Maaş haczi, hakkında kesinleşmiş icra takibi bulunan borçlunun işvereni nezdinde elde ettiği maaş, ücret ve benzeri gelirlerinin, alacaklının talebi üzerine İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde haczedilmesini ifade eder.
Maaş ve Ücretlerde Haciz Kapsamı ile Yasal Kesinti Oranları
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83/1 uyarınca maaşlar, tahsisat ve her türlü ücretler, intifa hakları ve hasılatı, mahkeme ilamına dayanmayan nafakalar ile tekaüt sandıklarınca veya sigortalarca bağlanan irat ve emekli maaşları; borçlu ve ailesinin geçimi için icra memuru tarafından zorunlu takdir edilen tutar düşüldükten sonra haczedilebilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında haczedilecek miktarın söz konusu gelirlerin dörtte birinden az olamayacağı düzenlenmiştir. Buna karşılık 4857 sayılı İş Kanunu m. 35 uyarınca işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez ve başkasına devir veya temlik olunamaz. Aynı maddede borçlunun bakmakla yükümlü olduğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilen miktarın bu sınıra dâhil olmadığı ve nafaka alacaklılarının haklarının saklı tutulduğu hükme bağlanmıştır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 83Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 35Kaynağı aç
İşçiye işvereni tarafından ödenen aylık net ücretin yanı sıra prim, ikramiye, fazla mesai alacakları, performansa bağlı ödemeler ile nakdi olarak verilen yol ve yemek yardımları kural gereği dörtte bir oranında haciz kesintisine tabidir.
Farklı Ödeme Kalemleri ve Haczedilemeyen Gelirler
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve sendikal tazminat gibi ödemeler, ücret niteliğinde kabul edilmediği gerekçesiyle genel olarak maaş haczindeki dörtte bir oranı sınırlamasına tabi tutulmamakta ve tamamının hacze konu edilebileceği değerlendirilmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 82/1-11 uyarınca, vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan ya da irat şeklinde verilen veya verilmesi gereken paralar haczedilemez. Ayrıca geçici iş göremezlik, kısa çalışma ve işsizlik ödenekleri ile iş kazası ve meslek hastalığı tazminatlarının işçinin ve ailesinin asgari geçimini sağlama gayesiyle kural olarak hacze konu edilemeyeceği, nafaka borçlarının ise bu kuralın istisnasını oluşturduğu kabul edilmektedir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 82Kaynağı aç
Nafaka Borçlarında Kesinti Rejimi
Nafaka alacaklarında kesinti uygulanırken aylık cari nafaka ile birikmiş nafaka borçları arasında ayrıma gidilmektedir. Aylık cari nafaka ödemelerinde kanuni bir üst sınır öngörülmediği kabul edildiğinden, takdir edilen nafaka tutarı maaşın dörtte birinden fazla olsa dahi tam olarak kesilip icra dosyasına aktarılır. Adi alacak niteliğinde görülen birikmiş geçmiş dönem nafaka borçlarında ise genel kural işletilerek azami dörtte bir kesinti sınırı uygulanır.
İşverenin Yasal Bildirim ve Kesinti Yükümlülükleri
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 355 uyarınca, memur veya işçilerin maaş ve ücretlerinden kesinti yapılması amacıyla icra dairelerince çıkarılan tebligatı alan muhataplar, haczin uygulandığını ve borçlunun maaş miktarını en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirmekle yükümlüdür. İşveren, borç tamamen ödeninceye kadar icra tebligatı gereğince haczedilen tutarı maaştan tevkif edip derhâl icra dairesine aktarmak zorundadır. Ayrıca borçlunun maaşında, görevinde veya başka bir şubeye nakil yoluyla meydana gelen değişiklikler ile işten ayrılma hâli de derhâl icra dairesine bildirilmelidir; nakil durumunda işçinin nakledildiği şube veya amiri de haciz işleminden haberdar edilmelidir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 355Kaynağı aç
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83/2 uyarınca maaş veya ücret üzerinde birden fazla haciz bulunması hâlinde bunlar sıraya konur ve sırada önde olan haczin kesintisi tamamlanmadıkça sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Hacizler arasındaki bu önceliğin haciz müzekkerelerinin işverene tebliğ edildiği tarihe göre belirleneceği ve sırası gelen dosya tamamen tahsil edilmeden sonrakine geçilemeyeceği kabul edilirken, işverenin yeni bir haciz bildirimi aldığında durumu icra müdürlüğüne bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Yükümlülüklerin İhlalinde Hukuki ve Cezai Sorumluluk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 356 uyarınca, yasal bildirim ve kesinti kurallarına riayet etmeyerek kesinti yapmayan veya kestiği parayı ilk vasıta ile göndermeyenlerin parası, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır. Bu kişilerin asıl borçluya karşı kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı mevcuttur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 356Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu m. 338/1 uyarınca mevzuat gereğince talep edilen beyanı gerçeğe aykırı biçimde sunan kişiler, alacaklının şikâyet etmesi durumunda üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Aynı Kanunun 357. maddesi gereğince, icra dairesinin kanuna dayanan tebliğ ve talimatlarını makbul bir mazeret bulunmaksızın yerine getirmeyen ilgililer hakkında ilgili dairece ön soruşturma yapılmasına lüzum görülmeksizin Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan takibat yürütülür. Ayrıca memurun açık talimatına rağmen kesintinin yapılmaması yahut tutarın aktarılmasının engellenmesi durumunda Kabahatler Kanunu m. 32 çerçevesinde emre aykırı davranıştan ötürü idari para cezası uygulanabileceği ileri sürülmekle birlikte, söz konusu yaptırımın işletilebilmesi için ilgili özel kanunda açık düzenleme bulunması şartı aranmaktadır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 338Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 357Kaynağı aç
5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 32Kaynağı aç
İşveren maaş haczi müzekkeresine ne kadar sürede cevap vermelidir?
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 355 uyarınca muhatap işveren, haczin icra edildiğini ve çalışanın maaş ve ücret miktarını en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirmek zorundadır.
Birden fazla maaş haczi geldiğinde kesinti nasıl yapılır?
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83/2 uyarınca birden fazla haciz sıraya konur ve sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Hacizlerin işverene tebliğ sırasına göre takibi yapılır ve yeni bir haciz tebliğ edildiğinde durumun icra dairesine bildirilmesi gerekir.
Kıdem ve ihbar tazminatının tamamı haczedilebilir mi?
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve sendikal tazminat gibi ödemeler ücret niteliğinde görülmediğinden, genel olarak dörtte bir kesinti sınırlamasına tabi tutulmaksızın tamamının hacze konu edilebileceği kabul edilmektedir.
İşveren maaş kesintisini icra dairesine yatırmazsa ne olur?
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 356 uyarınca kesilmeyen veya ilk vasıta ile gönderilmeyen para, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmaksızın icra dairesince ilgililerin maaş veya sair mallarından alınır; bu kişilerin borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı bulunur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

