7582 Sayılı Kanun Kapsamında Vergi ve Mali Düzenlemeler

by Avukat Erdal Ersoy
7582 Sayılı Kanun Kapsamında Vergi ve Mali Düzenlemeler

7582 sayılı Kanun; vergi mevzuatı, amme alacaklarının tahsili, doğrudan yabancı yatırımlar ve teknogirişim ekosistemine ilişkin çeşitli kanunlarda değişiklikler yapmıştır. Düzenleme ile veraset ve intikal vergisi oranı, gelir ve kurumlar vergisi istisnaları, nitelikli hizmet merkezleri çalışanlarına tanınan teşvikler, yurt dışındaki varlıkların bildirimi ve kamu borçlarının tecil esasları yeniden belirlenmiştir.

Veraset Vergisi ve Gelir Vergisi İstisnaları

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 16 ncı maddesine eklenen fıkra uyarınca, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20/D maddesinde düzenlenen gelir vergisi istisnasından yararlanan mükelleflerin bu istisna için belirlenen süre dahilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranı yüzde bir olarak tatbik edilir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20/D maddesi kapsamındaki kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez; diğer gelir unsurları nedeniyle beyanname verilmesi hâlinde de bu gelirler beyannameye dâhil edilmez. İstisnaya bağlanan kanuni şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi durumunda tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.

Nitelikli Hizmet Merkezleri ve Personel Ücret İstisnası

4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'nun ek 1 inci maddesi uyarınca nitelikli hizmet merkezlerinin sunabileceği faaliyetler arasında finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı, tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri yer almaktadır. Yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik hukuk danışmanlığı yalnızca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat ya da avukat ortaklığından alınmak suretiyle sunulabilir. Ayrıca söz konusu merkezler satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi ve laboratuvar hizmetleri gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetlerini de sağlayabilir.

Nitelikli hizmet merkezlerinin faaliyetlerini doğrudan ifa eden ve destek personeli dışında kalan çalışanlar nitelikli hizmet personeli kabul edilir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (20) numaralı bent gereğince bu personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisnadır. Söz konusu merkezlerin endüstri bölgelerinde veya İstanbul Finans Merkezi bünyesinde bulunması hâlinde üst sınır brüt asgari ücretin beş katı olarak tatbik edilir. Cumhurbaşkanı bahse konu katları birlikte ya da ayrı ayrı bir kata kadar belirlemeye veya iki katına kadar artırmaya yetkilidir.

7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu'nun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların ibaresi katılımcıların şeklinde değiştirilmiştir. Nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde düzenlenen istisna uygulanmaz.

Üretim Faaliyetlerinde Kurumlar Vergisi İndirimi

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32 nci maddesinin sekizinci fıkrasındaki düzenleme ile sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı yüzde on iki buçuk olarak uygulanır. Bu indirimli orandan yararlanan kazançlar için Kanun'un 32 nci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında ayrıca indirim uygulanamaz.

Yurt Dışı Varlık Bildirimi ve Özel Fon Hesabı

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen Geçici 19 uncu madde kapsamında gerçek veya tüzel kişilerce yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi öngörülmüştür. Cumhurbaşkanı bu süreyi her defasında altı ayı geçmeyen süreler hâlinde bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir. Bildirilen kıymetler bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilerek pasifte özel fon hesabına alınır. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz ve işletmenin tasfiyesi hâlinde vergilendirilmez.

Banka ve aracı kurumlar bildirilen varlıkların değeri üzerinden yüzde beş oranında vergiyi peşin tahsil ederek izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edip öder. Varlıkların vadeli hesaplarda veya belirli devlet iç borçlanma senetleri, kira sertifikaları ya da girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulacağının taahhüt edilmesi durumunda taahhüt süresine göre vergi oranı; beş yıl için yüzde sıfır, dört yıl için yüzde bir, üç yıl için yüzde iki, iki yıl için yüzde üç ve bir yıl için yüzde dört olarak uygulanır. Bu kapsamda verilen taahhütnamelerden damga vergisi alınmaz. 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan ilave edilir; 31 Temmuz 2027 tarihinin yetkiyle uzatılması hâlinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda bir puan artırımlı olarak uygulanır.

Varlık bildirimi kapsamında ödenen vergi hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez; bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar gelir veya kurumlar vergisi uygulamasında gider veya indirim sayılmaz. Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamaz. Usulüne uygun bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Matrah farkının bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti hâlinde varlık tutarı matrah farkına eşit ya da fazlaysa tarhiyat yapılmaz; varlık tutarının farktan küçük olması hâlinde yalnız aradaki fark üzerinden tarhiyat uygulanır. Bildirimden bağımsız tespit edilen matrah farklarında ise bildirilen tutarlar mahsup edilmeksizin tarhiyat tesis edilir. Taahhütlere uyulmaması, varlıkların süresinde Türkiye'ye getirilmemesi veya vergilerin ödenmemesi hâllerinde inceleme ve tarhiyat güvencesinden yararlanılamaz; tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle tahsil olunur. Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra yapılan bildirimler dolayısıyla söz konusu işlemler sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de güvence uygulanmaz; tahakkuk eden verginin ödenmemesi gecikme zammıyla takibe engel oluşturmaz ve tahsil edilmiş vergiler iade edilmez.

Teknogirişim Şirketleri ve Pay Senedi İstisnaları

5746 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi uyarınca teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayalı şarta bağlı sermaye artırımlarında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanmaz; usul ve esaslar ilgili bakanlıklarca belirlenir. 4691 sayılı Kanun kapsamındaki kuluçka girişimcilerince kurulan dijital şirketler kuruluş tarihinden itibaren üç yıla kadar 5174 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinde tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaftır.

Teknogirişim şirketi niteliğindeki işverenlerce personele bedelsiz veya indirimli verilen pay senetlerinin rayiç değerinin, personelin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarının iki katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisnadır. Pay senetlerinin iktisap tarihinden itibaren iki tam yıl içinde elden çıkarılması hâlinde istisna edilen verginin tamamı, üç ila dört yıl içinde elden çıkarılmasında yüzde yetmiş beşi, beş ila altı yıl içinde elden çıkarılmasında yüzde yirmi beşi vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle işverenden tahsil edilir. Zamanında alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, senetlerin elden çıkarıldığı tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.

193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) m. 17 (1/2)Kaynağı aç
Madde 17 – (Mülga: 22/7/1998-4369/82 md.) (Başlığı ile Birlikte Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/2 md.) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisnadır. Şu kadar ki, hizmet erbabı tarafından bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin; iktisap tarihinden itibaren üç tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, dört ila altı yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i, yedi ila on iki yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir. Bu şekilde istisna nedeniyle zamanında alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen pay senetlerinin hizmet erbabı tarafından elden çıkarıldığı tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. Serbest meslek erbabında yaşlılık muaflığı: Mükerrer

İstanbul Finans Merkezi Kanunu Geçici Maddesindeki Değişiklikler

7582 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu'nun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan 2031 ibaresi 2047 şeklinde; ikinci fıkrasında yer alan beş ibaresi ise yirmi şeklinde değiştirilmiştir.

Amme Alacaklarının Tecili ve Teminat Şartları

6183 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi gereğince kamu borcunun vadesinde ödenmesi borçluyu çok zor duruma düşürecekse borçlunun yazılı istemi ve teminat göstermesi şartıyla amme alacağı faiz alınarak azami 72 ayı geçmemek üzere tecil edilebilir. Alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçların toplamı bir milyon Türk lirasını aşmadığı takdirde teminat aranmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde gösterilmesi zorunlu teminat tutarı bir milyon Türk lirasını aşan kısmın yarısıdır. Cumhurbaşkanı bu tutarı on katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye yetkilidir.

6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 48Kaynağı aç
Madde 48 – (Değişik birinci fıkra: 30/5/1985 – 3209/1 md.) Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir.[17] (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Şu kadar ki, amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin (ikiyüzellibin) Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ellibin (ikiyüzellibin) Yeni Türk Lirasını aşan kısmın yarısıdır. Cumhurbaşkanı; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir.[18] [19] (Ek fıkra: 31/1/1984 – 2975/6 md.) Borcunun tecilini talep eden ancak, talepleri uygun görülmeyerek reddedilen borçlular söz konusu borçlarını reddin tebliği tarihinden itibaren idarece 30 güne kadar verilebilecek ödeme süresi içinde ödedikleri takdirde bu amme alacağı ödendiği tarihe kadar faiz alınmak suretiyle tecil olunur. Tecil salahiyetini kullanacak ve bu salahiyeti devredecek olanlar, Devlete ait amme alacaklarında ilgili vekiller, vilayet hususi idarelerine ait amme alacaklarında valiler, belediyelere ait amme alacaklarında belediye reisleridir. (Değişik fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir. Ancak, mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından fazla olması halinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır. (Değişik fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Tecil salahiyetini kullanacak ve bu salahiyeti devredecek olan makamlar; tecil edilecek amme alacaklarını tür ve tutar olarak belirlemeye, amme borçlusunun faaliyetine devam edip etmediğini esas alarak tecil edilecek alacakları tespit etmeye, tecilde taksit zamanlarını ve diğer şartları tayin etmeye ayrıca 213 sayılı Kanuna göre Maliye Bakanlığınca ilan edilen mücbir sebep hali kapsamındaki amme borçlularının, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihe kadar ödemeleri gereken amme borçları ile mücbir sebep nedeniyle ödeme süreleri ertelenen amme borçlarını faiz alınmaksızın veya yürürlükteki faiz oranından daha düşük faiz oranıyla tecil etmeye yetkilidir.[20][21] Tecil şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı muaccel olur. (Ek: 25/5/1995-4108/13 md.) Tecil edilen amme alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan olması halinde, ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez. Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili:

Devlete ait amme alacaklarında ilgili bakanlar, il özel idarelerinde valiler ve belediyelerde belediye başkanları tecil yetkisini kullanabilir ve devredebilir. Haciz yapılmışsa mahcuz mal değeri nispetinde teminat yerine geçer ve borcun tamamını karşılayacak değerdeki hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır. Mahcuz mal değeri tecil edilen borçtan az fakat zorunlu teminat tutarından fazla ise tatbik edilen hacizler tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin altına inmediği sürece kaldırılmaz. Tecil talebi reddedilen borçlular borçlarını reddin tebliğinden itibaren idarece otuz güne kadar verilebilecek ödeme süresi içinde öderlerse alacak ödendiği tarihe kadar faiz alınarak tecil edilir. Tecil şartlarına uyulmaması durumunda kamu alacağı muaccel hâle gelir.

Yurt dışı varlık bildiriminde vergi incelemesi hangi durumlarda yapılır?

Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar için kural olarak vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz. Ancak varlıklardan bağımsız nedenlerle matrah farkı tespit edilirse, incelemeye başlandıktan sonra bildirim yapılırsa veya taahhüt şartlarına uyulmazsa inceleme ve tarhiyat güvencesinden yararlanılamaz.

Teknogirişim personeline verilen pay senetlerinde gelir vergisi istisnası tavanı nedir?

Personele bedelsiz veya indirimli verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin rayiç değerinin, personelin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarının iki katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisnadır.

Kamu borçlarında teminatsız tecil sınırı ve azami tecil süresi ne kadardır?

6183 sayılı Kanun m. 48 uyarınca azami tecil süresi 72 aydır ve alacaklı tahsil daireleri itibarıyla toplam borcun bir milyon Türk lirasını aşmayan kısmı için teminat şartı aranmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu