Teknik Ürünler Telif Korumasından Yararlanabilir mi?
Bir ürünün tasarımı kısmen teknik gerekliliklerden etkilenmiş olsa da bu durum, ürünü telif korumasının dışına çıkarmaz. AB Adalet Divanı, C-833/18 sayılı kararında görünüm özellikleri tamamen teknik fonksiyondan kaynaklanmayan ürünlerin, orijinallik kriterini ve nesnel algılanabilirlik şartını sağlaması halinde AB Telif Direktifi kapsamında korumadan yararlanabileceğini ortaya koymuştur. Divan, söz konusu davada orijinallik kriterinin somut olayda gerçekten karşılanıp karşılanmadığına ilişkin ayrıntılı belirlemeyi ulusal mahkemeye bırakmış; eser niteliğini kesin olarak saptamamıştır.
AB Hukukunda Orijinallik Kriteri ve Teknik Fonksiyon Sınırı
AB Adalet Divanı C-833/18 kararında kritik bir ayrım ortaya koymuştur: Görünüm özellikleri münhasıran teknik fonksiyondan kaynaklanan ürünler orijinallik kriterini karşılayamaz; zira bu durumda bir fikrin ifade edilebiliş şekli o denli daralır ki fikir ile ifade edilebiliş şekli birleşir ve bağımsız bir yaratıcı tercihten söz etmek mümkün olmaz. Buna karşın meydana getiriliş süreci teknik hususlar tarafından şekillendirilmiş olsa bile, eser sahibi bu süreçte serbest ve yaratıcı tercihlerini dışa vurabilmişse ve hususiyetini ürüne yansıtabilmişse orijinallik kriteri karşılanmış sayılır ve koruma mümkündür.
C-833/18 kararında aynı teknik sonuca ulaşmayı sağlayan alternatif tasarımların varlığının, görünüm özelliğinin teknik fonksiyondan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespitinde tek başına belirleyici bir ölçüt olmadığı belirtilmiştir; bu husus ancak tercih özgürlüğü bakımından dikkate alınabilir. Aynı kararda telif koruması değerlendirmesinde mütecaviz eylemde bulunan tarafın niyetinin ilgisiz olduğu, değerlendirmenin odağının yalnızca ürünün orijinalliği olduğu vurgulanmıştır.
Türk Hukukunda Eser Sayılmanın Koşulları
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında bir üründen eser olarak söz edilebilmesi için gerçek kişi tarafından yaratılmış, fikri ve estetik muhtevaya sahip, kişilerce algılanabilen ve Kanun'da belirtilen kategorilerden birine dahil olan bir fikri ürünün bulunması; ayrıca bu ürünün sahibinin hususiyetini taşıması gerekmektedir. FSEK m. 1B/1-a ve m. 2-5'te düzenlenen eser kategorileri bu çerçeveyi belirlemektedir. Hususiyet; ürünün herkes tarafından meydana getirilememesini, orijinal olmayı, sıradan olmamayı ve bir ölçüde yaratıcılığı kapsamaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1245, K. 2021/469 sayılı kararında bu tanımı benimseyerek uygulamış; ancak aynı kararın çoğunluk gerekçesi ile karşı oyu arasında hususiyet kriterinin somut olaya uygulanması bakımından görüş ayrılığı bulunmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1245, K. 2021/469Kaynağı aç
Tüzel kişiler FSEK kapsamında eser sahibi sayılamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4173, K. 2024/6165 sayılı kararında, davacı şirketin tüzel kişi olması itibarıyla eser sahibi olarak değerlendirilemeyeceği, ancak yürüttüğü ticari faaliyet kapsamında eser üzerindeki mali hakları haiz olduğu ve bu haklara dayanarak tazminat talep edebileceği saptanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4173, K. 2024/6165Kaynağı aç
Güzel Sanat Eseri Sayılma: Estetik Değer ve Sanatsal Nitelik
Güzel sanat eserleri için aranan bedii vasıf; örneği olmayan, latif, güzel, nadide güzellik ölçütlerine uyan ve beğenilen anlamına gelmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1245, K. 2021/469 sayılı kararında dava konusu fotoğrafın bu ölçütü karşılamadığına hükmetmiştir. Öte yandan bir ürünün işleme niteliğinde olması eser vasfını ortadan kaldırmaz; bu ilke, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4173, K. 2024/6165 sayılı kararında bölge adliye mahkemesince saptanmış ve Yargıtay tarafından bozulmayan bölüm olarak kesinleşmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2193, K. 2017/1563 sayılı kararında moda tasarımına konu bir modelin güzel sanat eseri vasfının varlığı için ürünün basit yaratımlardan uzak, günlük ve normal kullanımın ötesinde, işlevsel bir amaçtan ziyade sanatsal faaliyet sonucunda ve estetik duyguya hitap etmek amacıyla yaratılan, sanatsal özelliği yüksek bir ürün olması gerektiğini belirlemiştir. Bu ölçüt tekstil ve moda tasarımları özelinde ortaya konmuş olup somut kategori ve koşulların gözetilmesi önem taşır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2193, K. 2017/1563Kaynağı aç
Bilgisayar Programları ve Arayüzler
FSEK m. 2/1 uyarınca her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ile bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla hazırlık tasarımları ilim ve edebiyat eseri olarak korunmaktadır. Ancak aynı madde uyarınca bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine ya da arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmaz. Yargıtay, bir kararında davaya konu yazılımın sektördeki diğer ürünlerden farklılaşmadığını ve entelektüel bir emek gerektiren özgün bir özelliği bulunmadığını belirterek eser niteliğini reddetmiştir; ancak bu kararın esas ve karar numarası mevcut verilerde yer almamaktadır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Teknik Ürünlerde Tasarım Koruması
Teknik özellik gösteren ürünlerin tasarım korumasından yararlanabilmesi için görünümün teknik işlevden ibaret olmaması, yani teknik işlevin tasarımı bütünüyle şekillendirmemesi gerekmektedir. Tasarımcıya hiçbir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar bu korumadan faydalanamaz.
Mali Haklara Tecavüz: Çoğaltma, Yayma ve Tazminat
Bir eserin hak sahibinin izni olmaksızın üretilmesi FSEK m. 22 kapsamındaki çoğaltma hakkını, üretilen eserin satışa arz edilmesi ise FSEK m. 23 kapsamındaki yayma hakkını ihlal eder.
FSEK m. 68 kapsamında tazminata hükmedildiğinde, hak sahibi ile tecavüz eden taraf arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulmuş sayılır ve bu ana kadarki kullanımlar kanuna uygun hale gelir. Bu nedenle tecavüzün menine yalnızca karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hükmedilmesi gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4173, K. 2024/6165 sayılı kararında bu ayrımı gözetmeksizin tümden men hükmü kuran bölge adliye mahkemesi kararını, men hükmünü karar tarihinden itibaren geçerli kılacak biçimde düzelterek onaylamıştır.
FSEK m. 68/1 uyarınca izni alınmayan hak sahipleri, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebilecekleri bedelin veya Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4173, K. 2024/6165 sayılı kararında tazminatın davalının satıştan elde ettiği gelir üzerinden değil, farazi sözleşme ilişkisi varsayılarak belirlenecek rayiç bedel esas alınarak hesaplanması gerektiği vurgulanmış; bu yorum bozulmamıştır. Rayiç bedelin tespitindeki ölçütler somut olaya özgüdür. Hak sahibi, bedel talebinde bulunduğunda tecavüz edene karşı aralarında sözleşme bulunmuş olsaydı sahip olacağı tüm hak ve yetkileri de ileri sürebilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
İzinsiz çoğaltılan kopyalar henüz satışa çıkarılmamışsa hak sahibi; çoğaltılmış kopyaların, film, kalıp ve benzeri araçların imhasını ya da üretim maliyet fiyatını geçmeyecek bedel karşılığında kendisine verilmesini talep edebileceği gibi, sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını da talep edebilir. Bu talep, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar bakımından aynı seçeneklerden birini kullanabilir. Bu seçeneklerin eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin FSEK m. 52'ye uygun yazılı çoğaltma iznini almış olması şartı aranır. Hak sahiplerinden birinin bu yola başvurduğu hâllerde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanamaz.
Telif Dışındaki Koruma Yolları: Haksız Rekabet ve Kayıt
Bir eylemin eserden kaynaklanan mali haklara tecavüz oluşturması, somut olayın koşullarına bağlı olarak aynı zamanda TTK m. 54 ve m. 55/1 kapsamında haksız rekabet yaratabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4173, K. 2024/6165 sayılı kararında bu iki hukuki temelin bir arada bulunabileceğini somut olay kapsamında ortaya koymuştur. FSEK kapsamında eser sayılmayan fotoğraf ve benzeri ürünler ise FSEK m. 84 uyarınca haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilir. Ayrıca FSEK m. 84/3 uyarınca eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tespit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da aynı madde hükmü uygulanır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 84Kaynağı aç
Telif hakları FSEK uyarınca kural olarak tescil şartına bağlı değildir; haklar doğduğu andan itibaren geçerlidir. Bununla birlikte FSEK m. 13/3 uyarınca eser sahipleri, hak ihdasını amaçlamaksızın ispat kolaylığı sağlamak, hak sahipliğini belirlemek ve mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerini takip etmek amacıyla eserlerini kayıt ve tescil ettirebilir. Bu tescil beyana dayalıdır ve Bakanlık yapılan beyandan sorumlu tutulamaz. Film yapımcıları ve fonogram yapımcıları açısından ise yapımlarını kayıt ve tescil ettirme yükümlülüğü aynı maddede ayrıca düzenlenmiştir. Eserin yaratıldığı tarihin belgelenmesine yönelik olarak zaman damgası uygulamalarından yararlanılabilmekte; bu amaçla çevrimiçi hizmet sağlayıcılara başvurmak mümkündür.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Eser sahibine tanınan hak ve yetkiler, FSEK m. 13/2 uyarınca eserin bütününe olduğu gibi parçalarına da şamildir.
Sık Sorulan Sorular
Ürünün şekli teknik zorunluluktan kaynaklanıyorsa telif koruması tamamen ortadan kalkar mı?
Hayır, tamamen ortadan kalkmaz. Görünüm özellikleri münhasıran teknik fonksiyondan kaynaklanan ürünler telif korumasından yararlanamaz; ancak teknik zorunlulukların yalnızca bir kısmını belirlediği ürünlerde eser sahibi serbest ve yaratıcı tercihlerini dışa vurabilmişse orijinallik kriteri karşılanmış sayılır ve koruma mümkündür. C-833/18 kararında bu ayrım ortaya konmuştur.
Alternatif tasarımların varlığı bir ürünün telif koruması alıp alamayacağını belirler mi?
Aynı teknik sonuca ulaşmayı sağlayan alternatif tasarımların varlığı, görünüm özelliğinin teknik fonksiyondan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespitinde tek başına belirleyici bir ölçüt değildir. Bu husus, tasarımcının tercih özgürlüğü değerlendirmesinde dikkate alınabilir; ancak korumanın varlığı veya yokluğuna ilişkin sonucu tek başına belirlemez.
Rakip firmanın kopyalama kastı telif ihlalinde önem taşır mı?
Hayır. Telif koruması değerlendirmesinde mütecaviz eylemde bulunan tarafın niyeti ilgisizdir; değerlendirme yalnızca ürünün orijinalliği üzerine yoğunlaşır. Bu ilke C-833/18 kararında açıkça vurgulanmıştır.
Bir şirket Türk hukukunda telif hakkı ihlali gerekçesiyle dava açabilir mi?
Tüzel kişiler FSEK kapsamında eser sahibi sayılamaz. Ancak bir şirket, yürüttüğü ticari faaliyet kapsamında eser üzerindeki mali hakları haiz olabilir ve bu haklara dayanarak tazminat davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4173, K. 2024/6165 sayılı kararı bu ilkeye dayanmaktadır.
FSEK m. 68'e göre tazminat nasıl hesaplanır?
FSEK m. 68/1 uyarınca tazminat, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebilecek bedelin veya Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlası olarak belirlenir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4173, K. 2024/6165 sayılı kararında tazminatın tecavüz edenin satış geliri üzerinden değil, farazi sözleşme ilişkisi varsayımıyla belirlenen rayiç bedel esas alınarak hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır.
FSEK m. 68'e göre men hükmü ne zaman geçerli olur?
Tazminata hükmedilmesiyle birlikte farazi sözleşme ilişkisi kurulmuş sayıldığından, bu ana kadarki kullanımlar kanuna uygun hale gelir. Bu nedenle tecavüzün menine yalnızca karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hükmedilmesi gerekmektedir; bu ayrım gözetilmeksizin kurulan men hükmü hatalı olacaktır.
Telif hakkı kazanmak için tescil yaptırmak zorunlu mudur?
Hayır. Telif hakları Türk hukukunda doğduğu andan itibaren geçerlidir; tescil korumanın bir ön koşulu değildir. Bununla birlikte FSEK m. 13/3 uyarınca hak sahipleri ispat kolaylığı ve hak sahipliğinin belirlenmesi amacıyla isteğe bağlı tescil yaptırabilir. Bu tescil beyana dayalıdır ve hak ihdas etmez.
Eser sayılmayan bir ürünü hukuki yollarla korumak mümkün müdür?
Evet. FSEK kapsamında eser niteliği taşımayan fotoğraf ve benzeri ürünler FSEK m. 84 uyarınca haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilir. Eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tespit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da aynı madde hükmü açıkça uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

