Vergi Usul Kanununda Kaçakçılık Suçları ve Cezaları

by Avukat Erdal Ersoy
Vergi Usul Kanununda Kaçakçılık Suçları ve Cezaları

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesi kaçakçılık fiillerini bentlere ayırır ve hapis cezası öngörür. Saklanması ve ibrazı zorunlu defter ve kayıtlarda hesap veya muhasebe hilesi, tahrif, gizleme ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge (a) bendindedir. Defter veya belgeyi yok etmek ve sahte belge (b), anlaşmasız belge basımı (c) bendine girer. Ödeme kaydedici cihaz ile kayıt dışı satış denetimine müdahale (ç), özel etiket ve işaret sistemine müdahale (d) bendindedir. Ceza, fiile göre on sekiz aydan beş yıla, iki yıldan sekiz yıla ya da üç yıldan sekiz yıla kadar hapis olarak değişir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 359Kaynağı aç
Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.) a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, 2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.[138] b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ç) (Ek:29/4/2021-7318/4 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. d) (Ek:30/11/2022-7423/1 md.) 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile düzenlenen piyasalarda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetki verilip verilmediğine bakılmaksızın, mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılmasına zorunluluk getirilen özel etiket ve işaretlerle ürünlerin etiketlenmesi veya işaretlenmesi ve etiketlenen veya işaretlenen ürün bilgilerinin kurulan veri merkezine aktarılmasını sağlayan sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyenler veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/9/2023 tarihli ve E.: 2022/81, K.: 2023/153 sayılı Kararı ile.) (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır. Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. Cezadan indirim[139]

Hesap hilesi, tahrif, gizleme ve yanıltıcı belge

(a) bendi, vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ile ibraz mecburiyeti bulunan defter ve kayıtları konu alır. Birinci alt bent üç grubu kapsar. Birincisi, bu defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapanlardır. İkincisi, gerçek olmayan veya kayda konu işlemle ilgisi bulunmayan kişi adına hesap açanlardır. Üçüncüsü, kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahı azalacak biçimde tamamen veya kısmen başka deftere, belgeye ya da kayıt ortamına geçirenlerdir.

İkinci alt bent, aynı defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenleri ve gizleyenleri kapsar. Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyenler ile bu belgeleri kullananlar da bu alt benttedir. (a) bendinde sayılanlar hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Defter ve belgeler, noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle varlıkları sabit olduğu halde inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere verilmezse, bu hal fıkranın uygulanmasında gizleme kabul edilir.

Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgede gerçek bir muamele veya durum vardır. Belge bu muamele veya durumu mahiyet ya da miktar yönünden gerçeğe aykırı yansıtıyorsa yanıltıcı belgedir.

Defteri yok etme ve sahte belge

(b) bendi, vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ile ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenleri kapsar. Defter sayfalarını yok edip yerine başka yaprak koyanlar ile hiç yaprak koymayanlar da bu benttedir. Belgenin aslını veya suretini tamamen ya da kısmen sahte düzenleyenler ve bu belgeleri kullananlar üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir. Yanıltıcı belgede gerçek muamele veya durum bulunur; aykırılık mahiyet veya miktardadır. Sahte belgede ise belgenin dayandığı gerçek muamele veya durum yoktur.

Anlaşmasız belge basımı

(c) bendi, bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgelere ilişkindir. Bakanlıkla anlaşması olmadığı halde bu belgeleri basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kullanma fiilinde metin, bilerek kullanmayı arar.

Cihaz, denetim ve etiket sistemine müdahale

(ç) bendi, 29/4/2021 tarihli ve 7318 sayılı Kanunun 4. maddesiyle eklenmiştir. Kapsam, Hazine ve Maliye Bakanlığından yetki almaksızın ödeme kaydedici cihazın mührünü kaldırmayı ve cihazın donanımını ya da yazılımını değiştirmeyi içerir. Yetki verilmiş olsun ya da olmasın, cihazın hafıza birimlerine veya elektronik devre elemanlarına müdahale de bu benttedir. Harici donanım ve yazılım bağlantısı ile kayıt dışı satışı önlemeye yönelik elektronik kontrol ve denetim sistemlerine veya ilgili diğer sistemlere fiziksel yolla ya da bilişim yoluyla yapılan müdahale aynı kapsama girer.

Cezalandırılan sonuç, bu müdahale ile satışa ait mali belge veya bilginin cihazda kaydının engellenmesi, kayıtlı bilginin değiştirilmesi veya silinmesidir. Ödeme kaydedici cihaz, bağlantılı donanım ve sistemler ya da ilgili elektronik sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığına veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verinin iletilmesini önlemek ya da bunların gerçeğe uygun olmayan biçimde iletilmesine sebebiyet vermek de aynı kapsamdadır. Ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir.

(d) bendi, 30/11/2022 tarihli ve 7423 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenmiştir. Kapsam, 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Kanunla düzenlenen piyasalardır. Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetki verilmiş olması ya da verilmemiş olması bu bentte ayrım yaratmaz. Konu, mükerrer 257. maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak için kullanılması zorunlu tutulan özel etiket ve işaretlerle ürünlerin etiketlenmesi veya işaretlenmesi ile bu ürün bilgilerinin veri merkezine aktarımını sağlayan sisteme yapılan müdahaledir. Müdahale fiziksel veya bilişim yoluyla olabilir. Bu müdahale sonucunda Bakanlığa elektronik ortamda gitmesi gereken belge, bilgi veya verinin iletimini engelleyen ya da bunların gerçeğe uygun olmayan biçimde iletilmesine yol açan kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Pişmanlık bildiriminin şartları

371. maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında 359. madde hükmü uygulanmaz.

371. madde, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükellefler ile bu fiillerin işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesini düzenler. Yazılı kayıt ve şartlarla haklarında vergi ziyaı cezası kesilmez. 359. maddedeki ceza hükmünün uygulanmaması, vergi ziyaı cezasına bağlanan bu sonuçtan ayrı olarak 359. maddedeki yollamaya bağlıdır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 371Kaynağı aç
Madde 371 – (Değişik: 23/1/2008-5728/281 md.) Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez. 1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.). 2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde haber verilen olayın ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın ve ilgili olduğu vergi türünün takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.[147] 3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması. 4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi. 5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi. Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz. (Ek fıkra:14/10/2021-7338/42 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Ölüm:

Mükellefin haber verdiği tarihten önce, bir muhbir tarafından herhangi bir resmî makama dilekçe ile veya sözlü beyanı tutanakla tevsik edilerek ihbarda bulunulmamış olmalıdır. Dilekçe veya tutanağın resmî kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.

Haber verme dilekçesi, yetkili memurlarca mükellef nezdinde ilgili vergi türüne ilişkin vergi incelemesine başlanmadan veya olay ve ilgili vergi türü takdir komisyonuna intikal ettirilmeden önce verilmiş ve resmî kayıtlara geçirilmiş olmalıdır. Aynı şarttaki parantez, kaçakçılık suçunu oluşturan fiillerin işlendiğinin tespitinden öncesini de gösterir.

Hiç verilmemiş vergi beyannameleri, haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak on beş gün içinde tevdi edilir. Eksik veya yanlış beyan, haber verme tarihinden başlayarak on beş gün içinde tamamlanır veya düzeltilir.

Haber verilen ve ödeme süresi geçmiş vergiler, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinde belirtilen nispetteki gecikme zammı oranında bir zamla birlikte, haber verme tarihinden başlayarak on beş gün içinde ödenir.

371. madde hükümleri emlak vergisi bakımından uygulanmaz. 14/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Kanunun 42. maddesiyle eklenen fıkra, Hazine ve Maliye Bakanlığına maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verir.

Ödemeye bağlı ceza indirimi

8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 4. maddesiyle eklenen fıkrada indirim, 359. maddedeki fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı tarhiyata özgüdür. Soruşturma evresinde ödeme yapılırsa verilecek ceza yarı oranında indirilir. Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödeme yapılırsa indirim üçte bir oranındadır. Ödenmesi gereken kalemler, tarh edilen verginin tamamı, gecikme faizi, gecikme zammının tamamı, kesilen cezaların yarısı ve bu yarım cezaya isabet eden gecikme zammıdır.

Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu cümle ayrıca bir ödeme şartı yazmaz.

8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 4. maddesiyle eklenen fıkralardan biri, 359. madde metninde iptal edilmiş fıkra olarak gösterilir.

Birden fazla dönem ve zincirleme suç

8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 4. maddesiyle eklenen başka bir fıkra, aynı suç işleme kararının icrası içinde birden fazla takvim yılı veya vergilendirme döneminde işlenen 359. madde suçlarında Türk Ceza Kanununun 43. maddesinin uygulanacağını düzenler.

43. maddenin birinci fıkrasına göre, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suç birden fazla işlenirse tek cezaya hükmedilir. Bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır; artırım tek orana bağlanmamıştır. Suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
Madde 43- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.[5] Fikri içtima

Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi halinde de birinci fıkra uygulanır. Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında 43. madde hükümleri uygulanmaz.

Vergi ziyaı cezasının ayrıca kesilmesi

Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında 359. maddedeki cezaların uygulanması, 344. maddedeki vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel olmaz.

23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 275. maddesiyle birleştirilen fıkraya göre, 341. maddedeki hallerde vergi ziyaına sebebiyet verilirse mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359. maddedeki fiillerle sebebiyet verilirse bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat uygulanır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 344Kaynağı aç
Madde 344 – (Değişik: 22/7/1998-4369/11 md.) (Değişik, birleştirilen birinci ve ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/275 md.) 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır. (Mülga fıkra: 11/8/1999-4444/14 md.) (Ek fıkra:28/7/2024-7524/9 md.) Vergi kanunlarına göre mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde bu zorunluluğa uyulmaksızın vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralara göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak uygulanır. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı artırım hükmü tatbik edilir. Kaçakçılıkta ceza:

Vergi incelemesine başlandıktan veya takdir komisyonuna sevk edildikten sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için 344. madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.

28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 9. maddesiyle 344. maddeye eklenen fıkra, vergi ziyaı cezasında yüzde elli artırım öngörür. Artırım, mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde buna uyulmadan ve vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyet yürütülerek vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde uygulanır. Artırılan ceza, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralara göre kesilecek cezadır. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin sonraki tarhiyatlarda da bu artırım tatbik edilir.

Dava zamanaşımının çerçevesi

359. madde metni ayrı bir dava zamanaşımı süresi göstermez. Kamu davasına ilişkin süre, kanunda başka türlü yazılmış haller dışında Türk Ceza Kanununun 66. maddesine göre belirlenir. Belirlemede suçun kanundaki cezasının yukarı sınırı esas alınır. Seçimlik cezalarda hapis cezası dikkate alınır. Dosyadaki mevcut deliller itibarıyla daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller de gözetilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz. Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

Beş yıldan fazla olmayan hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda süre sekiz yıldır. Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda süre on beş yıldır. Bu sürelerin geçmesiyle kamu davası düşer. Hangi bentte hangi sürenin işleyeceği, o bent için uygulanacak cezanın yukarı sınırına göre belirlenir.

Zamanaşımı, tamamlanmış suçta suçun işlendiği günden, teşebbüste son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçta kesintinin gerçekleştiği günden ve zincirleme suçta son suçun işlendiği günden işlemeye başlar. Çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda süre, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işler.

Hükmün konusu ve davanın düşmesi

Ceza Muhakemesi Kanununun 225. maddesinin birinci fıkrasına göre hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Nitelendirmedeki bu serbestlik, birinci fıkradaki fiil ve fail sınırını kaldırmaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 225Kaynağı aç
Madde 225 – (1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. (2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir. İKİNCİ BÖLÜM Suç Niteliğinde Değişiklik Suçun niteliğinin değişmesi

Davanın düşmesi kararı hükümdür. Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde davanın düşmesine karar verilir. Şart henüz gerçekleşmemişse gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilir; bu karara itiraz edilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
Madde 223 – (1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. (2) Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir. (3) Sanık hakkında; a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması, b) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/30 md.) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi, c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması, d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi, Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. (4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen; a) Etkin pişmanlık, b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı, c) Karşılıklı hakaret, d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı, Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. (5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilir. (6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur. (7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. (8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir. (9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. (10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır. Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı

Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.

Sahte fatura hükmünde bozma gerekçeleri

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2015/2825 esas ve 2015/9100 karar sayılı kararında, defter ve belge ibraz etmemek suçundan verilen hükme yönelik temyiz ayrıca ele alınmıştır. Karar, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğunu ve temyizin mümkün bulunmadığını kabul etmiştir. Temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine oybirliğiyle karar verilmiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 67Kaynağı aç
Madde 67- (1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar. Ceza zamanaşımı

Aynı kararda, 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından verilen hükme yönelik temyizde temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir. Daire, dosyada örneği bulunan 01.03.2007 tarihli vergi tekniği raporu uyarınca faturaları düzenleyen şirket yetkilileri hakkında 2005 yılında sahte fatura düzenlemekten dava açılıp açılmadığının araştırılmasını, açılmışsa dosyanın getirilip incelenmesini, mümkünse birleştirilmesini, aksi halde ilgili delillerin onaylı örneklerinin alınmasını gözetmeden mahkûmiyet kurulmasını bozma sebebi saymıştır.

Faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi de bozma gerekçesindedir. Sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği bulunan ödeme belgeleri ile düzenleyen firmanın yeterli mal girişi veya üretimi dikkate alınarak gerektiğinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yapılması ve sanığın hukuki durumunun buna göre saptanması gerektiği kabul edilmiştir.

Kabule göre, vergi suçu raporu ve mütalaaya uygun 13.02.2009 tarihli iddianame ile 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından dava açılmıştır. Karar, bu iki fiilin birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğunu ve aynı yılda birden fazla fatura düzenlenmesi veya kullanılması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtir. Tek suçtan mahkûmiyet kurulması, bu kabule göre bozma sebebi sayılmıştır.

Yine kabule göre, iddianamede gösterilmeyen Türk Ceza Kanununun 43. maddesinin sanığa ek savunma hakkı verilmeden uygulanması bozma sebebi kabul edilmiştir. Hüküm kurulurken 62. maddenin gerekçe gösterilmeden uygulanmaması kanuna aykırı görülmüştür.

Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 53. madde uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. Daire, maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılmasını zorunlu görmüştür. Hükmün bozulmasına, CMUK'nın 326. maddesinin son fıkrası gereğince cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına ve yargılamanın bozma öncesi aşamadan sürdürülmesine 23.12.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verilmiştir.

Bu bozma oyçokluğuyladır. Karşı oy, kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği görüşündedir ve çoğunluğun eksik araştırma ile uygulamaya yönelik bozmasına katılmamıştır. Karşı oy, oyçokluğuyla verilen bozmanın sonucu değildir.

Eksik inceleme, kayıt ve suç tarihi

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2015/8649 esas ve 2016/264 karar sayılı dosyasında yerel hüküm, 213 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkûmiyettir. Daire bu hükmü 13.01.2016 tarihinde oyçokluğuyla, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası yoluyla 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bozmuş ve yargılamanın bozma öncesi aşamadan sürdürülmesine karar vermiştir.

Kararda sahte faturaların yasal defterlere kaydedilerek kullanıldığı, iddia ve kabul olarak anılır. Bu anlatım suçun sübutuna dair bir tespit değildir. Daire, sahte fatura kullanma suçunun maddi konusunun fatura olduğunu bozma gerekçesinde esas almıştır. Kararda yer verilen 227. maddenin 3. fıkrasına göre, öngörülen zorunlu bilgileri taşımayan belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır. Faturaların 230. maddedeki zorunlu bilgileri içermesi gerektiği de bu gerekçede belirtilir. Bu faturaların hiç düzenlenmemiş sayıldığı ayrıca bir hüküm olarak kurulmamıştır.

Daire, faturaları düzenleyenler hakkındaki vergi tekniği raporlarının aslı veya onaylı sureti ile 2005 yılında sahte fatura düzenlemekten açılmış davaların akıbetinin araştırılmasını, birleştirilememesi halinde dosya özetlerinin ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin getirilmesini gerekli görmüştür. Gerçek alım satım; sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim belgeleri, ticari teamüle uygun ödeme belgeleri ve bedelin satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediği yönünden ele alınır. Düzenleyenlerin üretimi, mal girişi veya stoğu dikkate alınarak tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması eksik inceleme sayılmıştır. Bu delil gerekçesi başka delilleri dışlayan bir kural olarak yazılmamıştır.

Kabule göre, suça konu faturalar gelir vergisinde kullanıldığı için gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 16.03.2006 yerine 2005 yılı olarak gösterilmesi yanlış bulunmuştur. Bu düzeltme anılan dosyaya özgüdür. Kasıtlı suçtan hapis cezası nedeniyle 53. madde uygulanmış olması, maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle yeniden değerlendirme zorunluluğu sayılmıştır.

Aynı dosyadaki muhalefet şerhi, sahte fatura kullanmanın faturanın deftere kaydedilmesiyle gerçekleştiğini belirtir. Bu görüş çoğunluk hükmü değildir. Çoğunluk, deftere kaydı kullanma anı olarak genel bir kurala bağlamamıştır.

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2015/2848 esas ve 2016/262 karar sayılı dosyasında bozulan yerel hüküm beraattir. İki sahte faturanın yasal defterlere kaydedilerek kullanıldığı yalnızca iddia olarak ele alınmış; deftere kaydın kullanma anlamına geldiği kabul edilmemiştir. Düzenleyen firma hakkındaki vergi suçu raporunun getirilmesi, yetkili hakkında 2005 yılında sahte fatura düzenlemekten dava açılıp açılmadığının ve açılmışsa akıbetinin araştırılması, birleştirilememesi halinde dosya özeti ile sahteliği belirleyen onaylı delillerin alınması gerekli görülmüştür.

Sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, ticari teamüle uygun ödeme belgeleri, bedelin kasa veya banka hesabına girişi, üretim, mal girişi ve stok ile karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yapılmadan beraat verilmesi eksik inceleme sayılmıştır. Hüküm 13.01.2016 tarihinde oyçokluğuyla bozulmuş ve yargılamanın bozma öncesi aşamadan sürdürülmesine karar verilmiştir. Bu beraat bozması, mahkûmiyet hükmünün bozulduğu dosya ile aynı olay veya aynı sonuç değildir.

Kabule göre, faturalar kurumlar vergisinde kullanıldığı için gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 16.04.2006 yerine 01.05.2006 olarak gösterilmesi yanlış bulunmuştur. Bu tarih anılan dosyadaki düzeltmedir ve kurumlar vergisi beyannamesinin genel süresini kuran bir kural değildir.

Takdiri indirimin ölçüsü

Türk Ceza Kanununun 62. maddesinin birinci fıkrasına göre, fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine müebbet hapis, müebbet hapis yerine yirmi beş yıl hapis verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. İndirim altıda bire kadardır; tek kesre bağlanmamıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.[20] (2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri (…)[21] göz önünde bulundurulabilir. (Ek cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.21 Mahsup

Takdiri indirim değerlendirilirken failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonra ve yargılama sırasında pişmanlığını gösteren davranışları ya da cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınabilir. 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenen cümle, duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelen şeklî tutum ve davranışların takdiri indirim nedeni sayılamayacağını belirtir. İndirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.

Sık sorulan sorular

Sahte belge ile yanıltıcı belge nasıl ayrılır?

Sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir. Gerçek muamele veya duruma dayandığı halde bunu mahiyet ya da miktar itibarıyla gerçeğe aykırı yansıtan belge ise muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgedir.

Defter ibraz etmemek gizleme sayılır mı?

Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olan defter ve belgeler, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmezse bu hal fıkranın uygulanmasında gizleme kabul edilir.

Pişmanlık bildirimi 359. maddeyi durdurur mu?

371. maddedeki şartlara uygun bildirim halinde 359. madde hükmü uygulanmaz. Bildirim, incelemeden, takdir komisyonuna intikalden ve kaçakçılık fiillerinin tespitinden önce yapılmalı; beyanname, düzeltme ve ödeme yükümlülükleri on beş gün içinde yerine getirilmelidir. Emlak vergisi bakımından 371. madde uygulanmaz.

Hapis cezası vergi ziyaı cezasına engel olur mu?

Hayır. 359. maddedeki cezaların uygulanması, 344. maddedeki vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel olmaz. Ziyaa 359. maddedeki fiillerle sebebiyet verilmişse bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere bir kat uygulanır.

Ödeme yapılırsa hapis cezası indirilir mi?

Verginin ziyaa uğratıldığının tespitine bağlı tarhiyatta, vergi ile gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı, kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammı soruşturmada ödenirse ceza yarı oranında, kovuşturmada hüküm verilinceye kadar ödenirse üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı ceza yoksa verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Birden fazla dönemde tek ceza verilir mi?

359. maddedeki suçlar birden fazla takvim yılı veya vergilendirme döneminde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenirse Türk Ceza Kanununun 43. maddesi uygulanır. 43. madde, kendi şartları varsa bir ceza verilmesini ve bu cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılmasını düzenler.

Dava zamanaşımı nasıl belirlenir?

359. madde ayrı bir süre yazmaz. Süre, kanunda başka türlü yazılmış haller dışında Türk Ceza Kanununun 66. maddesine ve cezanın yukarı sınırına göre belirlenir. Beş yılı aşmayan hapiste süre sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapiste on beş yıldır.

Anlaşmasız basılan belgeyi kullanmak suç mudur?

Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, anlaşması olmadan basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması temyiz edilir mi?

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2015/2825 esas ve 2015/9100 karar sayılı dosyasında, hüküm tarihinde yürürlükteki düzenlemeye göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yolu açık olduğundan temyiz mümkün görülmemiştir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu