Yaya Trafik Kazalarında Tazminat Hakları ve Esaslar

by Avukat Erdal Ersoy
Yaya Trafik Kazalarında Tazminat Hakları ve Esaslar

Yaralanma Hâlinde Yayanın Maddi Tazminat Kapsamı

Motorlu araç çarpması sonucu bedensel zarara uğrayan yaya, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca tedavi giderlerini, kaza yüzünden oluşan kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplarını ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarını talep edebilir. Sayılan bu kalemler, kazanın bedensel varlık üzerinde yol açtığı maddi eksilmelerin giderilmesini amaçlar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. c. Belirlenmesi

Yaralanma sonrasında bakım ihtiyacı ortaya çıkan mağdurun bu yardımı profesyonel bir bakıcıdan veya aile bireyinden alması mümkündür. Aile bireyinin ücretsiz bakım sağlaması bakıcı gideri talebini her durumda ortadan kaldırmaz; burada belirleyici olan husus mağdurun bakım ihtiyacının fiilen doğmuş olmasıdır.

Yayanın Vefatı Halinde Talep Edilebilecek Zararlar

Trafik kazasında yayanın hayatını kaybetmesi durumunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca cenaze giderleri istenebilir. Ölüm olay anında hemen gerçekleşmemişse, kazadan vefata kadar geçen sürede yapılan tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıpların giderimi talep edilebilir. Bununla birlikte, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar da aynı madde uyarınca ölüm hâlinde uğranılan zararlar kapsamındadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 53Kaynağı aç
MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. b. Bedensel zarar

Manevi Tazminat Koşulları ve Hâkimin Takdiri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi kapsamında, bedensel bütünlüğü zedelenen yaya lehine olayın özellikleri dikkate alınarak uygun tutarda manevi tazminat ödenmesi kararlaştırılabilir. Ağır bedensel zarar veya vefat durumunda ise zarar görenin ya da vefat edenin yakınları lehine de uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi mümkündür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2. Haksız rekabet

Geçitlerde Geçiş Önceliği ve İşletenin Kusursuz Sorumluluğu

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74. maddesi kapsamında sürücüler; görevli memur veya ışıklı işaret cihazı bulunmayan ancak işaret levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş çıkışlarına, yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken hızlarını düşürmek, bu alanlardan geçen yahut geçmek üzere bulunan yayalara durarak geçiş önceliğini tanımak mecburiyetindedir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 74Kaynağı aç
Madde 74 – (Başlığı ile Birlikte Değişik: 18/10/2018-7148/25 md.) Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar. Bu madde hükümlerine uymayan sürücüler 488 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılırlar. Okul taşıtları:

Bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına yol açması hâlinde, araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında yahut biletle işletiliyorsa, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrası uyarınca aracın işleteni ile bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Aynı maddenin son fıkrası gereğince işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, sürücünün veya kullanıma katılan yardımcı şahısların kusurundan kendi kusuru gibi sorumluluk taşır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. (Ek: 17/10/1996-4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması:[70]

Buna karşılık aracın işletilme hâlinde bulunmadığı durumlarda sorumluluk farklı bir ispat kuralına bağlanmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereğince, işletilme hâlinde olmayan bir motorlu aracın neden olduğu kazadan dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için zarar gören tarafın; işletene veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu şahıslara ilişkin bir kusuru ya da araçtaki teknik bozukluğun kazaya yol açtığını ispat etmesi aranır.

Zarar Gören Yayanın Davranışları ve Ceza Yargılamasının Etkisi

Zararın ortaya çıkmasında yayanın tutumu da tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince, zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuşsa, zararın doğmasında ya da artmasında etkili bulunmuşsa yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. IV. Özel durumlar 1. Ölüm ve bedensel zarar a. Ölüm

Trafik kazası nedeniyle ceza mahkemesinde yapılan yargılama hukuk davasını mutlak surette bağlamaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca hâkim, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı ve ayırt etme gücüne sahip olup olmadığı konusunda karar verirken ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza mahkemesince verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararları da hukuk hâkimi bakımından bağlayıcılık taşımaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 74Kaynağı aç
MADDE 74- Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. II. Tazminat hükmünün değiştirilmesi

Zamanaşımı Süreleri ve Sigorta Başvuru Usulü

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin birinci fıkrası uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda ceza kanunları kapsamında suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı süresi belirlemişse, anılan uzamış ceza zamanaşımı süresi hukuk mahkemesindeki maddi tazminat talepleri için de geçerlilik kazanır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesildiğinde sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır.

Trafik sigortasında sigorta şirketine yöneltilen tazminat başvurusuna 15 gün içinde yanıt verilmemesi veya iletilen yanıtın talebi karşılamaması durumunda uyuşmazlığın çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılabilir.

Yol Kusurları ve Yargı Yolu Ayrımı

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dâhil olmak üzere bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması da bu hükmün uygulanmasını önlemez.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110 – (Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.[79] Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar:

Kazanın meydana gelmesinde yoldaki bozukluk, eksik yaya geçidi, yetersiz aydınlatma veya trafik ışığı arızası gibi etkenlerin bulunması hâlinde ilgili kamu idaresine karşı hizmet kusuru esasına dayalı dava açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, idari eylem ve işlemler sebebiyle kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından tam yargı davası açılabilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca idari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olup idari mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz ve yürütmenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar veremez.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır: a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.[3] 3. (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/185 md.) İdari davaların açılması:
Yayanın kazada kusurlu bulunması tazminatı nasıl etkiler?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca zarar gören yayanın zararı doğuran eyleme razı olması, zararın doğmasında veya artmasında etkili olması yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması hâlinde hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Yaralı yayaya ailesinin bakması bakıcı gideri talebini düşürür mü?

Aile bireyinin yaralı yayaya ücretsiz bakım sunması bakıcı tazminatı talebini her durumda ortadan kaldırmaz; önemli olan yayanın bakım gereksiniminin fiilen meydana gelmiş bulunmasıdır.

Sürücünün ceza davasında beraat etmesi hukuk davasını etkiler mi?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, kusur değerlendirmesi ve zarar tespiti hukuk hâkimi açısından bağlayıcı değildir.

Sigorta şirketine başvurudan sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna ne zaman gidilebilir?

Trafik sigortası kapsamında sigorta şirketine yapılan başvuruya 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması durumunda Komisyona başvuru gerçekleştirilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu