Acil durum hakemliği, kurumsal tahkim usulünde hakem kurulu teşekkül etmeden önceki aşamada tarafların ivedi geçici hukuki koruma tedbirlerine ulaşmasını temin etmek gayesiyle düzenlenmiş bir kurumdur. Uyuşmazlığın esasına bakacak asıl hakem heyeti oluşturuluncaya kadar doğabilecek telafisi güç zararların bertaraf edilmesi bu mekanizmanın temel işlevidir. Türkiye'de İstanbul Tahkim Merkezi ile İstanbul Ticaret Odası Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi bünyesindeki tahkim kurallarında acil durum hakemi prosedürüne ve usul kurallarına yer verilmektedir.
Kurumsal Tahkimde Acil Durum Hakemi Usulü ve Karar Alma Takvimi
Kurumsal tahkim mekanizmaları acil durum hakemi yargılamasının süratle sonuçlanması için özel işlem takvimleri benimsemektedir. Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Kuralları kapsamında acil durum hakemi iki gün içinde atanmakta ve talep edilen geçici hukuki korumaya ilişkin kararını on beş gün içinde vermektedir. Tahkim kurallarında acil durum hakemi tarafından verilen kararların hakem heyeti kararlarıyla eşdeğer etkiye sahip kılındığı hallerde, acil durum hakeminin tam yetkili bir hakem olarak mütalaa edilmesi ve verdiği kararların da hakem kararı niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği yönünde yaklaşımlar ileri sürülmektedir.
Milli Tahkimde Hakem Tedbirlerinin İcrası ve Mahkemenin Rolü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 414/1 uyarınca, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı müddetçe tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine uygun bir teminata bağlayarak ihtiyati tedbir kararı veya delil tespiti kararı verebilir. Aynı Kanun'un 414. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda, geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunması kaydıyla, hakem veya hakem kurulunca tesis edilen tedbir kararının icra edilebilirliğine taraf talebiyle mahkemece karar verilir. Bu hükümle iç tahkimde hakemlerce tesis edilen geçici korumaların devlet yargısı eliyle icra edilebilirliği açık bir yasal güvenceye kavuşturulmuştur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 414Kaynağı aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 414/4 ve m. 414/5 hükümleri mahkeme kararı ile hakem heyeti yetkisi arasındaki karşılıklı ilişkiyi düzenler. Tahkim yargılaması öncesinde yahut tahkim sürerken mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı, aksine hüküm kurulmadıkça hakem kararının icra edilebilir hale gelmesiyle yahut davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi halinde kendiliğinden ortadan kalkar. Mahkemece verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarının tahkim aşamasında hakem veya hakem kurulu tarafından değiştirilmesi ya da tamamen ortadan kaldırılması da kanunen mümkündür.
Milletlerarası Tahkim Kanunu Kapsamında İhtiyati Tedbirler ve Mahkeme Desteği
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 6/1 gereğince, tahkim yargılamasından önce veya yargılama esnasında taraflardan birinin mahkemeden ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz talep etmesi ve mahkemenin tedbir tesis etmesi tahkim sözleşmesine aykırılık oluşturmaz. Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre aksi kararlaştırılmadıkça hakem veya hakem kurulu, tahkim esnasında taraf istemiyle ihtiyati tedbir veya hacze karar verebilir ve bunu uygun bir teminata bağlayabilir; ancak cebri icra organlarınca icrası gereken, resmi makamlarca ifası zorunlu bulunan ya da üçüncü kişileri bağlayan tedbir kararları hakemlerce tesis edilemez.
4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 6Kaynağı aç
4686 sayılı Kanun m. 6/3 uyarınca hakem veya hakem kurulunun vermiş olduğu ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı taraflarca yerine getirilmezse, karşı taraf tedbir kararı verilmesi amacıyla yetkili mahkemenin yardımını talep edebilir ve mahkeme icap ettiğinde istinabe yoluna gidebilir. Hakemlerce ihdas edilen geçici hukuki koruma tedbirleri kendiliğinden icra gücüne sahip bulunmadığından cebri icra kabiliyeti mahkemenin müdahalesiyle sağlanır. Kanun'un 6. maddesinin beşinci fıkrası gereğince, mahkemenin tahkim öncesinde veya esnasında verdiği tedbirler, hakem kararının icra edilebilir hale gelmesiyle veya davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi halinde kendiliğinden ortadan kalkar.
6100 sayılı Kanun iç tahkimde hakem tedbir kararlarının mahkemece doğrudan icra edilebilir kılınmasına açıkça izin verirken, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu bünyesinde mahkemenin hakem tedbirini doğrudan icra etme görevi açık biçimde kaleme alınmamıştır. 4686 sayılı Kanun m. 6 uyarınca mahkemenin yapacağı denetimin yalnızca ilk görünüş (prima facie) temelinde mi sınırlı kalacağı yoksa bağımsız bir tedbir incelemesi mi yürüteceği hükme bağlanmamıştır. Bir yaklaşıma göre söz konusu maddedeki mahkeme yardımı mahkemenin yeni bir tedbir yargılaması yapması değil, hakemce verilen koruma kararına mahkeme tarafından icrai etki ve icra gücü kazandırılmasıdır.
New York Sözleşmesi ve MÖHUK Uyarınca Tanıma ve Tenfiz Rejimi
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 63 uyarınca yabancı hakem kararlarının tanınması tenfiz hükümlerine tabidir; tanıma işlemi yabancı karara kesin hüküm itirazı ve kesin delil etkisi bağışlar. Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi için aranan koşullar ve ret nedenleri New York Sözleşmesi'nin V. maddesi ile 5718 sayılı Kanun m. 62'de tahdidi olarak sayılmıştır. Uyuşmazlığın Türk kanunlarına göre tahkime elverişli bulunmaması veya kararın genel ahlaka yahut kamu düzenine aykırı düşmesi hallerinde tenfiz istemi reddedilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/3469, K. 2019/4259Kaynağı aç
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 62Kaynağı aç
5718 sayılı Kanun m. 62/1-h uyarınca hakem kararının tabi olduğu veya verildiği ülke hukuku hükümlerine veya tabi olduğu usule göre kesinleşmemiş yahut icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış olması ya da yetkili mercii tarafından iptal edilmiş bulunması tenfizin reddini gerektirir. Anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca, temsil noksanlığı, tahkim sözleşmesinin geçersizliği, usul kurallarına aykırılık ve kararın bağlayıcılık kazanmamış olması gibi ret sebeplerinin varlığını ispat yükü hakkında tenfiz istenen tarafa aittir.
Acil Durum Hakemi Kararlarının Niteliği ve Tenfiz Edilebilirliği Tartışması
New York Sözleşmesi uyarınca bir kararın tenfize konu hakem kararı niteliği taşıması için hakemlerce tesis edilmiş olması, taraflar bakımından bağlayıcılık arz etmesi ve uyuşmazlığı tamamen veya kısmen nihai surette karara bağlaması aranır. Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Kuralları m. 34/6 hükmünde kararların taraflar için bağlayıcı olduğu ve tarafların tahkime müracaatla kararı derhal icra etmeyi kabul ettikleri düzenlenmiştir. New York Sözleşmesi m. V/1-e metninde kesinleşme şartı yerine kararın taraflar için bağlayıcı (vacibürriaye) olması aranmaktadır. Bu düzenlemeye dayanan görüşe göre, şekli nihailikten ziyade bağlayıcılık esas olduğundan tarafları bağlayan acil durum hakemi kararlarının tenfizi mümkündür. Buna karşın, asıl hakem kurulu oluştuktan sonra acil durum hakemi kararının değiştirilebilmesi veya kaldırılabilecek olması gerekçesiyle bu kararların nihai sayılamayacağını ve dolayısıyla New York Sözleşmesi kapsamında tenfiz edilemeyeceğini savunan karşıt görüş de mevcuttur.
Kısmi Hakem Kararları ve Yargıtay İçtihadının Acil Durum Hakemliğine Etkisi
4686 sayılı Kanun m. 14/A gereğince aksine sözleşme bulunmadıkça hakemlerin kısmi karar verme yetkisi bulunmaktadır; hüküm fıkrası formunda tesis edilen ve bağımsız bir meseleyi çözen kısmi kararlar m. 15/B uyarınca icra kabiliyeti taşır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.06.2019 tarihli, E. 2017/3469 ve K. 2019/4259 sayılı kararı uyarınca, tahkim yargılaması devam ederken tesis edilen hukuki koruma ve tedbir mahiyetindeki ara karar veya kısmi kararlar, belirli bir zaman dilimi ile sınırlı olsa dahi uyuşmazlık konusu mesele hakkında nihai nitelik taşır; kararın geçici süreyle hüküm doğurması ile nihai vasfı arasında çelişki bulunmamaktadır.
4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 14Kaynağı aç
4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 15Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/3469 ve K. 2019/4259 sayılı kararında tahkim heyetinin kendi yetkisine dair kesin ve bağlayıcı nitelikteki kısmi kararının tanınabileceğini ve davacının tanımada hukuki yararı bulunduğunu tespit etmiştir. İlgili içtihatta, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde New York Sözleşmesi'nin şekli kesinlik yerine bağlayıcılık ölçütünü aradığı, hükme bağlanan konunun bağımsız ve ayrılabilir olmasının nihailik için yeterli sayılacağı ve yargılamanın sürmesinin kararın icrası için tahkimin tamamen sona ermesini bekleme zorunluluğu doğurmadığı vurgulanmıştır. Acil durum hakemi kararlarının bağlayıcılığı ve icrası tartışmalarında kısmi kararlara ilişkin bu içtihadın ilkeleri kıyasen değerlendirilmektedir.
Acil durum hakemi kararları kendiliğinden icra edilebilir mi?
Acil durum hakemi ve hakem heyeti kararları kendiliğinden cebri icra gücüne sahip değildir. Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 6/3 uyarınca karara uyulmaması durumunda yetkili mahkemenin yardımının talep edilmesi ve icra kabiliyetinin mahkeme desteğiyle temin edilmesi gerekir.
İç tahkimde hakem tedbir kararlarının icrası nasıl sağlanır?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 414/2 gereğince, geçerli bir tahkim sözleşmesinin mevcudiyeti şartıyla, hakem veya hakem kurulu tarafından verilen tedbir kararının icra edilebilirliğine taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece karar verilir.
Acil durum hakemi kararları New York Sözleşmesi uyarınca tenfiz edilebilir mi?
New York Sözleşmesi uyarınca tenfiz için kararın hakemlerce verilmiş olması, bağlayıcı olması ve uyuşmazlığı nihai biçimde çözmesi koşulları aranmaktadır. Sözleşme'nin V. maddesi lafzına dayanan görüş bağlayıcılığı yeterli sayarak tenfizin mümkün olduğunu savunurken; heyet oluştuktan sonra tedbirin değiştirilebilmesi sebebiyle kararın nihai olmadığını ve tenfiz edilemeyeceğini kabul eden karşıt doktrin görüşü de bulunmaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

