Adli Sicil Kaydı Silinme Koşulları ve Arşiv Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Adli Sicil Kaydı Silinme Koşulları ve Arşiv Süreci

Adli sicil kaydı, kanunda sayılan haller gerçekleşince Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek arşive alınır. Bu, kaydın her olayda hemen yok olması anlamına gelmez. Arşiv kaydının tamamen silinmesi ise ölüm, mahkûmiyetin türüne bağlı farklı süreler veya kanunda ayrıca düzenlenen özel haller ile mümkündür.

5352 sayılı ADLİ SİCİL KANUNU m. 9Kaynağı aç
Madde 9- (1) Adlî sicildeki bilgiler;
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten
vazgeçme veya etkin pişmanlık,
c) Ceza zamanaşımının dolması,
d) Genel af,
Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv
kaydına alınır.
(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.
(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti
bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren
mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik
Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır.
Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin
hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.
Arşiv bilgilerinin istenmesi
5352 sayılı ADLİ SİCİL KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12- (1) (Değişik: 5/4/2012-6290/2 md.) Arşiv
bilgileri;
a) İlgilinin ölümü üzerine,
b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda
bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma
koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;
1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş
yıl geçmesiyle,
2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu
aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle,
c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının
oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle,
tamamen silinir.
(2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan
mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen
silinir.
(3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen
beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde,
önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.
(4) (Ek: 24/11/2016-6763/40 md.) Akıl
hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar,
infazının tamamlanmasıyla tamamen silinir.
Adlî sicil ve arşiv kayıtlarında sorgulama yetkisi verilmesi

Adli sicil, kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine mahkûmiyete ilişkin bilgilerin otomatik işlemeye bağlı bir sistem kullanılarak toplandığı, sınıflandırıldığı, değerlendirildiği ve saklandığı sistemdir.

Adli kaydın silinerek arşive alınması

5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun 9 uncu maddesine göre adli sicildeki bilgiler dört hâlde silinerek arşiv kaydına alınır: cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması; ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık; ceza zamanaşımının dolması ve genel af.

Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adli sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir. Bu hüküm Adlî Sicil Kanunu'nun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alır.

Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilip kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre adli sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı ceza mahkûmiyetleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adli sicil kayıtlarından çıkarılarak arşiv kaydına alınır.

Ölüm hâlinde tam silinme

Adli sicil bilgileri ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir. Arşiv bilgileri de ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir. Ölüm, sürenin tamamlanmasını bekleyen bir arşiv kaydını da sona erdiren ayrı bir hâl olarak kanunda düzenlenmiştir.

Arşiv kaydında on beş, otuz ve beş yıllık ayrım

Anayasa'nın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerde süre, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren işler. Bu grup için kanun iki seçenek öngörür: yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmış olması koşuluyla on beş yılın geçmesi ya da bu kararın alınması koşulu aranmaksızın otuz yılın geçmesi. Her iki süre de aynı mahkûmiyet grubuna uygulanır; hangisinin işleyeceği geri verme kararının alınıp alınmadığına bağlıdır.

Birinci fıkranın (b) bendi dışında kalan diğer mahkûmiyetlere ilişkin arşiv kayıtları, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle tamamen silinir. Bu beş yıllık süre, hak yoksunluğuna bağlanan kayıtlar için öngörülen on beş ve otuz yıllık sürelerin yerine geçmez.

Süre beklenmeksizin tamamen silinen kayıtlar

Fiil kanunla suç olmaktan çıkarılırsa, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kayıtları talep aranmaksızın tamamen silinir.

Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşirse, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.

Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar, infazın tamamlanmasıyla tamamen silinir. Bu sonuç, infazın tamamlanması hâlinde kaydın yalnızca arşive alınmasını öngören genel düzenden farklı bir istisna olarak Adlî Sicil Kanunu'nun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenmiştir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi

Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suça veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bu yol, Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla işler.

5352 sayılı ADLİ SİCİL KANUNU m. 13/AKaynağı aç
Madde 13/A – (Ek: 6/12/2006-5560/38 md.)
(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı
veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının
giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir.
Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları
saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç
yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi
halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması,
gerekir.
(2) Mahkûm olunan cezanın infazına
genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş
olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için,
hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Ancak, bu süre
kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak
süreden az olamaz.
(3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin
talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki
aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir.
(4) Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da
Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.
(5) Yasaklanmış hakların geri
verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak
Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir.
(6) Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi
halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir.
(7) Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle
oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır.
Komisyon

Geri verme için mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmeli, kişi bu sürede yeniden suç işlememiş olmalı ve hayatını iyi hâlle sürdürdüğü konusunda mahkemede bir kanaat oluşmalıdır.

Cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışındaki bir hukuki nedenle son verilmişse, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yılın geçmesi gerekir. Ancak bu süre, kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenerek bulunacak süreden az olamaz.

Talep, hükümlü veya vekili tarafından yapılır. Kararı, hükmü veren mahkeme veya hükümlünün ikametgâhındaki aynı derecedeki mahkeme verir. Mahkeme dosya üzerinden inceleme yapabilir ya da Cumhuriyet savcısı ile hükümlüyü dinleyerek karar verebilir; kanun bu iki inceleme biçimini seçenek olarak düzenlemiş, birini zorunlu kılmamıştır.

Bu talebe ilişkin karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir. Karar kesinleşirse adli sicil arşivine kaydedilir.

Hak yoksunluğunun infaz süresince devamı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre kişi, işlediği suç nedeniyle mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar birinci fıkra kapsamındaki hakları kullanamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis
cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13]
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu
kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye,
köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca
verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette
bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket,
kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi
olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun
iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek
erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının
infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası
ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya
da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve
kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm
olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak
cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın
(e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.[14]
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada
onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.[15]
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye
kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet
halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın
yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına
karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle
işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde,
hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya
konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından
itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya
da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık
dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç
yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya
da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma
hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından
itibaren işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi

Kısa süreli hapis cezası ertelenenler ile fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. Kısa süreli hapsin tanımı bu madde kesitinde ayrıca yer almamaktadır.

Adli sicil kaydı infaz bitince tamamen siliniyor mu?

Hayır. Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazı tamamlanınca adli sicil bilgisi silinerek arşive alınır. Arşiv kaydının tamamen silinmesi ise mahkûmiyetin türüne göre arşive alınma koşullarından itibaren beş, on beş veya otuz yılın geçmesine bağlıdır.

Kişinin ölümü hâlinde kayıtlar ne olur?

İlgilinin ölümü üzerine hem adli sicil bilgileri hem arşiv bilgileri tamamen silinir.

Adli para cezası adli sicile işlenir mi?

Hayır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler adli sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.

Suç kanunla ortadan kalkınca silme için başvuru gerekir mi?

Hayır. Fiil kanunla suç olmaktan çıkarılırsa bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kayıtları talep aranmaksızın tamamen silinir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi ne zaman istenebilir?

İnfazın tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmeli, bu sürede yeniden suç işlenmemiş olmalı ve mahkemede iyi hâl kanaati oluşmalıdır. Genel af veya etkin pişmanlık dışında infaz sona ermişse, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren en az beş yıl geçmesi ve bu sürenin mahkûm olunan hapis cezasına üç yıl eklenerek bulunan süreden az olmaması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu