Yatın Hukuki Niteliği ve Ticaret Gemisi Ayrımı
Deniz hukukunda yatlar, yapısal ve işlevsel nitelikleri gereğince gemi vasfını haizdir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 931/1 uyarınca, denizde ya da iç sularda yüzme niteliğini koruyarak hareket etmek üzere tahsis edilmiş ve çok ufak boyutta bulunmayan deniz araçları, makine veya yelken gibi kendiliğinden hareket mekanizmasına malik olmasalar dahi hukuken gemi sayılır. Bununla birlikte 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun da kürek haricindeki vasıtalarla hareket kabiliyetine sahip deniz taşıtlarını gemi tanımı altında değerlendirmektedir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 931Kaynağı aç
Yatların tabi olacağı kanuni rejim belirlenirken teknenin kullanım gayesi esas alınır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 931/2 uyarınca suda iktisadi menfaat temin etme gayesine tahsis edilen yahut fiilen bu amaç doğrultusunda sevk ve idare edilen her gemi, kimin nam ve hesabına işletilirse işletilsin ticaret gemisi sayılır. Bu doğrultuda bedel mukabilinde yolcu nakleden, kiralanan veya turizm faaliyetinde çalıştırılan yatlar kural olarak ticaret gemisi statüsündedir. Buna karşılık 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu yatlara ilişkin müstakil bir kavramsal tanım vermemekte; tekneleri şahsi kullanımda olan yatlar ile ticari işletmeye yetkili kılınan yatlar biçiminde kullanım eksenli ikili bir ayrıma tabi tutmaktadır. Deniz Turizmi Yönetmeliği düzenlemesinde ise yat; gezi, eğlence ve spor maksatlarına elverişli olan, yük, yolcu veya balıkçı gemisi niteliği taşımayan, kamarası, yemek pişirme yeri ile tuvaleti bulunan ve taşıma kapasitesi on iki yolcuyu geçmeyen deniz taşıtı olarak kabul edilmektedir.
Gezi ve Spor Amaçlı Özel Yatlara Uygulanan Deniz Ticareti Hükümleri
Türk Ticaret Kanunu m. 935/1 uyarınca deniz ticaretine ilişkin kurallar esasen ticaret gemileri için sevk edilmiştir. Buna karşın Kanun’un 935. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca; yatlar gibi sırf gezi, spor, eğitim, öğretim ve bilimsel amaçlara tahsis edilmiş deniz araçlarına Türk Ticaret Kanunu Beşinci Kitabının Gemi, Kaptan, Gemi Alacakları ve Cebrî İcraya İlişkin Özel Hükümler kısımları, Çatma ve Kurtarma bölümleri, deniz alacaklarına karşı sorumluluğun sınırlandırılması kuralları ve donatanın gemi adamlarının eylemlerinden doğan kusur sorumluluğunu düzenleyen 1062 nci maddesi tatbik edilir. Bu çerçevede kaptanın hukuki sorumluluğu, gemi alacaklısı hakları, çatma ve kurtarma hükümleri ticari vasfı bulunmayan özel yatlar yönünden de bağlayıcı hukuki sonuçlar doğurur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 935Kaynağı aç
Özel yat kaydı bulunan bir deniz aracının ticari gayeyle kiralanması, gelir karşılığı yolcu naklinde kullanılması ya da turizm işletmesinde çalıştırılması, resmi sicildeki kayıt ile fiili işletme hali arasında çelişki meydana getirir. Bu tür bir uyumsuzluk durumunda idari yaptırımların, vergi mükellefiyetlerinin, deniz sigorta poliçesi kapsamındaki teminat aksaklıklarının ve donatanın hukuki sorumluluklarının gündeme gelmesi mümkündür.
Ticari Yat Statüsünün Şartları ve Kapasite Sınırları
Bir deniz aracının ticari yat vasfı kazanabilmesi 4490 sayılı Kanun kapsamında kümülatif şartların gerçekleşmesine tabi kılınmıştır. Bu çerçevede deniz aracının yat formunda inşa edilmiş bulunması, yalnızca gezi ve spor amaçlarına hasredilmesi, yük veya yolcu gemisi niteliği taşımaması, bünyesindeki yatçı adedinin otuz altı kişiyi aşmaması, bir turizm teşekkülünün envanterinde kayıtlı bulunması ve gemi tonilato evrakında ticari yat kaydının yer alması zorunludur.
Gemilerin Teknik Yönetmeliği hükümleri de ticari yatların emniyet ve teknik yeterlilik standartlarını düzenlemektedir. İlgili yönetmelik gereğince ticari yatlarda taşınabilecek azami yolcu adedi otuz altı ile sınırlandırılmıştır. Bunun yanında liman idari sınırları haricinde gerçekleştirilen deniz seferlerinde araçta bulunabilecek kişi sayısı, teknenin resmi onaylı yatak kapasitesini aşamaz.
Yat Mülkiyetinin Devri ve Şekil Şartları
Yatlar, Türk Medeni Kanunu uyarınca taşınır eşya vasfında olmakla beraber, iktisadi büyüklükleri ve denizcilik faaliyetinin özellikleri sebebiyle mülkiyetin iktisabı ve devrinde Türk Ticaret Kanunu’nun gemilere özgü müstakil kuralları öncelikle uygulanır. Türk Gemi Sicili’ne kaydı bulunmayan yatların mülkiyet naklinde Türk Medeni Kanunu’nun taşınır mülkiyetine ilişkin hükümleri tatbik edilir; bu çerçevede ayni hakkın devri için zilyetliğin geçirilmesi ve tarafların devir hususunda mutabık kalması kuralı geçerlidir.
Buna karşılık gemi siciline tescil edilmiş yatların mülkiyet devrinde Türk Ticaret Kanunu m. 1001 emredici bir şekil kuralı vazetmiştir. Anılan hükme göre sicile tescilli bir teknenin devredilebilmesi için tarafların mülkiyetin geçişi hususunda anlaşmaları ve zilyetliğin iktisap edene teslimi gereklidir. Mülkiyeti geçiren anlaşmanın yazılı biçimde yapılması ve tarafların imzalarının noterlikçe tasdik edilmesi ya da devir iradesinin doğrudan gemi sicil müdürlüğü önünde resmi olarak beyan edilmesi geçerlilik şartıdır. TTK m. 1001 metninde ayni işlemin sıhhati borçlandırıcı muamelenin geçerliliğine açıkça bağlanmadığı için ayni işlemin soyutluğu yaklaşımı ileri sürülmekle birlikte, muvazaa veya kamu düzenini ihlal eden hallerde ayni devir iradesinin de sakatlanabileceği dikkate alınmalıdır.
Türk Uluslararası Gemi Sicili Tescili ve Kabotaj Rejimi
Türk Uluslararası Gemi Sicili (TUGS) İstanbul merkezli olarak yapılandırılmıştır. 4490 sayılı Kanun kapsamında Türkiye’de yerleşik Türk vatandaşları, Türkiye’de ikamet eden yabancı gerçek kişiler ve Türk ticaret mevzuatına göre teşekkül etmiş şirketler, mülkiyetlerindeki şartları haiz ticari yatların TUGS kütüğüne kaydını talep etme hakkına sahiptir.
TUGS kütüğüne tescil edilebilecek gemi ve yatların kanuni çerçevesi 4490 sayılı Kanun m. 4 kapsamında tespit edilmiştir. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Milli Gemi Sicilinde kayıtlı olan deniz araçları ile yurt içinde inşa edilen bütün gemi ve yatlar talep üzerine sicile kaydedilir. Yurt içinde inşa edilen ticari yatlar için herhangi bir asgari boy yahut tonaj kısıtlaması aranmamakta; buna mukabil yurt dışından ithal edilen gemilerde 3.000 DWT, yolcu gemileri ile özel maksatlı veya özel yapılı gemilerde ise 300 grostonun üzerinde olma koşulu aranmaktadır. TUGS kütüğünde kayıtlı olup üzerinde rehin veya ipotek tesis edilmiş bir teknenin sicilden kaydının terkini ise rehinli alacaklının açık muvafakatine bağlıdır.
4490 sayılı TÜRK ULUSLARARASI GEMİ SİCİLİ KANUNU İLE 491 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
Bir teknenin TUGS kaydına istinaden Türk bayrağı çekmesi, donatana Türk karasularında kabotaj imtiyazını kendiliğinden temin etmez. Türk Ticaret Kanunu hükümlerinde yer alan Türk gemisi vasfını taşımayan deniz araçları, TUGS siciline kayıtlı olarak Türk bayrağı taşısalar dahi Türkiye limanları ve kıyıları arasında kabotaj hakkından faydalanamaz.
Sahipsiz Kalan ve Kamu Hukuku Kapsamında Müsadere Edilen Yatlar
Gemi mülkiyetinin terki veya sahipsiz kalması durumunda Türk Ticaret Kanunu m. 998 özel bir iktisap rejimi öngörmüştür. Gemi sicili kayıtlarından malikinin kim olduğu tespit edilemeyen yahut mülkiyet hakkı hukuka uygun biçimde terk edilmiş bulunan tekneler sahipsiz gemi addolunur. Bu tür sahipsiz gemileri sahiplenme yetkisi kanunen münhasıran Devlete aittir; Devlet, gemi siciline malik sıfatıyla tescil edilmek suretiyle tekne üzerindeki mülkiyeti iktisap eder.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 998Kaynağı aç
Yat üzerindeki mülkiyet kamu hukuku müeyyideleri çerçevesinde de sona erebilir. Suç fiilinde kullanılan, suçun işlenmesine tahsis olunan yahut suç vasıtasıyla elde edilen yatlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun eşya müsaderesi hükümleri gereğince müsadere edilebilir. Benzer şekilde kaçakçılık suçlarına konu edilen veya kaçakçılık faaliyetinde kullanılan deniz araçları 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu çerçevesinde mülkiyetin kamuya geçirilmesi veya müsadere tedbirine tabi tutulur.
Özel yat statüsündeki bir tekne ticari faaliyette kullanılabilir mi?
Özel yat olarak kayıtlı bir teknenin gelir karşılığı kiraya verilmesi veya yolcu taşıması sicil kaydı ile fiili durum arasında çelişki meydana getirir. Türk Ticaret Kanunu uyarınca ekonomik fayda sağlama amacıyla işletilen deniz araçları ticaret gemisi sayıldığından, bu eylem idari yaptırımlara, vergi yükümlülüklerine ve deniz sigorta poliçesi uyuşmazlıklarına neden olabilir.
Sicile kayıtlı bir yatın satışı nasıl geçerli olur?
Türk Ticaret Kanunu m. 1001 uyarınca sicile tescilli bir yatın devri için tarafların mülkiyet devrinde mutabık kalmaları ve teknenin zilyetliğini devretmeleri gerekir. Sözleşmenin yazılı yapılıp imzaların noterden onaylanması ya da devir işleminin gemi sicil müdürlüğü önünde yapılması zorunlu geçerlilik şartıdır.
Yabancı gerçek kişiler mülkiyetlerindeki yatı TUGS'a kaydettirebilir mi?
4490 sayılı Kanun uyarınca Türkiye'de ikamet eden yabancı uyruklu gerçek kişiler, mevzuatta aranan koşulları sağlamak kaydıyla kendi mülkiyetlerinde bulunan yatların Türk Uluslararası Gemi Sicili'ne tescilini talep edebilir.
TUGS'a kayıtlı her yat Türkiye karasularında kabotaj hakkına sahip midir?
TUGS kütüğüne tescil edilip Türk bayrağı çekilmesi kabotaj imtiyazını kendiliğinden doğurmaz. Türk Ticaret Kanunu uyarınca Türk gemisi niteliğini taşımayan yatlar, kabotaj hakkından ve yurt içi limanlar arası taşımacılık yetkisinden yararlanamaz.
Üzerinde ipotek olan bir yat sicilden terkin edilebilir mi?
Türk Uluslararası Gemi Sicili'nde kayıtlı ipotekli bir yatın sicil kaydının silinmesi veya terkini, kanunen ipotekli alacaklının açık yazılı iznine tabi tutulmuştur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

