Ret kararında itiraz ve mahkemeye başvuru
Uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesi hâlinde bu ret kararının iptali istenebilir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 80. maddesinde başvuru yolu ve süre, kararın hangi hüküm çerçevesinde alındığına göre ayrılır. 68, 72 ve 79. maddelere göre verilen kararlara karşı yalnızca yargı yoluna başvurulabilir. Bu üç madde dışındaki kararlarda ilgili kişi, yasal temsilcisi veya avukatı, tebliğden itibaren on gün içinde Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna itiraz edebilir.
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 80Kaynağı aç
Mahkemeye başvuruda 68. maddede düzenlenen yargı yolu ayrı tutulur. Bu ayrım saklı kalmak üzere, 72 ve 79. maddeler çerçevesinde alınan kararlara karşı tebliğden itibaren on beş gün, diğer idari karar ve işlemlere karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulabilir. Başvuruyu ilgili kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı yapar. Uluslararası koruma başvurusunun reddi, 72 veya 79. madde çerçevesinde alınan bir karar değilse ve 68. maddedeki yargı yoluna da girmiyorsa, diğer idari karar ve işlemler için öngörülen otuz günlük süre uygulanır.
72 ve 79. maddeler çerçevesinde mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu başvurular hakkında verdiği karar kesindir. On beş günlük sonuçlandırma ve kesinlik, yalnızca anılan iki madde çerçevesindeki başvurulara ilişkindir.
İtiraz veya yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar ilgili kişinin ülkede kalışına izin verilir.
Başvurunun sonuçlandırılması ve olumsuz kararın tebliği
Uluslararası koruma başvuruları, kayıt tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Genel Müdürlükçe sonuçlandırılır. Karar bu süre içinde verilemezse başvuru sahibi bilgilendirilir.
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 78Kaynağı aç
Genel Müdürlük, uluslararası koruma başvurularını sonuçlandırma yetkilerini valiliklere devredebilir.
Kararlar bireysel olarak verilir. 6458 sayılı Kanun'un 64. maddesinin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, aile adına yapılan başvuru bütün olarak değerlendirilir ve karar tüm aile üyelerini kapsar. Değerlendirmede menşe veya önceki ikamet ülkesinin mevcut genel şartları ile başvuru sahibinin kişisel şartları birlikte göz önünde bulundurulur.
Karar ilgiliye, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Olumsuz karar tebliğ edilirken maddi gerekçeler ve hukuki dayanaklar da gösterilir. İlgili kişi avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kararın sonucu ile itiraz usulleri ve süreleri hakkında kendisi veya yasal temsilcisi bilgilendirilir.
Ülkenin bir bölgesinde korunma imkânı
Zulüm veya ciddi zarar görme tehdidine karşı, başvuru sahibinin vatandaşı olduğu ülkede ya da önceki ikamet ülkesinin belirli bir bölgesinde koruma sağlanabiliyorsa ve başvuru sahibi o bölgeye güvenli şekilde seyahat edip oraya yerleşebilecek durumdaysa, uluslararası korumaya muhtaç olmadığına karar verilebilir. Her iki şart birlikte aranır. Bu değerlendirme, başvurunun tam olarak incelenmesine engel olmaz.
İkincil koruma statüsünün şartları
6458 sayılı Kanun'un 63. maddesi, mülteci veya şartlı mülteci olarak nitelendirilemeyen kişilere ilişkindir. Yabancı ya da vatansız kişiye ikincil koruma statüsü, statü belirleme işlemlerinden sonra verilir. Kişinin menşe ülkesine veya ikamet ülkesine geri gönderilmesi hâlinde ölüm cezasına mahkûm olacak ya da ölüm cezası infaz edilecek olması, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacak olması veya uluslararası ya da ülke genelindeki silahlı çatışmada ayrım gözetmeyen şiddet hareketleri nedeniyle şahsına yönelik ciddi tehditle karşılaşacak olması gerekir. Ayrıca bu nedenle menşe ülkesinin veya ikamet ülkesinin korumasından yararlanamaması ya da söz konusu tehdit nedeniyle bu korumadan yararlanmak istememesi aranır.
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 63Kaynağı aç
Uluslararası korumadan hariçte tutma
Başvuru sahibi üç hâlden birinde uluslararası korumadan hariçte tutulur. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği dışında başka bir Birleşmiş Milletler organı veya örgütünden hâlen koruma veya yardım görüyorsa hariçte tutma nedeni doğar. İkamet ettiği ülkenin yetkili makamlarınca, o ülke vatandaşlarının hak ve yükümlülüklerine sahip olarak tanınması da aynı sonucu doğurur. Sözleşmenin 1 inci maddesinin (F) fıkrasında belirtilen fiillerden suçlu olduğuna dair ciddi kanaat bulunması da uluslararası korumadan hariçte tutmayı gerektirir.
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 64Kaynağı aç
Birinci fıkranın (a) bendindeki koruma veya yardım herhangi bir nedenle sona ererse ve kişinin konumu Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda alınan kararlara göre kesin bir çözüme kavuşturulmamışsa, bu kişi Kanunun sağladığı korumadan yararlanabilir.
Başvuru sahibinin uluslararası koruma başvurusundan önce Türkiye dışında, saiki ne olursa olsun, zalimce eylemler yaptığını düşündürecek nedenler varsa değerlendirme birinci fıkranın (c) bendi kapsamında yapılır.
Birinci fıkranın (c) bendinde ve üçüncü fıkrada belirtilen suç ya da fiillerin işlenmesine iştirak eden veya bu fiillerin işlenmesini tahrik eden kişi de uluslararası korumadan hariçte tutulur. İştirak ve tahrik bakımından aranan bağ, bu hükümde anılan suç veya fiillerdir.
Yalnızca ikincil korumadan hariçte tutma
64. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi ile üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki hâllere ek olarak, ikincil korumaya ilişkin başka bir hariçte tutma vardır. Yabancı veya vatansız kişi, kamu düzeni ya da kamu güvenliği için tehlike oluşturduğuna dair ciddi emareler bulunuyorsa ikincil korumadan hariçte tutulur. (c) bendine girmese bile, Türkiye'de işlenmesi hâlinde hapis cezasını gerektiren suç veya suçları önceden işlemiş ve menşe ya da ikamet ülkesini yalnız bu cezayı çekmemek için terk etmiş yabancı veya vatansız kişi hakkında da ikincil korumadan hariçte tutma uygulanır.
Başvuru sahibinin uluslararası korumadan hariçte tutulması, hariçte tutma nedenlerinden herhangi biri diğer aile üyeleri için oluşmamışsa, aile üyelerinin de hariçte tutulmasını gerektirmez.
Antlaşma hükümleri ve geri göndermeme
1982 Anayasası'nın 90. maddesine göre usulüne uygun yürürlüğe konulan milletlerarası sözleşmeler kanun hükmündedir. Bu sözleşmeler hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin böyle bir antlaşma ile kanunun aynı konuda farklı hükümler içermesi yüzünden uyuşmazlık çıkarsa milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.
1951 Mültecilerin Hukuki Statüsüne Dair Sözleşme'nin 33. maddesi geri gönderilmeme ilkesini düzenler. İlke, uluslararası korumanın temel taşını oluşturur.
Sözleşme'nin 33. maddesindeki geri göndermeme hükmünden iki hâlde mülteci yararlanmayı talep edemez. İlki, bulunduğu ülkenin güvenliği bakımından tehlikeli sayılmasına yol açan ciddi sebeplerin bulunmasıdır. İkincisi, özellikle ciddi bir adi suçtan kesinleşmiş mahkûmiyetin, kişinin o ülkenin halkı için tehlike oluşturmayı sürdürmesidir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1998, K. 2022/676Kaynağı aç
İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme'nin 3. maddesi, kişinin iade edileceği ülkede işkence ve kötü muameleye uğrama riski varsa taraf devlete bu iadeyi yasaklar.
Zulüm korkusunun olay bazında ele alınması
Uluslararası koruma başvurusunda, haklı sebeplere dayanan bir zulüm korkusunun bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Değerlendirme başvuranın nesnel ve öznel durumları birlikte göz önüne alınarak yapılır. Nesnel yön, menşe ülkesindeki koşulların somut olarak ele alınmasını gerektirir. Bu veriler, başvurucunun öznel korkusunun saptanmasında önem taşır.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulunun E. 2021/1998, K. 2022/676 sayılı kararında davacının 11/08/2013 tarihinde Türkiye'ye girmesinden sonra 29/08/2014 tarihinde başvuru yapması, makul olarak kabul edilemeyecek bir süre sonraki başvuru şeklinde ele alınmıştır. Herhangi bir siyasi, dini veya sosyal gruba mensup olmadığı, hayatı boyunca herhangi bir kötü muameleye maruz kalmadığı ve aile üyelerinden herhangi birinin yetkililerle sorun yaşamadığı yönündeki beyanlar da aynı değerlendirmede tutulmuştur. Ülkesine geri gönderilmesi durumunda zulme uğrayacağına ilişkin somut ve inandırıcı bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmüş, bu somut olayda ret işlemi hukuka uygun bulunmuştur. Kurul, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 28/02/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar vermiştir. Karşı oy, ilk derece mahkemesinin ısrar kararının onanması gerektiği yönündedir.
İdari gözetim yolunun ret kararından ayrılması
Başvuru sahibinin idari gözetim süresi otuz günü geçemez. Gözetim altındaki kişilerin işlemleri en kısa sürede tamamlanır. İdari gözetim, şartları ortadan kalktığında derhâl sonlandırılır. Otuz günlük süre 6458 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki idari gözetime ilişkindir; ret kararının iptali için öngörülen başvuru süresi olarak düzenlenmemiştir.
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 68Kaynağı aç
İdari gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi veya avukatı gözetime karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçe idareye verilirse yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği ileri sürülerek yeniden başvurulabilir. Bu başvuru, ret kararının iptali için yetkili idare mahkemesine yapılan başvurudan ayrıdır.
Ret kararına karşı mahkemeye hangi sürede başvurulur?
68. maddedeki yargı yolu hariç, 72 ve 79. maddeler çerçevesindeki kararlarda tebliğden itibaren on beş gün, diğer idari karar ve işlemlerde otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulabilir. Başvuruyu ilgili kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı yapar.
Ret kararına Komisyona itiraz edilebilir mi?
68, 72 ve 79. maddelere göre verilen kararlar dışında, tebliğden itibaren on gün içinde Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna itiraz edilebilir. Bu üç maddeye göre verilen kararlarda yalnızca yargı yolu vardır.
İtiraz veya yargılama sürerken ülkede kalınabilir mi?
İtiraz veya yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar ilgili kişinin ülkede kalışına izin verilir.
Olumsuz kararda gerekçe belirtilir mi?
Olumsuz kararın tebliğinde maddi gerekçeler ve hukuki dayanaklar belirtilir. Avukatı olmayan ilgiliye veya yasal temsilcisine kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri bildirilir.
İkincil koruma statüsü hangi şartlarla verilir?
Mülteci veya şartlı mülteci olarak nitelendirilemeyen yabancı ya da vatansız kişiye ikincil koruma statüsü, statü belirleme işlemlerinden sonra verilir. Bunun için kişinin menşe veya ikamet ülkesine geri gönderildiğinde ölüm cezasına mahkûm olacak veya ölüm cezası infaz edilecek olması, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacak olması ya da uluslararası veya ülke genelindeki silahlı çatışmada ayrım gözetmeyen şiddet hareketleri nedeniyle şahsına yönelik ciddi tehditle karşılaşacak olması ve bu nedenle o ülkenin korumasından yararlanamaması veya söz konusu tehdit nedeniyle yararlanmak istememesi aranır.
Bir aile üyesinin hariçte tutulması diğerlerini kapsar mı?
Başvuru sahibinin uluslararası korumadan hariçte tutulması, aile üyelerinin de hariçte tutulması sonucunu doğurmaz. Bu, hariçte tutma nedenlerinden herhangi birinin diğer aile üyeleri bakımından oluşmamış olması şartına bağlıdır. Aile başvurusunun bütün değerlendirilmesi, 64. maddenin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla yapılır.
İdari gözetim en fazla ne kadar sürer?
Başvuru sahibinin idari gözetimi otuz günü geçemez ve şartlar kalkınca derhâl sona erer. Gözetime karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir; bu başvuru gözetimi durdurmaz ve hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

