Ceza Yargılamasında Davanın Düşmesi Kararı ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Ceza Yargılamasında Davanın Düşmesi Kararı ve Şartları

Davanın Düşmesi Kararının Hukuki Niteliği

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 1. fıkrası uyarınca duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra verilen hüküm türlerinden biri davanın düşmesi kararıdır. Anılan maddenin 8. fıkrasına göre Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde kamu davasının düşmesine karar verilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
Madde 223 – (1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm
verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine
hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.
(2) Beraat kararı;
a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka
uygunluk nedeninin bulunması,
e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması,
Hallerinde verilir.
(3) Sanık hakkında;
a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya
sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,
b) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/30
md.) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi
suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,
d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi,
Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;
a) Etkin pişmanlık,
b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
c) Karşılıklı hakaret,
d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı,
Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında
mahkûmiyet kararı verilir.
(6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya
mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.
(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya
açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.
(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da
soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması
hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya
kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz
gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı
verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
(9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza
verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
(10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı
kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı

Durma Kararı ile Ayrımı ve Derhâl Beraat İlkesi

Soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa, davanın düşmesine hükmolunmaz. Bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca durma kararı verilir ve bu karara karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 9. fıkrası gereğince derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Ancak sanığın ölümü halinde, derhâl beraat kararı verilebileceğinden bahisle yargılamanın sürdürülmesi mümkün olmayıp davanın düşürülmesi zorunludur.

Sanığın veya Hükümlünün Ölümü

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler söz konusu olduğunda davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 64Kaynağı aç
Madde 64- (1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine
karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi
menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını
ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup
ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.
Af

Türk Ceza Kanunu'nun 64. maddesinin 2. fıkrası gereğince hükümlünün ölümü hapis cezasını ve infaz edilmemiş adli para cezalarını tamamen ortadan kaldırır. Buna karşılık müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup hükümlünün ölümünden önce kesinleşmiş bulunan hükümler infaz edilir.

Genel Af ve Özel Af Ayrımı

5237 sayılı Kanun'un 65. maddesinin 1. fıkrası uyarınca genel af halinde kamu davası düşer ve hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar. Buna karşılık Türk Ceza Kanunu'nun 65. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özel af kamu davasını düşürmez; infaz kurumundaki sürenin kısaltılması, cezanın adli para cezasına çevrilmesi veya infaza son verilmesi gibi cezanın çektirilmesine ilişkin sonuçlar doğurur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 65Kaynağı aç
Madde 65- (1) Genel af halinde, kamu davası düşer,
hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.
(2) Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir
veya infaz kurumunda çektirilecek süresi kısaltılabilir ya da adlî para
cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel
affa rağmen etkisini devam ettirir.
Dava zamanaşımı

Şikayetten Vazgeçme ve Hukuki Sonuçları

Kovuşturması şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin vazgeçmesi, 5237 sayılı Kanun'un 73. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kanunda aksi yazılı olmadıkça kamu davasını düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise infaza engel teşkil etmez. İştirak halinde işlenen suçlarda faillerden biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar. Bununla birlikte kanunda aksi yazılı bulunmadıkça şikayetten vazgeçme, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi

Kamu davasının düşmesi şikayetten vazgeçmeye dayanır ve suçtan zarar gören kişi vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da feragat ettiğini açıkça bildirmişse, aynı uyuşmazlığa dair hukuk mahkemesinde dava açamaz.

Önödeme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Halleri

Özel kanun gereğince doğrudan mahkemeye intikal eden, savcılıkça önödeme önerilmeden dava açılan veya suç vasfı değişen durumlarda, sanığın hâkim bildirimi üzerine saptanan meblağı yargılama giderleriyle birlikte ödemesi halinde kamu davası düşer. Önödeme nedeniyle davanın ortadan kalkması kişisel hak taleplerini, eşyanın iadesini ve müsadere kurallarını etkilemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75- (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere,
yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis
cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;[24]
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının
karşılığı olarak her gün için yüz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,[25]
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis
cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının
aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak
tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. (Ek
cümleler:17/10/2019-7188/16 md.) Failin on gün içinde talep etmesi
koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine
Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi
hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/12
md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya
yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren
beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif
edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi
halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra
hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte
ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme
işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi
suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra
uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis
cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde
ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak
belirlenir.[26]
(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması,
kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin
hükümleri etkilemez.
(6) (Ek: 24/11/2016-6763/12 md.) Bu madde
hükümleri;
a) Bu Kanunda yer alan;[27]
1. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),
2. (Ek:7/11/2024-7531/15 md.) (Değişik:24/12/2025-7571/16 md.)
Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),
3. Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
(madde 171),
4. Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci
maddenin birinci fıkrası),
5. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz
kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası),
6. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci
ve ikinci fıkraları),
suçları,
b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman
Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,
c) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının
birinci cümlesinde yer alan suç,
d) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 4/11/2004
tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendinde yer alan suç,
bakımından da uygulanır. Bu fıkra kapsamındaki
suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı
önödeme hükümleri uygulanmaz.
(7) (Ek:
24/11/2016-6763/12 md.) Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
İKİNCİ
KİTAP
Özel
Hükümler
BİRİNCİ
KISIM
Uluslararası
Suçlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Soykırım
ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Soykırım

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrasında başlayan denetim süresi boyunca kasıtlı yeni bir suç işlenmemesi ve getirilen denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulması halinde, açıklanması ertelenen hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine hükmedilir.

Davanın Düşmesi Kararına Karşı Kanun Yolları

Davanın düşmesi kararı duruşmayı sona erdiren bir hüküm niteliği taşıdığı için bu karara karşı itiraz yoluna başvurulamaz; denetim istinaf veya temyiz kanun yoluyla gerçekleştirilir. Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışındaki hükümleri kural olarak temyiz denetimine açıktır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
Madde 286 – (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma
dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.
(2) Ancak;[131]
a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları
ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun
esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,
b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis
cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,
c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.)[132] Hapis cezasından
çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili
olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her
türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118
sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa
bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı
dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin
görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis
cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her
türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden
verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç
müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları
ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren
suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf
başvurusunun esastan reddine dair kararları,
h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza
verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi
kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar
veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı
hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye
mahkemesi kararları,
Temyiz edilemez.
(3) (Ek:17/10/2019-7188/29 md.)
İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile
aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza
dairelerinin kararları temyiz edilebilir:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra),
2. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (madde 213),
3. Suç işlemeye tahrik (madde 214),
4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215),
5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (madde 216),
6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217),
7. (Ek:13/10/2022-7418/30 md.)[133]
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A),
8. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299),
9. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (madde 300),
10. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve
organlarını aşağılama (madde 301),
11. Silâhlı örgüt (madde 314),
12. Halkı askerlikten soğutma (madde 318),
suçları.
b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası
ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.
c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci
fıkrası, 31 inci maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar.
Hükümden önceki kararların temyizi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, ilk derece mahkemelerinin davanın düşmesine ilişkin kararları hakkında bölge adliye mahkemesince verilen düşme kararları veya istinaf başvurusunun esastan reddi kararları kural olarak temyiz edilemez. Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesinin 3. fıkrasında sınırlı olarak sayılan katalog suçlara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları temyiz incelemesine konu edilebilir.

Davanın düşmesi kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir mi?

Davanın düşmesi kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulamaz; ilk derece mahkemesi tarafından verilen bu hükme karşı istinaf yoluna gidilir.

Sanığın ölümü durumunda müsadereye tabi eşyalar ne olur?

Sanığın ölümü kamu davasını düşürür; ancak niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler yönünden davaya devam edilerek müsadere kararı verilebilir.

Özel af kamu davasını düşürür mü?

Özel af kamu davasını düşürmez; kesinleşen hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilmesi, sürenin kısaltılması veya adli para cezasına çevrilmesi sonucunu doğurur.

Şikayetten vazgeçme halinde hukuk mahkemesinde dava açılabilir mi?

Şikayetten vazgeçen kişi vazgeçtiği esnada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, aynı fiil nedeniyle hukuk mahkemesinde tazminat davası açamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu