6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma ve Hâkimin Takdir Yetkisi
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 1. maddesi uyarınca koruma rejimi, şiddete uğrayan kişilerin yanı sıra şiddete uğrama tehlikesi altında bulunan kişileri de güvence altına almaktadır. Kanun, şiddetin önlenmesi amacıyla hâkime; ileri sürülen tehdidin boyutunu, vakanın somut özelliklerini ve koruma talep edenin kişisel durumunu bir bütün olarak ele alarak gerekli tedbirleri belirleme noktasında geniş bir takdir yetkisi tanımaktadır.
Maddi ve Manevi Varlığın Korunması ve Pozitif Yükümlülükler
Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı, kamu makamları açısından bireyler arası ilişkiler alanında da geçerli pozitif yükümlülükler doğurmaktadır. Bu çerçevede devlet, bireylerin temel haklarına yönelik müdahaleleri önlemek için hakka saygıyı temin edecek koruyucu tedbirleri almak ve kişilerin koruma mekanizmalarından etkin biçimde yararlanabilmelerini sağlayacak usuli güvenceleri sunmak zorundadır.
Koruma Tedbirine İtiraz İncelemesinde Gerekçe Zorunluluğu
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma tedbirlerine yönelik itirazların incelenmesinde, şiddet tehlikesinin devam edip etmediği mahkemece araştırılmalıdır. Başvurucunun sunduğu deliller değerlendirilmeden, tedbirin verilmesine ilişkin koşulların değişip değişmediği kararda tartışılmadan ve somut olaya uyabilecek başka bir önleyici veya koruyucu tedbirin neden seçilmediği gerekçeleriyle açıklanmadan tedbirlerin kaldırılması hukuka aykırılık teşkil eder.
Aile Dışındaki Şiddet Eylemlerinin Koruma Kapsamı
Anayasa'nın 17. maddesi ve 6284 sayılı Kanun hükümleri uyarınca koruma mekanizması, sadece aile içi şiddet veya ısrarlı takip fiilleriyle sınırlı değildir. Kadına yönelik aile içinde gerçekleştirilmeyen tüm şiddet eylemlerinin toptancı bir yaklaşımla kanun kapsamı dışında tutulması ve bu kabul üzerinden tedbirin kaldırılması anayasal güvencelere aykırıdır.
Bireyselleştirme Yapılmaksızın Tedbirin Kaldırılması
Aleyhine tedbir talep edilen kişiler hakkında ayrı ayrı değerlendirme ve bireyselleştirme yapılmaması, fail hakkındaki ceza yargılamasında verilen mahkûmiyet hükmü ve sabit görülen suçun mahiyeti gözetilmeksizin korumanın tamamen kaldırılması maddi ve manevi varlığın korunması hakkını ihlal eder. Şiddet tehlikesi iddiasının somut bir olayla sınırlı olmadığı durumlarda, ilgililer hakkında bireyselleştirme yapılarak yeterli gerekçe ortaya konulmadan uygulanan tedbirlerin tamamen kaldırılmasına karar verilmesi anayasal hakları zedeler.
İhlal Kararının Kapsamı ve Mahkemelerin Yetkisi
Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararı davanın sonucuyla ilgili bir tutum sergilediği anlamına gelmemektedir. İhlal kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmez. Yeniden yapılacak yargılamada delilleri değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.
İtiraz mercii koruma tedbirini gerekçe göstermeden kaldırabilir mi?
Hayır, itirazı inceleyen merci şiddet riskinin sürüp sürmediğini, koşulların değişip değişmediğini ve sunulan delilleri tartışmak, ayrıca alternatif tedbirlerin neden yetersiz kalacağını gerekçeli kararında açıklamak zorundadır.
6284 sayılı Kanun tedbirleri yalnızca aile içi şiddet durumlarında mı uygulanır?
Hayır, yasal koruma rejimi yalnızca aile içi şiddetle sınırlı tutulamaz; kadına yönelik aile dışındaki şiddet eylemleri ve tehditleri de kanunun sağladığı anayasal güvenceler kapsamındadır.
Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı davanın sonucunu kesin olarak belirler mi?
Hayır, ihlal kararı davanın esası hakkında bağlayıcı bir kabul veya ret sonucu doğurmaz; yeniden yapılacak yargılamada delilleri takdir etme ve hüküm kurma yetkisi derece mahkemesine aittir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

