Yapay Zekâ Kullanımı ve İş Akdinin Feshinde Temel İlkeler
Şirket verisinin bir yapay zekâ sistemine yüklenmesi her somut uyuşmazlıkta kendiliğinden ve otomatik olarak haklı fesih sonucunu doğurmaz. Uygulanacak yaptırımın türü; sisteme aktarılan bilginin niteliğine, başvurulan yapay zekâ sisteminin teknik güvenlik özelliklerine, çalışanın kastına veya kusuruna, işyerinde önceden belirlenmiş düzenlemelere, çalışana bu alanda verilmiş eğitimlere ve eylemle ortaya çıkan tehlikenin ağırlığına göre tayin edilir. Bu unsurların varlığına ve ağırlığına göre ihtar, disiplin cezası, geçerli fesih veya haklı fesih gündeme gelebilir. Haklı feshin uygulanabilmesi için gerçekleşen fiilin iş ilişkisini derhâl sona erdirmeyi haklı kılacak ağırlıkta bulunması gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 396. maddesinin birinci fıkrası uyarınca işçi, üstlendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. Aynı maddenin dördüncü fıkrası kapsamında işçi, iş gördüğü sırada edindiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri hizmet ilişkisinin devamı boyunca kendi yararına kullanamayacağı gibi üçüncü kişilere de açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin gerektirdiği ölçüde sır saklama borcu, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra dahi varlığını korur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 396Kaynağı aç
Yönetim Hakkı, İç Yönergeler ve Genel İşlem Koşulları Denetimi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 399. maddesine göre işveren, işin yürütülmesi ve personelin işyerindeki davranışlarına ilişkin genel düzenlemeler yapma ve özel talimatlar verme yetkisine sahiptir. İşçiler ise bu kural ve talimatlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymakla yükümlüdür. İşyerinde yapay zekâ araçlarının kullanım esasları, erişim sınırları ve veri giriş yasakları da bu yönetim hakkı kapsamında şekillendirilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 399Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesi gereğince genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme kayıtlarıdır. Çok sayıda personel için önceden hazırlanan yapay zekâ ve gizlilik hükümleri de genel işlem koşulu niteliği taşıyabilir. Personele bu kuralların varlığı hakkında açıkça bilgi verilmemesi ya da içeriğini öğrenme olanağının sağlanmaması durumunda çalışan aleyhine getirilen hükümler yazılmamış sayılabilir ve çalışanın kusursuz sorumluluğunu öngören sözleşme hükümleri geçersiz kabul edilebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 20Kaynağı aç
Çalışanın Kusur Sorumluluğu ve Kişisel Veri Güvenliği
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 400. maddesi uyarınca işçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur. Bu hukuki sorumluluğun tayininde işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmemesi ile çalışanın işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri dikkate alınır. Harici sistemlere şirket verisi girilirken personelin teknik tecrübesi ve pozisyonu bu ölçütler dahilinde incelenir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 400Kaynağı aç
Hizmet ilişkisinde işveren, 6098 sayılı Kanun'un 417. maddesi uyarınca işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamak zorundadır. Aynı Kanun'un 419. maddesi gereğince işveren, personele ait kişisel verileri ancak işçinin işe yatkınlığıyla ilgili veya hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabilir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında veri sorumlusu; kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini, verilere hukuka aykırı erişilmesini önlemek ve verilerin muhafazasını temin etmek için gerekli her türlü teknik ve idari tedbiri almakla yükümlüdür. Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler öğrendikleri kişisel verileri kanuna aykırı biçimde başkasına açıklayamaz veya işleme amacı dışında kullanamaz; bu sır saklama borcu görevden ayrıldıktan sonra da sürer. Kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde durum en kısa sürede hem ilgili kişiye hem de Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bildirilir. Kurul, söz konusu en kısa süre ölçütünü öğrenme tarihinden itibaren en geç 72 saat olarak yorumlamaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 417Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 419Kaynağı aç
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 12Kaynağı aç
Fesih Usulü, Fesih Süreleri ve Yargı Yolu
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca; işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması, meslek sırlarını ortaya atması gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması durumunda işveren iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin derhâl feshedebilir. Şirket verilerinin yapay zekâya yüklenmesinin bu bent kapsamında haklı fesih oluşturabilmesi için davranışın iş ilişkisini derhâl sona erdirmeyi haklı kılacak ağırlıkta bulunması gerekir. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan bu hâller sebebiyle sözleşmeyi kanunda öngörülen süre içinde fesheden tarafın diğer taraftan tazminat hakkı saklıdır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllere dayalı fesih yetkisinin kullanımı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesinde süreye bağlanmıştır. Taraflardan birinin bu tür davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra fesih hakkı kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlamış olması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz.
İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih gerekçesini açık ve kesin bir şekilde belirtmekle yükümlüdür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi gereğince, savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle geçerli nedenle feshedilemez. Buna karşılık, aynı maddede işverenin 25. maddenin ikinci fıkrasındaki şartlara dayalı haklı fesih hakkı saklı tutulmuştur. Dolayısıyla İş Kanunu m. 25/II kapsamındaki fesihlerde işçinin savunmasının alınması mutlak bir geçerlilik şartı olmamakla birlikte olayın aydınlatılması ve ispat açısından önem taşır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 19Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca işçi, feshin anılan maddede öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla 18, 20 ve 21. madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir; haklı fesih iddiası yargı yolunu kendiliğinden kapatmaz.
Şirket verisini yapay zekâya yüklemek doğrudan haklı fesih sebebi midir?
Şirket verisinin yapay zekâya yüklenmesi otomatik olarak haklı fesih sebebi sayılmaz; eylemin ağırlığı, verinin gizliliği, kullanılan sistemin özellikleri, şirket kuralları ve doğan risk değerlendirilerek uyarı, geçerli fesih veya haklı fesih hükümleri uygulanır.
Yapay zekâ kullanımına dayalı fesihlerde savunma alınması şart mıdır?
İşçinin davranışı neden gösterilerek yapılan geçerli fesihte savunma alınması yasal bir zorunluluktur; ancak 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II kapsamındaki haklı fesihlerde savunma alınması mutlak bir geçerlilik şartı olarak aranmamaktadır.
İşverenin haklı fesih yetkisini kullanması için öngörülen kanuni süre nedir?
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllere dayalı fesih hakkı, durumun öğrenildiği günden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; işçinin maddi çıkar sağladığı durumlarda bir yıllık süre sınırı uygulanmaz.
Yapay zekâ kullanımı nedeniyle haklı sebeple işten çıkarılan işçi dava açabilir mi?
İş Kanunu m. 25 son fıkrası uyarınca işçi, yapılan feshin yasal haklı neden koşullarını taşımadığı iddiasıyla kanunun 18, 20 ve 21. maddeleri kapsamında yargı yoluna başvurabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

