Adli Kontrol Nedir ve Karara Nasıl İtiraz Edilir?

by Avukat Erdal Ersoy
Adli Kontrol Nedir ve Karara Nasıl İtiraz Edilir?

Adli Kontrol Tedbirinin Hukuki Niteliği ve Uygulanma Şartı

Şüpheli veya sanık hakkında tutuklama gerekçelerinin mevcut olduğu durumlarda dahi tutuklama kararı verilmesi yerine adli kontrol tedbiri uygulanabilir.

Adli kontrol tedbiri kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü niteliği taşımadığından ve bir ceza mahkûmiyeti kararı olmadığından adli sicil kaydına işlenmez.

Soruşturma ve Kovuşturma Evrelerinde Karar Yetkisi

Soruşturma evresinde adli kontrol kararı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Sulh Ceza Hâkimi tarafından verilir. Yargılama aşaması olan kovuşturma evresinde ise adli kontrole mahkeme tarafından resen karar verilebilir.

Soruşturma aşamasında verilen adli kontrol kararı, kamu davasının açılmasıyla kovuşturma aşamasına geçildiğinde kendiliğinden devam etmez. Tedbirin varlığını sürdürmesi mahkemenin bu yönde karar almasına bağlıdır.

Hakkında adli kontrol kararı tesis edilmiş olan şüpheli veya sanık bakımından tedbirin devam edip etmeyeceği konusu en geç dört ayda bir incelenir.

Adli Kontrol Tedbirinde Uygulanan Azami Süreler

Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmeyen işlerde adli kontrol süresi en fazla iki yıl uygulanabilir. Zorunluluk hâlinin ortaya çıkması durumunda bu sürenin bir yıl daha uzatılması mümkündür.

Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren işlerde adli kontrol süresi en fazla üç yıl uygulanabilir; ancak zorunlu hâllerde bu sürenin en çok dört yıl olabileceği veya yapılacak uzatmanın üç yılı geçemeyeceği yönünde farklı değerlendirmeler bulunmaktadır.

Çocuklar hakkında uygulanan adli kontrol süreleri yarı oranında tatbik edilir.

Güvence Gösterme Tedbiri ve Güvencenin Kapsamı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 113/1 uyarınca şüpheli veya sanık tarafından gösterilecek güvence, şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunmasını sağlar. Güvence ayrıca sırasıyla; katılanın yaptığı masrafların, suçun neden olduğu zararların giderilmesinin ve eski hâle getirmenin, şüpheli veya sanık nafaka borçlarını ödememeleri sebebiyle kovuşturuluyorsa nafaka borçlarının, ardından kamusal giderlerin ve son olarak para cezalarının ödenmesini temin eder.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 113Kaynağı aç
Madde 113 – (1) Şüpheli veya sanık tarafından gösterilecek
güvence, aşağıda yazılı hususların yerine getirilmesini sağlar:
a) Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya
altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır
bulunması.
b) Aşağıda gösterilen sıraya göre ödemelerin yapılması:
1. Katılanın yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararların giderilmesi
ve eski hâle getirme; şüpheli veya sanık nafaka borçlarını ödememeleri
nedeniyle kovuşturuluyorlarsa nafaka borçları.
2. Kamusal giderler.
3. Para cezaları.
(2) Şüpheli veya sanığı güvence göstermeye zorunlu kılan kararda,
güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir.
Önceden ödetme

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 113/2 gereğince, şüpheli veya sanığı güvence göstermeye zorunlu kılan kararda güvencenin karşıladığı kısımların ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Usulü ve Görevli Merciler

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 111/2 uyarınca adli kontrole ilişkin kararlara karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir. Bu karara karşı şüpheli, sanık, kanuni temsilci veya tedbir uygulanacak kişinin eşi itiraz edebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 111Kaynağı aç
Madde 111 – (1) Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet
savcısının görüşünü aldıktan sonra hâkim veya mahkeme 110 uncu maddenin ikinci
fıkrasına göre beş gün içinde karar verebilir.
(2) Adlî kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.
Tedbirlere uymama

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 111/1 hükmüne göre şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme beş gün içinde karar verebilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268/1 uyarınca hâkim veya mahkeme kararlarına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı durumlarda kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftalık süre içinde kararı tesis eden mercie verilecek bir dilekçe veya zabıt kâtibine tutanağa bağlanmak üzere sözlü beyanda bulunulması suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar; bu süreçte 263 üncü madde hükmü saklıdır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
Madde 268 – (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun
ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı
öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir
dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak
suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı
veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114]
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya
mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç
gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği
kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza
hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son
numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin
bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev
yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama
ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların
incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.
İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların
gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği
tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza
hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi
başkanına aittir.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak
itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve
bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların
incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması
hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için
birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın
ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup
oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına
karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki
mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza
dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara
yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire
başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi;
son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.
İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268/2 uyarınca itiraza konu kararı veren hâkimlik ya da mahkeme başvuruyu haklı bulursa kararını düzeltir; itirazı yerinde görmezse en geç üç gün içinde inceleme yetkisine sahip olan ilgili mercie sevk eder.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268/3-b uyarınca Sulh Ceza Hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole dair kararlarına yönelik itirazlar yargı çevresindeki Asliye Ceza Mahkemesi hâkimince incelenir. Sulh ceza hâkimliği görev alanındaki işlerin asliye ceza hâkimi tarafından yürütüldüğü hâllerde ise inceleme yetkisi Ağır Ceza Mahkemesi başkanına aittir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268/3-c uyarınca Asliye Ceza Mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazlar yargı çevresindeki Ağır Ceza Mahkemesince incelenir. Bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazlar ise o yerde Ağır Ceza Mahkemesinin birden çok dairesi varsa numara olarak izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, tek daire bulunuyorsa en yakın Ağır Ceza Mahkemesine aittir.

Adli Kontrol Yükümlülüklerine Uymamanın Sonuçları

Şüpheli veya sanığın adli kontrol tedbirlerine yönelik yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde, hapis cezasının süresine bakılmaksızın hakkında tutuklama kararı verilebilir. Tutuklama kararı verilmeyen durumlarda ise adli kontrol tedbirinin değiştirilmesine veya aynen devamına karar verilebilir.

Azami tutukluluk süresini doldurması sebebiyle adli kontrolle serbest bırakılan kişinin yükümlülüklerini ihlal etmesi hâlinde verilecek yeni tutuklama süresi, Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren işlerde dokuz aydan fazla olamaz; diğer işlerde ise bu süre en fazla iki aydır.

Adli kontrol kararı sabıka kaydına işlenir mi?

Adli kontrol tedbiri kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti kararı niteliği taşımadığından adli sicil kaydına işlenmez.

Adli kontrol kararına karşı itiraz süresi ne kadardır?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268/1 uyarınca hâkim veya mahkeme kararlarına karşı genel itiraz süresi, kararın öğrenildiği tarihten itibaren iki haftadır.

Adli kontrol kararına kimler itiraz edebilir?

Karara karşı şüpheli veya sanık, kanuni temsilci ya da hakkında tedbir uygulanacak kişinin eşi itiraz edebilir.

Adli kontrol tedbiri ihlal edildiğinde tutuklama zorunlu mudur?

Yükümlülüklere uyulmadığında hapis cezasının süresine bakılmaksızın tutuklama kararı verilebileceği gibi tutuklama verilmeyen hâllerde tedbirin değiştirilmesine veya aynen devamına da karar verilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu