Yapay zekâ araçları kullanılarak sahte evrak üretilmesi ve bu belgelerle kişilerin yanıltılarak maddi kayba uğratılması, Türk Ceza Kanunu kapsamında hem belgede sahtecilik hem de dolandırıcılık suçlarına vücut verir. Eylemin icrasında yapay zekâ teknolojisine başvurulması ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gibi, fiilin hukuki niteliğine göre hem sahtecilik hem de dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı ceza tayin edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 212Kaynağı aç
işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan
dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
BEŞİNCİ
BÖLÜM
Kamu
Barışına Karşı Suçlar
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit
Yapay Zekâ Kullanımının Hukuki Niteliği ve Bağımsız Suç Durumu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında yapay zekâ yoluyla sahte evrak üretmek şeklinde müstakil bir suç tipi düzenlenmemiştir. Hukuki değerlendirmede yapay zekâ, failin iradesi doğrultusunda suçun işlenmesini kolaylaştıran teknik bir araç kabul edilir. Dolayısıyla eylemin ceza sorumluluğu, oluşturulan içeriğin ceza hukuku anlamında belge sayılıp sayılmadığına ve mevcut yasal suç tiplerini karşılayıp karşılamadığına göre belirlenir.
Sahte belgenin hukuka aykırı amaçla kullanılacağını bilmeksizin yalnızca teknik hizmet veya tasarım hazırlayan kişilerin cezai sorumluluğu tek başına doğmaz. Ceza sorumluluğu bakımından kişinin suç kastı ve somut olaya ilişkin bilgisi ortaya konulmalıdır.
Ceza Hukukunda Belge Niteliği ve Aldatma Yeteneği
Üretilen dijital veya fiziki bir içeriğin ceza hukuku bakımından belge vasfı kazanabilmesi için yazılı veya kayda alınmış bir irade beyanı içermesi, düzenleyicisinin belirlenebilir bulunması, bir hukuki ilişkiyi veya olayı ispat gücüne sahip olması, hukuki sonuç doğurmaya elverişlilik taşıması ve objektif olarak aldatma yeteneğine haiz olması gerekir.
Belgede sahtecilik suçunun tamamlanabilmesi için evrakın başkalarını aldatma kabiliyetinin bulunması zorunludur. Yapay zekâyla tanzim edilen evrakın sahteliği ilk bakışta açıkça anlaşılabiliyorsa, zorunlu şekil ve imza unsurları bulunmuyorsa veya yetkili bir merci tarafından verilemeyeceği kolaylıkla görülebiliyorsa aldatma yeteneği gerçekleşmemiş sayılabilir. Aldatma yeteneği taşımadığı için sahtecilik suçu oluşturmayan bir içerik, muhatabın iradesini sakatlamak üzere kullanılmışsa dolandırıcılık suçunun hile unsuru olarak geçerliliğini sürdürür.
Sahte Belge Türleri ve Öngörülen Hapis Cezaları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli sayılan resmî belgelerde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi
belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak
düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren,
gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu
görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar
geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında
artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Özel belgede sahtecilik eylemleri 5237 sayılı Kanun'un 207. maddesinde yaptırıma bağlanmıştır. Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi aldatacak şekilde değiştirip kullanan ya da sahte olduğunu bilerek kullanan kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 207Kaynağı aç
gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Özel belge niteliğindeki bazı belgeler, kanundaki açık koruma nedeniyle resmî belge yaptırımına tabi tutulmuştur. 5237 sayılı Kanun'un 210. maddesinin 1. fıkrası uyarınca konusu emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olan sahtecilik fiillerinde resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 210Kaynağı aç
veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi,
tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
(2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen
tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin
kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir
sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre
cezaya hükmolunur.
Daha az cezayı gerektiren hal
Dolandırıcılık Suçu ve Nitelikli Hâller
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatarak failin kendisine veya başkasına yarar sağlaması basit dolandırıcılık suçunu oluşturur ve faile bir yıldan beş yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adli para cezası verilir. Yapay zekâ araçlarının kullanılması kanunda tek başına bağımsız bir nitelikli dolandırıcılık unsuru sayılmamıştır.
Eylemin nitelikli dolandırıcılık boyutuna ulaşması, 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesindeki seçimlik hâllerin somut olayda gerçekleşmesine bağlıdır. Dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşlarının araç yapılması, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç kılınması ya da failin kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtması suretiyle işlenmesi hâlinde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması ya da failin kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtması hâllerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Kamu kurum ve kuruluşlarının yalnızca araç yapılması hâlinde ise bu özel artırılmış asgari sınırlar uygulanmaz; temel nitelikli ceza aralığı esas alınır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Bilişim sistemlerinin suça araç kılındığının belirlenmesinde, sistemin yalnızca taraflar arasında basit bir iletişim vasıtası olarak mı kaldığı, yoksa hilenin kurulmasında, belgenin iletilmesinde ve haksız menfaatin elde edilmesinde esaslı rol mü oynadığı değerlendirilir.
5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında; suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılarak tayin olunur.
Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçlarının Birlikte Cezalandırılması
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 212. maddesi gereğince, sahte resmî veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde, fail hakkında hem belgede sahtecilik hem de haksız yarar sağlamaya yönelik işlenen dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı cezaya hükmolunur. Bu düzenleme nedeniyle sahte evrak üzerinden menfaat temin eden faillere iki ayrı suçtan bağımsız ceza verilir.
Mağdurun evraktaki sahteliği erken fark ederek ödeme yapmaması durumunda, dolandırıcılık suçu menfaat temin edilemediği için teşebbüs aşamasında kalabilir. Ancak fail sahte evrakı düzenleyip kullanmışsa, sahtecilik suçunun unsurları tamamlanmış sayılacağından fail dolandırıcılıktan teşebbüs, sahtecilikten ise tamamlanmış suç hükümleri uyarınca cezalandırılır.
Bilişim Sistemlerine Müdahale ve Kart Kötüye Kullanımı
Yapay zekâyla sahte evrak tanzimi veya iletimi esnasında bir bilişim sistemine rıza dışı müdahale edilmesi bağımsız suç oluşturabilir. 5237 sayılı Kanun'un 243. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir bilişim altyapısına veya sistemin bir parçasına yetkisiz erişim sağlayarak orada kalmayı sürdüren faile bir yıla kadar hapis veya adli para cezası yaptırımı öngörülmüştür.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası verilir.[100]
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen
sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi
içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme
girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
Haksız menfaatin başkasına ait ödeme vasıtaları kullanılarak elde edilmesi durumunda 5237 sayılı Kanun'un 245. maddesinin 1. fıkrası tatbik edilir. Başkasına ait banka veya kredi kartını rızaya aykırı şekilde elinde tutarak kullanan veya kullandıran kişi, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile karşı karşıya kalır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245Kaynağı aç
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa
olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın
kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya
kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka
veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç
yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya
kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi,
fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin
veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren
fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin
pişmanlık hükümleri uygulanır.
Yasak cihaz veya
programlar
Yapay Zekâ Sahteciliğinde Dijital Delillerin Tespiti
Yapay zekâ kullanılarak üretilen sahte belgelere ilişkin ceza soruşturmalarında teknik verilerin tespiti zorunludur. Soruşturma aşamasında sahte belgenin orijinal dijital dosyası, dosya metadata bilgileri, oluşturulma ve son değiştirilme zaman damgaları, dosyanın hash değeri, belgenin gönderildiği e-posta ve anlık mesaj kayıtları, ilgili IP ve oturum logları ile yapay zekâ platformuna ait kullanıcı hesap verileri toplanarak adli incelemeye tabi tutulur.
Yapay zekâyla hazırlanan sahte evrakla dolandırıcılıkta hangi suçlardan ceza verilir?
Sahte belgeyle menfaat temin edilmesi hâlinde fail Türk Ceza Kanunu'nun 212. maddesi gereğince hem sahtecilik suçundan hem de dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Yapay zekâ kullanılması cezayı doğrudan artıran nitelikli bir hâl midir?
Yapay zekâ kullanımı kanunda tek başına müstakil bir nitelikli dolandırıcılık hâli sayılmaz; ancak eylem bilişim sistemleri veya banka kurumları araç kılınarak işlenirse nitelikli dolandırıcılık hükümleri uygulanır.
Yapay zekâyla çek veya bono tanzim edilirse ceza nasıl belirlenir?
Kambiyo senetleri Türk Ceza Kanunu'nun 210. maddesi uyarınca resmî belge hükmünde korunduğundan, bu senetleri sahte üreten kişi hakkında resmî belgede sahtecilik cezası tatbik edilir.
Sahte evrakı fark edip ödeme yapmayan mağdurun şikâyetinde ceza çıkar mı?
Maddi menfaat sağlanamadığında dolandırıcılık suçu teşebbüs aşamasında kalsa bile, sahte belge düzenlenip kullanılmışsa fail tamamlanmış sahtecilik suçundan cezalandırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

