18 Yaşından Küçüklere Uyuşturucu Satılmasında Temel Ceza
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince, henüz on sekiz yaşını doldurmamış her birey ceza hukuku uygulamasında çocuk olarak kabul edilir. Kanunun 188. maddesinin 3. fıkrasına göre, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satan, satışa arz eden ya da başkalarına veren kişi hakkında kural olarak on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Ancak bahse konu maddenin bir çocuğa satılması veya verilmesi durumunda, fail hakkında hükmolunacak hapis cezasının alt sınırı ağırlaştırılarak on beş yıldan az olamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu yaptırımın yanında kanunda adli para cezası da yer almaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 6Kaynağı aç
a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya
seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak
katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler,
adlî ve idarî mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet savcısı ve
avukatlar,[2]
e) Gece vakti deyiminden; güneşin
batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam
eden zaman süresi,
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak
üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve
savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa
yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel
ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha
ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve
farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan
elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten,
örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç
işleyen kişi,
anlaşılır.
İKİNCİ
BÖLÜM
Kanunun
Uygulama Alanı
Zaman bakımından uygulama
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/6636, K. 2022/7237Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER:
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar hakkında Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 07.12.2017 tarihinde 2017/269 esas ve 2017/466 kararı ile mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Kararın sanıklar yönünden istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 20.12.2018 tarihli 2018/142 esas ve 2018/1393 sayılı kararı ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının kaldırılması ile sanıkların yeniden mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
Hüküm sanık … ile sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce duruşmasız inceleme yapılarak sanıklar hakkında düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Dairemizin bu kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ:
İtirazımızın özü; sanıklar …, … ve … hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, kabule göre de; sanıklar … ve … hakkında hem TCK'nın 188/4-a hem de 188/5. maddesinin birlikte uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre; sanık …'in, başka illerden yüklü miktarda uyuşturucu madde temin ederek Eskişehir iline getirttiği ve burada sanık … ile birlikte satışını yaptığı yönünde edinilen istihbari bilgi nedeniyle, adı geçen sanıklar hakkında çalışma başlatıldığı ve iletişimin dinlenmesi kararı alındığı, iletişimin dinlenmesi sırasında sanık …'in il dışından uyuşturucu madde temin ettiği ve bu uyuşturucu maddeyi 25/03/2017 tarihinde Eskişehir'de teslim alacağının değerlendirilmesi üzerine, aynı tarihte kolluk görevlilerince yapılan fiziki takip sonucu, sanıklar … ve …'in, satıcısı sanık … olan ve diğer sanık …'in Diyarbakır'dan naklettiği uyuşturucu maddeyi teslim alıp birlikte kullandıkları depoya koyduklarının tespit edildiği ve depoda suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin üçüncü fıkrası;
"Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır…",
Aynı maddenin dördüncü fıkrası ise;
"Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır”
Şeklinde düzenlenmiştir. TCK'nın 188/5. maddesindeki nitelikli hâlin uygulanabilmesi için, üç veya daha fazla kişinin suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak sorumluluğu gerektirecek şekilde birlikte gerçekleştirmeleri ve aynı amaç doğrultusunda iradelerinin birleşmesi gerekmektedir. Nitekim Yüksek Dairenizin 13/01/2022 tarihli 2020/15745 Esas ve 2022/397 Karar sayılı, 20/04/2021 tarihli 2020/1664 Esas ve 2021/4935 Karar sayılı kararları ve birçok kararında da bu husus vurgulanmıştır.
İnceleme konusu dosyada; sanık …'in aşamalarda, sanık … ve beraat eden sanık … Altun'un teklifi üzerine para karşılığında suç konusu esrarı Diyarbakır'dan Eskişehir'e naklettiğini beyan ettiği, dosyadaki iletişimin tespitine ilişkin çözüm tutanakları içeriğine göre de, sanıklar … ve …'in, suç konusu uyuşturucu maddeyi Diyarbakır'da ikamet eden sanık …'den satın aldıkları ve sanık … tarafından Eskişehir'e nakledilen uyuşturucu maddeyi satmak amacıyla birlikte kullandıkları depoya koydukları, uyuşturucu maddenin karşılığında da satıcı tarafa bir miktar para ve araba verdikleri, dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; sanıklar … ve …'in, uyuşturucu maddeyi diğer sanıklar … veya … nam ve hesabına depolarına koyduklarına ve bu uyuşturucu maddeleri adı geçen sanıklarla birlikte satacaklarına ilişkin delil bulunmadığı, bu itibarla, sanık …'in suç konusu uyuşturucu maddeyi satan, sanık …'ün uyuşturucu maddeyi nakleden, sanıklar … ve …'in ise uyuşturucu maddeyi ticari amaçla satın alan konumunda oldukları, belirtilen nedenlerle sanıklar … ve …'in ortak irade ile aynı yönde hareket ettikleri anlaşılmakta ise de, adı geçen sanıkların, sanıklar … ve …'le iradelerinin aynı amaç doğrultusunda birleşmediği ve aynı yönde hareket etmedikleri, diğer sanıklar Doğan Doğrucu, … Altun ve …'un ise atılı suçtan beraat ettikleri ve haklarındaki beraat hükümlerinin kesinleşmiş olduğu göz önüne alındığında, sanıklar …, … ve … hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Kabule göre de; sanıklar … ve …'in satmak için depolarında bulundurdukları kokainden dolayı, diğer sanıklar … ve …'in sorumlu olmadığının ve buna bağlı olarak tüm sanıkların sadece ele geçirilen esrardan dolayı TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca sorumluluğunun kabul edilmiş olması karşısında, sanıklar … ve … yönünden ağır sonuç doğuran eylemden uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca tespit edilen temel cezadan, hem TCK'nın 188/4-a maddesi hem de TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi kanuna aykırıdır.
Belirtilen nedenlerle, Yüksek Dairenizin kararına karşı; öncelikle, sanıklar …, … ve … hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığının gözetilmemesi, kabule göre de; sanıklar … ve … hakkında belirlenen temel cezadan hem TCK'nın 188/4-a hem de 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin usul ve kanuna aykırıdır.
C) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:
Fiziki takip tutanağı ve güvenlik kamerası çözüm tutağı içeriğine göre arama yapılan adreste suç unsuru olabileceğine dair makul şüphe üzerine Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğünce 26.03.2017 gününe ilişkin yazılı arama emri talep edildiği, Cumhuriyet Savcılığınca saat: 23:40-02:00 arası arama yapılmasına 26.03.2017 tarihli derkenar arama emri ile karar verildiği, ancak arama tutanağı içeriği incelendiğinde karar tarihinden önce 25.03.2017 günü saat: 23:20 sırasında aramaya başlandığı ve 26.03.2017 saat:00:10 sıralarında aramanın sona erdiği bu sebeple; Cumhuriyet savcılığınca usulüne uygun şekilde verilmiş yazılı arama emrinden önce aramaya başlandığının anlaşılması karşısında;
Yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu arama ile elde edilen delilin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, sanıkların beraatlari yerine, yazılı gerekçeyle mahkûmiyetlerine karar verilmesi nedeniyle itirazın farklı bir gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir.
D) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İTİRAZININ FARKLI GEREKÇE İLE KABULÜNE,
2) Dairemizin 08.11.2020 tarihli 2020/13787 esas ve 2020/7024 karar sayılı ilamının (B) kısmının KALDIRILMASINA,
3) Sanıklar yönünden kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Fiziki takip tutanağı ve güvenlik kamerası çözüm tutağına içeriğine göre arama yapılan adreste suç unsuru olabileceğine dair makul şüphe üzerine Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğünce 26.03.2017 gününe ilişkin arama kararı talep edildiği, Cumhuriyet Savcılığınca saat 23:40-02:00 arası arama yapılmasına 26.03.2017 tarihli derkenar arama emri verildiği, ancak arama tutanağı içeriği incelendiğinde yazılı arama emrinden önce 25.03.2017 günü saat 23:20 sırasında aramaya başlandığı ve 26.03.2017 saat 00:10 sıralarında aramanın sona erdiği bu sebeple; Cumhuriyet savcılığınca usulüne uygun şekilde verilmiş yazılı arama emrinden önce aramaya başlandığının anlaşılması karşısında;
Yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu arama ile elde edilen delilin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, sanıkların beraatlari yerine, yazılı gerekçeyle mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, CMUK'un 325. maddesi uyarınca bozma nedeninin, aynı konumda olan ve hakkındaki hüküm temyiz edilmeyen sanık …’e SİRAYET ETMESİNE,
Bozmanın niteliğine göre sanıklar Evren, Hayati ve Erdal ile bozma nedenine göre aynı konumda olan hükümlü …’in cezalarının İNFAZININ DURDURULMASINA ve sanıkların TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadıkları takdirde salıverilmelerinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
02/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin çocuğa verilmesi veya satılması fiilinde suçun tamamlanabilmesi bakımından, çocuğun bu maddeyi fiilen kullanmış, bağımlılık geliştirmiş ya da sağlık yönünden bir zarara uğramış olması şart olarak aranmaz. Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin çocuğa satılması ya da fiilen verilmesiyle birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin 3. fıkrası kapsamındaki fiil tamamlanabilir. Bunun yanı sıra çocuğun maddeyi kendi isteğiyle temin etmek istemesi, satıcıya bizzat ulaşması veya daha önceden uyuşturucu kullanıcısı olması, failin bu ağırlaştırılmış yaptırıma ilişkin cezai sorumluluğunu bertaraf etmez.
Mağdurun çocuk vasfını taşıyıp taşımadığının tayininde, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin verildiği yahut satıldığı suç tarihi dikkate alınır. Eylemin gerçekleştirildiği sırada henüz on sekiz yaşını doldurmamış bir kimseye yönelik fiillerde, soruşturma veya yargılama evresinde mağdurun reşit hâle gelmesi sanık hakkında öngörülen kanuni düzenlemenin tatbik edilmesini engellemez.
Cezayı Artıran Nitelikli Hâller ve İştirak Hükümleri
Suça konu uyuşturucu veya uyarıcı maddenin türü ile eylemin icra edildiği mahalli çevre, kanun koyucu tarafından cezayı artıran nitelikli durumlar olarak tespit edilmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid, sentetik katinon, sentetik opioid veya amfetamin ile bunların türevleri olması durumunda tayin edilecek yaptırım yarı oranında artırılır. Aynı düzenleme doğrultusunda suçun; okul, öğrenci yurdu, hastane, kışla veya ibadethane gibi sosyal, askerî, tedavi ve eğitim amaçlı toplu bulunulan tesislerin sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içerisindeki umumi veya umuma açık alanlarda işlenmesi hâlinde de verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır.
Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin 5. fıkrasına göre suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte icra edilmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılırken, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilmesi durumunda artırım bir kat olarak belirlenir. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2022/6636 Esas ve 2022/7237 Karar sayılı ilamına konu Başsavcılık itirazında, üç veya daha fazla kişi tarafından suçun birlikte işlenmesine ilişkin nitelikli hâlin tatbik edilebilmesi için kişilerin suçun icra hareketlerini müşterek fail sorumluluğunu gerektirecek biçimde birlikte gerçekleştirmeleri ve iradelerinin aynı gaye doğrultusunda birleşmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Öte yandan bahse konu suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, hemşire gibi sağlık mesleği mensupları veya kimyacılık yahut ecza ticaretiyle iştigal edenlerce işlenmesi hâlinde Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin 8. fıkrası gereğince ceza yarı oranında artırılır.
Yaşta Hata ve Etkin Pişmanlık Hükümleri
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen fail bu hatasından yararlanır. Bu hüküm çerçevesinde, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin teslim edildiği yahut satıldığı muhatabın çocuk olduğu hususunda hataya düşen kimse, anılan nitelikli unsur bakımından bu hata hükmünden faydalanabilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 30Kaynağı aç
maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata
dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.
(2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
(3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların
gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından
yararlanır.
(4) (Ek fıkra: 29/6/2005 – 5377/4 md.) İşlediği fiilin haksızlık
oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz.
Yaş küçüklüğü
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretine iştirak eden fail, resmî makamlar tarafından durum haber alınmadan önce diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri bildirir ve bu bilgi suç ortaklarının yakalanmasını yahut maddelerin ele geçirilmesini sağlarsa, Türk Ceza Kanunu'nun 192. maddesinin 1. fıkrası gereğince hakkında cezaya hükmolunmaz. Eylemin resmî mercilerce öğrenilmesinin ardından suç ortaklarının yakalanmasına veya suçun aydınlatılmasına gönüllü yardımda bulunulması durumunda ise verilecek cezada dörtte birden yarısına kadar kanuni indirim tatbik edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 192Kaynağı aç
suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan
önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı
veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini
merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı
maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana
çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım
eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden
yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan
dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına
başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle:
24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu
görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler
uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.[87]
Zehirli madde imal ve ticareti
Çocuğun uyuşturucuyu kendi rızasıyla satın alması cezayı etkiler mi?
Çocuğun uyuşturucu maddeyi kendi isteğiyle satın alması veya faille bizzat irtibat kurması satıcının cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kanuni düzenlemede belirleyici olan unsur, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin verildiği ya da satıldığı muhatabın henüz on sekiz yaşını doldurmamış bir çocuk olmasıdır.
Mağdurun çocuk olduğunun belirlenmesinde hangi tarih esas alınır?
Uyuşturucu maddenin çocuğa verildiği veya satıldığı suç tarihi esas alınır. Suçun işlendiği anda henüz on sekiz yaşını bitirmemiş olan bir kimsenin, kovuşturma veya yargılama aşamasında reşit olması çocuğa uyuşturucu satılmasına ilişkin yaptırımın uygulanmasına engel teşkil etmez.
Çocuğun uyuşturucu maddeyi fiilen kullanmaması suçu engeller mi?
Çocuğun uyuşturucu maddeyi kullanmış olması, bağımlılık geliştirmesi veya sağlığının bozulması suçun kurucu şartı değildir. Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin çocuğa verilmesi veya satılmasıyla birlikte kanun kapsamındaki fiil tamamlanabilir.
Muhatabın çocuk olduğu hususunda hataya düşülmesi hâlinde ne uygulanır?
Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen fail bu hatasından yararlanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

