Adli Para Cezası ve Gün Esasına Göre Hesaplama Yöntemi

by Avukat Erdal Ersoy
Adli Para Cezası ve Gün Esasına Göre Hesaplama Yöntemi

Adli Para Cezası Kavramı ve İdari Para Cezasından Farkları

Adli para cezası, ceza mahkemeleri tarafından suç işleyen kişi hakkında hükmolunan ve Devlet Hazinesine ödenmesi öngörülen bir ceza yaptırımıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin 1. fıkrası ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adli para cezası, kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde en az 5 gün ve en fazla 730 gün olarak belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı takdir edilen parasal miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanır. Bu niteliğiyle adli para cezası, idare hukuku alanında uygulanan yaptırımlardan hem kaynağı hem de infaz sonuçları bakımından ayrılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 52Kaynağı aç
Madde 52- (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine
hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam
gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması
suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden
ibarettir.
(2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün
karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri
göz önünde bulundurularak takdir edilir.[11]
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün
sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye
adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir
yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler
halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit
miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi
halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para
cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Güvenlik
Tedbirleri
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma[12]
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 106Kaynağı aç
Madde 106- (1) Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar
paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) Adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir.
Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye
20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme
emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet
savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına
çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya
yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az
iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik
müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli
serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde,
çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza
infaz kurumunda yerine getirilir.
(4) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) Çocuklar hakkında hükmedilen
adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde
onbirinci fıkra hükmü uygulanır.
(5) Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa
bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır.
(6) Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre
içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri
kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk
taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin
hükümsüz kalır.
(7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez.
Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı
geçemez.
(8) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, hapis yattığı veya
kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı
öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.
(9) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) 16 ncı madde hükümleri saklı
kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun
infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına
rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.[48]
(10) (Mülga: 26/2/2008-5739/5 md.)
(11) İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî
para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının
tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna
verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.[49]
İKİNCİ
BÖLÜM
Koşullu
Salıverilme, Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve
Denetimli
Serbestlik Tedbiri
Koşullu salıverilme[50]

İdari para cezaları; kaymakamlık, belediye veya idari kurullar gibi kamu idarelerince kural olarak kabahat fiillerine karşı uygulanır, adli sicile kaydedilmez ve ödenmemesi doğrudan hapis yaptırımına yol açmaz. Buna karşılık ceza mahkemesince suç karşılığı hükmedilen adli para cezası adli sicil kaydına işlenebilir ve ödenmediğinde infaz mevzuatına göre kamuya yararlı işte çalıştırma veya hapse çevrilme yaptırımıyla karşılaşabilir.

Gün Para Cezası Sistemi ve Temel Hesaplama İlkeleri

Türk ceza adaletinde adli para cezası gün esasına dayalı ikili bir aşamayla tespit edilir. Mahkeme öncelikle işlenen suçun özelliklerine göre temel gün sayısını belirler; ardından failin durumunu gözeterek bir gün karşılığı uygulanacak parasal miktarı saptar ve iki veriyi çarparak nihai cezayı oluşturur. 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesinin 2. fıkrasına göre bir gün karşılığı adli para cezası en az 100 Türk lirası ve en fazla 500 Türk lirası olarak takdir edilebilir.

Hükmün denetime elverişli ve açık olması amacıyla Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkeme kararında, cezanın hesaplanmasında esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur.

Temel Gün Sayısının ve Günlük Miktarın Takdirinde Dikkate Alınan Ölçütler

Mahkemenin temel gün sayısını belirlerken suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksir düzeyi ile suç geçmişi ve fiilden sonraki davranışları gibi fiile ve faile ilişkin hususları değerlendirmesi gerekir.

Bir gün karşılığı uygulanacak 100 Türk lirası ile 500 Türk lirası arasındaki miktarın takdirinde ise failin ekonomik ve şahsi halleri esas alınır. Bu çerçevede kişinin düzenli gelir durumu, malvarlığı, taşınır ve taşınmazları, bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı, kira, kredi ve sağlık gibi zorunlu harcamaları ile işsizlik veya kronik rahatsızlık gibi kişisel koşulları dikkate alınır.

Kanundaki Özel Gün Sayısı Sınırları ve Nitelikli Haller

Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin 1. fıkrasında yer alan 5 günden 730 güne kadar olan aralık genel kural niteliğindedir; kanun koyucu belirli suç tiplerinde bu sınırların üzerine çıkan özel gün sayıları düzenlemiştir. Örneğin Türk Ceza Kanunu'nun 181. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, çevrenin kasten kirletilmesi suçunun insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına yol açabilecek nitelikteki atıklarla işlenmesi halinde beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasının yanında bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 181Kaynağı aç
Madde 181- (1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı
olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya
havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik
göstermesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza iki katı kadar artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar
açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine,
hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde,
beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
(5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Çevrenin taksirle kirletilmesi

Uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarında da özel gün sınırları getirilmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin 1. fıkrasında uyuşturucu madde imal, ithal veya ihraç eylemleri için hapis cezasının yanında iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmüş; aynı maddenin 3. fıkrasında düzenlenen uyuşturucu satışı, nakli, bulundurulması gibi eylemlerde ise bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası hükme bağlanmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 227. maddesinin 1. fıkrası kapsamında çocuğu fuhşa teşvik eden, yolunu kolaylaştıran, tedarik eden, barındıran veya fuhşuna aracılık eden kişiye beş bin güne kadar; 2. fıkrası uyarınca yetişkini fuhşa teşvik eden veya aracılık edene ise üç bin güne kadar adli para cezası verilebilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 227Kaynağı aç
Madde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran,
bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi,
dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış
suç gibi cezalandırılır.
(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş
için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin
kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik
sayılır.
(3) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.; Yeniden düzenleme:
24/11/2016-6763/18 md.) Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek
amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan
veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne
kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden
yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi
hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar
artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy,
kardeş, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim
yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da kamu görevi veya hizmet
ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(7) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi
tutulabilir.[94]
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama[95]

Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi ve Kanuni Koşulları

Adli para cezası; kanunda yalnızca bu cezanın öngörüldüğü suçlarda tek yaptırım olarak, hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik olarak düzenlendiği suçlarda veya kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma dönüştürülmesi yoluyla uygulanabilir. 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kısa süreli hapis cezası; suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecindeki pişmanlığına ve suçun işleniş özelliklerine göre adli para cezasına çevrilebilir. Çevirme yapıldığında Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin 5. fıkrası uyarınca asıl mahkûmiyet çevrilen adli para cezası haline gelir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun
kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa
ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale
getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek
veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan
bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli
yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş
olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,
ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve
sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak
koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak
öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına
çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm
olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte
onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm
edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı
seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı
hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı
halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir.
Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî
para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata
rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine
başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa
süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar
derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8]
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle
yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8
Hapis cezasının ertelenmesi

Seçenek yaptırıma çevirmede bazı kanuni sınırlar ve istisnalar bulunmaktadır. Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezası seçenek olarak düzenlenmişse ve mahkemece hapis cezasına hükmedilmişse, Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bu hapis cezası sonradan adli para cezasına çevrilemez. Taksirli suçlarda ise Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrasına göre hükmolunan hapis cezası uzun süreli olsa dahi diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebilir; ancak bu imkân bilinçli taksir durumunda uygulanmaz.

Öte yandan Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olma şartıyla; otuz gün ve daha az süreli hapis cezaları ile suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi kanuni bir zorunluluktur.

Adli Para Cezasının Mehli, Taksitlendirilmesi ve Kararda İhtar

Hüküm altına alınan adli para cezasının ödenmesi hususunda Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin 4. fıkrası mahkemeye yetki tanımıştır. Hâkim, failin ekonomik ve şahsi durumunu dikkate alarak hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yılı aşmamak üzere mehil verebilir ya da cezanın en fazla iki yıl içinde ve dörtten az olmamak şartıyla taksitlerle ödenmesine karar verebilir. Taksitlendirme kararı verildiğinde mahkeme, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının tahsil edileceğini ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğini kararda açıkça belirtir.

Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama neticesinde adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Adli Para Cezasının İnfazı, Kamuya Yararlı İşte Çalıştırma ve Hapse Çevrilme Usulü

Adli para cezasını içeren ilâm kesinleştiğinde infaz için Cumhuriyet Başsavcılığına iletilir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 2. fıkrasına göre Cumhuriyet savcısı, otuz gün içinde cezanın ödenmesi için hükümlüye ödeme emri tebliğ eder. Hüküm fıkrasında taksitlendirme yapılmamış olması halinde, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca bir aylık süre içinde cezanın üçte birini ödeyen hükümlünün istemiyle kalan miktar birer ay arayla iki eşit taksitte ödenebilir; ilk taksit aksatıldığında ikinci takside dair izin hükümsüz kalır.

Tebliğ olunan ödeme emrine rağmen para cezası ödenmezse, 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilir ve hükümlünün iki saat çalışması bir gün sayılmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Adli para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilamında yazılı olmasa dahi anılan hüküm 106. maddenin 5. fıkrası gereğince Cumhuriyet Başsavcılığınca resen uygulanır. Hükümlünün programa veya denetimli serbestlik uyarılarına uymaması durumunda çalıştığı günler mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda çektirilir. Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarında ise 106. maddenin 4. fıkrası uyarınca hapse çevirme yasağı bulunur ve tahsilat 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülür.

Adli para cezasından çevrilen hapis cezasının infaz süresine kanuni üst sınırlar getirilmiştir. 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 7. fıkrası gereğince adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı, birden fazla hükümle adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise beş yılı geçemez. Adli para cezasından çevrilen hapsin infazında koşullu salıverilme uygulanmaz ve bu infaz ertelenemez; ancak hak yoksunlukları bakımından adli para cezası esas alınır. Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günler dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse infaz sona erdirilir; infaz edilen sürenin cezayı tam karşılamaması halinde bakiye miktar 6183 sayılı Kanun kapsamında mal memurluğunca tahsil edilir.

Adli para cezasında bir günün alt ve üst parasal sınırları nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin 2. fıkrasına göre bir gün karşılığı adli para cezası miktarı en az 100 Türk lirası ve en fazla 500 Türk lirasıdır. Bu miktar failin ekonomik ve kişisel şartları gözetilerek mahkemece takdir edilir.

Adli para cezasında genel gün sayısı sınırları nasıldır?

Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin 1. fıkrası gereğince tam gün sayısı en az 5 gün ve en fazla 730 gün olarak belirlenir.

Kısa süreli hapis cezası adli para cezasına ne zaman zorunlu olarak çevrilir?

Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, otuz gün ve daha az süreli hapis cezaları ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi kanuni zorunluluktur.

Mahkeme adli para cezasını en fazla kaç taksite bölebilir?

Hâkim, sanığın ekonomik ve şahsi durumunu dikkate alarak cezayı iki yılı geçmemek şartıyla ve en az dört taksit halinde ödenmek üzere taksitlendirebilir veya kesinleşmeden itibaren bir yılı aşmamak üzere mehil tanıyabilir.

Ödenmeyen adli para cezası en fazla ne kadar süre hapse çevrilebilir?

Adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 7. fıkrası uyarınca tek mahkûmiyet halinde üç yılı, birden fazla hükümle verilen adli para cezalarının infazında ise toplamda beş yılı geçemez.

Çocuklar hakkında verilen adli para cezası ödenmezse hapse çevrilir mi?

Hayır, çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bu ceza hapse çevrilemez; tahsilatı 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yerine getirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu