynı iznin gerekip gerekmediği madde metninde açıkça belirtilmemiştir.
Sık Sorulan Sorular
Avukatlık Kanunu'ndaki 'üzeri aranamaz' güvencesi çantayı da kapsar mı?
Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesinde kullanılan 'üzeri aranamaz' ifadesi, madde metni itibarıyla kişinin üzerini kapsamaktadır. Çanta veya taşınan diğer eşyanın bu güvence kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği maddede açıkça düzenlenmemiş olup bu mesele hukuken netlik kazanmamıştır.
Avukatın üzeri hiçbir koşulda aranamaz mı?
Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali gerçekleşmedikçe avukatın üzeri aranamaz.
Avukat bürosunda arama nasıl yapılır?
Avukat yazıhanelerinde arama yapılabilmesi için mahkeme kararı zorunludur; arama yalnızca kararda belirtilen olayla ilgili biçimde, Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilmek zorundadır.
Avukat kimliği ibrazı güvenlik kontrolünü durdurur mu?
Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü hali dışında avukatın üzerinin aranamayacağını öngörmektedir. Buna karşın adliye girişlerinde önleme araması kapsamında avukatlar dahil eşya ve çanta kontrolü yapılabileceği değerlendirilmekte olup kimlik ibrazına ilişkin özel bir ayrık kural bu düzenlemelerde yer almamaktadır.
Avukatın göreviyle ilgili suçlarda soruşturma nasıl başlar?
Avukatların avukatlık veya baro organlarındaki görevlerinden doğan ya da görev sırasında işledikleri suçlar söz konusu olduğunda soruşturma başlatılabilmesi Adalet Bakanlığı'nın iznine bağlıdır. İzin alındıktan sonra soruşturmayı suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı yürütür.
Avukat hakkında duruşmada disiplin hapsi uygulanabilir mi?
Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi, duruşmanın inzibatına ilişkin CMK ve HUMK hükümleri kapsamında dahi avukatlar hakkında tutuklama, disiplin hapsi veya para cezası uygulanmasını yasaklamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

