Yüz Tanıma Sistemleri ve Ceza Yargılamasında Delil Değeri

by Avukat Erdal Ersoy
Yüz Tanıma Sistemleri ve Ceza Yargılamasında Delil Değeri

Yapay zekâ tabanlı yüz tanıma sistemleri, iki görüntü arasındaki matematiksel benzerliğin önceden belirlenen bir eşik değerini aşması esasına dayalı olarak çalışır. Elde edilen bu teknik sonuç kimliğin kesin olarak saptanması anlamına gelmez; kimliğe dair olasılık temelli bir teknik değerlendirme niteliği taşır.

Biyometrik Veri Niteliği ve Anayasal Çerçeve

Bir kimsenin yüz görüntüsü, kişiyi benzersiz bir biçimde tanımlamak veya kimliğini doğrulamak kastıyla özel bir teknik işleme tabi tutulduğunda biyometrik veri vasfını kazanır.

Yüz tanıma sistemi kullanılmak suretiyle biyometrik verilerin işlenmesi, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına müdahale niteliği taşımaktadır.

Önleyici ve Adli Kolluk Faaliyetleri Arasındaki Ayrım

Yüz tanıma sistemlerinin kolluk eliyle tatbiki iki farklı hukuki zemine oturur. Henüz bir suç soruşturması başlamadan suçların önlenmesi ya da aranan şahısların bulunması hedefiyle yürütülen faaliyetler önleyici kolluk hukuku kapsamına girer. İşlenmiş somut bir suça ilişkin icra edilen faaliyetler ise Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine tabi adli bir işlem mahiyetindedir.

Bir tedbir başlangıç aşamasında önleme maksadıyla tesis edilmiş olsa dahi, somut suç şüphesinin belirmesiyle birlikte işlem ceza muhakemesinin sağladığı kanuni güvencelere tabi hâle gelebilir. İdarenin adli nitelik taşıyan bir işlemi önleme faaliyeti olarak isimlendirmesi; Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamındaki hâkim kararı, kuvvetli şüphe, katalog suç veya ikincillik koşullarının devre dışı bırakılmasına dayanak yapılamaz.

Kamusal Alanda Tarama ve Kolluk Yetkilerinin Hukuki Sınırları

Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 4/A maddesi uyarınca durdurma yetkisinin kullanılabilmesi, polisin tecrübesine ve somut durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunmasını gerektirir. Kanun'un 5. maddesi kapsamında, gönüllü olarak parmak izi verenler hariç olmak üzere maddede düzenlenen ilgililer ile kimlik tespiti işlemleri uygulanan kişilerin fotoğrafları da parmak izleriyle birlikte sisteme kaydedilir; ancak parmak izinin hangi sebeple alındığı sisteme işlenmez.

2559 sayılı POLİS VAZİFE VE SALAHİYET KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5- (Değişik:
2/6/2007-5681/2 md.)
Polis;
a) Gönüllü,
b) Her çeşit silah
ruhsatı, sürücü belgesi, pasaport veya pasaport yerine geçen belge almak için
başvuruda bulunan,
c) Başta polis olmak
üzere, genel veya özel kolluk görevlisi ya da özel güvenlik görevlisi olarak
istihdam edilen,
ç) Türk vatandaşlığına
başvuruda bulunan,
d) Sığınma talebinde
bulunan veya gerekli görülmesi halinde, ülkeye giriş yapan sair yabancı,
e) Gözaltına alınan,
kişilerin parmak izini
alır.
Birinci fıkraya göre
alınan parmak izi, ait olduğu kişinin kimlik bilgileri ile birlikte, ne zaman
ve kim tarafından alındığı belirtilmek suretiyle, bu amaca özgü sisteme
kaydedilerek saklanır. Ancak, parmak izinin hangi sebeple alındığı sisteme
kaydedilmez.
Olay yerinden elde
edilen ve kime ait olduğu henüz tespit edilemeyen parmak izleri, kime ait
olduğu tespit edilinceye kadar, ilgili soruşturma dosya numarası ile birlikte
sisteme kaydedilir.
5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 21 inci maddesi hükümlerine göre alınan
parmak izleri de bu sisteme kaydedilir.
(a) bendi hariç birinci
fıkra ile dördüncü fıkra kapsamına giren kişilerin ayrıca fotoğrafları
alınarak, ikinci fıkrada belirlenen esaslara uygun olarak parmak izi ile
birlikte sisteme kaydedilir.
Bu sistemde yer alan
bilgiler, kimlik tespiti, suçun önlenmesi veya yürütülmekte olan soruşturma ve
kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme,
hâkim, Cumhuriyet savcısı ve kolluk tarafından kullanılabilir.
Kolluk birimleri, kimlik
tespiti yapmak ya da olay yerinden alınan parmak izini karşılaştırmak amacıyla
doğrudan bu sistemle bağlantı kurabilir.
Sistemde kayıtlı
bilgilerin hangi kamu görevlisi tarafından ve ne amaçla kullanıldığının
denetlenebilmesine imkân tanıyan bir güvenlik sistemi kurulur.
Sistemde yer alan
kayıtlar gizlidir; altıncı ve yedinci fıkralarda belirlenen amaçlar dışında
kullanılamaz.
Sisteme kayıtlı olan
parmak izi ve fotoğraflar, kişinin ölümünden itibaren on yıl ve her halde kayıt
tarihinden itibaren seksen yıl geçtikten sonra sistemden silinir.
Parmak izi ile
fotoğrafların sistemde kaydedilmesi ve saklanması ile bu kayıtlardan
yararlanmaya ilişkin diğer esas ve usûller, İçişleri Bakanlığı tarafından
Adalet Bakanlığının görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
2559 sayılı POLİS VAZİFE VE SALAHİYET KANUNU m. 4/AKaynağı aç
Madde 4/A- (Ek:
2/6/2007-5681/1 md.)
Polis, kişileri ve araçları;
a) Bir suç veya
kabahatin işlenmesini önlemek,
b) Suç işlendikten sonra
kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin
faillerinin kimliklerini tespit etmek,
c) Hakkında yakalama
emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek,
ç) Kişilerin hayatı,
vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya
muhtemel bir tehlikeyi önlemek,
amacıyla durdurabilir.
Durdurma yetkisinin
kullanılabilmesi için polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği
izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması gerekir. Süreklilik arz edecek,
fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz.
Polis, durdurduğu kişiye
durdurma sebebini bildirir ve durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilir;
kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini
isteyebilir.
Durdurma süresi,
durdurma sebebine esas teşkil eden işlemin gerçekleştirilmesi için zorunlu olan
süreden fazla olamaz.
Durdurma sebebinin
ortadan kalkması halinde kişilerin ve araçların ayrılmalarına izin verilir.
Polis, durdurduğu kişi
üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu
hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar
verilmesini önlemek amacına yönelik gerekli tedbirleri alabilir. Bu amaçla
kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında
içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez. (Ek cümleler:
27/3/2015-6638/1 md.) Ancak, el ile dıştan kontrol hariç, (İptal ibare: Anayasa
Mahkemesinin 4/5/2017 tarihli ve E.: 2015/41, K.: 2017/98 sayılı Kararı ile)
(…)[8]
Kolluk amirinin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Bu fıkra kapsamında yapılan araç aramalarına ilişkin olarak kişiye, arama
gerekçesini de içeren bir belge verilir.[9]
Bu Kanun ve diğer
kanunların verdiği görevlerin yerine getirilmesi sırasında, polis tarafından
gerekli işlemler için durdurulan kişiler ve araçlarla ilgili hükümler saklıdır.
Polis, görevini yerine
getirirken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra,
kişilere kimliğini sorabilir. Bu kişilere kimliğini ispatlamaları hususunda
gerekli kolaylık gösterilir.
Belgesinin bulunmaması,
açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması
dolayısıyla ya da sair surette kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan
derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir. Bu kişi, kimliği açık bir şekilde
anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Gözaltına ve
tutuklamaya karar verme yetkisi ve usûlü bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu hükümleri uygulanır.
Kimliğinin tespiti
amacıyla tutulan kişiye, kimliği tespit edildikten sonra ve talepte bulunması
halinde, bu amaçla tutulduğuna ve tutulma süresine dair bir belge verilir.
Kişinin kimliğinin belirlenmesi durumunda, bu nedenle gözaltına alınma veya
tutuklanma haline derhal son verilir.
Nüfusa kayıtlı olmadığı
için kimliği tespit edilemeyen kişilerin nüfusa kayıtlarının temini için
gerekli işlemler yapıldıktan sonra, 5 inci maddeye göre fotoğraf ve parmak izi
tespit edilerek kayda alınır.
Kimliği tespit
edilemeyen kişinin yabancı olduğunun anlaşılması halinde, 5682 sayılı Pasaport
Kanunu ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında
Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
Parmak izi ve
fotoğrafların kayda alınması

Bu sistemde yer alan kayıtlar gizli nitelikte olup kimlik tespiti, suçun önlenmesi veya yürütülen soruşturma ile kovuşturmalarda maddi gerçeğin saptanması amacıyla mahkeme, hâkim, Cumhuriyet savcısı ve kolluk birimlerince kullanılabilir; kolluk birimleri doğrudan sistemle irtibat sağlayabilir. Bununla birlikte söz konusu yasal hükümler, kamusal alandan geçen herkesin yüzünün sürekli ve otomatik yöntemlerle geniş veri tabanlarıyla mukayese edilmesine sınırsız ve müstakil bir yetki tanımaz.

Yüz tanıma teknolojisi yoluyla biyometrik verilerin işlenmesi, özel hayata saygı hakkına müdahale oluşturabilmektedir. Ulusal hukukta uygulamanın sınırlarını çizen ayrıntılı kuralların ve kötüye kullanmaya karşı güçlü güvencelerin bulunmadığı durumlarda, kamu güvenliği bakımından tehlike oluşturmayan barışçıl eylemler yönünden bu nitelikteki ağır teknolojilerin kullanılması demokratik toplumda gereklilik taşımayabilir ve ifade özgürlüğü ile özel hayata saygı güvencelerine aykırılık teşkil edebilir.

Ceza Muhakemesinde Biyometrik Kayıt ve Dijital İnceleme Kuralları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 81. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suç dolayısıyla şüpheli yahut sanığın kimlik teşhisi için gerekli görülmesi hâlinde, Cumhuriyet savcısının talimatıyla ilgilinin fotoğrafı, fiziksel ölçüleri, parmak ve avuç içi izi, teşhisi kolaylaştıracak sair nitelikleri ile ses ve görüntüleri dosyaya konulmak üzere kayda alınabilir. Bu yetki yalnızca belirli bir suç şüphesi altındaki kişilerin kimliğinin tespitiyle sınırlı olup kamusal alandaki bireylerin yüz şablonlarının genel biçimde elde edilmesine dayanak oluşturmaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 81Kaynağı aç
Madde 81 – (Değişik: 25/5/2005 – 5353/5 md.)
(1) Üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir
suçtan dolayı şüpheli veya sanığın, kimliğinin teşhisi için gerekli olması
halinde, Cumhuriyet savcısının emriyle fotoğrafı, beden ölçüleri, parmak ve
avuç içi izi, bedeninde yer almış olup teşhisini kolaylaştıracak diğer
özellikleri ile sesi ve görüntüleri kayda alınarak, soruşturma ve kovuşturma
işlemlerine ilişkin dosyaya konulur.
(2) Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın
reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi
hâllerinde söz konusu kayıtlar Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl yok
edilir ve bu husus tutanağa geçirilir.
Yönetmelik

5271 sayılı Kanun'un 81. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hâllerinde alınan kimlik tespiti kayıtları Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl imha edilir ve bu durum bir tutanağa bağlanır.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir suç dolayısıyla yürütülen soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme olanağının kalmaması şartıyla, şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kopya çıkarılmasına ve kayıtların çözülüp metin hâline getirilmesine hâkim tarafından; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Cumhuriyet savcısının verdiği karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim ise kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin aşılması veya hâkimin aksi yönde karar vermesi hâlinde elde edilen kopyalar ile çözülen metinler derhâl imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada,
somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette
delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar
ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına,
bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin
hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet
savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına
sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması
veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve
çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar
programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere
ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi
ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan
cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında,
sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye
veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki
verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan
veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer
tarafından imza altına alınır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi
İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Hukuka Aykırı Deliller ve İlgili Cezai Sorumluluklar

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilen delilin duruşmada ortaya konulması reddolunur. Kanun'un 217. maddesi gereğince hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; vicdani kanaatiyle bu delilleri serbestçe takdir eder ve yüklenen suç ancak hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206 – (1) Sanığın sorguya çekilmesinden sonra
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 217Kaynağı aç
Madde 217 – (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve
huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî
kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir
şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Ceza mahkemelerinin ek yetkisi

Yüz verilerinin yetki ve görev aşımıyla sisteme kaydedilmesi durumunda fiil, Türk Ceza Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi suçu yönünden değerlendirmeye tabi tutulabilir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinin birinci fıkrasında, kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde üçüncü kişilere iletilmesi, yayılması yahut temin edilmesi fiilleri bakımından iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, söz konusu eylemin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 236. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları doğrultusunda kayda bağlanan ifade ve görüntülere ilişkin olması hâlinde ceza bir kat artırılmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.[62]
(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi
Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan
beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
Nitelikli haller

Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan durumlar haricinde, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına sebebiyet veren yahut kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlileri hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinin birinci fıkrası gereğince altı aydan iki yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngörülmüştür.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 257Kaynağı aç
Madde 257- (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller
dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin
mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir
menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin
gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine
veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan
kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Göreve ilişkin sırrın açıklanması
Yüz tanıma sisteminin kamera eşleşmesi kesin kimlik tespiti sağlar mı?

Hayır, yüz tanıma sistemleri iki görüntü arasındaki matematiksel benzerliğin belirli bir eşik değerini aşması esasına dayandığından kimliğin kesin tespitini değil, olasılık temelli bir değerlendirme sonucunu ortaya koyar.

Kolluk kamusal alandaki tüm kişilerin yüzünü otomatik olarak tarayabilir mi?

Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu durdurma işlemi için tecrübeye ve duruma dayalı makul bir sebebin varlığını aramakta olup mevcut yasal kuralların, kamusal alandaki kişilerin yüzlerinin otomatik ve sürekli taranmasına sınırsız bir yetki sağladığı söylenemez.

Önleyici faaliyet kapsamında başlatılan bir işlemde suç şüphesi doğarsa hangi kurallar uygulanır?

Somut bir suç şüphesinin ortaya çıkmasıyla birlikte işlem ceza muhakemesi güvencelerine tabi hâle gelebilir; adli nitelikteki bir işlem önleme faaliyeti olarak adlandırılarak Ceza Muhakemesi Kanunu kuralları etkisiz kılınamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu