Maaş Haczi Sürecinde İşverenin Yasal Yükümlülükleri

by Avukat Erdal Ersoy
Maaş Haczi Sürecinde İşverenin Yasal Yükümlülükleri

Maaş haczi, hakkında kesinleşmiş icra takibi bulunan borçlunun işvereni nezdinde elde ettiği maaş, ücret ve benzeri gelirlerinin, alacaklının talebi üzerine İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde haczedilmesini ifade eder.

Maaş ve Ücretlerde Haciz Kapsamı ile Yasal Kesinti Oranları

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83/1 uyarınca maaşlar, tahsisat ve her türlü ücretler, intifa hakları ve hasılatı, mahkeme ilamına dayanmayan nafakalar ile tekaüt sandıklarınca veya sigortalarca bağlanan irat ve emekli maaşları; borçlu ve ailesinin geçimi için icra memuru tarafından zorunlu takdir edilen tutar düşüldükten sonra haczedilebilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında haczedilecek miktarın söz konusu gelirlerin dörtte birinden az olamayacağı düzenlenmiştir. Buna karşılık 4857 sayılı İş Kanunu m. 35 uyarınca işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez ve başkasına devir veya temlik olunamaz. Aynı maddede borçlunun bakmakla yükümlü olduğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilen miktarın bu sınıra dâhil olmadığı ve nafaka alacaklılarının haklarının saklı tutulduğu hükme bağlanmıştır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 83Kaynağı aç
Madde 83 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. (Değişik: 12/4/1968 – 1045/1 md.) Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Önceden yapılan anlaşmalar:
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 35Kaynağı aç
Madde 35 – İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır. Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hakedişlerinden ücreti kesme yükümlülüğü

İşçiye işvereni tarafından ödenen aylık net ücretin yanı sıra prim, ikramiye, fazla mesai alacakları, performansa bağlı ödemeler ile nakdi olarak verilen yol ve yemek yardımları kural gereği dörtte bir oranında haciz kesintisine tabidir.

Farklı Ödeme Kalemleri ve Haczedilemeyen Gelirler

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve sendikal tazminat gibi ödemeler, ücret niteliğinde kabul edilmediği gerekçesiyle genel olarak maaş haczindeki dörtte bir oranı sınırlamasına tabi tutulmamakta ve tamamının hacze konu edilebileceği değerlendirilmektedir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 82/1-11 uyarınca, vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan ya da irat şeklinde verilen veya verilmesi gereken paralar haczedilemez. Ayrıca geçici iş göremezlik, kısa çalışma ve işsizlik ödenekleri ile iş kazası ve meslek hastalığı tazminatlarının işçinin ve ailesinin asgari geçimini sağlama gayesiyle kural olarak hacze konu edilemeyeceği, nafaka borçlarının ise bu kuralın istisnasını oluşturduğu kabul edilmektedir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 82Kaynağı aç
Madde 82 – (Değişik: 18/2/1965-538/46 md.) Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: 1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar, 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, 3. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası,[36] 4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları, 5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları, 6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım olan tohumluğu, 7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alat ve edevat, Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları, 8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar, 9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, Askeri malüllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri, 10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar, 11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar, 12. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Borçlunun haline münasip evi, 13. (Ek: 2/7/2012-6352/16 md.) Öğrenci bursları. Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.[37] (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir. Kısmen haczi caiz olan şeyler:

Nafaka Borçlarında Kesinti Rejimi

Nafaka alacaklarında kesinti uygulanırken aylık cari nafaka ile birikmiş nafaka borçları arasında ayrıma gidilmektedir. Aylık cari nafaka ödemelerinde kanuni bir üst sınır öngörülmediği kabul edildiğinden, takdir edilen nafaka tutarı maaşın dörtte birinden fazla olsa dahi tam olarak kesilip icra dosyasına aktarılır. Adi alacak niteliğinde görülen birikmiş geçmiş dönem nafaka borçlarında ise genel kural işletilerek azami dörtte bir kesinti sınırı uygulanır.

İşverenin Yasal Bildirim ve Kesinti Yükümlülükleri

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 355 uyarınca, memur veya işçilerin maaş ve ücretlerinden kesinti yapılması amacıyla icra dairelerince çıkarılan tebligatı alan muhataplar, haczin uygulandığını ve borçlunun maaş miktarını en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirmekle yükümlüdür. İşveren, borç tamamen ödeninceye kadar icra tebligatı gereğince haczedilen tutarı maaştan tevkif edip derhâl icra dairesine aktarmak zorundadır. Ayrıca borçlunun maaşında, görevinde veya başka bir şubeye nakil yoluyla meydana gelen değişiklikler ile işten ayrılma hâli de derhâl icra dairesine bildirilmelidir; nakil durumunda işçinin nakledildiği şube veya amiri de haciz işleminden haberdar edilmelidir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 355Kaynağı aç
Madde 355 – Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar. Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı mucip olacak surette vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti de malmemuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden o şube veya amirini haberdar etmeğe mecburdur. Yukarıdaki maddeye riayet etmeyenler hakkında hükümler:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83/2 uyarınca maaş veya ücret üzerinde birden fazla haciz bulunması hâlinde bunlar sıraya konur ve sırada önde olan haczin kesintisi tamamlanmadıkça sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Hacizler arasındaki bu önceliğin haciz müzekkerelerinin işverene tebliğ edildiği tarihe göre belirleneceği ve sırası gelen dosya tamamen tahsil edilmeden sonrakine geçilemeyeceği kabul edilirken, işverenin yeni bir haciz bildirimi aldığında durumu icra müdürlüğüne bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Yükümlülüklerin İhlalinde Hukuki ve Cezai Sorumluluk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 356 uyarınca, yasal bildirim ve kesinti kurallarına riayet etmeyerek kesinti yapmayan veya kestiği parayı ilk vasıta ile göndermeyenlerin parası, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır. Bu kişilerin asıl borçluya karşı kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı mevcuttur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 356Kaynağı aç
Madde 356 – Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır. Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır. Yukarki madde hükümlerine riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir hakkında istenecek malümatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup olduğu dairenin vazifesidir. Cumhuriyet savcılığınca takip:

İcra ve İflas Kanunu m. 338/1 uyarınca mevzuat gereğince talep edilen beyanı gerçeğe aykırı biçimde sunan kişiler, alacaklının şikâyet etmesi durumunda üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Aynı Kanunun 357. maddesi gereğince, icra dairesinin kanuna dayanan tebliğ ve talimatlarını makbul bir mazeret bulunmaksızın yerine getirmeyen ilgililer hakkında ilgili dairece ön soruşturma yapılmasına lüzum görülmeksizin Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan takibat yürütülür. Ayrıca memurun açık talimatına rağmen kesintinin yapılmaması yahut tutarın aktarılmasının engellenmesi durumunda Kabahatler Kanunu m. 32 çerçevesinde emre aykırı davranıştan ötürü idari para cezası uygulanabileceği ileri sürülmekle birlikte, söz konusu yaptırımın işletilebilmesi için ilgili özel kanunda açık düzenleme bulunması şartı aranmaktadır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 338Kaynağı aç
Madde 338 – (Değişik: 31/5/2005-5358/9 md.) Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hakkında aciz vesikası alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz vesikası hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına bağlanmasından en geç beş sene içinde müracaatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra mahkemesinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını icra mahkemesi kararının kesinleşmesinden  itibaren en geç bir ay içinde ve aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra dairesine yatırmaya mecburdur. Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu hakkında bir yıla kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi bir yılı geçemez. Borçlunun nafaka borçluları dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari ücretin üstünde eline geçen para ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirlenecek kısmını, icra veznesine yatırmak mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İkinci fıkradaki hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş ise, bunlar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir. Beyandan sonra mal ve kazançta olan tezayüdü bildirmeyen borçlunun cezası:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 357Kaynağı aç
Madde 357 – İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarlar mecburdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır. Üçüncü şahsa bırakılan mallar:
5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – (1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir. (2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir. (3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye yapılmış sayılır. Dilencilik
İşveren maaş haczi müzekkeresine ne kadar sürede cevap vermelidir?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 355 uyarınca muhatap işveren, haczin icra edildiğini ve çalışanın maaş ve ücret miktarını en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirmek zorundadır.

Birden fazla maaş haczi geldiğinde kesinti nasıl yapılır?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83/2 uyarınca birden fazla haciz sıraya konur ve sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Hacizlerin işverene tebliğ sırasına göre takibi yapılır ve yeni bir haciz tebliğ edildiğinde durumun icra dairesine bildirilmesi gerekir.

Kıdem ve ihbar tazminatının tamamı haczedilebilir mi?

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve sendikal tazminat gibi ödemeler ücret niteliğinde görülmediğinden, genel olarak dörtte bir kesinti sınırlamasına tabi tutulmaksızın tamamının hacze konu edilebileceği kabul edilmektedir.

İşveren maaş kesintisini icra dairesine yatırmazsa ne olur?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 356 uyarınca kesilmeyen veya ilk vasıta ile gönderilmeyen para, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmaksızın icra dairesince ilgililerin maaş veya sair mallarından alınır; bu kişilerin borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı bulunur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu