Kanunun Amacı, Kapsamı ve Birlik Yapısı
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu; finansal kuruluş statüsündeki finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin kuruluşu, işleyişi ve bu kuruluşlarca akdedilen sözleşmelere ilişkin usul ve esasları düzenler. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu ile 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ek ve değişiklikleriyle yürürlükten kalkmıştır. Kanun kapsamında faaliyet gösteren kuruluşların kamu kurumu niteliğinde tüzel kişiliğe sahip Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliği bünyesinde toplanması ve bu teşekküle üye olması zorunlu tutulmuştur.
Şirket Kuruluşu ve Faaliyet İzni Şartları
Kanun kapsamındaki bir şirketin kurulabilmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyu aranır. Türkiye'de faaliyet gösterecek şirketin anonim şirket türünde yapılandırılması, kurucu ortak sayısının en az beş kişiden oluşması ve hisse senetlerinin nakit karşılığı çıkarılarak tamamının nama yazılı olması kanuni zorunluluktur. Şirket unvanında Finansal Kiralama Şirketi, Faktoring Şirketi veya Finansman Şirketi ibarelerinden birine yer verilmesi, kurucuların kanunda öngörülen vasıfları taşıması ve nakden, her türlü muvazaadan ari biçimde ödenmiş sermayenin en az yirmi milyon Türk Lirası olması şarttır. Kuruluş iznini tamamlayan kuruluşların ayrıca faaliyet izni alması mecburi olup Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından verilen bu faaliyet izinleri Resmî Gazete'de yayımlanır.
Teşkilatlanma Sınırları ve Yönetici Nitelikleri
Finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin yurt içi ya da yurt dışı şube açılışları Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun iznine tabidir. Kanun m. 8/1 uyarınca şirketlerin şube dışında herhangi bir teşkilatlanmaya gitmesi ve acentelik tesis etmesi yasaklanmıştır. Kurumsal yönetim ilkeleri gereğince yönetim kurulu, genel müdür dahil üç üyeden az olamaz; genel müdür ya da bulunmadığı zamanlarda vekili yönetim kurulunun tabii üyesidir. Genel müdürlük görevini üstlenecek kişilerin en az yedi yıl, genel müdür yardımcılarının ise en az beş yıl işletmecilik veya finans disiplininde mesleki tecrübeye sahip olmaları ve lisans düzeyinde üniversite diploması taşımaları aranır.
Esas Sözleşme Değişiklikleri ve Kamuyu Aydınlatma
Şirketlerin esas sözleşmelerinde yapılması planlanan değişikliklerin genel kurul gündemine taşınabilmesi için öncesinde Kuruma bilgi verilir. Kurumun on beş iş günü zarfında olumsuz görüş bildirmemesi durumunda değişiklik genel kurulda karara bağlanır ve varılan netice Kuruma iletilir. Şirketler yürürlükteki esas sözleşmelerini kendi internet sitelerinde yayımlamakla yükümlü olup metinlerde meydana gelen değişikliklerin on iş günü içinde güncellenmesi gerekir. Şirket merkez ve adresine dair değişiklikler ise gerçekleştiği tarihten itibaren on beş iş günü içinde Kuruma bildirilir.
Gözetim, Denetim ve İntibak Düzenlemeleri
Şirketlerin gözetim ve denetim faaliyetleri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu uhdesindedir. Kurum; şirketlerden, şirket ortaklarından, şirketin kontrol ettiği ortaklıklar ile bunların şubelerinden ve ilgili diğer gerçek ve tüzel kişilerden Kanun hükümleriyle bağlantılı görülen tüm bilgi ve belgeleri gizli nitelikte olsa dahi talep etmeye, vergiye ilişkin olanlar dahil tüm defter ve kayıtları incelemeye yetkilidir. Şirketler bilgi işlem altyapılarını Kurum denetimine hazır tutmakla mükelleftir. Kanunun yürürlüğe girdiği evrede çıkarılacak alt mevzuat düzenlemeleri tamamlanana kadar eski düzenlemelerin Kanuna aykırı düşmeyen kısımlarının tatbik edileceği ve yeni ikincil düzenlemelerin bir yıl içinde yürürlüğe konulacağı öngörülmüştür. Kanuna tabi kuruluşlar asgari sermaye koşuluna üç yıl, şube ve üst yönetici kriterlerine altı ay içinde uyum sağlamak zorunda tutulmuş; haklı mücbir sebeplerin varlığında bu intibak sürelerinin Kurulca bir yılı aşmamak üzere uzatılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Finansal Kiralama Sözleşmesinin Niteliği ve Tescili
Finansal kiralama sözleşmesi; 6361 sayılı Kanun m. 18 çerçevesinde, kiralayanın kiracının belirlemesi ve talebi doğrultusunda üçüncü şahıstan ya da bizzat kiracıdan temin ettiği yahut daha evvel mülkiyetine aldığı bir malın zilyetliğini, tüm semerelerinden faydalanılmak üzere kira karşılığı kiracıya devretmesini düzenleyen akittir. Finansal kiralamanın yurt dışı kanalıyla yapıldığı hallerde sözleşmelerin tescil işlemleri Kanun m. 21 uyarınca Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliği nezdinde gerçekleştirilir. Bu kiralamaların tabi olacağı usul ve kurallar Kurulun uygun görüşü alınarak Birlik tarafından belirlenir.
6361 sayılı FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG, FİNANSMAN VE TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNU m. 18Kaynağı aç
6361 sayılı FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG, FİNANSMAN VE TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Temerrüt Nedeniyle Fesih ve Malın İadesi Borcu
Finansal kiralama ilişkisinde muaccel hale gelen kira bedellerinin kiralayan tarafından keşide edilen ihtara rağmen yasal altmış günlük mehil içinde ödenmemesi durumunda kiracı temerrüde düşer. 6361 sayılı Kanun m. 33 uyarınca kiralayan, temerrüt koşullarının gerçekleşmesi üzerine akdi feshederek finansal kiralamaya konu malın kendisine iadesini isteme hakkını elde eder; nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/5169 Esas ve 2024/1631 Karar sayılı ilamında, kanuni sürede borcun ifa edilmemesiyle akdin haklı nedenle feshedildiği ve malın iade şartlarının doğduğu kabul edilmiştir. Sözleşmenin feshi neticesinde kiracının malı iade borcunun doğabilmesi için ihtarnamenin muhataba fiilen tebliğ edilmiş olması şarttır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/19-1500 Esas ve 2013/565 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, sözleşmede aksine tebligat şartı kararlaştırılmış bulunsa dahi, fiilen tebliğ edilmeyerek bila tebliğ dönen ihtarnameye dayanılarak temerrüt olgusunun vücut bulduğu söylenemez ve malın iadesi dava konusu yapılamaz. 6361 sayılı Kanun m. 33/1 hükmü gereğince, sözleşmenin kiralayan tarafından feshedilmesi veya Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kiracı tarafından haklı nedenle feshi durumlarında kiracı malı kiralayana iade etmekle yükümlüdür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5169, K. 2024/1631Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/19-1500, K. 2013/565Kaynağı aç
6361 sayılı FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG, FİNANSMAN VE TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Fesih Sonrası Malın Satışı, Tasfiye ve İpoteklerin Paraya Çevrilmesi
Finansal kiralama sözleşmesinin feshinden sonra kiralayana iade edilen mal üçüncü kişilere satıldığında tasfiye hesabı 6361 sayılı Kanun m. 33/1 çerçevesinde yürütülür. Sözleşmede taraflarca aksi bir kıymet kararlaştırılmamışsa; satış bedelinin kiracının vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile kiralayanın varsa bu tutarı aşan müspet/menfi zararları toplamından az kalması halinde aradaki noksan fark kiracı tarafından kiralayana ödenir. Buna mukabil, iade edilen malın üçüncü kişiye satışından elde edilen tutar vadesi henüz gelmemiş kira borçları ile kiralayanın zararını aşarsa, meydana gelen fazla fark kiralayan tarafından kiracıya iade edilir. İade alınan malın satılmayıp üçüncü şahıslara yeniden finansal kiralama yoluyla devredilmesi durumunda da aynı değerleme ve fark mahsubu kuralları caridir.
Kiracının Fesih Hakkı ve İpotek Takibi
Finansal kiralama sözleşmesinin kiracı tarafından feshedildiği hallerde kiracı malı geri verme borcu altına girmekle birlikte, 6361 sayılı Kanun m. 33/2 uyarınca bu fesih sebebiyle uğradığı zararların tazminini kiralayandan talep etme yetkisine sahiptir. Öte yandan sözleşmeden kaynaklanan kira veya tasfiye borçlarının teminatı olarak ipotek tesis edilmişse, söz konusu rehinlerin nakde tahvili genel hükümlerden ayrık olarak düzenlenmiştir. 6361 sayılı Kanun m. 33/3 amir hükmüne göre bu alacaklara karşılık teminat gösterilen ipoteklerin paraya çevrilmesi süreçlerinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 150/ı maddesindeki özel icra takip hükümleri tatbik olunur.
Kiralanan Malın İade Edilmemesinin Cezai Boyutu
Finansal kiralama konusu ekipman ve makinelerin taksitlerinin ödenmemesi sebebiyle kiracıya usulüne uygun tebliğ edilen altmış günlük ihtara rağmen ödeme yapılmaması akdin feshini ve iade mükellefiyetini doğurur. Fesih ve teslim ihtarnamesinin tebliğine rağmen kiralama konusu malların teslim edilmeyerek tasarrufun sürdürülmesi cezai sorumluluk doğurur. Nitekim Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2013/9395 Esas ve 2015/22405 Karar sayılı kararında, bildirime rağmen finansal kiralamaya konu makine ve teçhizatı uzun süre iade etmeyen muhatabın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/9395, K. 2015/22405Kaynağı aç
Finansal kiralama sözleşmesinde temerrüt ve malın iadesi nasıl gerçekleşir?
Vadesi gelen kira bedellerinin tebliğ edilen ihtara rağmen altmış günlük kanuni sürede ödenmemesiyle kiracı temerrüde düşer ve kiralayan 6361 sayılı Kanun m. 33 uyarınca sözleşmeyi feshederek malın iadesini talep edebilir; ancak temerrüdün doğabilmesi için ihtarnamenin fiilen tebliğ edilmiş olması zorunludur.
Fesih sonrasında kiralayana iade edilen mal satılırsa hesaplaşma nasıl yapılır?
İade edilen malın satış bedeli, vadesi gelmemiş kira taksitleri ile kiralayanın varsa zararından düşük kalırsa aradaki farkı kiracı öder; satış bedeli bu toplamdan yüksek çıkarsa aradaki fazla fark kiralayan tarafından kiracıya verilir.
Finansal kiralama borçlarına karşılık alınan ipotek nasıl paraya çevrilir?
6361 sayılı Kanun m. 33/3 uyarınca finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borçlara teminat teşkil eden ipoteklerin paraya çevrilmesinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 150/ı maddesi hükümleri uygulanır.
Feshedilen sözleşmeye konu malın geri verilmemesi suç oluşturur mu?
Fesih ve teslim ihtarnamelerinin usulünce tebliğ edilmesine rağmen finansal kiralama konusu malın kiralayana uzun süre iade edilmemesi eylemi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

